• dolar dolar 3.4283
  • euro euro 3.6749
Whatsapp
Eklenecektir.Vatsap Bildirme
  • HABERLER
  • Dünya
  • Rusların Son Dönmede Gizli Saklı Geliştirdiği Füzeler - Hakan Kılıç yazdı
  • 27-10-2016 19:10

Rusların Son Dönmede Gizli Saklı Geliştirdiği Füzeler - Hakan Kılıç yazdı

Rusların Son Dönmede Gizli Saklı Geliştirdiği Füzeler - Hakan Kılıç yazdı

Rusların Son Dönmede Gizli Saklı Geliştirdiği Füzeler - Hakan Kılıç yazdı

Ruslar bu aralar ne yapıyor, soğuk savaşın yeniden canlanmaya başladığı şu günlerde nelerle uğraşıyorlar diye araştırmaya koyuldum.

RUSYA’DAN STRATEJİK NÜKLEER MODERNİZASYON

Rusya Stratejik Füze Ordusu (RVSN) Komutanı Sergey Karakayev, yeni RS-28 (SS-X-30 Sarmat) sıvı yakıtlı nükleer başlık taşıyan kıtalararası balistik füzenin (ICBM) konuşlandırma çalışmalarına 2020 yılında başlamayı umduklarını söyledi. Diğer süper ağır füze olan RS-20 /SS-18 “Satan” (Şeytan) ise yavaş yavaş servisten kaldırılacak. 200 Tondan fazla ağırlığa sahip “Satan” füzesinin 15.000 km’den fazla menzile sahip olması onu füzelerin ağırsıklet şampiyonu yapmakta.

Sarmat füzelerinin yanı sıra diğer bir çalışmada demiryolu tabanlı Barguzin sistemi. Yani Sovyet dönemindeki gibi trenlere yüklenmiş dev füzeler.

SSCB dağıldıktan sonra Rusya, katı yakıtlı uzun menzilli iki ICBM olan Topol-M ve Yars’ı geliştirip üretime koydu. Rusya Strateji ve Teknoloji Analiz Merkezi uzmanı Vasiliy Kaşin ise Sovyet Birliği’nden sonra üretilen modern stratejik balistik füze sayısının, 2015’te toplam RVSN cephaneliğinin yüzde 50’sini geçeceğini söyledi.

SIVI YAKITLI VE 10 ADET NÜKLEER BAŞLIK TAŞIYAN DEV FÜZELER

Dünyanın diğer büyük ülkelerinin sıvı yakıtlı ağır/büyük füzelerden vazgeçtiği bu dönemde yeni bir ağır ve sıvı yakıtlı balistik füzenin üretimi israf olarak görülmesine rağmen (örneğin Çin halen DF-5A ve DF-4 gibi ağır ve sıvı yakıtlı ICBM’lere sahip, yakın gelecekte bu füzelerin yerlerini DF-41 ve DF-31A katı yakıt füzeler alacak) Ruslar devam etmekte ısrarlı.

Rusya’nın bulunduğu koşullarda yeni sıvı yakıtlı füzenin üretimi daha ziyade para tasarrufuna yol açıyor. Rusya halen 50’den fazla eski Sovyet RS-20 füzesine sahip. En büyük ve çok sayıda başlık kapasitesine sahip RS-20/SS-18 Satan Mod5 taşıdığı MIRV (multiple independently targetable reentry vehicle-çoklu bağımsız hedeflenebilir yeniden giriş aracı) içerisinde 10 adet başlık taşıyarak sahte hedefler dağıtarak gerçek başlıkların düşman balistik füze savunma sistemini delmesini sağlamakta. Yeni geliştirmiş katı yakıtlı RS-24/SS-29 Yars ise en fazla üç başlık taşıyabiliyor.

Bu füzeler için (SS-18 Satan) Sovyet döneminde muazzam bir alt yapı oluşturuldu. Söz konusu altyapı tesislerinin toplam maliyetinin füze fiyatlarının çok çok üzerinde olduğunu kaydetmek gerek. Sarmat füzesi, özel olarak mevcut altyapı kullanılacak şekilde geliştiriliyor. Ayrıca sıvı yakıtlı füzeler, katı yakıtlılara göre daha uzun ömürlü. Böylece yeni program, Rusya’ya tasarruf imkanını sunuyor.

AYNI YÖNTEMİ ÇİN’DE UYGULAMANIN BİR ANLAMI VAR MI?

Bu soruya “muhtemelen hayır” diyen Vasiliy Kaşin, Çin’in sıvı yakıtlı balistik füzelerinin kusurlu olduğunu iddia etmekte. Üstelik görünüşe bakılırsa Çin’in söz konusu askeri teknoloji üretimindeki deneyimi sınırlı. Önemli farklılık, yakıt dolu Sovyet füzelerinin uzun süre hizmet etme yeteneğine sahip olması ve bununla birlikte savaşa hazır olma durumuna göre katı yakıtlı füzelerin gerisinde kalmaması. Bu durum Çin için geçerli değil.

Sıvı yakıtlı füzelerin, katı yakıtlılarla karşılaştırıldığında halen bazı kusurları var. Örneğin, daha sık ve daha karmaşık bir teknik bakıma ihtiyaç duyuyorlar. Ayrıca Çin’in sıvı yakıtlı füzeleri, fırlatılmadan önce saatler sürebilen hazırlığa ihtiyaç duyuyor ve bu süre içinde düşman saldırısına karşı savunmasız. Çinliler, yeni sıvı yakıtlı füzeleri üretmek için hazır teknolojilere sahip değil. Yeni teknoloji alanına yatırım yapmayı ise uygunsuz görüyorlar.

RS-28/SS-X-30 “SARMAT” SÜPER AĞIR TERMONÜKLEER STRATEJİK KITALARARASI FÜZE TEKNİK ÖZELLİKLERİ

“Şeytan”ların yerini alacak olan “Sarmat” çalışmaları Makeyev Rocket Tasarım Bürosu tarafından 2009 yılında başlatıldı. Yeni Rus RS-28 “Sarmat” süper ağır termonükleer stratejik kıtalararası füze iki yıl içinde test edilecektir. Sesin 20 kartı (20 Mach) hıza ve 10.000 km üzeri menzile sahip olacak olan “Sarmat”, ataletsel ve glonass uydu güdüm sistemine sahip silo tabanlı bir ICBM olacak. Krasnoyarsk makine tesislerinde üretilen füze için TASS haber ajansı gelecek yıl denemeler için hazır olacağı haberini verdi. (yaklaşık Ağustos -2016)

Sarmat” şu anda SS-18 “Şeytan” ile aynı siloları kullanacak, ancak iki füze oldukça farklı özelliklere sahip. Silolar “Sarmat” için yeniden dizayn edildi. Birinci olarak aktif bir anti-füze sistemleri ile donatıldı ayrıca silo kapağı nükleer saldırıları dayanacak şekilde güçlendirilmiş olacak.

“Sarmat” için söylenen başka bir teoride gelişmiş füzesavar sistemleri aldatabileceği. Yani MIRV içinde 10 savaş başlığı taşıması sayesinde ABD’nin füze kalkanının aldatabileceği. (BMD sistemini oluşturan ABM füzelerini). Bu konudaki bazı spekülasyonlar ise “Sarmaté için; Amerikanın gelişmiş Hipersonik Silahı HTV-2 ile Çin WU-14 gibi hipersonik silah versiyonlarının nükleer olmayan çatışma anında hassas kıtalararası silah olarak kullanılmak üzere karşılığı olabileceği ihtimali. (HTV-2 için: http://kokpit.aero/bu-fuzeyi-vurmak-imkansiz-hakan-kilic)

RUSLAR NEDEN MOBİL SİSTEMLERE YÖNELDİ? ABD Mİ RUSLAR MI DAHA GÜVENDE?

Rusya hava savunma şirketi Almaz-Antey Genel Tasarımcısı Pavel Sozinov, Amerikan Füze Kalkanı (Amerikan BMD ve AEGIS sistemini kastediyor) yani hava savunma sistemine benzer sistemler oluşturacaklarını açıkladı.

“Satan”dan daha küçük ancak mobil (16 tekerlekli) kamyonlar üzerinde taşındığı için bana göre çok daha stratejik sekiz yeni RS-24/SS-29 Yars ICBM 2015 yılının üçüncü çeyreğinde Stratejik Füze Kuvvetleri envanterine ilave edildi. Toplamda bu yılın sonuna kadar 40 “Yars” operasyonel hale gelmiş olacak. “Yars” mobil ve silo tabanlı olarak iki varyasyon şeklinde üretilmekte.

1997’de kuyuda konuşlandırılan “Topol-M” füzesinin seri üretimine başlandığı zaman bu tür füzenin ve temelinde geliştirilen “Yarsam” füzelerinin RVSN’nin savaş gücünün temelini oluşturacağı zannediliyordu. Ancak sonradan mobil füze sistemlerine önem verildi. 1980’li yıllarda silo tabanlı füzeler en etkin füzeler haline gelmişti. Ancak sonradan anlaşıldı ki global nükleer füze savaşında silo içindeki füze yakınında patlayan nükleer bombadan etkilenmese bile füze silosunun kapağı üzerine düşen nükleer füzeye/bombaya karşı garantili bir sistem yok.

Karşılıklı meydan okuyuşa cevap olarak “Yars” füzesi geliştirildi. Çok mobil olan bu füze sistemi dört savaş başlığı taşıyor. Füzesavar sistem araçlarının kullanılması durumunda bu savaş başlıklarının bir kısmı muhakkak hedefe isabet edecektir anlayışı ile üretiliyor ki bu çok doğru.

İki alay mobil “Topol-M” ve iki alay “Yars” füzeleri ile donatılan Teykov tümeni, tamamen yeni tip füze sistemleri ile donatılan Rusların ilk tümen olmuş. 36 rampa(mobil füze taşıma aracı) ve 70’i aşkın savaş başlığı on milyonlarca insanı öldürmek için yeter ve artar bile.

Planlandığına göre önümüzdeki 10 yılda daha Sovyetler Birliği zamanında yapılan ve şimdi RVSN’nin hizmetinde bulunan “Topol” füzelerinin yerini “Yars” füzeleri alacak. 2020 yılına kadarki dönemde RVSN’ye verilecek 190-200 adet RS-24 “Yars” füzesi 1980li yıllarda ve 1990’lı yılların başlarında yapılan 170 adet “Topol” RS-12M füzesinin yerini alacak.

Ruslar soğuk savaş rüzgarlarının estiği bu günlere kadar şöyle diyordu “bugünkü koşullarda stratejik füze kuvvetlerinin (RVSN) can kaybı ile ifade edilen darbe gücünden ziyade bu kuvvetlerin savaşa hazır olma ve korunma derecesi daha büyük önem kazanıyor” Düşürdüğümüz Rus uçağı ve Suriye’de olan gelişmelerden sonra bu ifadeleri daha da önem kazandı sanırım.

MOBİL FÜZE SİSTEMLERİNİ YOK ETMEK SABİT SİLOLARDAKİLERE GÖRE ÇOK DAHA ZOR

Aşırı isabetli hassas silah kullanılarak gerçekleştirilen ve önceden kestirilemeyen ilk darbe yapılması tehlikesi, RVSN’de ağırlık merkezinin mobil füze sistemlerine geçirilmesinin başlıca nedenlerinden biri oldu. Hızla dağıtılmak yeteneğine haiz olan mobil füze sistemleri vurulması sabit silolara göre kat kat daha güçtür.

Çünkü; ne uydular, ne de İHA’lar mobil füze sistemlerinin bulunduğu yerlerin anında tespit edilmesini garantileyemez. Belirlenen mobil füze rampalarının ise sahte bir hedef yani boş bir çekici araç, ya da taklit bir şişme hedef olup olmadığını anlayamaz. (Körfez savaşında kullanılan şişme uçak ve tanklar gibi) Ancak bunlara çok gerekte kalmayabillir. Amerikan topraklarına yakın Sibirya Ormanlarında ağaçlar arasına saklanmış “Topol” füzeleri insansız bölgelerde olduğundan insanlı istihbarat açısından da, İHA/uydu gibi insansız sistemler açısından da büyük bir handikaptır.

Ayrıca mobil füze sistemlerinin çabuk konum değiştirebilmesi, meteorolojik koşullar yüzünden Rusya’nın topraklarının önemli kısmının yapay uydular vasıtası ile gerçekleştirilen keşif için elverişli olmaması ve insansız uçan araçların engin arazide arayışlar yapmak üzere çok uzun mesafeleri almak zorunda kalması hesaba katılırsa yerini değiştiremeyen kuyu/silo füze sistemlerine kıyasla mobil füze sistemlerinin önemli üstünlüklere sahip olduğu açıkça görülmektedir.

Güncellenen tabloyu gerçek boyutu ile görmek için linki tıklayınız: http://hakankilicaero.blogspot.com.tr/2015/11/rus-stratejik-fuze-kuvvetlerindeki.html?view=flipcard

HER ŞEY NE UĞRUNA PLANLANIYOR TÜM SİLAHLAR ASLINDA NEYİ AMAÇLIYOR?

Mobil uygulama neden bu kadar önemli? Aslında her şey daha önceki bölümlerde ayrıntılı anlattığım “ikinci vuruş yeteneği”ni kazanmak veya karşı tarafa kaybettirmek uğruna. Sanılanın aksine savaşın ilk dakikalarındaki amaç nükleer savaşta/nükleer caydırıcılıkta düşman ülkenin başkentini ve büyük nüfuslu şehirlerini yok ederek en çok insanı öldürmek değildir.

Savaşın ilk saatlerinde karşı tarafın “ikinci vuruş yeteneği”ni yok eden veya kendi yeteneğini muhafaza etmeyi başaran zaten savaşı bir müddet sonra kazanacaktır.

Bunu şöyle açıklayalım; Ruslar ilk füzeleri ABD başkentine yada Cheyenne Dağı Kompleksi altındaki NBC korumalı ana karargaha değil Fort Greely, Alaska’da ki anti-balistik füze kompleksindeki GBI füze silolarına daha da öncelikli olarak Nort Dakota Minot AFB(Hava kuvvetleri üssü) gibi yerlerde konuşlu Minuteman-III ICBM füze üslerine gönderecek. Özetle ilk hedefler Amerikan sabit nükleer füze siloları ve bunların yanında anti-füze sistemleri olan GBI füzelerinin barındığı tesisler olacak. Bunda amaç ilk saldırıyı yaptıktan sonra karşı tarafın ikinci vuruş yeteneğini imha etmek olduğu gibi savaş ilerleyen saatlerde devam ederse de tekrar saldırmak için kendi silolarının da ikinci saldırı için tahrip olmasını önlemektir.

ABD’nin Kuzey Kore gibi ülkelerden çok çekinmesinin altında yatan ana sebepte aslında bu. Çünkü bugün anlaşılmıştır ki artık balistik füzelerin aşırı yaygınlaşması ve gelişmesi soğuk savaş sırasındaki teknolojik şartlarda kurulan ikinci vuruş yeteneği üzerine kurulmuş füze dengesini değiştirmiş ve neredeyse sıradan füzeleri olan sıradan ülkeler dahi tehdit hale gelmiştir. K.Kore gibi ülkeler ABD’yi vuracak menzilde füzeler ürettiği gün bu katagoriye girecektir. ABD’nin füze kapasitesi ne olursa olsun anti-balistik sistemlerin %100 güvenli olmamasından ötürü bir tane bile olsa nükleer başlık taşıyan Kore füzesinin sistemi aşıp ana karaya düşme ihtimali vardır. Bu da ABD için yeterince caydırıcı ve korkutucudur. Korelilerin tamamı ölse bile milyonlarca Amerikalının ölmesi ihtimali ikinci vuruş yeteneğine olan güveni ve caydırıcılığı sorgulatmıştır.

AMERİKAN İLE RUS STRATEJİK FÜZE KUVVETLERİ ARASINDA NASIL BİR FARK VAR?

Her iki ülke uzmanları ne diyor bilmem ama bana göre Türk ağzı ile her iki ülkenin denizaltılara doldurduğu nükleer füzeleri haricindekileri düşünerek, Amerikalılar her bulduğunu toprağa gömerken Ruslar da kamyona bindiriyor;

Amerikalılar yer altındaki korunganlı çukurlara, sabit yeraltı füze silolarına yerleştirmişken Ruslar ise bir kısmını bu şekilde barındırıp genelde 16 tekerleğe varan büyüklükteki koca taşıyıcıların üzerine yerleştirerek mobil rampaları tercih etmektedir. Çünkü mobil füze sistemi, inşasına binlerce ton betonarme ve onlarca santimetre çelik zırh kullanılan kuyu füze sisteminden kat kat daha sağlam korunma aracı haline geliyor. 2010’da Rusya ile ABD arasında imzalanan Start-3 Antlaşmasına uygun olarak mobil füze sistemlerinin konuşlandırılması hususundaki kısıtlamalar ortadan kaldırıldıktan sonra Rusya stratejik füze kuvvetlerinde mobil füze sistemlerinin önemi daha çok arttı.

Bugün balistik füzeler bir defa ateşlenmeye başlandı mı makineli tüfeğin tetiğine basmış gibi tek hamlede onlarcası harekete geçeceğinden sonuç bir felaket olacaktır.

 



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNANLAR