5. Sınıf Türkçe çalışma etkinliği

5. Sınıf Türkçe çalışma etkinliği

Yıllar sonraydı, bir yaz günü küçük bir çocuk heyecanla annesiyle babasının yanına koştu, güller arasında, sallanan sandalyede oturan ihtiyar adamı göstererek bağırdı; "-Dedem gülüyor, dedem gülüyor baba !. . " Koşarak ihtiyarın yanına gittiler, gülerken hiç görmedikleri yüzüne baktılar. Elinde bir gül olan ihtiyar adamın yüzüne, gerçekten bir gülümseme yayılmıştı; biten bir hasrete seviniyormuş gibi, yıllardır görmediği birine kavuşuyormuş gibi mutlu bir gülümseyişti bu. Fakat gözleri kapalıydı.

1.Parçaya göre kim vefat etmiş?


 

2.Yaşlı adam nerede oturuyormuş?


 

3.Yaşlı adamı ne zaman ziyarete gitmişler?


 

4.Yaşlı adam neden gülümsemekteymiş?


 

5.Yaşlı adam nasıl bir yerde oturuyormuş?


 

6.Yaşlı adamın elinde ne varmış?


 

Yağmurlu ve soğuk bir kış günü, yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk kapımı çaldı."Eski ga- zeteniz var mı, bayan?"Çok işim vardı.Önce ha- yır demek istedim, ama ayaklarına gözüm ilişin ce sustum.İkisinin de ayaklarında eski sanda -letler vardı ve ayakları su içindeydi."İçeri girin de size kakao yapayım." dedim. Hiç konuşmu -yorlardı.Islak ayakkabıları halıda iz bırakmıştı. Kakaonun yanında reçel ekmek de hazırladım onlara, belki dışarıdaki soğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri. Onlar şöminenin önünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve yarıda bıraktığım isleri yapmaya koyuldum.

1.Parçaya göre, kapıyı kim çalmış?


 

2.Parçaya göre kadından ne istemişler?


 

3.Parçaya göre olay ne zaman yaşanmıştır?


 

4.Parçaya göre kadın izleri neden silmemiş?


 

5.Parçaya göre çocukların durumu nasılmış?


 

6.Parçaya göre çocuklar karınlarını nerede doyurmuş?

On bir yaşı; kırmızı ve sarı renkli çiçeklerle süs- lü siyah şalvarı; ayağında yeşil lastik ayakkabı- sı, kırmızı çorabı; üstünde kahverengi kazağı ve eskimiş mavi gocuğuyla bir gecekondu çiçeği Zeynep, otobüs bekliyordu.Elinde güçlükle ta- şıdığı bir torba, yüreğinde kardeşi için yüklen- diği umut vardı. Kurban bayramından iki gün önceydi. Küçük kardeşi aniden rahatsızlanmış- tı. Annesiyle birlikte götürdükleri doktor ilaç yazmış, ancak bunları alacak kadar paraları olmadığı için bayramı beklemek zorunda kalmışlardı. Kurban bayramlarını hem seviyor, hem de sevmiyordu Zeynep. Sevmiyordu, çünkü hiçbir zaman diğer çocuklar gibi yeni bayramlığı ve parlak ayakkabıları olmamıştı. Ama yılda bir defa da olsa et yemenin keyfine vardığı için seviyordu bayramları.

1.Parçada anlatılan kimdir?

2.Zeynep nerede yaşıyormuş?


 

3.Zeynep’in kardeşi ne zaman rahatsızlanmış?


 

4.Zeynep, Kurban bayramlarını neden hem seviyor, hem de sevmiyormuş?


 

5.Zeynep, nasıl bir kızmış?


 

6.Zeynep’in üstünde ne varmış?

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakir- miş ama Kral bile onu kıskanırmış.Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış."Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı" dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki,at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: "Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi.Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın.Şimdi ne paran var, ne de atın" demişler.İhtiyar: "Karar vermek için acele etmeyin" demiş."Sadece at kayıp" deyin, "Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar.Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz.

1.Parçada atın sahibi kimmiş?


 

2.Yaşlı adam nerede yaşamaktaymış?


 

3.Kral, ihtiyar adamı neden kıskanmaktaymış?


 

4.At ne zaman ortadan kaybolmuş?


 

5.Köylüler ihtiyar adama ne demişler?


 

6.İhtiyar adam köylülere nasıl cevap vermiş?

Yorumlar (0)
28°
az bulutlu