Ermeniya hükümdarı Artaşes çağından kalma yazılı taşlar -OSMAN FİKRİ SERTKAYA

Ermeniya hükümdarı Artaşes çağından kalma yazılı taşlar  -OSMAN FİKRİ SERTKAYA

Ermeniya hükümdarı Artaşes çağından kalma yazılı taşlar


OSMAN FİKRİ SERTKAYA

0. Hepimiz değerli meslekdaşımız Profesör Firudin Celilov hocayı tanıyoruz. Firudin hoca bana zaman zaman makalelerini gönderir okumamı ister. Azer Halkı adlı eserinden sonra “Artaşes çağından kalma yazılı daşlar” başlıklı bir araştırmasını gönderdi. Bu yazısında “eski çağlarda mabetlere, mülkdara veya hükümete ait toprakların hududu, bölge ve ülke sınırlarının Türkçe adı Ertaş / Artaş olan Ermeni çarından beri yani M. Ö. II. yüzyıldan beri yeni siyasi inzibati araziler yaratmak, ayrı ayrı feodallere verilen toprakların serhadlerini muayyen etmek için başı üç diş şeklinde yonulmuş sınır taşlarından istifade edildi” bilgisini vermektedir. Bu bilgiyi 5. yüzyılda M. Xorenatsi’nin “toprak reformu yapan Ermeniya hükümdarı Artaşesin vaktinde feodal mülklerini ve ayrı ayrı bölgeleri birbirinden ayırmak için sınırlarda toprağın üstünde azıcık başı görünen dörtkünç şekilde yonulmuş daş belgelerden istifade olunurdu” şeklinde verdiğini zikrediyor. Yani resimde görülen taşın “sınır taşı, hudut taşı” olduğu açıklık kazanıyor.


1. Bu taşlardan iki tanesi 1906’da Qulalı ve 1932’de de Yukarı Qaranlık adlı, Gögce gölü kıyısındaki kentlerde bulunmuştur. İlk taşın üzerindeki yazı tam, ikinci taştaki paralel yazının da soldan kırık olduğu söyleniyor.

2. Aramey harfleri ile yazılan bu metinleri, Dupont-Sommer, Borisov Kokovtsov, Payazat, Türo-Danjen, Dyakonov-Starkova, Perihanyan, Tirasyan ve başkaları okuyup çeşitli dillerde açıklamak istemişler, ancak açıklayamamışlardır. Semitolog A. Borisov yazının Aramey harfleri ile olduğunu, metnin Arami dilinde olmadığını, söyleyerek satırları okumuştur. Firudin Celilov Borisov’un okuduğu metindeki ünlü harflerin boşluklarını doldurarak metni Türkçe olarak yorumlamıştır.

3. Ben Siyah-beyaz fotoğrafını gördüğüm metnin renkli fotoğrafını Celilov’un sitesinde görünce taşı paylaştım. Daha sonra da kütüphanemde onun makalesini buldum. Yorumunu taşın altına koydum. Amacım Türkoloğların dikkatini çekmekti. Bunu da senin sorun ile başarmış bulunuyorum.

4. Pek tabii ki turur şeklinden turur > tur> tır vs şeklinde gelişerek daha sonraki devirlerde görülen bir ekin yeni şeklinin eski metinlerde geçmesi beklenemez. Ayrıca Celilov hocanın bund(a) k(o)nğ(ı)lt<ı> şeklinde tamamladığı kelime de k(o)n(u)ğl(ı)t<ır> okunabilir. Fiil kon- “yerleştirilmek, dikilmek” ise , ekin -ğ(u)l- yerine –gl(ı)- (kon(ı)glı) olması daha gramere uyuyor.

5. Daha başka şeyler de söylenebilir. Ancak eğer Aramey harfli bu iki metin Aramice, Ermenice, Gürcüce vs gibi dillerle değil de sadece Türkçe ile anlam kazanıyorsa bu metinler üzerinde durmak, dikkatle durmak, gerekmez mi? Çünkü kesin gerçeğe ulaşırsak başka alfabe ile yazılmış olsa da Türkçede, yazılı olarak en az 900 yıl daha geriye gitmiş olmuyor muyuz? Ben bunlar üzerinde düşünmemiz için küçük bir not yazmıştım. Şimdi sahanın diğer inceleyicilerinin de dikkatini çekmiş oluyorum görüşündeyim. Osman Fikri SERTKAYA

Not: Konu Yenisey'deki sınır taşları ile de karşılaştırılmalıdır.

Güncelleme Tarihi: 09 Mart 2018, 13:06
YORUM EKLE