Türkçe ile Almanca Arasındaki Benzerlikler, Türkçe Almanca Kelimeler

Türkçe ile Almanca Arasındaki Benzerlikler, Türkçe Almanca Kelimeler

Konu: Türkçe ile Almanca Arasındaki Benzerlikler, Türkçe Almanca Ortak Kelimeler ve Kökleri

KÖK DİLİN  TORUNLARI

Prof. Dr. Osman Sertkaya

İngiltere'den Japonya'ya, oradan kuzey Amerika'ya, oradan Güney Amerika'ya kadar tüm ülkelerin  dillerinde Türkçenin izlerine rastlayınca, insanın aklına ister istemez  “Dünya dillerinin kökü Türkçe mi?” sorusu geliyor. Son on yılda bunun doğrulamasını, azbuçuk bildiğim German dilleri üzerinden sorguladım. Ortaya beni de şaşırtan sonuçlar çıktı.

Dil bilgineri der ki: Diller canlıdır, sürekli değişime uğrarlar. Aynı soyun torunları birbirlerinden ayrılır, temas kesilirse dillerinde ayrı ayrı öyle gelişmele olur ki 25- 30 nesil sonra birbilerini anlayamaz hale gelirler. 

Nedir 25-30 nesil? Takriben 5-600 yıl. Takriben 1000 yıldır Uygur, Kazak ve  Kırgızlardan ayrı kaldığımızdan artık onları anlayamıyoruz. Özbek ve Türkmenleri bile tam anladığımız söylenemez. 

Germanların atalarının bizim atalarımızdan ayrılışından bu yana 3-4000 yıl geçmiş görünüyor. Çünkü bronz çağı ve öncesinden kökteş sözler var, demir çağından yok. Bugün bille  birkaç yüz kelime ile iletişim kurarız. 4-5000 yıl önce bu sayı çok daha azdı. Çünkü kullanılan araç-gereçlerin ve günlük aktivitelerin sayısı daha az idi. Bu yüzden 3-4000 yılın ardından Türk ve German dillerindeki aynılığın kırıntısı bile kalmamıştır diyebiliz. Gene de başka bir gözle incelenince yüzlerce kökdeş ve dildeş  sözlerin ve hâlâ ilk bakışta hiç fark edilmeyen yapı benzerliklerinin var olduğunu görüyoruz.

Ortak söz varlığı  konusunda benimde uzunca bir listem, ve artık bu konuda kafa yoran pek çok kimse var. Burada  hemen hemen hiçkimsenin farkına varmadığı yapı benzerliklerine değineceğim. Kıyaslamada German dillerinden en iyi bildiğim Almancayı ve kendi dilimizi ön plâna alacağım. Gerektikçe diğer German dillerine ve de diğer Türk dillerine bakacağım.

Türkçe ile Almanca Arasındaki Benzerlikler

1.  Her iki dil de sondan eklemeli sayılır.

  • Türkçe: Kir-li-lik-ler
  • Almanca: Schumutz-ig-keit-en

2. İsim ve sıfat tamlamaları her iki dilde de aynı kalıba göre söylenir. Yani belirteç önde, belirtilen arkadadır.

  • Türkçe: Eskişehir, Gültepe, güzel kız, sarı ev, tahta masa, altın halka
  • Almanca : Altstadt, Rosenhügel, Hübsches Maedchen, Holztisch, Goldring

Bu Arap ve Fars dillerinde tersinedir:

  • Kise-i Pul: Para kesesi
  • Allah-u Ekber: Ulu Tanrı, Tanrı uludur.  

3. Miktar İfadesi  

Her iki dildede aynı kalıba göre yapılır. Söz dizimi aynıdır. İlk söz miktarın rakamsal ifadesi, ikinci söz miktarın birimi, son söz miktarı ifade edilen nesne veya kavramdır.

Türkçe:

  • Bir tas çorba
  • Bir bardak su
  • Bir dilim ekmek   

Almanca:

  • Eine Tasse Kafee
  • Ein Glass Wasser
  • Eine Scheibe Brot                           

Sayılabilen nesnelerde birim yoktur, söylenmez. 

  • bir sigara= eine Zigarette
  • bir çatal= ein Gabel
  • bir bıçak= ein Messer
  • bir kaşık= ein Löffel                             

4.Sayıda sıralama ekleri her iki dildede aynıdır. 

Şimdiki sıralamamız BİRİNCİ, İKİNCİ, BEŞİNCİ şeklindedir. C-sesi T-den dönmedir. Orhun yazıtlarında ikinci sözünü İKİNTİ şeklinde görürüz. Bilge Kağan “en ilk falan yerde, İKİNTİ filan yerde Oğuz birle savaştım” der. Ek yığılmasında İN ilgi, aidiyet ekidir. Tİ asıl sıralama ekidir. Almanca ise ilgi ekini kullanmaz, sıralama eki TE'dir.

  • Almanca :        ERSTE, ZWEİTE, FÜNFTE    
  • Eski Türkçe  :  PİRİNTİ, İKİNTİ, BEŞİNTİ 

German dilleri eklerimizi kullanıp sayılarımızı kullanımdan düşürse de eskiden kullandığının izleri var. Batı dilerinde prens, bey gibi ünvanlar bizim PİRİNTİ veya PİRTİ sözlerinde türemiş görünüyor.

  • PİRİNTİ.   >   PİRİNT   >     PİRİNZ  >  PRİNZ       = prens  =  Birinci                                                 
  • PİRTİ       >    PİRT   > FİRT  > FİRST   > FÜRST =  Bey     = Birinci           

Zaten PRİNZ ve FÜRST sözlerinin kaynağını açıklayamasalar da BİRİNCİ anlamında olduklarını söylüyorlar.

5. Sayıda üleştirme ekleri her iki dildede aynıdır.

  • Türkçe: İKİŞER, ÜÇER, DÖRDER, BEŞER
  • Almanca: ZWEİER, DREİER, VİERER, FÜNFER

6. Heriki dilde de eylem köküne bir sesli ilavesiyle eylemin ürünü adlandırılır.

TÜRKÇE

ALMANCA

YAZ     mak

YAZI

NEHM> NAHM

NAHM E

KORK  mak

KORKU

SORG  en

 SORG E

SOR     mak

SORU

FRAG  en

 FRAG E

ÇAT     mak

ÇATI

GEB > GAB 

 GAB E

Bir farkla ki Türkçe tüm uyum seslilerini Almanca sadece E'yi kullanır ayrıca birincil eylem kökü yerine ikincil  (imperfekt) eylem kökünü de kullanır.

7.Her iki dildede ER kelimesinin  görevleri aynıdır (AR söylenişini de dikkate alalım)

  • a. Erkek kişiyi tanımlar
  • b.Eylem adköküne eklenince eylemi yapanı tanımlar.
  • Türkçe: YAZAR, ÇİZER, KESER, DÖVER, BİÇER, DÖNER, GEZER gibi.                                            
  • Almanca: SCHREİBER, ZEİHNER, SCHWİMMER, LAEUFER gibi.      
  • c. Belirgin bir yaşam biçimi, özelliği olan veya belirli bir bölgede yaşayan halkı tanımlamaya yarar.
  • Türkçe: BULGAR, MACAR, SUBAR, TATAR, KONAR - GÖÇER gibi                  
  • Almanca: BERLİNER, KÖLNER, SCHWARZWALDER  gibi
  • d.  Kelime hem tek hem çok kişiyi tanımladığı için her iki dilde de çoğul ekidir.
  • Almanca: Kinder, Maenner, Waelder
  • Türkçe: Adamlar, çocuklar, kediler, keçiler

Türkçede ekbaşı “ L” protezdir, söylenişi kolaylaştırır. Asıl ek er/ar'dır. Diğer Türk dillerinde ler/lar yanında der/dar, ter/tar, ner/nar, zer/zar gibi başka protezler de kullanılır. Oğuzca diğerlerini elemiştir. Sadece bazı yörelerimizde “onlar “ yerine “onnar” dendiğini duydum.

Biz, siz, göz, diz gibi sözlere bakarak kökTürkçede bir “dual “ çoğul kalıbı oldunu öne sürenler de var. Ayrıca eski dilde bugün unuttuğumuz veya kullanımdan düşürdüğümüz Almancada olduğu gibi EN, AN ekleriyle biten çoğul kalıbı da var.

Tekil 

Bod (boy)

Koy

Er

Oğul

Tor

Çoğul

Bodun

Koyun 

Eren

Oğulan > Oğlan

Torun

Bilge Kağan'ın dilinde görüyoruz :

“Khanım süsi böri teg, yagısı koy teg erti” =  Babamın askeri kurt gibi, düşmanı koyun gibi idi” 

Eren  kelimesini artık çoğul kalıbında değil de yaşlı, bilge kişi anlamında kullanıyoruz. Oğul, oğulan>oğlan bugün erkek çocuğu tanımlasa da eski dildedişi ve erkeği birlikte tanımlayan =soyun devamı = Soyun çoğalmışı  gibi anlamı vardı. “Arı oğul verdi” =arı çoğaldı. deriz. 

6. SES UYUMU        

Almanca ses uyumunu büyük çapta yitirmiş veya hiç geliştirmemiştir. Türkçede ekler köke uyarken Almancada kökler eke uymaya çalışır.

  • Mann   >   Maenner
  • Wald    > Waelder
  • Lauf    >  Laeufer
  • Kraft    > kraeftig
  • Fluss   >  flüssig
  • Hand  >   haendig   gibi. 

7. EYLEM TANIMI

Her iki dilde de  basitten karmaşığa doğru aynıdır.

TÜRKÇE

ALMANCA

  içmek

trinken

çay  içmek

Tee trinken

bir bardak  çay  içmek

ein Glass Tee trinken

bahçede  bir bardak  çay  içmek

in dem Garten ein Glass Tee trinken

hergün  bahçede  bir bardak  çay  içmek

jeden Tag  in dem Garten ein Glass Tee trinken

8.  CÜMLE

Günlük yaşamda insanlar arası ilşkilerde ilk sırayı istek, tavsiye ve emir cümleleri alır. 

Buna imperativ kalıbı diyorlar. Bunu heriki dilde de eylem tanımından mastar ekini (İnfinitiv Endung) atarak yaparız.

Hergün bahçede bir bardak  çay iç.

Trink jeden Tag in dem Garten  ein Glass Tee. 

Türkçede sıra değişmez, Almanca vurguyu öne çekmek için eylem adını başa koyar. Gerçi kısa cümlelerde bu kalıbı biz de kullanırız.

  • “Yak bir sigara”
  • “çek şu sandelyeyi”  
  • ”temizle şu masayı “
  • üşütmüş olan kimseye “İç iki bardak ıhlamur bir şeyin kalmaz “ deriz.

Eylemi öne çekme ya kızgınlığın ya da kuvvetli istek ve heyacanın belirtisidir. Hitlerin söylevlerini hatırlayın; öfke, kızgınlık, ve heyecan yüklüdür. Türkler Almanlara göre daha sakin insanlardır.     

9. EYLEMDE ZAMAN  İFADESİ

Eski devirlerde sadece yaşanan ve geçmiş zaman ayırımı vardı. Türk ve German dillerinde bu devrelerde zaman ifadeleri  tümüyle örtüşür.  Aşağıda Türk ve İsveç dillerinde bu aynılığı açıkca görüyorsunuz. Almanca şimdiki zaman ekini yitirmiş, geçmiş zaman ekini muhafaza etmiştir.

Yaşanan

Geçmiş

TÜRKÇE

Schwedisch

TÜRKÇE

Schwedisch

men iç-er

jag läs-er

men  iç-ti

jag läs-te

men yala-r

jag tala-r

men yala-dı

jag tala-de

TÜRKÇE 

ALMANCA

TÜRKÇE

ALMANCA

korktu

sorgte

açtı

öfnete

sordu

fragte

dedi

  sagte

gibi.

Bugün bile hem Almanca hem Türkçede şimdiki zaman ile gelecek ifade edilebilir.

German dillerinde geçmişin yukarıdaki şekilde ifadesi kurallı fiiller için geçerlidir. 150 – 200 kadar da geçmişi, kural dışı ifade eden fiiller vardır. Germanistler bunları Hint-Avrupa dil ailesinin bir kazanımı sayarlar. Nasıl kazanımsa, konuşana zorluk çıkarmaktan başka bir özellik değildir. Bu yüzden  kurallı kullanıma doğru bir eğilim vardır ve zamanla kuraldışı kullanım sıfırlanacaktır. Ancak  bu kuraldışı geçmiş ifadesinin bazı fiillerde kök dili (kök Türkçeyi) anımsama olduğunu tespit ettim.

Uygun bir sorgulama  bunu kolayca açığa çıkarıyor. Almanca  yazım kurallarında sarı harflerin bir ses değeri yoktur. Sadece önündeki  sesliyi uzatmaya  yararlar.

  • Bu adamlar ne yapıyor? STEHL-en! 
  • Babaları ne yapardı? STAHL-en!
  • Ataları ne yapardı? ÇAL-mak!

TÜRKÇE

Türkçeden  Almancaya Evriliş

ALMANCA

ÇAK-mak

ÇAK > STAK> STACH >  STECH

STECH-en

ÇAL-mak

ÇAL >  STAL>  STEL  >  STEHL

STEHL-en

ÇIK-mak

ÇIK  >  STIK >  STİG  > STİEG > STEİG

STEİG-en

ÇARP -mak

ÇARP > STARP > STARB  > STERB  

STERB-en

ÇAP-mak

ÇAP >  TRAP >TRAB  > TREİB

TREİB-en

ÇEL-mek

ÇEL >  STEL  >            STELL

STELL-en

SOK-mak

SOK >  STOK   >        STAK  > STEK > STECK

STECK-en

TOS- lamak

TOS  > STOS    >        STOSS

STOSS - en

10. YARDIMCI FİİLLER: Olmak, sahip olmak

German dillerinde olmak ve  sahip olmak anlamına gelen vede cümle yapımında önemli işlevi olan yardımcı fiilerin ikiside Türkçe kökenlidir.                                                                              

İlki : İmek yardımcı fiilimizin eski şekli İrmek, daha eski şekli ermektir. Son şekil  Orhun yazıtlarında bolca kullanılır. Bu günde olgunlaşmak anlamında seyrek de olsa kullanırız. İskandinav dilleri hala bu kök fiili kullanıyor.

  • jeg er  = benim,    
  • du er   = sensin
  • Jorden er rund. = Dünya yuvarlaktır gibi. 

Aslında  İngilizcenin are ve is sözleri de er sözünün farklı yazılış ve de okunuş biçimidir. Şöyleki:  er = ar > are ,    er > ir  > is ( Zetasisim). I am = benim ifadeleride benzer sayılır. Kıta Germanlarında değişim daha fazladır. Sadece 1.tekil şahısta ik ben > İch bin  söylemi benzerliği  muhafaza eder.

İkincisi : Bizim  KAPmak sözümüz.  K > H ;   P > B > V  ses kaymalarıyla Almancada  HAB-  ingilizcede  HAVe olur ve de  sahip olmak anlamını kazanır. En önemli yardımcı fiillerdir.

11.  SÖZ ÜRETİM EKLERİ

Hem Türk hem German dilleri son 3000 yılda pek çok üretim eki geliştirmişlerdir. Günümüze sadece bir-iki ortak ek ulaşabilmiştir.

a. Türkçede : lık ,lik , luk , lük   şeklinde çeşitlenen ek , Almancada  LİK  > LİH   = LİCH  olur.

Aylık Ödeme   =  Monatliche  Zahlung.   Dostluk  =   Freundlich  ( dostça  ) gibi.

b.  LİK  > LİG  kaymasından sonra, Almancada ilk, Türkçede son ses düşünce, kalan  Lİ ve İG  ekleri  oldukça işlek isimden sıfat üretim ekleri olurlar.                                                                

  • TAŞLI   = STEİNİG   ,      SULU   = WAESSRİG
  • KİRLİ  =  SCHMUTZİG    , DAĞLIK  = BERGİG   gibi.

c.     BAR  >  VAR     var sözümüzün eski  şeklinin  bar olduğu bilinir. Bunları Türkçe ve Almanca sözlere  eklersek

Yenebilir  = ESSBAR  >  YEME VAR, İçilebilir = TRİNKBAR > İÇME VAR   birbirine oldukça yakın kavramlar üretildiğini görürüz.

12. EDATLAR   

Almancanın  bazı edatları kök Türkçedeki ses ve anlam özelliğini hâlâ korurlar.

  • a.  İN  : SEVİNÇ, ÖVÜNÇ,  ERİNÇ, BİLİNÇ gibi sözlerde kullandığımız  NÇ sesi ile üretimiş bir  İNÇ sözü olması gerekir . NÇ  ayrışarak  Almancada İNÇ > İN , Türkçede İNÇ > İÇ olur ama anlamları aynı kalır. Aslında Türkçe her ikisini de kullanır.  İN  = Toprağın veya kayanın içidir, bazı hayvanlara barınak olur.
  • İÇ TEKER  = İNNENRAD ,  İÇ KAPI  = İNNENTÜR,   Tilki İNİ,  Ayı İNİ   gibi
  • c.  AT mak= uzaklaştırmak, dışlamak sözümüzden ingilizin  AUT,  Almanın  AUS  edatları türemiş, sözün kök anlamı korunmuştur.

13.   ZARFLAR

Lı/ Li  ekleri Türkçede sıfatlaştırma ekidir. Taş > taşlı,   ev > evli  gibi.  Bu ek  ingilizcede sıfatları zarfa çevirir.

high – highly  =  yüksek –yüksekçe,    slow-slowly  = yavaş- yavaşça . gibi

 3ooo yılın ardından bu kadar yapı benzerliğinin  kalması olağanüstü sayılmalıdır. 

GERMANIN  TÜRKÇE  BOY ve SOY ADLARI

1. ALAMAN > ALMANlar: Roma topraklarına ilk tecavüz eden öncü German boylarıdır. Söz AKMAN, KARAMAN gibi temiz Türkçedir. İhtimal, kızıl saçlı, kızıl suratlı, iri-yarı bir halkı tanımlar. AL > ALA sözleri, kızıl ve iri kavramlarını birlikte içerir. İlk bunları tanıdıkları için Galyalılar, daha sonra İspanya halkları ( biz bile) kıta Avrupası’ndaki tüm German boylarını bunların adıyla anar olmuşlardır. Bugün Fransa ve İsviçre’nin Alman dilli halkları, bunların soyundandır.

2. SUEBler. Başlangıçta Baltık denizinin iki yakasını yurt tutmuşlardır. Denizin güneyinde yaşayanlar da Alamanların ardından güneye inerler. SUEB sözünün iki hecesi de Türkçedir. ikinci hece EV sözümüzün eski söylenişidir. Söz 6-7. yy da, temiz Türkçe, SUEVİ şeklini alır. OĞLANEVİ, KIZEVİ dediğimizde bir binayı değil, bir toplumu kastederiz. SUEVİ de öyledir. Su kenarında yaşayan halk anlamında olmalıdır. SU sözümüzün biraz eskisi SUV, daha eskisi SUB şeklindedir. Bilge Kağan “sizi OD –SUB kılmadım “ der. SUVEB sözü Almanya da yaşayanlarda için SWEB > ŞWEB, İskandinavya’da yaşayanlar için ŞWED olur. Almanya’nın en kalabalık boyudur. Biraz cimri ( tutumlu ) ve de çalışkan olarak bilinirler. Mercedes’i yapan bunlardır.

3. BAYERler. Başkenti MÜNİH olan eyaletin, Güney Almanya’nın halkıdır. İki hecenin ikisi de Türkçedir. BAY = zengin, soylu. ER = yiğit, kahraman, bazen de sadece halk anlamında olabilir. Sözün bütününü de siz yorumlayın. Böyle şatafatlı adları olunca, biraz kibirli ve de ukala olmaları beklenir. Hırıstiyan demokratların tüm diğer eyaletlerde bir adı bunlarda ayrı bir adı ve ayrı bir teşkilâtı vardır. BMW’yi yapan bunlardır.

4. KOÇlar. Türkün TEKEsi olursa, German’ın da KOÇu olur. Koç sözü batı dillerinde Yaşam Koçu veya Takım Koçu şeklinde hala yaşıyor. Türk dilinde K > G kaymasıyla KOÇ > GOÇ olur. BALÇIK > BALTIK; ÇENGİZ > TENGİZ > TENİZ > DENİZ sözlerinde olduğu gibi Ç = > T denkliği veya kayması ile KOÇ > GOÇ > GOT olur. ıı. yy da Baltık denizinde GOTLAND denilen adadan çıkıp, Karadeniz in kuzeyine yayıldıkları söylenir. Attila’ya yenildikten sonra onun bağlaşığı olmuşlardır. Kendileri de dilleri de ölmüştür.

5. SAKSONlar: SAK ilim aleminin İSKİT, farsların SAKA dediği halkın Türkçe adıdır. İkinci hece SONĞ = bir adamın çoluğu, çocuğu şeklinde Kaşgarlının sözlüğünde kayıtlıdır. Sözün bütünü SAKOĞLU anlamında temiz Türkçedir.

6. BURGUND, TURİNG, boy adlarının doğu Türk dillerinde karşılığının olduğunu duydum. yok olmuş TOYTON ve KİMBER boy adlarının da Türkçe ile ilişkisi kurulabilir.

7. ZURNANIN ZIRT DEDİĞİ

Bugün Almancada diller Türkiş, Arabiş, Rusiş gibi, halk adına –iş eki getirilerek adlandırılır. Ancak kendi dillerinin adı böyle değildir. Çünkü Almanca değil, eski Türkçedir. Kendilerine ve kendi dillerine DOYÇ veya DOYÇE derler. Sözün eski söylenişi TOYÇEdir. Eski kaynaklarda ilk defa Şarlman zamanında ( takriben 800 yıllarında ) Latince yazılmış bir mahkeme kararında LİNGUA THEUDİSCA şeklinde geçer. HALK DİLİNCE anlamında olduğu fark edilir. Germanistler Theudisca sözünden Toyç çıkartmaya uğraşırlar, zırvalarlar. Aslında üç heceli TOYDİSCA sözünün üç hecesi de Türkçedir. Kök dilde TOY; SOY; BOY; BOD sözleri az veya çok halk anlamındadır. İkinci hece DİS bizim DIŞ sözümüzden başka bir şey değildir. Bugün DİSKALİFİYE =oyun dışı, diskriminieren = dışlamak sözlerinde asıl anlamı ile yaşıyor. CE/CA Türkçenin sıfatlaştırma ekidir. Destanlarda İÇ OĞUZ, DIŞ OĞUZ ayırımı gibi. Franklar Ren nehrinin doğusunda yaşayan German boylarına TOYDİS = dış HALK demişler. İsmin sıfattan önce oluşuna şaşırmayın İT BARAK adı da öyledir.

Kısaca: TOYDİSCA = dış halkın dilince. TOYÇE = Halkça= Halk dilince = Almanca, der TOYÇE = Alman. Ancak Almanlar kendilerinin ve dillerinin Türkçe adlandırıldığını bilmezler. Son 200 yılda batıda yüzlerce Türkolog yetişmiş, belki bir kısmı bunları görmüş, ama susarak, gizleyerek bilime ihanet etmişlerdir.

Osman Sertkaya 

Etiketler: Almanca İngilizce ortak kelimeler, Almanca kelimeler ve okunuşları, Almanca 3000 kelime, Almanca kelimeler, Eski Almanca kelimeler, Almanca kökenli kelimeler

Yorumlar (0)
açık