Türkçenin DÜNYA DİLLERİ ARASINDAKİ YERİ pdf 1- Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri yapı ve köken bakımından, Türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri pdf, Türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri maddeler halinde, Türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri tablo halinde, Türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri 9 sınıf, Türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri ahmet bican ercilasun, Türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri ve tarihi gelişimi, Türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri makale, Türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri,

Türkçenin DÜNYA DİLLERİ ARASINDAKİ YERİ pdf 1- Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Türkçenin DÜNYA DİLLERİ ARASINDAKİ YERİ pdf

Türkçenin DÜNYA DİLLERİ ARASINDAKİ YERİ pdf

Türkçenin tarihsel gelişimi-Muharrem Ergin

Türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri için tıklayınız. pdf


Altay dilleri teorisi; Türk, Moğol, Tunguz, Kore ve Japon dillerinin ortak bir kökten çıktığını ve bunlann akraba olduğunu kabul eden teorinin adıdır. Başlangıçta sadece Türk, Moğol, Tunguz dillerinin akrabalığı üzerinde durulurken 20. yüzyılın ortalarında ve ikinci yarısında Korece ve Japonca da bunlara katılmıştır. Teoriye göre bu diller ortak bir ata dilden iniyordu. Ortak ata dil, farazî bir dildi ve tabiatıyla bir adı yoktu. Akrabalık teorisine inananlar bu farazi dile Altay dili (Altayca) adını verdiler. Altay dilinden zaman içinde ayrılarak bağımsız diller hâline gelen akraba diller topluluğuna da "Altay dilleri ailesi" adı verildi. Karşılaştırmalı Altay dilleri bilim alanına Altayistik, bu bilim alanıyla uğraşanlara da Altayist denildi.


  1. ALTAY DİLLERİ TEORİSİ

Altay dilleri teorisinin başlangıcı 18. yüzyılın otuzlu yıllarına dek gider. Teori, henüz modern bir bilim disiplini hâline gelmeden önceki ilk çalışmalarda Altay dilleri Ural dilleriyle (Fin, Macar, Samoyed) ve hatta birçok farklı dille birlikte ele alınmış; fakat 19. yüzyılın sonlarından itibaren genellikle, Altay dilleriyle sınırlandırılmıştır.

Ural-Altay dillerine ilk dikkat çeken İsveçli subay Johann Philipp Tabbert (von Strahlenberg) olmuştur. Poltava savaşında Ruslara esir düşünce Güney Sibirya'da Daniel Messerschimidt'in yanında araştırma ile görevlendirilen Strahlenberg Köktürk harfli Yenisey yazıtlarının bulunuşunda ve bilim dünyasına tanıtılışında da ilk önemli isimdi. Esaret hayatı bitip İsveç'e döndükten sonra 1730'da ünlü kitabı Das Nord und Östliche Teil von Europa und Asia 'yı neşretti. Bu eserde 32 dilden ve lehçeden 35 kelimenin karşılıklı bir listesi bulunmaktadır. Liste, tanrı, gök, ana gibi kelimelerden ve sayılardan oluşuyordu. Strahlenberg, Tatar adını verdiği bu 32 dil ve lehçeyi altı gruba ayırdı:


  1. FinUygur (Ugor   yerine   kullanılmıştır.):   Macar,   Fin,   Vogul,
    Çeremis, Permyak, Votyak, Ostyak.

  2. TürkTatar: Tatar, Yakut, Çuvaş.

  3. Samoyed

  4. MoğolMançu: Kalmuk, Mançur, Tangut.  

  5. Tunguz: Tungus, Kamasin, Arin, Koryak, Kuril. 

  6. Karadeniz'le Hazar Denizi arasındaki halklar. (Caferoğlu 1958: 10).




  7.  

Bugünkü sınıflandırmalara göre birçok hataları olan bu şema, şüphesiz konuya ilk dikkat çeken araştırma olarak tarihî bir değere sahiptir.

Macar bilgini Gyarmathi, araştırmalarını Ural diline hasreder ve 1799'daki eseriyle FinUgor (Ural) dillerinin ilişkilerini tesbit eder. 19. yüz­yılın ilk yarısında araştırmalarını sürdüren Danimarkalı bilgin Rasmus Rask, söz konusu dillerin sahasını çok genişletir. İskit Dilleri adını verdiği gruba, Strahlenberg'in karşılaştırdığı dillere ek olarak Arî öncesi İspanya ve Galya, Paleoazyatik, Kuzey Kafkasya, Grönland ve bazı Kuzey Afrika dillerini de katar. Grubu geniş tutanlardan biri de Max Müller'dir. O da Siyam, Güney Hindistan ve Tibet dillerini UralAltay dilleri arasına katarak Turanî diller terimini kullanır (Caferoğlu 1958: 1112).

1838'de Estonyalı bilgin F. Wiedemann, Ural  Altay dillerini, Hint Avrupa dillerinden ayıran özellikleri 14 madde hâlinde tesbit etti. Über die früheren Sitze der tschudischen Völker und ihre Sprachvervvandtschaft mit den Völkern Mittelhochasiens (1838) adlı eserinde Çud halkları terimini kullanan Wiedemann'ın 14 maddesi şunlardır:

"1. Ses uyumu, bütün Ural-Altay dillerinde müşterek bir esastır.


  1. Bu dillerde gramatik cinsiyet yoktur.

  2. Artikeller bulunmaz.

  3. Tasrif, eklerle yapılır.

  4. İsimlerin çekiminde mülkiyet eki kullanılır.

  5. Fiil şekilleri zengindir.

  6. HintAvrupa dillerindeki prepozisyon yerine postpozisyon kullanılır.

  7. Sıfatlar isimlerden önce gelir.

  8. Sayı sözlerinden sonra çokluk eki kullanılmaz.

  9. Mukayese, ablativ (den hâli) ile yapılır.

  10. Yardımcı fiil olarak "habere" (malik olmak) yerine "esse" (olmak,
    imek) kullanılır.

  11. Ural-Altay dillerinin birçoğunda menfî hareket için hususî fiil var­
    dır.

  12. Soru eki mevcuttur.

  13. Bağlar yerine fiil şekilleri kullanılır" (Temir 2002: 56).




  14.  

Türkçenin DÜNYA DİLLERİ ARASINDAKİ YERİ pdf, türkçenin yapı ve köken bakımından dünya dilleri arasındaki yeri kısaca, türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri pdf, türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri ahmet bican ercilasun, türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri 9 sınıf, türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri ve ayırt edici özellikleri, türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri maddeler halinde, türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri tablo halinde, türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri makale,

Güncelleme Tarihi: 25 Eylül 2018, 13:33
YORUM EKLE