TÜRKÇENİN SES BİLGİSİ ÜZERİNE BİR UYARI-İldeniz Turan

TÜRKÇENİN SES BİLGİSİ ÜZERİNE BİR UYARI-İldeniz Turan

TÜRKÇENİN SES BİLGİSİ ÜZERİNE BİR UYARI


Son birkaç yıl içerisinde yüzündeki bütün çizgilerde, eğimlerde – kıvrımlarda Türk olmama belirtisi, kılığında (karakterinde) bütünüyle Türk kılığına aykırılıklar olan biri var..
Bu kimse (!) kullandığı Türkçede de Osmanlıca yansımaları olan, ses bilgisi olarak Türkçeleşmiş sözleri bir biçimde Arapçadan Osmanlıcaya geçmiş “GİZLİ HIRILTILI, YAYVAN, UZUN HARFLERLE” yazıyor:

“CUMHURİYET” değil: “CUMHÛRİYET”; -Arapça uzun Û ile-
Türkçe karşılığı KONUK olan sözü kullanmıyor,
Arapça:
Misafir sözünü MİSÂFİR biçiminde yazıyor.

Türkçe karşılığı YOKSUL olan sözü kullanmıyor,
Arapça:
Fakir sözünü FÂKÎR biçiminde yazıyor.

Türkçe karşılığı ÖĞÜT olan sözü kullanmıyor,
Arapça:
Nasihat sözünü NÂSİHAT biçiminde yazıyor.

Bunun gibi yüzlerce sözü 1912 yılında Türk Derneğinin, 1932 yılında Türk Dili Tetkik Cemiyetinin (Türk Dil Kurumunun) çatısındaki Arapça, Farsça başta olmak üzere en az üç dil bilen bilginlerin TÜRKÇEYİ BU DİLLERİN BOYUNDURUĞUNDAN KURTARMAK İÇİN BELİRLEDİKLERİ “SES BİLGİSİ OLARAK TÜRKÇELEŞTİRME” YÖNELİŞİNE AYKIRI OLARAK sürekli Arapça uzun ünlülerle yazıyor.

Çevrelerindeki konuyla ilgili olmayan onlarca kimseyi de şu sözlerle aldatmış:
“TÜRKİYE’DEKİ ERMENİLER, SÜRYANİLER, YAHUDİLER.. BU UZUN ÜNLÜLERİ KULLANMAZLAR. ÖYLEYSE, BİZ KULLANMALIYIZ.”

İLK ÖĞRENDİĞİ YAZI OSMANLICA OLAN, İSLAM İNANCI DIŞINDA İNCİL İLE TEVRAT’I DA OKUMUŞ, ALT BAŞLIKLARDA YAZILAR YAZMIŞ BİRİ OLARAK YAZIYORUM:

BU SABUKLAMA YANLIŞTIR!

Türkçe karşılıkları olan şu sözleri sıklıkla kullanarak göz alışkanlığı oluşturmak istiyor:

Kâr, kâmil, kemâl, kemâlât, âli (yüce, yüksek), kanaatkâr.. gibi.

Oysa (onun dilinde: hâlbÛki), bu sözlerin Türkçeleri var:

Bu Arapça sözlerin Türkçesi:
kâr (Farsça) = Kazanç. Gelir.
kâmil (Arapça) = Olgun, ergin, yetkin, eksiksiz.
kemâl (Arapça) = Olgunluk, erginlik, yetkinlik, eksiksizlik.
kemâlât (Arapça) = Olgunluklar, erginlikler, yetkinlikler, eksiksizlikler.
kanaatkâr (Arapça - Farsça) = Tutumlu.

Türkçe “TOPLULUK” sözünü bile: “TOPLÛLUK”; -Arapça uzun Û ile-

Türkçe “VAR” sözünü bile: “VÂR”; -Arapça uzun  ile-.. yazan böyle bozguncuların, arabozucuların oyununa gelmeyiniz!

OSMANLICA BİLMİYOR, OSMANLICA SÖZLERİ GÜNÜMÜZÜN YAZISIYLA YAZARKEN GÜLÜNÇ YANLIŞLAR YAPIYOR.

Osmanlıca ders verirken ben de, Güney Azerbaycanlı Osmanlıca uzmanı bir arkadaşım da bu çokbilmişin (ukalanın) gülünç yanlışlarını “adını vermeden” DİL YANLIŞLARI olarak işliyoruz.

TÜRKÇEYİ ALTI YÜZ YILLIK YOZLAŞMA DÖNEMİNDEN SONRA ÖZÜNE DÖNDÜRMEK İÇİN ÇABALAYAN BİLGE, BİLGİN DİLCİLERİN, ATATÜRK’ÜN ÜLKÜSÜNDEN SAPTIRMAYA ÇALIŞAN BU BOZGUNCUNUN İZİNDEN GİDEN BİLİGSİZLERE (cahillere, nadanlara) DE YAZIKLAR OLSUN!
Güncelleme Tarihi: 26 Ocak 2018, 11:46
YORUM EKLE