Öyküleyici Anlatım, Betimleyici Anlatım, Öyküleyici Anlatım Örnekleri, Betimleyici Anlatım Örnekleri

Öyküleyici Anlatım, Betimleyici Anlatım, Öyküleyici Anlatım Örnekleri, Betimleyici Anlatım Örnekleri

Öyküleyici Anlatım, Betimleyici Anlatım, Öyküleyici Anlatım Örnekleri, Betimleyici Anlatım Örnekleri

Öyküleyici Anlatım, Betimleyici Anlatım, Öyküleyici Anlatım Örnekleri, Betimleyici Anlatım Örnekleri

Öyküleyici Anlatım, Betimleyici Anlatım, Öyküleyici Anlatım Örnekleri, Betimleyici Anlatım Örnekleri

Bu yazımızda öyküleyici ve betimleyici anlatım örnekleri kısa kısaca olarak bilgi aktaracağız.

Öyküleyici anlatım, haber kiplerinin kullanıldığı hikaye etme tekniğinin kullanıldığı anlatım türüdür. Kişi, yer ve zaman olarak bir olay örgüsü etrafında hikaye aktarılır. Yalın ve anlaşılır bir dil kullanılır. Zengin bir dili vardır. Olay örgüsü serim, düğüm, çözüm şeklinde okuyucuya aktarılır.

Öyküleyici anlatım türüne örnek şu şekildedir:

Cafer, o gün evden erken çıkmıştı. Rıhtıma doğru yürümeye başladı. İstanbul soğuktu. Kış gelmişti. Sabahın erken saatlerinde kimsecikler ortalıkta yokken evden çıkmaktan nefret ederdi. Sağına soluna bakınmadan rıhtıma gelip vapur beklemeye başlamıştı.

Vapur seferleri aralıklarla devam ediyordu. İlk vapur ertelenmişti. İkinci vapurun saati de çok geç oluyordu ama Cafer beklemeyi tercih etmişti. Daha sonra aklına trene binmek geldi. Yeni açılan tren yolunu denemek için tam vaktiydi. Trene binerek karşıya geçmek için istasyona yürüdü.

İstasyonda biraz vakit geçirdikten sonra karşıya geçmek için gelen trene bindi ve karşıya geçti. Trene binmekteki ilk deneyimini gerçekleştirmişti. Bundan böyle karşıya trenle gidip gelme yolunu kullanacaktı.

Betimleyici anlatım, bir olayı göz önünde yaşanıyormuşçasına bütün yönleriyle aktarma işidir. Tasvir etme olarak bilinen bu anlatım türünde hayal gücü ön plandadır. Bu nedenle aktarım ve anlatım çok önemlidir.

Betimleyici anlatım türüne örnek şu şekildedir:

Yıpranmış, tel tel dökülen defterini çıkarıp, mavi mürekkepli kalemiyle bir takım notlar aldı. Aldığı notları herkesten saklardı. Kısa boylu, şişman, küt saçlı, gözlüklü ve sinirli bir öğretmen olan Suzan, her gün böyle notlar tutardı.

Hiçbir talebesinin haberi olmazdı. Üç katlı okulun, ikinci katındaki on sınıftan yedisine giren ve pencerelere yaklaşmayı yasaklayan Suzan, öğrencilerle arası iyi olmayan bir öğretmendi. Ahşap okulun koridorlarında dolaştıkça ayak sesleri, bütün sınıflarda yankılanır, öğrenciler ondan çok korkardı.

Anlatım Biçimleri > Öyküleyici Anlatım Biçimi


Bu anlatımda amaç;olayı okuyucunun gözü önünde canlandırmak,anlatmak istenileni bir olay içerisinde vermektir.Öyküleyici anlatımda olaylar oluş haline uygun olarak bir dizi halinde verilirse birbirine bağlanır.Öyküleme, tasarlanan ya da yaşanan bir olayın anlatımıdır.Roman, hikaye ve masalların anlatımı öyküleyici anlatım biçimindedir.

Belli bir zaman diliminde gelişen olayların anlatıldığı durumlarda başvurulan anlatım biçimidir. Olayın olmadığı yerde öyküleme olmaz. Anlatım yönüyle betimlemeye benzer; ancak betimlemelerde yazarın izlenimleri söz konusu olduğu halde, öykülemede olayın aktarımı, durumların değişmesi, zaman süreci söz konusudur.

Konuyu, yani anlatılanı eylem içinde verme ve gösterme biçimidir. Nasıl bir eylemin bir ortaya çıkış, bir gelişim, bir de sona eriş durumu varsa öyküleyici anlatımda da öyle bir akış görülür. Bir durumdan bir duruma geçme, bir aşamadan bir aşamaya dönüşme bu tür anlatımın belirleyici özelliklerindendir. Bu özelliğinden ötürü okuyucu eylem içinde yaşar, sürekli bir devinim içinde bulur kendini. Çünkü belirli zaman dilimi içinde olay ve olgular ya birbirinin uzantısı olarak ya da geriye ve ileriye sıçrayışlar yapılarak verilir. Ancak bu olay ve olgular dizisi birbirine bağlantılı anlamlı bir bütün oluşturur. Bunun yanı sıra şu iki soru anlatımın dokusuna egemen olur; “Ne oldu?”, “Nasıl oldu?” Bundan dolayı bir olayı okuyucunun gözü önünde canlandırmak, varlıkların başından geçenleri aktarma amacı güdüldüğü zaman öyküleyici anlatıma başvurulur. Bu anlatımda okuyucuyu olay içinde yaşatmak amaçlanır.

Bu anlatım biçimi öykü, roman, masal, biyografi… gibi eserlerin temel örgüsünü oluşturur. Yazar, konuyla ilgili ana düşüncesini okuyucusuna belirli bir olayı yaşatarak algılatmayı amaçlamıştır. Bu anlatım biçimi çoğu zaman “betimleme” ile birlikte kullanılır.

Örnek: …Ateş oyunları arasında daha büyükleri, hatta kazalara yol açanları vardı. Baruttan gemiler, kuleler yapılarak şenlik yerine taşınır, burada bunlara ateş verilir, büyük patlamalarla yanıp tutuşmaları zevkle seyredilirdi. Ağzından ateş püsküren ejderhalar, tekerlekler üstünde halk arasında gezdirilir, görenler kaçar, seyredenler gülerdi.

Örnek: On altıncı katta asansörden indik. Bana odayı gösterecek çocuğun peşlinden yürüyordum. Çocuk kısa bir koridoru geçti, bir odanın önünde durdu. Ben de durdum. Kapıyı açtı, içeri girdik. Perdeler sıkı sıkıya kapalı. Çocuk perdeleri açıp dışarıyı göstermek istedi. Engel oldum. Lambaları yaktı. Banyonun kapısı açtı. Bir şey isteyip istemediğimi sordu. İstemediğimi söyledim. Haşişini verdim, gitti.

Örnek: Ağır adamlarla kahveye girdi Hasan.Olanları düşündü bir süre.Otursam mı oturmasam mı diye bir tereddüt geçirdi.Sonra oturdu bir köşeye isteksiz.Babadan kalma tütün tabakasını çıkardı,kalınca bir sigara sardı.Öyle dalmıştı ki masasına konan çay bardağının sesi bile dikkatini çekmemişti.

Güncelleme Tarihi: 04 Mart 2019, 21:46
YORUM EKLE