Sözcükte Anlam: SESTEŞ SÖZCÜKLER, EŞSESLİ SÖZCÜKLER

SESTEŞ SÖZCÜKLER, EŞSESLİ SÖZCÜKLER

Sözcükte Anlam: SESTEŞ SÖZCÜKLER, EŞSESLİ SÖZCÜKLER

SESTEŞ SÖZCÜKLER, EŞSESLİ SÖZCÜKLER

SESTEŞ SÖZCÜKLER, EŞSESLİ SÖZCÜKLER

Yazılışları aynı; fakat anlamları farklı olan sözcüklerdir. Genellikle eş anlamlı sözcüklerle karşılaştırılan sesteş (eş sesli) sözcükler, yalnızca “ses” yönünden ortak sözcükleri ifade etmektedir. Öyle sözcükler göstermeliyiz ki, yazılışları ve söylenişleri birebir aynı olsun; fakat anlamları arasında bir ilgi bulunmasın. Örneğin;

Bir gül de içimiz aydınlansın.
Bu gül bahçesini çok severim.

cümlelerinde altı çizili sözlerin yazılışları aynıdır. Ancak birincisi eylem, diğeri çiçek ismi olan bu sözler arasında hiçbir anlam ilgisi yoktur. Öyleyse bunlar sesteş sözcüklerdir.

ÖZDEYİŞ NEDİR? VECİZE NEDİR?

ÖZDEYİŞ NEDİR? VECİZE NEDİR?

Kim tarafından söylendiği bilinen özlü sözlerdir. Genellikle evrensel nitelikler gösterir. Vecizeler tasözleriyle karıştırılmamalıdır. Atasözlerinin kim tarafından, ne zaman ve nerede söylendiği belli değildir. Fakat vecizelerin kaynağı, söyleyeni bellidir. Daha doğru bir ifadeyle, bütün insanlığa mâl olmuş, herkes tarafından benimsenen özlü sözlerdir.

Ne mutlu TÜRK’üm diyene!
Atatürk

Düşünüyorum, öyleyse varım.
Descartes

YANSIMA SÖZCÜKLER

Doğada duyulan seslerin taklit edilmesiyle oluşan sözcüklerdir. Bu sözcüklerde ses-anlam ilişkisi güçlüdür. Bu tür sözcükler sese dayalı olduğundan çoğu dilde benzerlik gösterir. Karıştırılmaması gereken şey şudur: Yansıma sözcükler, yalnızca “duyma” eylemi sonucunda oluşur. Mesela “kıpkızıl bir Güneş” sözcük grubundaki “kıpkızıl” sözcüğü bir yansıma sözcük değildir. Yansıma sözcüğün olduğu yerde, mutlaka duyduğumuz bir sesin yazıdaki karşılığı bulunmalıdır.

Çalılıktan çıtır çıtır sesler geliyordu.
Su şırıl şırıl akıyordu.
Kedi mışıl mışıl uyuyordu.
Kuşlar cıvıl cıvıl ötüşüyorlardı.

cümlelerinde altı çizili sözler yansımadır. Yansıma sözcüklere benzeyen ancak ses ilgisi bulunmadığından yansıma denmeyen sözcükler de vardır.

Güneş pırıl pırıl parlıyordu.
Işıl ışıl bir güne merhaba dedik.

cümlelerinde altı çizili sözler sese dayalı olmadığından yansıma değildir.

SÖZCÜKTE İKİLEME

Sözün anlamını pekiştirmek, onu zenginleştirmek ya da değişik anlam ilgileri oluşturmak için iki sözün bir araya getirilmesiyle oluşan söz öbeğidir. İkilemeler Türkçenin zenginliğidir ve doğru kullanıldıklarında anlatımı güçlendiren öğelerdir. İkilemeler yapıca ve anlamca farklılıklar gösterir.

a. Aynı sözcüğün tekrarıyla yapılabilir.
Usul usul sınıfı terk etti.
Koşa koşa geldi.

b. Yakın anlamlı sözcüklerin tekrarıyla yapılabilir.
Yalan yanlış sözlerle ortalığı karıştırdı.
Artık kimsede ar namus kalmadı.

c. Karşıt anlamlı sözcüklerin tekrarıyla yapılabilir.
Aşağı yukarı iki aydır kimse uğramadı buraya.
İşin aslını er geç öğreneceğim.

d. Biri anlamlı biri anlamsız sözcüklerle yapılabilir.
Eğri büğrü yollardan denize ulaştık.
İçeriye ufak tefek bir adam girdi.

e. Her ikisi de anlamsız sözcüklerle yapılabilir.
Ivır zıvır eşyaları tavan arasına kaldırdık.
Böyle eften püften sebeplerle oyalama beni.

f. Sözcüklerden biri ya da her ikisine ekler getirilerek yapılabilir.

Beni baştan aşağı şöyle bir süzdü.
Onunla başa baş mücadele etti.

Her ikileme cümleye değişik bir anlam katar.
Yüzüme acı acı gülümsedi. (kuvvetlendirme)
Gideli aşağı yukarı iki gün oldu. (ihtimal)
Ivır zıvır eşyaları atın. (değersiz)
Caddede sıra sıra ağaçlar vardı. (çokluk)

Güncelleme Tarihi: 04 Mart 2019, 20:37
YORUM EKLE