Atatürk'ün Anıları, Bir Atatürk Öğretmeni: Refet Angın

Atatürk'ün Anıları, Bir Atatürk Öğretmeni: Refet Angın

Atatürk'ün Anıları, Bir Atatürk Öğretmeni: Refet Angın

Atatürk'ün Anıları, Bir Atatürk Öğretmeni: Refet Angın

Atatürk'ün Anıları, Atatürk'ün hayatı kısaca, Atatürk’ün anıları, Atatürk’ün hayatı ödev, ulu önder Atatürk'ün hayatı, Atatürk'ün hayatı uzun, Atatürk'ün hayatı özet, Atatürk'ün hayatı kısaca, Atatürk’ün hayatı resimli

Atatürk ile ilgili tüm yazıları okumak için tıklayınız: ATATÜRK

Atatürkün hayatı kısaca, Atatürk’ün anıları, Atatürk’ün hayatı ödev, ulu önder Atatürk ün hayatı, Atatürkün hayatı uzun,  Atatürkün hayatı özet, Atatürkün hayatı kısaca, Atatürk’ün hayatı resimli,

TDH - KOLAY ERİŞİMİ Türkçe Göktürkçe Edebiyat Türkçe Adlar Tarih Kökenbilgisi Türk Lehçeleri Yazım Kılavuzu Türk Dünyası PDF-DOC Sınav-Deneme SÖZLÜKLERİMİZ

DİL BİLGİSİ KOLAY ERİŞİMİ Dil Bilgisi Sıfatlar Belirteçler Anlam Bilgisi Kompozisyon İlgeçler Cümlede Anlam Nasıl yazılır? Bağlaçlar Paragrafta Anlam Noktalama İşaretleri Ünlemler Sözcükte Anlam Sözcük Bilgisi Eylemler Ses Bilgisi Yapım Ekleri Eylemsiler Yapı Bilgisi Adıllar Dil-Anlatım Yazım Bilgisi Adlar Edebiyat Anlatım Bozuklukları Ana Bet Atasözleri ve Deyimler TDH-Instagram Tivitır Feysbuk

...

Bir Atatürk Öğretmeni: Refet Angın

2 Eylül 1928’de, yazı devrimi gezisinde Gazi Mustafa Kemal Paşa Gelibolu’ya da uğramıştır. Öğrenci Refet o günü şöyle anlatıyor:

“Karşılamada ben, Gazi’ye bir buket sunarken tökezleyip düşmüştüm. Gazi, beni yerden kaldırdı ve iki yanağımdan öptü:

-‘Acıdı mı kızım? Diye sordu. Ben:

-‘Hayır, acımadı’ diye cevap verdim. Gazi, yanındakilere:

-‘Bunun ayağına dikkat edin’ diye emir verdi.’”1

Edirne'de Öğretmen Okulu'nda bir dersi dinlerken. (24 Aralık 1930)

Öğretmen Adayı Refet 24 Aralık 1930’da Edirne’de okulları gezen Gazi, Kız Öğretmen Okulu’na da uğramış, sınıflarda dersleri dinlemişti. Öğrenci Refet anlatıyor: 

“‘Atatürk, okula geldiğinde, kendisine okul adına bir buket sundum ve şu konuşmayı yaptım:

-‘Aziz Paşa’m! Türk yurdunun sınır kapısı olan Edirne’ye ve memleketimize gelişiniz bizi çok sevindirdi. Arkadaşlarım adına size hoş geldiniz, diyor ve bu buketi sunuyorum. Lütfen kabul buyurun. Paşa’m! Size öğretmen olmak için söz vermiştim. Ve işte öğretmen adayı olarak karşınızdayım. Gazi, buketi aldı ve:

-‘Evet hatırladım. Sen Gelibolu’da düşen küçük kız değil misin? Dedi. Gazi, sözlerine şöyle devam etti:

-‘Söyle bakalım, ne öğretmeni olmak istiyorsun? Ben, bir an yanımdaki öğretmenlerime baktım ve dedim ki:

-‘Matematik öğretmeni olacağım. Gazi:

-‘Hayır, sen matematik öğretmeni değil, Tarih öğretmeni olacaksın.’ dedi. Ben:

-‘Emredin Paşa’m, ama neden?’ Diye cevap verdim. Gazi:

-‘Ha, bak, ben seni küçükken de tanıdım. Sen, o zaman küçüktün; yine iki lâf etmesini biliyordun. Şimdi de seni seçtiklerine göre, sende bir şeyler var. Görüyorum ki çok okuyorsun ve güzel konuşuyorsun. Onun için sen, Tarih öğretmeni ol’ dedi.”2

Edirne İlköğretim Okulu öğretmen ve öğrencileriyle. (24 Aralık 1930)

Dolmabahçe Sarayında İkinci Türk Tarih Kongresi yapılmıştı. Bu kongreye katılan Gelibolu Ortaokulu Tarih Öğretmeni Refet Angın şöyle anlatıyor:

-“20–25 Eylül 1937 tarihleri arasında yapılan İkinci Türk Tarih Kongresinde delege olarak bulunuyordum. Dolmabahçe Sarayı’nda Kongre çalışmaları devam ederken Afet İnan, beni bir gün Atatürk’e şöyle tanıttı:

-‘Size, çiçeği burnunda bir Tarih öğretmeni tanıtmak istiyorum. Atatürk, bu söz üzerine dedi ki:

-‘Çocuk, sen geç kalmışsın; ben, onu tanıyorum.’ Ben de:

-‘Paşa’m, ben emrinizi yerine getirdim ve Tarih öğretmeni olarak emrinizdeyim.’ dedim. Atatürk:

-‘Bak, öğretmen olmak kâfi değil; görev şimdi başlıyor. Şunu iyi bil ki çok iyi öğretmen olacaksın. Çok okuyacaksın. Sen, zaten okuyorsun; ama daha çok okuyacaksın. Talebelerini çok iyi yetiştireceksin. Onlara, Kurtuluş Savaşı’nı çok iyi öğreteceksin. Ve bu arada Çanakkale Savaşları’nı sakın unutma’ dedi. Bende:

-‘Efendim, biliyorsunuz, ben Gelibolu'luyum’ dedim. Atatürk:

-‘Evet, biliyorum. Bak, çocuk; bunu neden söylüyorum? Bizi, bu günlere getiren Çanakkale Savaşları’dır. Ezkaza biz onu kaybetse idik, bugün hür dünya camiası yoktu’ diye konuşmasına devam etti. Ben ise:

-‘Tamam, Paşa’m. Emredersiniz. Şeklinde karşılık verdim.’ Atatürk, sözlerine şunları da ekledi:

-‘Bak, çocuk; sana bir şey daha söyleyeceğim. Devrimleri ve ilkeleri yaşatacaksın. Gerektiğinde mücadele edeceksin. Sakın ha, unutma.’ Ben:

-‘Paşa’m, nasıl unuturum? Cumhuriyeti nasıl kazandık? Siz, Yüce Kahraman Atatürk’sünüz’ diye cevap verdim. Atatürk, sözlerini şöyle bitirdi:

-‘Biliyorum; ama yine unutma diyorum.’”3

II.Türk Tarih Kongresi'ne katılan tarih öğretmenleri onuruna, Beylerbeyi Sarayı’nda verilen davete gelirken. (26 Eylül 1937)

1 Cumhuriyet Gazetesi, Sayı:1552, 3 Eylül 1928, s. 2.

2 Resmî Edirne Gazetesi, Sayı: 209, 28 Aralık 1930, s.1.

3 Cumhuriyet gazetesi, 21 Eylül 1937–26 Eylül 1937, Sayı: 4798–4803.

Kaynak: Atatürk’ten Gençliğe Unutulmaz Anılar, Ahmet Gürel, Mayıs 2009 

YORUM EKLE