26.05.2020, 18:47

Bayram kelimesinin kökeni

BAYRAM MESAJI ve BAYRAM KELİMESİ ÜZERİNE


Bayram kelimesi insanların neşelendiği, sevindiği, coştuğu duygu larının tezahürünü gösterir. Bizim bayramlarımız dinî ve millî bayramlar olarak ikiye ayrılır. Çocukluğumuzun en güzel günleri bayram günleri idi. Hepimizin kim bilir ne güzel bayram anıları vardır.


Bugün 24 Mayıs 2020 Pazar günü. Dinî bayramlarımızdan Ramazan Bayramı / Şeker Bayramının ilk günü. Ben Türk dünyasındaki vatandaşlarımın, soydaşlarımın, kandaşlarımın mübarek Ramazan bayramını kutluyor, Gelecek günlerinin öncelikle SAĞLIKLI olmasını diliyorum. Yollarını güzellikler süslesin. Ancak müslüman Türk dünyasının bu yılki bayramı buruk geçirdiğini de vurgulamalıyım. Çünkü Korona virüsü ile ilgili kısıtlamalar, hastalık dolayısıyla vukuu bulan ölümler büyük üzüntü veriyor.


Ruhr Üniversitesi’nde çalıştığım Almanya günlerimden Mehmet Erkan, Murat Başar, Şevket Özbek, Osman Türemen, Mustafa Kemal Özdemir gibi arkadaşlarım ve dostlarım vardır. Bunlardan Mehmet Erkan Arefe günü Facebook’ta “Bayram kelimesi hangi dilindir? a) Türkçe, b) Arapça, c) Hintçe, d) Farsça” sorusunu sordu. Ben de Mehmet Erkan’ın sorusunu “Türk Halklarının En Eski Bayramı: Yeni gün < Yañı kün” başlıklı yazımın son bölümü olan Bayram kelimesi ile ilgili bölümünü tekrar ederek cevaplıyorum. Arkadaşlarımın da bayramlarını kutluyorum. Yollarını güzellikler süslesin.


En eski yazılı kaynaklarımız olan Göktürk ve Uygur metinlerinde “bayram” mefhumunu ifade eden Türkçe bir kelime bu güne kadar tespit edilememiştir. Bayram mefhumunu karşılamak üzere Sanskritçe, Sogdça > Farsça, Arapça gibi dillerden Türkçeye giren kelimeler de Türk dilinin kuralları içerisinde yoğurularak Türkçeleşmişlerdir.

Bunları sıra ile görelim.
Sanskritçe: Eski Uygur Türkçesi metinlerinde karşımıza Uygur takviminin ilk ayının adı olan aram ay “bayram ayı” ibaresi çıkıyor. Bu aydan önceki on ikinci ayın Eski Uygur Türkçesi metinlerindeki karşılığı ise “oruç ayı” anlamına gelen çakşapat ay ~ çahşapat ay ~ çakşaput ay ~ çahşaput ay şekilleridir. Çakşapat kelimesinin kökü Sanskritçe şikşâpada kelimesine dayanıyor. Aram kelimesinin kökü de Skr. râma kelimesine dayanıyor. Sanskritçe kelime Türkçeye geçerken, Türkçede artikel olmadığı için, sonundaki -a artikel eki düşüyor ve kelime râm şeklini alıyor. Ancak Türkçede r- ünsüzü ile kelime başlamadığı için a- ünlüsünü ön ses olarak alıp aram şeklinde Türkçeleşiyor. Metinlerde de aram ay “bayram ayı” şeklinde kullanılıyor.
Sogdça: Mefhumun Sogdçası patrâm, Sogdçadan Farsçaya geçen şekli ise padrâm’dır. Bu kelime Kâşgarlı Mahmud tarafından Dîvânü Lugati’t-Türk’e pek muhtemel ki Farsçadaki badram şeklinden aynen alınmıştır.

Oğuz Türkleri ise kelime ortasındaki -d- (-ḏ-), ünsüzünü -y-’ye çevirdikleri için kelimenin Türkçeleşmesi bayram şeklinde olmuş ve kelime Türkçede bin yıldan beri bu şekliyle Türkçede kullanılmıştır. Bu konuda Kâşgarlı Mahmud DLT’te şu bilgileri vermektedir. (Ahmet B. Ercilasun-Ziyat Akkoyunlu, Kâşgarlı Mahmud. Dîvânu Lugâti’t-Türk. Giriş-Metin-Çeviri-Notlar-Dizin, Ankara, 2014).
s. 569 baḍram halk arasında sevinç ve gülüşme. Sevinç ve piknik, eğlence. 136/118, 243/211, 522/542 > bayram.


s. 211 baḍram halk arasında sevinç ve gülüşme. Bir yer çiçek ve tomurcuklarla süslenmişse oraya baḍram yir denir, yani gezinti yeridir. Bunun aslının ne olduğunu bilmiyorum; çünkü bunu Farsların ağzından duydum. Ancak Oğuzlar bayram gününü bayram diye adlandırırlar; o da sevinç ve gezme günüdür. Onların âdeti üzre, zel harfi (ḍ), ye’ye dönüşmüştür. Bu, kurala göre tam da doğru bir kelimedir.


s. 422 bayram. bayram. Oğuzcadır. Sanıyorum ki bu insanların “sevinç ve piknik” için kullandıkları baḍram sözünden dönüştürül müştür. Bayram günü sevinç günüdür; cahiliye devrinde bayram günü yoktu ki onun adı olsun. Olsa idi bütün Türkler onu bilirdi; (fakat) bunu bilmiyorlar. Ancak lehçelerine uygun olarak zel’i (v’yi) ye’ye dönüştürenler biliyorlar. 


s. 118 badram kıl- “Bayram etmek, bayram yapmak”
yigitlerig işletü / yıgaç yimiş ırgatu
kulan keyik awlatu / baḍram kılıp awnalım 
Güney Sibirya lehçelerinden Hakas Türkçesi’nde kelimenin p- ünsüzü ile payram şeklinde kullanılması Sogdçanın tesiri değil, Sibirya Türk lehçelerindeki ünsüz sertleşmesi veya sadasızlaşması yüzündendir. Kırgız-Kazak Türkçelerindeki mayram şekli ise dudak ünsüzü b’nin nazallaşarak m olması dolayısıyladır.
Arapça: Bayram kelimesi Arapçada عید ayın-ye-dal ile îd, ıyd şekillerinde geçer. Ali Nihâd Tarlan hocamızın derslerinde Fuzuli’den verdiği aşağıdaki örnek şaheserdir.


Yılda bir kurbân keserler halk-ı âlem ıyd üçün
Dem-be-dem sâat-be-sâat men senün kurbânınam
Arapça îd, ıyd kelimesi Türkçeleşip ayt, hayt, hayıt şekilerini de almıştır. Ünlü Kırgız yazarı Cengiz Bey’in soyadı Ayt-mat-ov ( Bayram Muhammed Oğlu) kelimesinde bu Bayram karşılığında Ayt kelimesinin kullanıldığı görülmektedir. Ünlü Özbek bilgini Baymirza Beyin soyadı Hayıt idi. Çinliler tarafından hapse atılan Uygur müzisyenin adı Abdurehim Hayit dir. Mehmet Erkan’ın bilmece sorusunu cevaplandırdığımı zannediyorum.

SUAT ÖZER 25.05.2020
Değerli hocam, Tuncer Gülensoy hocamız bayram sözcüğünün Türkçe olduğunu düşünüyor.  Saygı ve sevgiler...
 
OSMAN FİKRİ SERTKAYA 25.05.2020
Suat Özer Ķâşgarlı Mahmud ise 1000 yıĺ önce ben bu kelimeyi Farslardan duydum diye söylüyor.

SUAT ÖZER 25.05.2020
Yanıtınız için sağ olunuz. Bir neni daha önce söylemiş olmak onu "kesin doğru" yapmaz. Kaşgarlı'nın da yanlış yapabileceği, günümüz dil bilimcileri kadar derin köken bilimsel bilgiye sahip olmadığı gerçeğini de göz ardı etmemek gerek. Sevgiler,  saygılar hocam.

ALE DADASHİ 25.05.2020
Suat Özer zatan an aski turkce sozcukler bugunku fascada bulunur. Ben "Bayram" sozun turkce bilirem. Kokeninde turkcede olan "Bay, Bey" bilirem. "Bay" sozu turkcede cok onemli kokenlerden sayilir. Choklu sozcukler bu kokden torenmis.  "Bay" koku her hanki sozcuk de gelirse, orda zanginnik annami var. Ornekleri "Bayram, Bahar, Baiz (paiz), Bazanmak, Bahali, Baylik (shehr annaminda), bayrak, bayilmak,...".Fascada olan "Bazm" Bayram annaminda, haman bu kokdendir. Fascada olan "Bozorg" turkcede olan "Buyuk" aski formudur.

RIDVAN ÖZTÜRK 25.05.2020
Sayın hocam, bayramınız kutlu olsun. Kafama takılan şu soruyu da bu arada sormak isterim: Alıntı kelimelerde badram örneğinden başka -d->-z->-y- değişimi görülen başka bir örnek var mı?

OSMAN FİKRİ SERTKAYA 25.05.2020
Rıdvancığım edgü ) ezgü ) eygü ve benzeri kelimelerdeki ses değişmeleriniın uygulandığını düşünmeliyiz. Aranırsa başka örnekler de bulunabilir.

TİMUR KOCAOĞLU 25.05.2020
Osman Fikri Sertkaya Bilgem, senin bu yazın Bayram dolayısıyla kaleme alınmış, bir bayramlık söyleşi yazısıdır. Ancak bu konuda çok sayıdaki Türkoloğun dediklerini gözardı  ederek, kendince bu Soğudcadan alınmadır diye tek bir Clauson'a takılıp kalmışsın. Oysa Sevortyan, Doerfer, Gülensoy, Stachowski gibi Türkologların bu konudaki görüşlerine  de  gönderme yapmadan "soğudcadandır" diye kestirip atıyorsun! Sonra bu aşağıdaki yargıların hiç bir zaman bilimsel bir görüş değildir:
"En eski yazılı kaynaklarımız olan Göktürk ve Uygur metinlerinde “bayram” mefhumunu ifade eden Türkçe bir kelime bu güne  kadar tespit edilememiştir." Bir sözcüğün Göktürk ve Uygur dönemi eserlerde geçmemiş olması onun Türkçe olmadığını göstermez!
İkinci olarak da Kaşgarlı'nın aşağıdaki ifadesini yanlış yorumluyorsun:
Kaşgarlı: "baḍram halk arasında sevinç ve gülüşme. Bir yer çiçek ve tomurcuklarla süslenmişse oraya baḍram yir denir, yani gezinti yeridir. Bunun aslının ne olduğunu bilmiyorum; çünkü bunu Farsların ağzından duydum. Ancak Oğuzlar bayram gününü bayram diye adlandırırlar; o da sevinç ve gezme günüdür. Onların âdeti üzre, zel harfi (ḍ), ye’ye dönüşmüştür. Bu, kurala göre tam da doğru bir kelimedir."
Kaşgarlı'nın onu Farslardan da duymuş olması, o sözün Farça olduğunu göstermez, Farslarda da kullanıldığını gösterir yalnızca. Neyse yazın bir bayramlık şeker olduğu için tatlıdır  da, yalnız vardığın etimolojik sonucun kanıtlanmamış bir varsayımdır, ona da "Bayramlık Varsayım" diyelim 
Bu arada, bayramını kutlar, sağlık esenlikler dilerim!

ALE DADASHİ 25.05.2020
Zatan an aski turkce sozcukler bugunku fascada bulunur. Ben "Bayram" sozun turkce bilirem. Kokeninde turkcede olan "Bay, Bey" bilirem. "Bay" sozu turkcede cok onemli kokenlerden  sayilir. Choklu sozcukler bu kokden torenmis. "Bay" koku her hanki sozcuk de gelirse,  zanginnik annami var. Ornekleri "Bayram, Bahar, Baiz (paiz), Bazanmak, Bahali, Baylik (shehr annaminda), bayrak, bayilmak,...". Fascada olan "Bazm" Bayram annaminda, haman bu kokdendir. Fascada olan "Bozorg" turkcede olan "Buyuk" aski formudur.

**********************************
**********************************
**********************************

OSMAN FİKRİ SERTKAYA 25.05.2020
BAYRAM KELİMESİ ÜZERİNE PROF. DR. TİMUR KOCAOĞLU’NA CEVAP
1. Sayın Prof. Dr. Timur Kocaoğlu benim Facebook’ta 24 Mayıs 2020, saat 02.55 itibarı ile yayına verdiğim “Bayram mesajı ve Bayram kelimesi üzerine” başlıklı yazımı değerlendirmiş. Değerlendirmelerini sıra ile yazıyorum.
A. Ancak bu konuda çok sayıdaki Türkoloğun dediklerini göz ardı ederek, kendince bu Soğutçadan alınmadır diye tek bir Clauson’a takılıp kalmışsın, oysa Sevortyan, Doerfer, Gülensoy, Stachowski gibi türkoloğların görüşlerine gönderme yapmadan “Soğutçadır” diye kestirip atıyorsun. (Ben, Clauson’a takılıp kalmamışım. Clauson kelimenin İrancadan Türkçeye girdiğini söylüyor. Ben “Sogdçadan Türkçeye girmiştir” diyorum. Kocaoğlu keşke Clauson’un sözlüğüne baksaydı. Ama ben bunu aşağıda genişçe yazacağım).
B. En eski yazılı kaynaklarımız olan Göktürk ve Uygur metinlerinde “bayram” mefhumunu ifade eden bir kelime bugüne kadar tespit edilememiştir” diyorsun. (Evet bu tarafımdan yapılan bir tespittir. Bu tespitim doğru değilse, doğru örneğin verilmesi gerekmiyor mu?).
C. “Kâşgarlı Mahmud’un ben bunu Farslardan duydum” demesi onun 1000 yıl önceki bir tespiti değil midir?
D. “Vardığım etimolojik sonuç kanıtlanmamış bir varsayım imiş”. En iyisi bu ithamları sırası ile cevaplayayım. Hem Timur bey faydalansın, hem de başkaları.
2. Hint-İran dillerinde bayram kelimesi:
Sanskritçe’de “bayram mefhumu” rāma kelimesi karşılanır. rāma’nın anlamı da “neş’e, huzur, mutluluk, sükûn”dur. rāma kelimesinin sonundaki -a ünlüsü Hintçede artikel ekidir. Kelime Sanskritçeden Türkçeye geçince bu -a eki düşer. Çünkü Türkçede Artikelin karşılığı yoktur. Böylece kelime Türkçede rām şeklini alır. Daha sonra Türkçede bayram şeklinde görülecek olan kelimenin ikinci hecesi olan ram bu kelimedir. Ancak Türkçede r- ünsüzü ile kelime de başlamadığı için rām kelimesi önüne a- protezini alarak aram şeklinde Türkçeleşir.
Kelime Göktürk metinlerinde görülmez. Eski Uygur Türkçesi metinlerine de çeviri metinler ile girer ve ram şeklinin yanında genellikle tarih kayıtlarında yıl adından sonra Türkçeleşmiş aram şekli ile kullanılır. aram ay “yılın ilk ayı demektir”. Örnekler: ram ay iki şık bugday, ikinti ay iki şık bugday. (Ch/U 7470 + Ch/U 6058, 4. satır); tavışgan yıl aram ay bir yangıka (USp 87/1); bu tavarnıng satıgı elig tas bözni aram ay içinde birür men (U 5264/4.-6. satırlar).
3. rāma kelimesi İrancada *pati-rāma şeklinde görülür. Anlamı “neş’e, huzur, mutluluk, sükûn”dur.
4. İranca *pati-rāma kelimesi Sogdçada pat-rām şeklinde kullanılmıştır. Anlamı “neş’e, huzur, mutluluk, sükûn”dur.
5. Sogdça pat-rām kelimesi Orta Farsçada paḏ-rām şeklinde kullanılmıştır. Anlamı “neş’e, huzur, mutluluk, sükûn”dur.
6. Bir başka Farsça açıklama da bezm “yiyip içme, konuşup eğlenme meclisi” kelimesinin Sanskritçeden gelen ram kelimesi ile birleşerek bezmrām şeklini almasıdır. Ancak üç ünsüz zmr bir arada telaffuz edilemediği için -m- ünsüzü düşer kelime bez-rām şeklini alır. (Sargon Erdem, “Bayram” (etimolojisi: Diyanet İslâm Ansiklopedisi, 5, 1992, s. 257-259).
7. Türkçeye Farsçadan geçen bez-rām > bazrām veya paḏ-rām > baḏrām kelimesi Türkçeleşmek için d > y değişmesine uğrayarak badrām > bayram şeklini alır. Artık bayram kelimesi Türkçedir. Bu yüzden de b > m değişmesi ile Türkçenin Oğuz kolunda bayram şeklini alır. (EDPT 308a).
Etimoloji sözlüklerinde bayram kelimesi:
8. Wilhelm Radloff kelimeyi R IV 1119’da Farsçadan Türkçeye giren bir kelime olarak kabul etmiştir. (Bk. Gerhard Doerfer, TMEN II, 813’deki bayram maddesinin sonu, s. 385).
9. Daha sonra Sir Gerard Clauson (1952) EDPT 308a’daki baḏram maddesinde kelimeyi F(remd) = Yabancı olarak gösterir. baḏram ‘merriment’ and the like, hence ‘a feast’. Clauson kelimeyi “No doupt an Iranian l.-w.” şeklinde “Hiç şüphesiz bir İranca alınçlama /veya/ hiç şüphesiz İrancadan bir alınçlama” tavsif etmiştir.
10. Gerhard Doerfer ise TMEN II 823 (s. 384-385)’de kelimenin Türkçeden Farsçaya geçtiğini söylüyor.
11. Gülensoy kelimeyi “batıra- > badra- > bayra- gibi hayali bir fiil kökünden -k ile bayra-k, -m ile bayra-m yapılmış olabilir” diye açıklıyor. Türkçe metinlerde bu güne kadar böyle bir fiil kökü tespit edilmemiş. Gülensoy’un bu açıklaması bir varsayım. Ben ise kelimeyi batur- fiilinden -ak eki ile batur-ak > batrak > badrak > bayrak olarak açıklıyorum. Benzer kelimem de sanç- fiilinden sanç-ak > sancak.
12. Gülensoy’un da hocası Hasan Eren Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü (Ankara, 1999, s. 45a-b)’ndeki “bayram” maddesinde kelimenin kökeninin karışık olduğunu yazıyor. “Sevortyan kelimenin Orta Türkçe’de baḏram (ḏ harfi delta ile gösterilmiş) şeklinde geçmesini kelimenin Farsçadan gelme ihtimalini çürütmüştür” diyor. (Burada Sogdça ile Farsça karıştırılmış olmalı.)
13. Hülâsâ Badram kelimesi ise Türkçe kökenli olmayan yabancı bir kelimedir. Oğuz Türkçesinde d > y gelişmesi ile bayram şeklinde Türkçeleşmiştir. Bu Türkçeleşme Kıpçak lehçelerinde b- > m- değişmesi ile Kırgız Türkçesi’nde mayram, Kazak Türkçesi’nde meyrem, Güney Sibirya Türk Lehçelerinde ise b- > p- değişmesi ile Altay, Teleüt, Şor, Sagay, Koy, Kaça, Küerik payram, Baraba, Küerik lehçelerinde peyrem şekillerinde devam etmiştir. Olay budur.
14. Şimdi genel olarak birkaç hususu vurgulamalıyım. Bir dilci olarak bu güne kadar Türkçede üç cins kelime bulunduğunu gördüm.
A) Türkçe kelimeler.
B) Yabancı kökenli olup, Türkçeleşen kelimeler.
C) Taklidî (onomatophe) kelimeler.
15. Anneannem eğitimli, Kur’anı okuyan, ancak Latin harflerini bilmeyen bir Kerkük Türkmeni idi. Lahana yerine ilahana, limon yerine ilimon, raf yerine iraf, leğen yerine ileğençe gibi kelime telâffuz ettikçe ilk okul öğrencisi olan ben onu düzeltir “nene! lahana, limon, raf, leğence diyecen” derdim. Üniversitede öğrendim ki Türkçeyi doğru konuşan anneannem imiş.
16. Sonuç: Timur Beyin söyledikleri bana “teyzemin bıyıkları olsaydı, ona dayı derdim” sözünü hatırlatıyor.

Yorumlar (0)
26°
açık