Dilde Seçme ve Sıralama Eksenleri

Dilde Seçme ve Sıralama Eksenleri

Dilde Seçme ve Sıralama Eksenleri

Dilde Seçme ve Sıralama Eksenleri

Dilde Seçme ve Sıralama Eksenleri

Dil sistemi, karşıtlık ilkesine dayanır. Ünlüler ünsüzlerle, eş anlamlılar zıt anlamlılarla bir kar şıtlıklar düzeni kurar. Bu karşıtlıklardan birisi, seçme ve sıralama eksenidir:

Bir dili kullanırken sözcükleri, dil bilgisinden bildiğimiz bir düzende “Özne, tümleç, nesne, yüklem” düzeninde sıralarız. Buna sıralama ekseni adını veriyoruz. Sıralama ekseninde sözcükler, cümle içindeki görevlerine göre yeni bir anlam kazanırlar. “Ahmet kediyi yakaladı.” cümlesinde Ahmet eylemi yapan öznedir, kedi bu eylemden etkilenen varlıktır. “Kedi fareyi yakaladı.” cümlesinde eylemi yapan kedidir. Bu, şu anlama gelmektedir: Sözcüğün cümle içindeki konumu ona yeni bir anlam kazandırır. Buna, sözcüğün dil bilgisi anlamı adını veriyoruz. Sıralama ekseninde yapılan değişiklikler, çok ciddi anlam değişmelerine yol açar. Türkçe, söz dizimi açısından kurall ı bir dil olduğundan onu doğru kullanmanın temel şartlarından birisi, sıralama ekseninde hata yapmamaktır.

Sıralama ekseninde yer alan sözcükler bulundukları konuma bağlı olarak dil bilgisel (gramatikal) bir anlam kazandıkları gibi, önünde veya ard ında bulunan sözcüklere göre ve birbirlerine bağlanış biçimlerine göre yeni anlamlar kazan ır. Bu anlama, sözcüğün söz dizimi anlamı diyoruz. “Göz” sözcüğü bir cümle içinde kendisinden sonra gelen sözcüğe göre yeni anlamlar kazanır: “Göz alıcı, göz hekimi, göz hakkı, göz hapsi, göz kararı, göz koymak, göz önü, göz yaşı, göz yummak, gözden düşmek, göze gelmek, gözden kaçmak, gözden kaybolmak, göze girmek, gözü tok” gibi kullanımlarda “göz” sözcüğü çok farklı anlamlarda kullanılmıştır.

Sıralama ekseninden başka, dilde bir de seçme ekseni vardır. Seçme ekseni, sıralama ekseninde yer alan sözcüklerin yerini alabilecek sözcüklerin oluşturdu ğu listedir. Bir cümlenin öznesinin “Mehmet” olduğunu düşünelim. Bu cümlede “Mehmet” yerine “o, arkada şım, kardeşim, bizim yaramaz” sözcüklerini kullanabiliriz. Dilimiz bize, cümlede bulunan bir sözcüğün yerini alabilecek bir sözcük listesi sunar. Bu listeye seçme ekseni adını veriyoruz. Dili doğru kullananlar bu listeden en uygun sözcüğü seçenlerdir. Bu sözcüğü seçerken cümleye en uygun olanını bulmamız önemlidir. Bu sözcüğün seçiminde kiminle, nerede, hangi şartlarda konuştu ğumuzun veya yazıda kime ve hangi şartlarda yazdığımızın da göz önünde bulundurulması gerekir. Bu konu doğru anlatımın temelini oluşturur.

Dikkat edilecek olursa seçme ekseninde yer alan sözcükler iki zıt özelliği kendilerinde toplarlar: Onlar bir bakıma eş anlamlı sözcüklerdir. Özne olarak bir cümlede “Ahmet” sözcüğünü kullanabileceğim gibi “o” zamirini de kullanabilirim. Bu durumda “Ahmet” ve “o” ayn ı varl ığı dile getirir ve eş anlamlıdır. Diğer yönden Ahmet’ten “Ahmet” veya “o” diye söz etmemiz arasında ince bir anlam farkı vardır. “Ahmet” sözcüğü ile “o” sözcüğü bir “karşıtlık” hâli içindedir. Seçme ekseninde yer alan sözcükler bir yönden aynı, bir yönden farklıdırlar. Anlatım dediğimiz şey bu listeden en uygun olanını seçmektir. Kişisel olarak sözcüklere bağlı seçme eksenlerimizin genişliği dile hâkimiyetimizin bir göstergesidir.

Seçme Ekseni

Kardeşim

Bizimki

hareket etti.

O

pazara

yürüdü.

Ahmet

çarşıya

doğru

gidiyor.

Sıralama Ekseni

İkinci Örnek:

O

bayramda

burada

kalacak.

Ahmet

29 Ekimde

Ankara’da

oturacak.

Bizimki

tatilde

evde

olacak.

Arkadaşım

o gün

evden

çıkmayacak.

Dilimizin sözcükleri, sadece söz dizimi ilişkileri içinde değil, anlam bilimi ilişkileri içinde de bir karşıtlık sistemi yaratır:

Karşıt Sözcükler Sistemi

Fiyat

Yükselmek

Merdiven

At

Çıkmak

İnmek

Binmek

Lastik

Kartal

Şişmek

Kalkmak

Bu tablo bize, sözcükleri tek başına öğrenmenin pek de yararlı olmadığını göstermektedir. Sözlüklerimiz bize sözcüklerin anlamını verirken sözcüğ ün sadece eş anlamlılarını sayar. Bu yararlıdır; fakat yeterli değildir. “İnmek” sözcüğünün Türkçede nas ıl kullanıldığını bilmek için onu bütün karşıtlık sistemi içinde algılamak gerekmektedir.

Dil sistemlerinin incelenmesinden şu sonuç çıkmıştır: Sözcüklerin anlamlarını doğru öğrenmenin dört yolu vardır: Tanımlarını öğreniniz, eş anlamların ı öğreniniz, zıt anlamlarını öğreniniz, karşıtlarını öğreniniz. Birçok soyut sözcüğün anlaşılması ancak zıt ve karşıt anlamlarının bilinmesiyle mümkündür.

Türkçenin söz dizimi yapısına bir örnek:

Yardımcı Fiiller Seçme Ekseni

Buradaki yardımcı fiil listeleri birer “seçme ekseni” oluşturmaktadır. Bu listeleri biliyor ve amacınıza en uygun olanı seçebiliyorsanız, dili doğru kullandığınızdan emin olabilirsiniz:

yardım

yardım- da

yardım- ı

yardım- dan

yardım- a

yardım- la

et- , yap- , gör- , al- , iste

bulun- , kusur etme- ,

yap- , sağla- , kabul et- , reddet- , bekle- ,

hoşlan- , yararlan- , kaç- , çekin- , bık-

kalkış- , gel- , bağlı ol- , katkıda bulun- ,

yaşa- , ilgilen- ayakta dur, görevlendiril- ,

YORUM EKLE