18.10.2022, 17:31

DÜNYA DİLLERİ VE TÜRKÇEMİZ

DÜNYA DİLLERİ VE TÜRKÇEMİZ

Dünya'da en eski olduğu algısı ile yazılıp, çizilen diller, aslında Kengerce’den ( Sümer) M.Ö 4000 -1000, Türkçeden ise 1500 yıl sonra doğar. Eski Mısır dili M.Ö 2500, çivi yazısı Dravida dili M.Ö 2500,  İbranice MÖ 1200, Çince M.Ö 1100, Yunanca M.Ö 750, Farsça M.Ö 750, Arapça M.S 600, İngilizce M.S 750 tarihlidir. (M. Ünal Mutlu )                                                                                                                     Japon ve Çin medeniyetinin dip kültürü M.Ö 4000 yıllarında Türkistan’dan göçen Türklere dayanmaktadır. Ayrıca Türklerin Anadolu’ya gelmeleri 1071 değil, M.Ö 12.000 yıllarına kadar gider. (Kazım Mirşan)                                                                                                                              Türkçenin 9.000 yıllık geçmişini anlatan Alman Max Plant Ensitüsünden 300 bilim insanı ve Prof. Dr. Martie Robbeets yayınladıkları raporda Fransızca dahil bütün Hint - Avrupa kökenli dillerin kökeninin iç Asya olduğunu ortaya koyarlar.                                                                                                                  " 50  Cıvarında dil bilirim ama Türkçe öyle farklı bir dil ki az kelimeyle çok şey anlatan, sanki 100 yüksek matematik Prof. bir araya gelerek Türkçeyi yaratmış."  diyen ( Belçika'lı Prof. Johan Vandewalle )     ABD' li Türkolog Norm Kisamov  ise " Hint- Avrupa dil teorisi düzmecedir. İngilizce ve Rusça, temel sözcüklerin yarısından fazlası, morfoloji dahil olmak üzere Türki sözlüğünd dayandığını açıklar.

Tarihsel gelişimde "  Demokrasi kavramını Grek kökenli sayanların, geriye dönüp çok iyi bildikleri ama bilmezden geldikleri Sümer, Mısır ve Fenike uygarlıkları hatırlamalarına yardımcı olacaktır. Sayın Kramer’in deyimiyle İlk Meclis Kengerlerde görülür, Roma ve Grek’te değil.                                              Demir hem Kengerce de hem eski Uygurca’da Tanrı demektir. Ticaret, eğitim ve astronomi yanında, demokrasi, insan hakları, meclis gibi demokratik kurumların yaşam bulduğu kelime ve kavramları ilk olarak M.Ö 3000 ler de Kengerlerde görülür. ( Muazzez İlmiye Çığ )                                                            Bir yanda " Milletin geleceğini temin edecek mal değildir, akçe değildir; Edebi lisandır "  diyen İsmail Bey Gaspıralı. Dünya’da ise Batı’nın dikte ettiği eğitim ve algı sitemi içinde taraflı, çalıntı bilgilerle, aydınlara sunulan inkâr edilemez, tartışılamaz bilimsel gerçekler. Bu dayatmayı kabul eden, efendilerine göbekten bağlı okur yazar tutsaklar asla bu bilgileri sorgulamayı düşünmedi!                                               Türklerin Anadolu’ya ilk girişleri M.Ö 12.000, ikinci gelişleri M.Ö 8.000 -7.000 ler, üçüncü girişleri ise M.Ö 3.500 -4.000 ler dir. Bu bilgiler ışığında R1b genli Türklerin ataları, Türkistan’dan göçlerle Göbekli Tepe döneminde Anadolu’da olduğu, genetik olarak da kanıtlanmıştır. ( Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan)

Araştırmacılar Türkçenin eski dil olması yanında başka dillere etkilerini de gözler önüne sermektedirler.Türk dili, tarihsel olarak çivi yazılı Sümerce tabletlerde ki alıntı kelimeler şeklinde bilinir. İlk yazı ve astronomi çalışmaları, Güney Mezopotamya ( bereketli hilal) coğrafyası adı verilen bölgedeki Kenger uygarlığında doğar. Moğolistan ve Çin içlerinden Avrupa’nın ortalarına, Sibirya’dan Hindistan ve Kuzey Afrika sahasına kadar yayılmış olan Türk dilinin tarihini barındırır.                                               

Dünya üzerinde konuşulan diller üç kısımda incelenir: “ Nüfusa göre konuşulan diller, coğrafyaya göre konuşulan diller, ticari-bilimsel ve haberleşme anlamında konuşulan diller olarak değerlendirilir.”    Türkçe diğer Altay dilleri gibi eklemeli, yani sözcüklerin eklerle yapıldığı ve çekildiği, sondan eklemeli bir dildir. Türkçe Dünya’da en çok konuşulan 6. dil olarak 12 ülkede 250 milyon kişi tarafından konuşulur. Akademik çalışmalara göre, Dünya’da 6 binin üzerinde dil konuşulsada, yok edici diller nedeniyle bu dillerden en az yarısı unutulmaya, yok olmaya mahkum görünüyor. Hakas Türkçesi, Kırım Tatarcası, Gagauz Türkçesi gibi diller tehlike altındadır.                                                                                               " Bir milleti yok etmek isterseniz askeri istilaya luzum yoktur. Ona tarihini unutturmak, dilini bozmak, dininden soğutmak ve manevi değerlerini, ahlakını soysuzlaştırmak kafidir " ( Peyami Sefa )             Peyami Sefa'nın sözlerine malesef en çarpıcı örnek Endülüs İslam devletinin yıkılışıdır.                       Bir dil yasaklanmadığı ve ana dilde eğitimde kullanıldığı sürece var olur. Günümüzde yok olan veya yok edilmeye çalışılan dillerin yerine, yaygın iletişim dilinin yer alacağı öngörüsü var. Dilimiz kimliğimizdir. Dil bizi yansıtır, onunla yaşam bulur onunla geleceği tasarlarız. Dil, din ve ortak kültürel bağları birleştirendir. Dil ve düşünce ahengi oluştuğunda ise bilgi edinme, üretme, geleceğine yön verme eylemi kaçınılmazdır. Dil, yaşamın her alanını kaplayan mili kişilik ve kimliğimiz yanında, bulunduğu toplumda ortak duygu, düşünceyle milli şuur oluşturur. Türkçe deyince Nesimi’yi anmadan olmaz diyerek ;             “ Har içinde biten gonca güle minnet eylemem!                                                                                    Arabi, Farsi bilmem; dile minnet eylemem. "    iki satırını aldığımız bu şiir, Ali Şir Nevai’nin övgülerine mazhar olmuş Azerbaycan’lı Divan şairi Seyyid Nesimi’ye 1369 – 1417 aittir.)                Türkçe dışında çok iyi Arapça, Farsça bilen Nesimi, Türkçe sevdasından dolayı şiirlerinde ısrarla Arabi, Farsi bilmem diyerek 14.yy da Türkçeye sahip çıkar. Türk Dünya’sın da Türkçeyi ortak iletişim ve konuşma dili olarak bugünden zihinsel düşünüp, Nesimi’nin Türkçe sevdasını duygu, düşünce ve dil olarak sahiplenmek dileğiyle.

Yorumlar (0)
parçalı az bulutlu