18. YÜZYILDA SÖZLÜK VE BİYOGRAFİ ÇALIŞMALARI

18. YÜZYILDA SÖZLÜK VE BİYOGRAFİ ÇALIŞMALARI

18. YÜZYILDA SÖZLÜK VE BİYOGRAFİ ÇALIŞMALARI

18. YÜZYILDA SÖZLÜK VE BİYOGRAFİ ÇALIŞMALARI

18. yüzyıl Osmanlı sahasında Türkçe kelimelerin madde başı olarak verildiği ilk sözlük olan Şeyhülislâm Esad Efendi'nin Lehcetü'l-Lügat’i kaleme alınmıştır. 1732 yılında yazılmış olan eser 1844 yılında basılmıştır. Türkçeden Arapça-Farsçaya olan bu sözlükte, alıntı kelimeler, Türkçedeki kullanımlarına göre, örneğin "fâ'ide" değil "fayda", "tüfenk" değil "tüfek" biçiminde alınmıştır.

Lehcetü'l-Lügat ile birlikte 18. yüzyılda manzum birçok sözlük kaleme alınmıştır. Bunlardan ikisi Sünbül-zâde Vehbî’nin Tuhfe-i Vehbî ve Nuhbe-i Vehbî adlı sözlükleridir.

18. yüzyılda, Tuhfe-i Vehbî en çok ilgi gören sözlükler arasındadır. Eserin ilk baskısı Sünbül-zâde Vehbî hayattayken 1798 yılında yapılmıştır. Vehbî, resmi bir ziyaret için gittiği İran’da edindiği bilgileri oğlu Lutfullah’la paylaşmak için bu eseri kaleme almıştır. Tuhfe, 882 beyitten oluşmaktadır. Eser, besmelenin ardından mesnevî tarzında kaleme alınmış 93 beyitlik bir hamdele, salvele ve sebeb-i telifle başlar. Sözlük kısmı 58 kıt’adan oluşmaktadır. Sonda 201 beyitten oluşan Istılâhat-ı Acem başlığını taşıyan mesnevî yer almıştır. Tuhfe-i Vehbî’ye çeşitli zamanlarda şerh, hâşiye ve fihristler de yazılmıştır.

Nuhbe-i Vehbî ise, Vehbî’nin incelediği 120 eserin özetini içeren Arapça-Türkçe bir manzum sözlüktür. III.Selim’e sunulmuştur. Bu eser de Vehbî hayattayken 1805 yılında basılmıştır.
Vehbî’nin eserleri ile birlikte, bu yüzyılda Arapça-Farsça-Türkçe kaleme alınan sözlükler de vardır. Abdurrahman Zâhidî-i Konevî’nin Tevfiye’si, Osman Şâkir b. Mustafa-yı Bozokî’nin Müselles-nâme-i Şâkir’i ve Eşref Feyzî’nin Tuhfe-i Şâhîdî’ye nazire olan Lugat-ı Feyzî’si Arapça-Farsça-Türkçe olarak yazılmışlardır. Başka bir Tuhfe-i Şâhîdî naziresi ise, Mustafa Keskin b. Osman tarafından yazılan Manzûme-i Keskin’dir. Antakyalı Şeyh Ahmed tarafından yazılan Se-Zebân hem Arapça-Farsça-Türkçe manzum bir sözlük hem de bir gramer kitabıdır.

Bu yüzyılda sıbyan mekteplerinde öğrencilerin Farsça’yı öğrenmelerine katkı sağlamak için Mustafa İlmî b. İbrahim tarafından Tuhfetü’l-İhvân ve Hediyetü’s-Sıbyân adıyla Farsça-Türkçe manzum bir sözlük yazılmıştır. Ayrıca bu yüzyılda diğer sözlüklerden farklı olarak İtalyanca, Latince ve Rumca dillerinden kelimeleri ihtiva eden Esrâr Dede’nin Lügat-ı Talyan’ının da tarihî bir değeri vardır.

18. yüzyılda manzum sözlüklerle birlikte biyografik eserler de kaleme alınmıştır. Şair biyografilerini içeren 18. yüzyıl tezkireleri Mûcib’in Tezkire-i Mûcib’i, Safayî’nin Nuhbetü’l-Âsâr min Fevâ’idü’l-Eş‛âr’ı, Râmiz’in Âdâb-ı Zurefâ’sı, Sâlim’in Tezkire-i Şuarâ’sı, Bursalı Beliğ’in Nuhbetü’l-Âsâr Li Zeyl-i Zübdeti’l-Eş’âr’ı, Silahdârzâde Mehmed Emin‘in Tezkire-i Şuâra’sı, Mustafa Safvet Efendi’nin Nuhbetü’l-Âsâr fi Fevâidi’l-Eş’ar’ı, Esrâr Dede’nin Tezkire-i Şuarâ-yı Mevleviyye’si, Âkif ‘in Mir’ât-ı Şi‛r’idir.

18. yüzyılda genel biyografi alanında Şakâyık zeyilleri yazılmaya devam etmiştir. Uşşâkî-zâde Seyyid İbrâhim Hasîbî, Şeyhî Mehmed Efendi ve Fındıklı İsmet Efendi Şakâyık zeyli yazmışlardır. Vefeyâtnâme türündeki eserleri de biyografik eserler içine değerlendirmek gerekir. Vefeyât, vefat kelimesinin çoğul şeklidir. Biyografik eserler içinde de değerlendirilebilecek olan bu tür eserlerde, bahsedilen kişinin ölüm tarihi ve defnedildiği yer hakkında bilgi verilir. Ayvasarayî Hâfız b. İsmail’in bu türde iki eseri vardır. Bunlardan biri, Osmanlı padişahları ve devlet adamlarının bahis konusu edildiği Vefeyât-ı Selâtin ve Meşâhir-i Ricâl; diğeri de şeyhler, şâirler hakkındaki Vefeyât/Tezkire-i Ayvansarayî’dir. Bursalı İsmail Beliğ’in vefeyâtnâme türündeki eseri Gülzâr-ı Riyâz-ı İrfân ve Vefeyât-ı Dânişverân-ı Nâdiredân Bursa’da doğup büyüyen ve buraya yerleşen padişah, şehzade, vezir, din adamı, bilgin, şair ve diğer tanınmış kişilerin biyografilerine ve ölüm tarihlerine yer verir.

Bunların dışında sultan ve vezirlerin biyofrafilerinin anlatıldığı eserlerin en önemlilerinden biri Osmanzâde Ahmed Tâib’in Hadîkatü’l-Mülûk’udur. Hadîkatü’l-Mülûk’ta Tâib, Osman Gazi’den II. Mustafa’ya kadar 22 sultanın biyografilerine yer vermiştir. Hadîka-tü’l-Vüzerâ isimli eserinde de Tâib, sadarette bulunan 108 devlet adamının biyografisini yazmıştır. Müstakimzâde Süleyman Şemseddin’in Devhatü’l-Meşâyih adlı eserinde ise, Osmanlı şeyhülislamlarının biyografileri verilmiştir.

YORUM EKLE