Edebi Akımlar Nelerdir? Edebi Akımların Özellikleri, Edebi Akımların Temsilcileri

Edebi Akımlar Nelerdir?, Edebi Akımların Özellikleri, Edebi Akımların Temsilcileri

Edebi Akımlar Nelerdir?, Edebi Akımların Özellikleri, Edebi Akımların Temsilcileri

EDEBİ AKIMLAR KOLAY ERİŞİM ÇİZELGESİ

DÜNYA EDEBİYATI

Edebi akımlar, aynı görüşte olan sanatçıların bir araya gelerek, belirledikleri ilkeler doğrultusunda yapıt ortaya koymalarıyla ortaya çıkmış edebi anlayışlardır. Edebiyat akımlarının oluşmasında toplumsal değişmeler ve gelişmeler, bilimsel ve teknolojik yenilikler, bireysel özelliklerdeki farklılaşmalar etkili olmuştur. Genellikle birbirlerine tepki olarak ortaya çıkan edebiyat akımlarının temsilcileri, akımlarının ilkelerini kendileri belirlemiştir. Avrupa'da edebi akımlar başlamadan önce, iki önemli düşünce ve sanat anlayışı vardı: Hümanizm ve Rönesansçılık.

HÜMANİZM

Edebi akımlar özet, edebi akımlar tablo, edebi akımlar pdf, edebi akımlar slayt, edebi akımlar test, türk edebiyat akımları, edebiyat akımları şifreleme
İnsana değer vermek esastır.
Tabiatı Tanrı yaratmıştır düşüncesi kabul edilmiştir.
İnsanı sevip onu yüceltme.
Dante bu düşüncenin temsilcisidir.


RÖNESANSÇILAR

Cumhuriyet dönemi edebi akımlar, Edebi Akımların Özellikleri, Dadaizm, Egzistansiyalizm, Ekspresyonizm, Empresyonizm, Entüisyonizm,
Hem hümanizmin getirdiklerin hem de 16.yy. bilim ve akılcılığını benimsemişlerdir.
Özgürlük düşüncesini geliştirirler.
Petrarca, Montaigne, Bacon, Cervantes, Shakespeare bu dönemde eser verirler.


KLASİSİZM

Fütürizm, Hümanizm, Klasisizm, Kübizm, Natüralizm, Neoklasisizm, Parnasizm, Postmodernizim, Realizm
17.yy ortalarında Fransa'da ortaya çıkan edebiyat akımıdır.
Akla ve sağduyuya değer verirler.
İnsandaki tabiata, insanların iç dünyasına saygı göstermek esastır.
Konularını eski Yunan ve Latin edebiyatından alırlar.
Kahramanları seçkin kişilerdir. Sıradan insanlara eserlerinde yer vermezler.
Önemli olan konu değil konunun işleniş biçimidir.
Dil, üslup kusursuz bir şekilde işlenmiştir. Dil açık, yalın ve soyludur.
Sanat için sanat görüşünü savunurlar.
Sanatçı eserde kendini gizler.
Tiyatroda üç birlik kuralına uyulur.(olay, zaman, mekân)
Bu akımın en önemli temsilcileri: Moliere, Corneille, Racine, La Fontaine, La Bruyere, Daniel Defoe, Boileau, Malherbe, Madam De La Fayette, Fenelon, Bousset
*Türk edebiyatında ise Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa'dır. Şinasi'nin La Fontaine'den; Ahmet Vefik Paşa'nın da Moliere den yaptığı çeviri ve adapteler klasisizmi edebiyatımızda tanıtmıştır.


ROMANTİZM

Romantizm, Sembolizm, Sürrealizm, Dünya edebiyatı, Türk edebiyatı, Yunan Edebiyatı, Latin Edebiyatı, İtalyan Edebiyatı,
Fransa'da 1830 yıllarında klasizme tepki olarak doğmuştur.
Klasik edebiyatın kural ve şekilleri bırakılır.
Konular eski Yunan ve Latin edebiyatı yerine Hıristiyanlıktan tarihten ve günlük yaşamından alınır.
Akıl yerine duygulara ve hayallere önem verirler.
Sanatçılar kendi eserlerinin kişiliklerini gizlemezler.
Sanat toplum içindir görüşünü benimsemişlerdir.
Tabiat önemlidir. Gözlem ve tasvire önem verilir.
Konular işlenirken iyi, kötü, doğru, yanlış gibi karşıtlıklardan yararlanırlar.
Üç birlik kuralı terk edilir.
Temsilcileri: Voltaire, Shakespeare, Lord Byron, Goethe, Schiller, Jean Jacques Rousseau, Chateaubriand, Madame de Stael, Lamartine, Victor Hugo, Aleksandre Dumas Pere, Alfred de Musset, Alfred de Vigny, Aleksandre Puşkin.
*Türk edebiyatında ise Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Abdülhak Hamit Tarhan, Recaizade Mahmut Ekrem (şiirde)


REALİZM

İngiliz Edebiyatı, Alman Edebiyatı, İspanyol Edebiyatı, Amerikan Edebiyatı, Fransız Edebiyatı,
19.yy'ın ikinci yarısında Fransa'da romantizme tepki olarak doğmuştur.
Konu gerçekten alınır. Olay ve kişiler yaşanan ve yaşayan kişilerin benzerleridir.
Kişilerin ruhi davranışlarını etkileyen onların kişiliklerini çizen çevre ve ortamın tanıtılmasına önem verilir.
Betimlemeler yazarın gözüyle yapılmaz kahramanın gözüyle yapılır.
His ve hayale kapılmadan toplum gerçeklerini olduğu gibi yansıtır.
Sanat için sanat görüşünü savunurlar.
Hikâye ve Romanda uygulanır.
Temsilcileri: Gustave Flaubert, Stendhal, Honore de Balzac, Daniel Defoe, Charles Dickens, Hemingway, Turgenyev, Çehov, Gorki, Gogol, Tolstoy, Dostoyevski.
*Türk edebiyatında ise; Recaizade Mahmut Ekrem (roman ve öyküde), Samipaşazade Sezai, Mehmet Akif Ersoy, Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Ömer Seyfettin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Reşat Nuri Güntekin, Halide Edip Adıvar.


NATÜRALİZM

Rus Edebiyatı, Batı Edebiyatı, Rönesans Edebiyatı
Determinizm anlayışını romana getiren bu akım 19. asrın ikinci yarısında Fransa'da ortaya çıkmıştır.
Determinizme göre tabiat olaylarında aynı sebepler aynı sonucu doğurur. Natüralistler, Determinizmi topluma ve insan uyguladılar.
Toplum büyük bir laboratuar, insan deney konusu, sanatçı da bilgin sayıldı.
İnsan kişiliğini anlatabilmek için soya çekim yasalarından ve toplum biliminden yararlandılar.
Romanlarda kahramanların portreleri ince ayrıntılarına kadar verilir.
Yazar eserde kişiliğini gizler.
Gözlem ve tasvir önemlidir.
Eserlerinde hayatı bütün yönüyle anlatırlar.
Bedenden ayrı bir ruh yoktur.
Dil her seviyedeki insanın anlayabileceği bir düzeyde tutulmuştur.
Sanat toplum içindir anlayışı doğrultusunda eserler verilmiştir.
Temsilcileri: Emile Zola, Guy De Maupassant, Alphonse Daudet, John Steinbeck, Goncourt Kardeşler.
*Türk edebiyatında ise; Hüseyin Rahmi Gürpınar, Nabizade Nazım, Beşir Fuat


PARNASİZM


Romantik şiir anlayışı ile Fransa'da ortaya çıkmıştır.
Doğal güzelliğe ve dış görünüşe büyük önem verir.
Sanat sanat içindir ilkesini savunmuştur.
Nesneleri dış görünüşünü aktarmışlardır.
Kelimeler seçilerek kullanılır. Kelimelerin sıralayışı ve ahenk önemlidir.
Kafiye ve Redife önem verilir.
Romantizm'de bırakılan eski Yunan ve Latin kültürüne dönüşmüştür.
Temsilcileri: Theophille Gautier, Theodore Banville, Francois Coppee, Jose Maria de Heredia, Leconte de Liste, Sully Prudhomme.
*Türk edebiyatında ise; Tevfik Fikret, Cenap Sahabettin, Yahya Kemal


SEMBOLİZM


19.yy'ın son çeyreğinde ortaya çıkmıştır.
Nesneleri olduğu gibi anlatmak mümkün değildir. Nesneler değişerek anlatılabilir.
Anlatımda sözlerin sözlük anlamından bıkan sembolistler yaşatmaya çalışırlar.
Şiirde anlam açıklığından kaçındılar.
Şiir anlaşılmak için değil hissedilmek içindir.
Şiirde alaca karanlık üzüntü ve ay ışığı, gün doğumu, gün batımı gibi belli belirsiz varlıklar görüntüleri yansıtırlar.
Şiirde musiki her şeyden önce musiki ilkesini savundular.
Sanat için sanat anlayışına bağlılardır.
Dil herkesin anlayacağı seviyede değil oldukça ağırdır.
Temsilcileri:Baudelaire, Mallarme, Arthur Rimbaud, Paul Verlaine, Paul Valery, Edgar Allan Poe
*Türk edebiyatında ise; Ahmet Haşim, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas, Cenap Sahabettin


SÜRREALİZM (GERÇEK ÜSTÜCÜLÜK)


Realizm, natüralizm ve parnasizm akımlarına tepki olarak doğmuştur. Freud'un "psikanaliz kuramı'nın edebiyata uyarlanmış biçimidir. Akımın bilgi ve esin kaynağı olan Freud'a göre, insanoğlunun dış dünyadan edindiği alışkanlıklar, istekler bilinçaltında toplanır. Bu istekler düş, rüya, yarı rüya durumunda çözülerek ortaya çıkar. Akımın kurucusu olan Andre Breton bu akımı şöyle tanımlamıştır: "Gerçeküstücülük, ister söz, ister yazı ile ya da başka bir yolla, düşüncenin gerçek işleyişini ortaya çıkarmak için başvurulan, içinden geldiği gibi yazma yöntemidir. Bu, aklın denetimi olmaksızın (rüyada olduğu gibi) her türlü estetik ve ahlak kaygısı dışında düşüncenin yazılışıdır."

Kelime anlamı "gerçek üstüncülük" demek olan bu akım 1924'te Fransa'da çıkmıştır.
Sürrealistler Sigmund Freud'un etkisinde kalmışlardır.
Bilinçaltı rüyada ortaya çıkar.
Hipnotize edilmiş insanlara şiir söylettiler.
Akıl ve mantık değersizdir. İnsanı yönlendiren İçgüdü, bilinçaltıdır demişlerdir.
Temsilcileri: Andre Breton, Louis Aragon, Paul Eluard, Philippe Soupault, Rene Char
* Türk edebiyatında ise; Orhan Veli ve arkadaşları, Cemal Süreyya, İlhan Berk (İkinci Yeniciler), Oktay Rifat


EMPRESYONİZM (İZLENİMCİLİK)


19. yüzyılın sonlarında ortaya çıkmış, Fransa'da gelişmiş; daha çok; edebiyatta, resimde, müzikte etkisini göstermiştir. Empresyonistler, varlığın gerçek ve nesnel yanını değil, sanatçıda uyandırdığı izlenimleri anlatma amacını gütmüşlerdir. Bu izlenim, sanatçıdan sanatçıya değiştiği için, ortaya konan sanat yapıtı, onu ortaya koyanın kişiliğini yansıtır. Yapıtlarında kendi iç dünyalarını dile getirdikleri için, çevreyi saran evrene ve dış dünyaya karşı ilgisizdirler.

Duyularımızın dış evreni bize olduğu gibi değil, onun gerçek görünüşünü değiştirerek ulaştırdığı kabul edilmiştir.
Sanatçılar, yapıtlarında, dış dünyada gördüklerinin gerçek yönünü değil; "kendilerinde uyandırdığı izlenimleri" anlatmışlardır.
Dünya edebiyatında temsilcileri: Rainer Maria Rilke, Paul Verlaine, Arthur Rimbaud


EKSPRESYONİZM (DIŞAVURUMCULUK)


Birinci dünya savaşından sonra, empresyonizme tepki olarak doğmuş, Alman sinemasında uygulanmıştır. Çevremizi saran evrene ve dünyaya karşı ilgisiz görünen bu akım, insanın iç dünyasını ve bütün duygularını en gizli ve çıplak yönleriyle, olduğu gibi anlatır. Gerçekler her insana göre değişik olduğu için önemli olanı sanatçının kişiliğini ve gerçekleri kendine göre dile getirmesidir.

Sanatçılar, kendi içlerine kapanıp kendilerini gözlemlemiş, iç gözleme önem vermişlerdir.
Bireyin en gizli yönlerini açığa vuran bir anlatım yolu kullanılmıştır.
Yapıtlarda, fantastik ve korkunç olaylar anlatılmıştır.
Amaç, insanların ruhsal durumlannın ortaya konmasıdır.
Dünya edebiyatında başlıca temsilcileri: Franz Kafka, Thomas Stearns Eliot, James Joyce


KÜBİZM


20. yüzyılın başında empresyonizme tepki olarak ortaya çıkmış ve daha çok, resimde kendini göstermiştir. Yazın alanın da, özellikle şairler, ressam Picasso'nun da etkisiyle bir anlayış geliştirmişlerdir. Buna göre şairler, dış dünyayı izleyip olup bitenleri iyi saptamak zorundadır. Onlara göre dünyadaki küçük olaylan ve anlamları yakalamak gerekir "Söylenmemiş olanı", "görülmemiş olanı" gün ışığına çıkarmak, aklın değil düş gücünün yapacağı iştir.

Varlığın, dış görünüşüyle birlikte iç dünyasının betimlenmesi amaçlanmıştır.
Sanatçılar, anlatımı canlı kılmak için, yapıtlarında duygularla olayları karıştırarak yansıtmışlardır.
Dünya edebiyatında temsilcileri: Apollinaire, Max Jacob, Jean Cocteau, Blaise Cendrars

FÜTÜRİZM (GELECEKÇİLİK)


20. yüzyılda ortaya çıkmış, makineyi ve hızı edebiyata taşıyan edebiyat akımıdır. I. Dünya Savaşı başlamadan ortaya çıkan bu akım, "geçmişten kopuşu, yenilik ve değişikliğe yönelişi" ilke edinmiştir.

Geleceği makineleştiren sanattır.
20.yy. başında Marinetti tarafından kurulmuştur.
Geçmişin sanat değerlerini bırakmalı ve yeni anlatım biçimleri bulmalı.
Makinalaşma çalışmaları kutsallığı savunulmalıdır.
Temsilcileri: Marinetti ve Mayakovski
*Türk edebiyatında ise: Nazım Hikmet


EGZİSTANSİYALİZM ( VAR OLUŞÇULUK)


Egzistansiyalizm, kökü İlkçağ Yunan felsefesine kadar uzanan bir felsefe sistemidir. İkinci Dünya Savaşı'nın son yıllarında bağımsız bir felsefe olarak ortaya çıkmıştır. Felsefe ve edebiyat alanında en önemli temsilcisi ve kurucusu Jean Paul Sartre'dır. Bu akıma göre, insan kendi özünü kendisi seçer. Bu görüş şöyle özetlenebilir: "Var" olma "öz"den önce gelir; yani, insan önce dünyaya gelir, var olur, ondan sonra olmak istediği gibi olur. Egzistansiyalizmin bu anlayışı, Nietzsche nin, "Her insan, tarihte eşi bir daha tekrarlanmayacak biricik harikadır.'' sözünde, özlü ifadesini bulur.

Var olmayı her şeyden önce görenlerdir. Bu akıma var oluşçuluk da denir.
İnsan kendi değerlerini kendi oluşturabileceğini bilmelidir.
İnsan bütünüyle özgür olmalıdır.
Temsilcileri: Jean Paul Sartre, Albert Camus, Andre Gide, Samuel Beckett, Franz Kafka

DADAİZM


20. yüzyılın ilk çeyreğinde Tristan Tzara adlı gencin etrafında toplanan bir grup şair; "dada" sözcüğünü, kurmak istedikleri akıma ad olarak seçmiş ve dadaizmi kurmuşlardır. Fransızca bir sözcük olan dada, çocukların binerek oynadıkları "ağaç parçası, tahta at" anlamına gelir. Düzensiz sözcük ve imgelerin kullanıldığı bu akım, Birinci Dünya Savaşı'nın getirdiği yıkıcı ortamda düş kırıklığına uğrayan aydın ve sanatçıların bir başkaldırısı olarak doğmuştur. Bir başka deyişle iki dünya savaşı arasında varlık gösteren ve toplumu uyuşukluktan kurtarma çabası güden bir harekettir.

Aklın hiçbir değerinin olmadığı söylenmiş, hiçbir şeyin doğruluğuna ve varlığına inanılmamış, her şeye kuşkuyla bakılmıştır.
Dil ve estetik kuralları bir yana bırakılarak kuralsızlık ilkesi benimsenmiştir.
Kelimeleri rasgele kullanmak suretiyle oluşan şiirlere denir.
Temsilcileri: Tristan Tzara, Breton, Aragon

www.turkedebiyati.org

Edebi Akımlar Test-1

1. —- kuramcısı olan Boileau, —- adlı yapıtında, "Akıl ve mantığı seviniz, eserleriniz görkem ve değerini ondan alsın." diyerek bu akımın en önemli özelliklerinden olan akıl ve sağduyu egemenliğini gözler önüne sermiştir.

Bu cümlede boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?

A) Klasisizmin – Şiir Sanatı

B) Sembolizmin – Kötülük Çiçekleri

C) Romantizmin – Cromwell

D) Realizmin – Madam Bovary

E) Hümanizmin – Denemeler

2. Bu akım, parnasyenlerin şiirden kovduğu duygu ve hayali şiire geri getirmiştir. Birtakım simgelerin arkasına saklanarak, anlamı herkese göre değişebilen kapalı bir şiir anlayışını benimsemiştir.

Parçada tanıtılan edebiyat akımı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sürrealizm B) Sembolizm C) Romantizm D) Fütürizm E) Klasisizm

3. Emile Zola'nın kurucusu olduğu ve realizm akımının aşırı bir devamı sayılan edebiyat akımı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Natüralizm B) Parnasizm C) Sembolizm D) Klasisizm E) Egzistansiyalizm

4. Eski Yunan ve Latin kaynaklarına bağlı kalarak bu kaynaklardan beslenen akımın sanatçıları, erdem ve ahlak unsurlarına büyük önem vermişlerdir. Anlattıkları karakterlerdeki mükemmeliyetçiliği yazı dillerine de yansıtmışlar, konuyu kusursuz bir dille ortaya koymaya özen göstermişlerdir.

Yukarıda sözü edilen sanatçılar, hangi edebiyat akımına bağlı olabilirler?

A) Romantizm B) Natüralizm C) Sürrealizm D) Klasisizm E) Sembolizm

I. Freud'un psikanaliz görüşünden yararlanırlar.

II. Gelenek ve yasalara sıkı sıkıya bağlıdırlar.

III. Bilinci ve aklı değil bilinçaltını esas alırlar.

IV. Dil ve anlatımda anlaşılır olmayı önemsemezler.

V. Şiirde rüyaya benzeyen bir dünya yaratırlar.

5. Yukarıda verilen bilgilerden hangisi sürrealist sanatçıların özelliklerinden biri değildir?

  1. I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

6. Aşağıdakilerin hangisinde bir bilgi yanlışı söz konusudur?

A) Suç ve Ceza, Karamazov Kardeşler, realist bir yazar olan Dostoyevski'nin ünlü yapıtlarındandır.

B) Romantizmde, klasisizmde ihmal edilen doğaya karşı büyük bir sevgi gösterilir.

C) Corneille, Moliere, Racine klasik akımın temsilcilerindendir.

D) Natüralizm, Darwinci doğa anlayışının ilkelerini edebiyata uygulayarak gelişmiştir.

E) Sembolistler, şiirde anlaşılır olmaya özen göstermişlerdir.

7. (I) 19. yüzyılın ilk yarısında romantizme tepki olarak doğan realizm, dış dünyayı olduğu gibi anlatmayı amaçlayan bir edebiyat akımıdır. (II) Akımın sanatçıları romantizmin hayalci görüşlerini reddederek, gözlemlerine kendi duygularını karıştırmadan yazmışlardır. (III) Kişileri tanıtırken onların yaşadığı doğal ve sosyal çevreyi de en ince ayrıntısına dek incelemişlerdir. (IV) Anlatıma fazlaca değer vermeyen realist sanatçılar toplumsal faydayı esas almışlardır. (V) Akımın romantizme üstünlüğünü G. Flaubert'in "Madame Bovary" adlı romanıyla ortaya koymuşlardır.

Bu parçada numaralanmış yerlerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?

  1. I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

8. İnsanın önce var olduğunu, ardından kendi benliğini, kimliğini kendisinin yarattığını söyleyerek "varlık"ın "öz"den önce geldiğini savunan edebiyat akımı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Empresyonizm

B) Sürrealizm

C) Egzistansiyalizm

D) Fütürizm

E) Ekspresyonizm 

9. Edebiyat akımları birbirlerine tepki niteliğinde ortaya çıkmıştır. Örneğin romantizm (I)klasisizme, realizm (II)romantizme, parnasizm (III)realizme, (IV)sembolizm (V)parnasizme, tepki olarak doğmuştur.

Yukarıdaki numaralanmış yerlerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?

  1. I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

10. Aşağıdaki sanatçılardan hangisi romantizmin temsilcileri arasında yer almaz?

A) Lamartine

B) J. J. Rousseau

C) Goethe

D) La Fontaine

E) Schiller

11. Romantizmle ilgili olarak aşağıda verilen yargılardan hangisi doğru değildir?

A) Akıl yerine duygu önemsenmiştir.

B) İnsan değişmeyen yönleriyle ön plana çıkarılmış, çevre göz ardı edilmiştir.

C) V. Hugo, bu akımın kurucusu ve kuramcısı kabul edilir.

D) Klasisizmin tüm kural ve biçimleri yıkılmıştır.

E) Karşıtlıklar ve tesadüf olay akışını sağlayan önemli unsurlardır.

12. Romancı, bilimsel determinizm yöntemiyle incelediği olayları aktarırken kendi kişiliğini gizlemiş ve bu yolla sanatını toplum için kullanmıştır.

Burada sözü edilen romancı, hangi edebiyat akımına bağlı olabilir?

A) Romantizm

B) Sembolizm

C) Parnasizm

D) Natüralizm

E) Fütürizm

13. Aşağıdakilerden hangisi parnasizmin bir özelliği değildir?

A) Realizmin şiirdeki yönünü temsil eder.

B) Şiir, öznellikten nesnelliğe açılan bir yol izler.

C) T. Gautier, Banville önemli temsilcilerindendir.

D) Şiir, saf güzellik olarak algılanmıştır.

E) "Sanat, toplum içindir." ilkesi benimsenmiştir.

14. Sanatçı, dış dünyada gördüğü varlığın realist yönünü değil kendisinde uyandırdığı izlenimlerini anlatmıştır. Bu nedenle sanatçının anlattığı dış dünya değil, dış dünyadaki varlıkların hayale bürünmüş izlenimleridir.

Bu parçada sözü edilen sanatçı, hangi edebiyat akımına bağlı olabilir?

A) Romantizm

B) Klasisizm

C) Parnasizm

D) Natüralizm

E) Empresyonizm

15. Aşağıdakilerden hangisi sembolizmin özelliklerinden biri değildir?

A) Şiirde gerçekliğe tepki olarak doğmuş bir akımdır.

B) Şiirde anlamın açık oluşuna karşı çıkar, bunun düzyazıya ait bir özellik olduğunu savunur.

C) Bu akımda sanatçı, gördüğünü değil, sezdiğini; doğayı değil izlenimlerini anlatır.

D) Yunan mitolojisi yerine Hıristiyanlık mucizelerini ve ulusal efsaneleri konu edinir.

E) Şiirde, musikiyi ve iç ahengi ön plana çıkarır.

16. Ortaya çıkış zamanlarına göre, sanat ve edebiyat akımlarının doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Romantizm – klasisizm – realizm – sembolizm – parnasizm – natüralizm

B) Klasisizm – romantizm – realizm – parnasizm – natüralizm – sembolizm

C) Realizm – natüralizm – parnasizm – romantizm – klasisizm – sembolizm

D) Romantizm – realizm – klasisizm – parnasizm – sembolizm – natüralizm

E) Sembolizm – realizm – romantizm – klasisizm – natüralizm – parnasizm

CEVAP ANAHTARI

1-A 2-B 3-A 4-D 5-B 6-E 7-D 8-C 9-C 10-D 11-B 12-D 13-E 14-E 15-D 16-B

TDH-DİL BİLGİSİ KOLAY ERİŞİMİ

il Bilgisi

Yazım Kuralları

Belirteçler

Anlam Bilgisi

Kompozisyon

İlgeçler

Cümlede Anlam

Nasıl yazılır?

Bağlaçlar

Paragrafta Anlam

Noktalama İş.

Ünlemler

Sözcükte Anlam

Sözcük Bilgisi

Eylemler

Ses Bilgisi

Yapım Ekleri

Eylemsiler

Yapı Bilgisi

Adıllar

Dil -Anlatım

Yazım Bilgisi

Adlar

Edebiyat

Anlatım Bozuklukları

Sıfatlar

Atasözleri

PDF-DOC

Sınav-Deneme

Sözlüklerimiz

Edebi akımlar özet, edebi akımlar tablo, edebi akımlar pdf, edebi akımlar slayt, edebi akımlar test, türk edebiyat akımları, edebiyat akımları şifreleme, Cumhuriyet dönemi edebi akımlar, Edebi Akımların Özellikleri, Dadaizm, Egzistansiyalizm, Ekspresyonizm, Empresyonizm, Entüisyonizm, Fütürizm, Hümanizm, Klasisizm, Kübizm, Natüralizm, Neoklasisizm, Parnasizm, Postmodernizim, Realizm, Romantizm, Sembolizm, Sürrealizm, Dünya edebiyatı, Türk edebiyatı, Yunan Edebiyatı, Latin Edebiyatı, İtalyan Edebiyatı, İngiliz Edebiyatı, Alman Edebiyatı, İspanyol Edebiyatı, Amerikan Edebiyatı, Fransız Edebiyatı, Rus Edebiyatı, Batı Edebiyatı, Rönesans Edebiyat
ı

Yorumlar (0)
parçalı bulutlu