Söz Sanatları, Söz Sanatları Nelerdir?

Söz Sanatları, Söz Sanatları Nelerdir? söz sanatları örnekleri, söz sanatları kısaca, mecaz anlam örnekleri, anlam, tecahül ne demek, tecahülüarif, telmih sanatı örnekleri, hüsnü talil, edebiyatta sanatlar, istifham, hüsnütalil,

Söz Sanatları, Söz Sanatları Nelerdir?

Söz SanatlarıSöz Sanatları Nelerdir? Söz sanatları örnekleri, söz sanatları kısaca açıklamalar...

söz sanatları örnekleri, söz sanatları kısaca, söz sanatları 7. sınıf, söz sanatları 6. sınıf, söz sanatları 5. sınıf, söz sanatları test, söz sanatları nelerdir, söz sanatları

  1.  1.) TEŞBİH (BENZETME)

 Sözü daha etkili duruma getirmek için aralarında ilgi bulunan iki unsurdan güçsüzü olanı güçlü olana benzetmektir. Benzetmede dört unsur bulunur:

a ) Benzeyen b) Benzetilen c) Benzetme Yönü d) Benzetme Edatı

 ÖRNEK:

-Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? 

Benzetilen:CENNET

Benzeyen:VATAN 

2.İSTİARE (EĞRETİLEME) 

 Benzetmenin asıl unsuru olan benzeyen ve benzetilenden yalnızca biri kullanılarak yapılır. 

a.) Açık İstiare: Benzeyenin bulunmayıp yalnızca benzetilenle yapılan istiaredir. 

b.) Kapalı İstiare: Benzetilenin bulunmayıp yalnızca benzeyenle yapılan istiaredir.

 ÖRNEK: Bir hilal uğruna ya rab ne güneşler batıyor. (A.İ) 

               Ay, altın ağaçlardan yere damlıyordu.(K.İ)

3.) KİNAYE

 Bir sözü hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanmaktır.

Uyarı: Kinayede daha çok mecaz anlam kastedilir. 

---Mum dibine ışık vermez.

.--Hamama giren terler.

.---Taşıma su ile değirmen dönmez.

--Yuvarlanan taş yosun tutmaz.

---Ateş düştüğü yeri yakar.

.---Yaptığı hatayı anlayınca yüzü kızardı.

4.) MECAZ-I MÜRSEL (AD AKTARMASI)

 Mecaz- Mürsel ayrıntılı anlatım için tıklayınız.

Benzetme amaç güdülmeden bir sözün ilgili olduğu başka bir söz yerine kullanılmasıdır.

ÖRNEKLER:

---İşe alınman için dün şirketle görüştüm. (İnsan)

---Yarın sınıfı 9/H sınıfı yapacak. (Öğrenci)

 ---Toplantıya Milliyet gazetesinin güçlü kalemleri de geldi. (Yazar) 

---Nihatın golüyle tüm stat ayağa kalktı. (Seyirci)

---O evine çok bağlı bir insandır. (Ailesi)

---Bu olay üzerine bütün köy ayaklandı. (Halk)

---İstanbul'dan kalkan uçak az önce Adana'ya indi. (Havaalanı)

5.) TEŞHİS (KİŞİLEŞTİRME)

 İnsan dışındaki canlı cansız varlıklara insan özelliği kazandırmaktır.

UYARI:Her teşhiste aynı zamanda kapalı istiare vardır.

ÖRNEKLER:

---Güzel gitti diye pınar ağladı.

---Menekşeler külahını kaldırır.

---Bir sarmaşık uyanıyordu uykusunda Geriniyordu bir eski duvarın sıvasında.

6.) İNTAK (KONUŞTURMA)

 İnsan dışındaki varlıkları konuşturmaktır.

UYARI:Her intak sanatında teşhis sanatı vardır;ancak her teşhiste intak sanatı yoktur.

ÖRNKELER:

---Deniz ve Mehtap sordular seni: Neredesin?

---Adam elini uzattı,tam onu koparacağı sırada menekşe: Bana dokunma!diye bağırdı.

7.) TECAHÜL-İ ARİF

 Anlam inceliği oluşturmak için herkesçe bilinen bir gerçeği bilmiyormuş gibi aktarmalıdır.

ÖRNEKLER

---Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?

    Benim mi Allahım bu çizgili yüz.

----Şu karşıma göğüs geren,

     Taş bağırlı dağlar mısın?

9.) MÜBALAĞA (ABARTMA):

 Sözün etkisini güçlendirmek için bir şeyi olduğundan daha çok ya da olduğundan daha az göstermektir.

ÖRNEKLER:

---Manda yuva yapmış söğüt dalına,

   Yavrusunu sinek kapmış.

----Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim,

    Minicik gövdeme yüklü Kaf dağı.

-----Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır.

10.) TEZAT (KARŞITLIK)

 Aralarında ilgiden dolayı,birbirine zıt kavramları bir arada kullanmaktır.

 ÖRNEKLER:

---Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz.

---Neden böyle düşman görünürsünüz,Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

---İçimde kar donar,buzlar tutuşur,

11.) TEVRİYE (AMACI GİZLEME)

 İki değişik anlamı olan bir sözcüğün bir dize ya da beyitte iki anlamının da kullanılmasıdır.

ÖRNEKLER:

----Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş,Ben yarime gül demem,yarim bana gülmedi.( BAKİ kelimesi hem sonsuzluk hemde şairin kendi adı olarak kullanmştır.)

---Şu köpek leşi de şurda fuzuli

--- O kadar içerlediysen tut kıçından 

Vur yere de çıksın içindeki ruhi.

 (fuzuli kelimesi hem gereksiz anlamıyla hemde şairin kendi adıyla kullanılmştır.)

12.) TELMİH (HATIRLATMA)

 Söz arasında herkesin bildiği bir olaya ya da kişiye işaret etme sanatı.

ÖRNEKLER:

---Vefasız Aslıya yol gösteren bu,

Keremin sazına cevap veren bu.

---Gökyüzünde İsa ile,

Tur dağında Musa ile ,

Elindeki asa ile,

Çağırayım Mevlam seni.

13.) TARİZ (TAŞ ATMA)

 Bir kişiyi iğneleme,bir konuyla alay etme veya sözün tam tersini kastetmedir.

ÖRNEKLER:

---Müftü Efendi bize kafir demiş.

---Tutalım ben ona diyem müselman.

--O kadar zeki ki bütün sınıfları çift dikiş gidiyor.

14.) TEKRİR

 Anlatımı güçlendirmek için bir sözü sık sık tekrar etmektir.

ÖRNEKLER:

---Beni bende demen,ben değilim,Bir ben vardır,bende benden öte.

15.) TENASÜP (UYGUNLUK)

 Anlam yönünden birbiriyle ilgili sözcükleri bir arada kullanmaktır.

ÖRNEKLER:

--Deli eder insanı bu dünya,

Bu gece,bu yıldızlar,bu koku,

Bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç.

16.) LEFF Ü NEŞR

  Beyit içerisinde birinci mısrada bulunan birden fazla unsurla ikinci mısrada benzerlik ya da karşıtlık kurmaktır.

Örnek : 

Yanağın u dudağın u teninle sûretin olmuş

Biri rengîn biri şîrîn biri nâzük biri ra'nâ

                                               Ahmedî

 AÇIKLAMASI:(Yanağın, dudağın ve teninle yüzün; biri renkli, biri tatlı, biri nazik, biri güzel olmuş.)

 "Yanağın" - "rengîn", "dudağın" - "şîrîn", "tenin" - "nâzük", suretin" - "ra'nâ" sözcükleri birbiriyle ilintili ve paralel bir şekilde düzenli olarak verilmiş.

17.) İSTİFHAM (SORU SORMA)

 Anlatımı daha etkili hale getirmek için cevap alma amacı gütmeden soru sormaktır.

ÖRNEKLER:

---Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? (Mehmet Akif Ersoy)

---Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?

18.) TEDRİC

"Tedric" sözcük anlamıyla "derecelendirme" demektir. Edebiyatta ise bir düşünceyi derece derece yükselten veya indiren bir düzen içinde sıralamaya tedric denir.

Tedric iki türlüdür:

a) Yükselen Dereceleme:

Anlatımda, kavramların küçükten büyüğe, azdan çoğa doğru sıralanmasıdır.

Örnek:Geçsin günler, haftalar, aylar, mevsimler, yıllar Zaman sanki bir rüzgâr ve bir su gibi aksın

Makber (mezar), makber değil bir türbe, türbe değil bir mabet, mabet değil bir küre, küre değil bir sonsuz uzay olmalıydı.

b) Alçalan Dereceleme:

Anlatımda kavramların büyükten küçüğe, çoktan aza doğru sıralanmasıdır.

Örnek:İki asker mızrak mızrağa, kılıç kılıca, hançer hançere vuruşmaya başladılar.

19) NİDA (SESLENME)

 Şiddetli duyguları,heyecanları coşkun bir seslenişle anlatmadır.Daha çok ay,ey,hay,ah ünlemleriyle yapılır.

ÖRNEKLER:

---Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü! (Arif Nihat Asya

---Ey benim sarı tamburam!Sen ne için inilersin?---Çatma kurban olayım ey nazlı hilal!

20.) CİNAS

 Yazılışları aynı,anlamları farklı sözcüklerin bir arada kullanılmasıdır.

ÖRNEKLER:

---Niçin kondun a bülbül kapımdaki asmayaBen yarimden ayrılmam götürseler asmaya.

--- Kara gözler,Sürmeli kara gözler,Gemim deryada kaldı,Gözlerim kara gözler.

21) ALİTERASYON

 Dize ya da mısrada ahenk oluşturacak şekilde,aynı sesin veya hecenin tekrarlanmasıdır.

ÖRNEKLER:

---Eylülde melül oldu gönül soldu laleBir kaküle meyletti gönül geldi bu hale.

22.) SECİ

 Düz yazıda cümle içinde yapılan uyağa denir.

ÖRNEKLER:

---İlahi,kabul senden,ret senden;şifa senden,dert senden İlahi,iman verdin,daim eyle;ihsan verdin,kaim eyle.

De gül idim ben sana mail sen ettin aklımı zail. (Fuzuli)

23) İştikak (Türetme):

 Aynı kökten türeyen sözcükleri bir arada kullanmaya iştikakdenir.

Örnekler:

* "Dünyada sevilmiş ve seven nafile beklerBilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.("SEVEN ve SEVGİ)

* "Karşısında nice erbâb-ı denaât titrerHâkim-i mahkeme-i hükm-i cezâdır kalemim.("HAKİM, MAHKEME,HÜKM)

* "Hâlâ o cehâlet, o tecâhül ve techil !"( CEHALET, TECAHÜL, TECHİL)

*Ey beni lutfuyla yoktan var eden Rabb-i gafûr

Mağfiret kıl eyledikte azm-i iklîm-i bekâ                    Enderunlu Vâsıf

açıklaması:(Ey beni iyiliğiyle, rahmetiyle yoktan var eden, bağışlayıcı merhametli Allah, son­suzluk dünyasına, ahirete gittiğimizde bizi bağışla, bize merhamet et.)

Burada “gafûr” ve “mağfiret”, Arapça dilbilgisi kurallarına göre aynı kökten türemiş iki sözcüktür.

24 İham-ı Tenasüp

Sözün söylenmemiş anlamıyla mısra ya da beyitteki öteki sözcükler arasında anlam ilgisi kurulan ihamdır.

Örnek:

Sür sâkiyâ kümeyt-i sebük-seyr-i sâgarıGezdirmedir ilâcı su inmiş ayağına                                                             Emrî

(Ey saki, kadehteki çabuk içiliveren şarabı ortaya sür; ayağına su inmiş, ilacı gezdir­medir.)

Bu beyitte “ayak” sözcüğünün hem organ ismi, hem de kadeh anlamı vardır. Birinci anlamı vurgulanmış, ikinci anlamı olan “kadeh”in “kümeyt”, “sakî” ve “sâgar” söz­cükleriyle ilgisi kurulmuştur.

25 İham-ı Tezat

Birden fazla anlamı olan bir sözcüğünün mısra ya da beyit içinde söylenmeyen anla­mıyla karşıt anlamı olan bir sözcük arasında ilgi kurularak yapılan iham sanatıdır.

Örnek:

Vakt-i iftâr kühen sözlere karnım toktur Vehbiyâ aç elini hayr duâ eyle hemân                                             Seyyid Vehbî

(İftar vakti modası geçmiş sözlere karnım toktur. Ey Vehbi, elini aç ve hemen hayır dua eyle.)

“Aç” sözcüğü hem “açmak” eyleminin emir şeklidir; hem de karnı acıkmış, yeme ihtiyacı duyan kimse anlamındadır. Burada sözcüğün ilk anlamı kullanılmış, kullanıl-mayan ikinci anlam ise “toktur” sözcüğüyle karşıtlık oluşturmuştur.

26. İrsal-i Mesel

Sözcük anlamı : Atasözü getirme. Terim anlamı : Konuyu pekiştirmek amacıyla bir atasözü ya da atasözü değerini taşıyan bir ifade kullanmak.

Örnek:

Kirpikleri uzundur yârin hayâle sığmazMeşhûr bir meseldir mızrak çuvala sığmaz

27. İktibas:

Sözcük anlamı : Ödünç alma. Terim anlamı : Konuyu ve anlamı pekiştirmek için ayet, hadis ya da bunlardan birer parça almaktır.

Örnek:

Zâlimlere bir gün dedirir kudret-i Mevlâ

Tallâhi lekad âserekellâhü aleynâ                  Ziya Paşa

 28. Kalp:

Sözcük anlamı : Değiştirme. Terim anlamı : Bir sözcükteki harflerin yerlerini değiştirmek suretiyle yapılan sanattır.

Örnek:

Böyle hûn-rîzâne tevcîh-i nigeh bilmem neden

Gâlibâ zann eyliyor Nâcî’yi cânî gözlerin                 Mualim Nâcî

(Böyle kan dökücü bakışlar yöneltmek nedendir? Galiba gözlerin Naci’yi cani zan­nediyor.)

Kalp, “Nâcî ” ve “cânî” sözcükleri arasındadır. Bu iki sözcükte harflerin yerleri değiştirilmiştir.

 

29. Akis (Yansıtma):

Sözcük anlamı : Geri dönme, yansıma.Terim anlamı : Bir mısra içinde anlamlı bir ifa­denin ters çevrilip, yine anlamlı bir ifadeye dönüştürülerek yerleştirilmesiyle yapılan sanattır.

Örnek:

Dîdem ruhunu gözler gözler ruhunu dîdemKıblem olalı kaşın kaşın olalı kıblem                                                             Nazîm

Birinci mısraın “Didem ruhunu gözler” ifadesi ters çevrilerek, “gözler ruhunu dîdem” anlamlı ifadesine dönüştürülmüş ve aynı mısrada yerleştirilmiştir. İkinci mısra da aynıdır.

30. Lep (Leb) – Değmez (Dudak Değmez)

İçinde ‘b,p,f,m,v’ gibi dudak ünsüzleri bulunmayan sözcüklerle yazılan şiire denir.

Örnek:

Her şey ne sıcaktı, her şey ne iyiHatta o karanlık, aysız geceler                  Ahmet Kutsi Tecer

31. tecrit : kendisinden ayrı biri gibi düşünmesi.

İste peykânın gönül hecrinde şevkum sâkin itSusuzam bir kez bu sahrâda menüm-çün ara suGönül! Onun ok temrenine benzeyen kirpiklerini iste ve onun ayrılığında duyduğum hararetimi yatıştır, söndür. Susuzum bu defa da benim için su ara. 

 Tecrid sanatı: Şair “gönül” ü kendisinden ayrı birisi gibi düşünmekle tecrit sanatı yapmıştır. 

32. Rücu:

Sözcük anlamı : Dönme, geri dönme. Terim anlamı : Söylenen bir sözden vazgeçer gibi yapıp, ondan daha güzel ve güçlü bir düşünceyi ifade etmektir.

Örnek:

Erbâb-ı teşâür çoğalıp şâir azaldıYok öyle değil şâirin ancak adı kaldı                                   Muallim Nâcî

(Şairlik taslayanlar çoğalıp gerçek şairler azaldı. Yok öyle değil, şairin ancak adı kaldı.)

Burada rücu, “Yok öyle değil” ifadesiyle yapılmıştır.

 

GENEL ÖRNEKLER:

*"Beni candan usandırdı cefadan yar usanmaz mı Felekler yandı ahımdan muradım şem'i yanmaz mı?"

Açıklaması:

(Sevgili beni canımdan usandırdı, cefa yapmaktan usanmaz mı? Ahımdan felekler (gökler) yandı, dilek mumum yanmaz mı?)

Şair, bu beyitte sevgilisinin nazından, cefasından bıkıp usandığını; ama sevgilisinin naz yapmaktan eziyet etmekten bir türlü usanmadığını söyleyerek bir edebi sanat oluşturuyor."candan usanmak ile yar usanmaz mı" söz gruplarında TEKRİR sanatı, mısra sonlarındaki soru anlamlı sözcüklerde İSTİFHAM sanatı, "ahından göklerin yanması" söz grubunda MÜBALAĞA sanatı, "dilek mumunun yanması"nda eski şaman adetlerine TELMİH sanatı, "feleklerin yanması ile dilek mumunun yanmaması" arasında ise TEZAT sanatı yapılmıştır.

Güncelleme Tarihi: 04 Ekim 2018, 18:25
YORUM EKLE