Amerikan donanması Akdeniz'e neden geldi?

Amerikan donanması Akdeniz'e neden geldi?

Amerikan donanması Akdeniz'e neden geldi?



Deniz Mehmet Irak 


Yunan ile geçtiğimiz yüzyılda üç kez karşı karşıya geldik.

İlki “Küçük Asya” macerası. Boyunun ölçüsünü İzmir’in sularında aldı.

“Boy ver Palikarya” dendiğinde, “Su çok soğuk, burası da çok derin” diye cevap verdiğini çabuk unuttu!

Sonrası Kıbrıs Barış Harekatı ve Kardak.

Dünden bugüne değişen ne var? Pek bir şey yok aslında…

Çok değil, yarın sabah, ayarları kaçsa, bir deneseler…

Karşılaşacağı tablo farklı olmayacak! Bu sefer “Milenyumun Dersini” alacak!

Lakin ahali soruyor: “Ege’de, Doğu Akdeniz’de neler oluyor? Bu Yunan bize nasıl kafa tutuyor?”

Dayılarına güveniyor herhalde! Avrupa’nın şımarık çocuğuna aldığı ders az gelmiş olsa gerek.

Bize harp esaslarını hatırlatmak düşer:

SAVAŞI PİYADELER KAZANIR

Bismarck’ın kulakları çınlasın! “Kan ve Demir” olmadan savaşamazsın.

Kan ile başlayalım.

Bugün Yunan Milleti ya da GKRY halkı ne kadar ölebilir! Evet, bahse konu mevzu can acıtıcı ama askerlik mesleğinin tunç yasasıdır ölmeyi göze almak.

ABD Irak’tan askerini neden geri çekti?

Oysa savaşı piyadeler kazanır!

***

Daha dün, Jandarma Astsubay Çavuş Abdullah Taha Koç’un, Afrin'e gitmeden önce “Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm. Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm” deyişi yüreklerimizde yerini aldı.

Bu çocuğun sevdası yok muydu, heyecanı yok muydu? Anası, babası kardeşi yok muydu? Eşi-dostu yok muydu? Umudu, hasreti, kıyamadığı yok muydu? Hayalleri yok muydu?

Vardı elbet. Fazlası vardı belki de…

Fakat titremedi yüreği.

Analar ne evlatlar doğuruyor!

Bir büyüğüm söylemişti, "Rütbeler omuzlarda değil, yüreklerdedir!"

Bir ispatı daha...

Bu milletin sermayesi kahramanlarıdır! Allah tüm şehit ve gazilerimizden razı olsun!

***

"TÜRK ATEŞİ" YANMAYA DEVAM EDECEK...

Anadolu toprak gibidir. Almadan vermesini bilir. Bu yürekler Anadolu’da yetişir!

Paşam boşuna dememiş “Gidip, Toros dağlarına bakınız, eğer orada bir tek yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki; bu dünyada hiç bir güç ve kuvvet asla bizi yenemez!”

Bu yürekler yandıkça, bu topraklarda “Türk Ateşi” yanmaya devam edecek!

***

GELELİM İKİNCİ KONUYA: DEMİR!

Sanayisi olmayan toplumlar harbin devamlılığını sağlayamaz! Biz ise, “Fırat Kalkanı” ve “Zeytin Dalı” harekatlarında sahaya Türk Sanayii’nin imzasını attık. Kuzey Suriye Türk barutu kokar!

Bu başarıyı getiren süreç 2000’li yılların başında Milli Gemi (MİLGEM) üretimi ile başladı.

3-5 inanmış komutanın vizyonu ile…

Ki bu Komutanlar, başarılarının cezalarını Hasdal ve Silivri’de dört duvar arasında ödediler.

Lakin bizde geri vites yok!

Bir kısmı görevlerine geri döndü ve hizmet etmeye devam ediyorlar. Edecekler!

Bu millete borçlarıdır! Evet, zordur lakin 20 yaşında Mehmetlerin kurşuna karşı koştuğu bu topraklarda üç-beş sene hapis yatmak çok da iş değildir!

Bir asker, “Komutanım! Burayı bombalayın! Biz emniyetimizi aldık. Gerekirse şehit olmaya da hazırız! Ancak bu şerefsizler gebersin” diyorsa, hapis yatmak çok iş değildir…

***

MİLLİ KOMUTA KONTROL SİSTEMİ'NDEN MİLLİ GEMİ'YE UZANAN YOLCULUK...

Savunma sanayimizin tüm başarılarına rağmen eksikleri yok mu, elbet var!

Ancak iradesi, azmi ve yetişmiş insan gücü ile bu milletin her alanda egemenliğinin korumasının garantisi olacak güçte!

Deniz Kuvvetlerimizin vizyon sahibi Komutanlarının iradesi ile kurulan Araştırma Merkezi Komutanlığı (Deniz Kuvvetlerinin Savunma Projelerinde Araştırma Geliştirme Faaliyetlerini yürüten birimi-ki diğer kuvvetlerde benzeri yoktur) savunma sanayi şirketlerimiz ile birlikte onlarca çığır açan projeye imza attı, atıyor. Dört duvar odada, üç-beş mühendis ile kurulan bu kurum, Milli Komuta Kontrol Sistemi’nden Milli Gemi’ye uzanan yolculukta onlarca sistemi millileştirdi.

Türk Deniz Kuvvetleri’ni kendi gemisini yapan 14 ülkeden biri yaptı.

Çünkü güçlerini İstiklal Harbi’nde “Barut Dolu mermileri inceltmek için boşaltmadan tornaya bağlayan” İmalat-ı Harbiyeci’lerden alırlar...

***

BU "DEMİR VE KAN" ÖZETİNİ NEDEN YAPTIM

Gazetelerde gördüğüm, “ABD Doğu Akdeniz’de 10. Parselde EXXON MOBIL firması ile petrol arayacak ve firmaya ait araştırma gemisi 6. Filoya ait savaş gemileri ile korunacak” haberi nedeniyle…

Yani habere göre, “Türk ve ABD Donanmaları karşı karşıya gelecek.”

Hemen cevap verelim: Türk Deniz Kuvvetleri dün olduğu gibi, Nusret’in 26 mayın ile yüzyılın armadasına verdiği ders gibi, Türk Milleti’nin “Mavi Vatandaki” haklarını korumaya hazırdır!

Verilen her türlü siyasi direktif için, Afrin’deki kahraman Astsubay Çavuş Abdullah Taha Koç gibi onlarca yiğit Türk Donanması’nın çelik güvertesinde emre hazırdır!

***

BİR ŞARKI SÖYLER GİBİ ÖLEBİLEN...

Lakin konu bu değil.

Konu; bir manipülasyon, bir aldatmacadır.

Yunan basını tarafından pompalanan bilinçli bir kandırmaca ve yönlendirmedir!

Sorularla gidelim:

Bahse konu 10. Parsel Türk Münhasır Ekonomik Bölgesi içinde midir?

Hayır!

Bu ahvalde, Türk Donanması neye müdahale edecek? Kendi sahasında olmayan bir enerji sondajına mı?

Peki, ABD Donanması’nın açıkladığı planlı faaliyetleri içinde 10. parselde harekât gözükmekte mi?

USS IWO JIMA, USS NEW YORK ve USS OAK HILL amfibi gemilerinden oluşan grup Libya kuzeyinde bulunmakta. Ayrıca gemilerin daha önceden planlı olan “İsrail ile JUNIPER COBRA-2018”, “Yunanistan ile NOBLE DINA-2018”tatbikatlarına ve NATO’nun Orta Akdeniz’de icra etmekte olduğu “DYNAMIC MANTA” tatbikatına katıldıkları görülmekte. Yani 10. Parselde bir faaliyetleri yok!

Bunlar ABD Donanması’nın internet sitesinde verdiği bilgiler!

***

Tabi bu 10. Parsel senaryosu, Palikarya’nın işine geliyor. Suriye’de yaşanan ABD-Türkiye geriliminden yararlanmak istiyor. Aynı gerilimin deniz alanlarına yansıdığı algısını yaratmaya çalışıyor.

Kıbrıs’a ait 3 numaralı sahada İtalyan ENİ şirketine sondaj yaptırmayan donanmamızdan intikam almak istiyor. Oysa 3 numaralı parsel ile 10 numaranın alakası yok!

***

Diğer yandan evet, ABD Donanması’nın Doğu Akdeniz’deki varlığını artıyor. Bu net olarak gözükmekte.

Niyet okuyacaksak bunu Suriye’deki gelişmeler ile ilişkilendirebiliriz. Suriye’de varlığını artıran Rus Donanması’na güç göstermek, Suriye karasına hava desteği sağlamak, vesaire…

Ancak hali hazırda, donanmamız ile karşı karşıya gelmesini gerektirecek bir durum yok!

Ancak Türk Donanması verilecek her türlü göreve hazırdır!

Nereden mi biliyorum?

Arhavili İsmail’den!

“Sırtı lâcivert hamsilerin ve mısır ekmeğinin zaferi için,

 Hiç kimseden hiçbir şey beklemeksizin,

 Bir şarkı söyler gibi ölebilen” Kahramanların torunları olduklarından, biliyorum!

Deniz Mehmet Irak

Güncelleme Tarihi: 09 Mart 2018, 14:34
YORUM EKLE