İRAN’DAKİ TÜRK-ŞAHSÉVEN GÖÇEBELERİNDE DEVE KÜLTÜRÜ ve İGİLİ TERİMLERİ

İRAN’DAKİ TÜRK-ŞAHSÉVEN GÖÇEBELERİNDE DEVE KÜLTÜRÜ ve İGİLİ TERİMLERİ (1)

ÖZET

Gerek tarihi, gerekse nüfus yoğunluğu bakımından Türkler’in yaşadığı en önemli coğrafyaların başında İran gelmektedir. Türkler’in bu coğrafyadaki başat konumunu İbn-i Haldun şöyle özetlemektedir: “İran Türkler’in ülkesidir.” İran’a hâkim olan Gazneli, Selçuklu, İlhanlı, Timurlu, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safevi, Afşar ve 1925’de son bulan Kacar devletleri bu tespitin somut örnekleri olarak gösterilebilir.

Türkiye’den sonra İran coğrafyası barındırdığı Türk nüfusu bakımından ikinci sırada yer almaktadır. Bu nüfus içinde İran’daki göçebe Türkler özel bir yere sahiptir. Bu kesim eski Türk siyasi-sosyal yapısı, kültürel ve ekonomik düzeni açısından belki de Türk Dünyası içinde en özgün örneklerdendir. Söz konusu Türk göçebelerinin başlıcaları Ⱪaşⱪayı (1), Buçaⱪçı, Türkmen ve Şahséven (2) yörükleridir.

Hemen belirtelim ki İran’da iki ayrı Şahséven grubundan söz etmemiz gerekmektedir. Bunlardan biri Şahséven Baġdâdî (3) olarak adlanırken, diğer grup ise sadece Şahséven adıyla bilinmektedir. Şahséven Baġdâdîler Tahran’ın güneyi ve batısındaki Kum, Save, Erak ve Hemedan bölgelerinde yaşamakta iken sadece Şahséven adıyla anılan grup Erdebil ve Doğu Azerbaycan illerinde yaşamaktadırlar. Makalemizin konusunu ise sadece Şahséven olarak anılan ikinci gruptaki deve kültürü ve ilgili terimleridir.

Diğer göçebe gruplarda olduğu gibi deve ve devecilik Şahsévenler’de daha çok göç esnasında taşınma eylemini gerçekleştirmek için kullanılmaktadır. Buna rağmen zaman zaman devenin sütü ve eti de göçebelerce tüketilmektedir. Şahsévenler’de devecilik kültürü ve deve ile ilgili özgün bir terminolojinin var olduğu dikkat çekmektedir. Hatta konuya ilişkin Şahsévenler arasında adeta ihtisas yapmış kişilere rastlanılmaktadır. Devenin farklı cinsiyetlerinde ve türlerinde olduğu gibi değişik yaşlarında da ayrı ayrı isimlerle anıldığını görmekteyiz. Ayrıca değişik deve türlerinin çiftleştirilmesinden elde edilen yeni türler de farklı biçimde adlandırılmaktadır. Bununla birlikte devenin Türk-Şahséven kültüründeki yansımaları (ağız edebiyatı, folklor vb.) da özel bir yer tutmaktadır. İlgili makalemizde bu konular üzerinde durulacak ve konuya ilişkin var olan terimler açıklanmaya çalışılacaktır.

---------------------------------
1. Ⱪaşⱪayı sözcüğünün birinci ve dördüncü sesbirimleri: Ötümlü art damak karşılığı olan /ⱪ/ ünsüzü (ötümsüz art damak /ḳ/ ünsüzünün karşılığı)

2. Kapalı /é/: “kuzey” sözcüğünün dördüncü foneminin söyleyişinde olduğu gibi

3. Baġdadi sözcüğünün üçüncü sesbirimi: Ötümlü art damak /ġ/ ünsüzü

Ne‘met CAVANŞIR & Tarihçi ve Türkolog Dr. Babak CAVANŞIR; I. Uluslararası Devecilik Kültürü ve Deve Güreşleri Sempuzyumu, 17-19 kasaım 2016, Selçuk, İzmir, Bildiriler: Cilt I, Sosyal Bilimler, s. 594.

@Babek_Cavanshir

YORUM EKLE