İzmir Ege'de olduğuna göre, Atatürk neden “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!” demişti?

Cumhuriyet döneminde basılan harita ve atlaslarda yer alan Ege Denizi’nin XV. yüzyıl sonrası Osmanlı İmparatorluğu dönemi haritalarındaki adı Akdeniz ( Bahr-ı Sefid )’dir. Piri Reis’in 1520 yılında tamamladığı Kitab-ı Bahriye adlı eseri de dâhil olmak üzere aynı bölgeye “Adalar Denizi” de denilmektedir.

Ege (Aegean) deyimi, Yunan mitolojisinden kaynaklanmaktadır. Yunanlılarca önce Midilli civarına, daha sonra da tüm adaların yer aldığı bölgeye Ege Denizi adı verilmiş ve bu isim tüm kendi ürettikleri haritalarda bu şekilde yer almıştır. Sadece İlkçağ dönemine ait bazı haritalarda, Midilli Adası güneyine Ege (Aegean) adının verildiği görülmektedir. 1803 yılında Türkiye’de basılan ilk Türk Atlasında aynı bölgeye Anadolu Denizi denildiği, ancak, 1850 yılı sonrası Fransızca olarak basılan bazı haritalarda söz konusu bölge için “Mer Egée” adının kullanıldığı gözlenmektedir.

Orijinali Fransızca olarak hazırlanan Lozan Antlaşmasının, Türkçeye çevrilerek 24 Ağustos 1923 günü Büyük Millet Meclisinde onaylanan metninde, anılan bölge için “Adalar Denizi” tanımı yer almaktadır. Atatürk, 26 Ağustos sabahı verdiği “Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emri ile de, Cumhuriyet Döneminin ilk yıllarına kadarki evrede anılan yerin adının “Akdeniz” olduğunu doğrulamaktadır.

"Yunanlılar, Akdeniz''in bu kısmına ''Ege Denizi'' adını takmışlar, bölgedeki Yunan egemenliğini ve haklarını belirtmek maksadıyla ısrarla Ege Denizi deyimini kullanmaya başlamışlardı. Mustafa kemal Paşa, özellikle bu adı kabul etmediğini belirtmek için ''Akdeniz'' deyimini kullanmıştı"(Artuç, İbrahim, Yeniden Doğuş-Türk Kurtuluş Savaşı, Kastaş Yayınevi, 2.Cilt, s.471)

İşte Atatürk''ün tarih bilinci…

* Dipçe 1: Ege sözcüğünün Yunanca değil Türkçe olduğunu düşünenler de vardır. Ege sözcüğünün ön Türk dillerindeki iye (sahip) sözcüğünden geldiği öne sürülmektedir.  Bu durumda "iyemen > egemen sözcüğünün de Türkçe olduğu açıklanabilir. Be sözcüğün kökeninin Luvice, Pelasgca olma olasılığı da vardır. Araştırılmaya ve kanıtlanmaya değer bir konudur. (Suat Özer) 


EMİR YAZILI OLARAK VERİLMİŞTİ

Paşa, bu emri 30 Ağustos 1922’deki büyük zaferin ardından, 1 Eylül günü yazılı olarak vermiş ve emir birliklere sahra telefonları ile ulaştırılmıştı. Belgenin aslı şimdi Ankara’da, Genelkurmay Arşivi’nde muhafaza edilmektedir.

İŞTE O BELGE

Atatürk'ün düşmanı bitiren emrinin orijinali

MUSTAFA KEMAL SÖYLEMİŞ, ŞÜKRÜ ALİ BEY YAZMIŞTI

Atatürk'ün, Eylül 1922’de karargâh subaylarından Şükrü Ali Bey’e “Garp Cephesi Kumandanlığı” antetli bir kağıda yazdırdığı ve “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” sözleri ile biten tarihi emrinin tam metni:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Orduları! Afyonkarahisar-Dumlupınar Büyük Meydan Muharebesi’nde zalim ve mağrur bir ordunun anâsır-ı asliyesini (asıl unsurlarını) inanılmayacak kadar az bir zamanda imha ettiniz. Büyük ve necîb milletimizin fedakârlıklarına lâyık olduğunuzu ispat ediyorsunuz. Sahibimiz olan büyük Türk milleti istikbalinden emîn olmaya haklıdır. Muharebe meydanlarındaki maharet ve fedakârlıklarınızı yakından müşahade ve takip ediyorum. Milletimizin hakkınızdaki takdirlerine delâlet (kılavuzluk, aracılık) etme vazifemi mütevâliyen (ardarda) ve mütemadiyen (aralıksız şekilde) ifa edeceğim. Başkomutanlığa teklifatta (tekliflerde) bulunulmasını Cephe Komutanlığı’na emrettim. Bütün arkadaşlarımın Anadolu’da daha başka meydan muharebeleri verileceğini nazar-ı dikkate alarak ilerlemesini ve herkesin kuvâ-yı akliyesini (aklının gücünü), yiğitliğini ve menâbî-i celâdet (kahramanlığının kaynaklarını) ve himmetini müsabaka ile ibzâle (yarışırcasına bol bol harcamaya) devam eylemesini talep ederim. Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!

Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi

Başkumandan M. Kemal"


Dipçe 2: 

24 TEMMUZ 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması'nın 12’nci maddesinde Bahr-i Sefid Adaları için Island of Eastern Mediterranean ifadesi geçmektedir. Ancak Lozan Antlaşması'nın ayrılmaz parçası olan altı devlet kararı incelendiğinde Ege ifadesine rastlanmaktadır. İstanbul Deniz Matbaası tarafından 1930 yılında basılan "Türk ve Yunan Deniz Harbi Hatıratı ve 1909-1913 Yunan Bahri Tarihi" adlı eserde Ege Denizi ibaresine rastlanmamakta ve Adalar Denizi ifadesi kullanılmaktadır.

Faik Sabri DURAN'ın 1938 yılında yayınlanan, lise kitapları, sınıf III, Türkiye Coğrafyası (Kanaat Kitabevi, İstanbul), adlı kitabının 26’ncı sayfasında, Ege bölgesinin alanları biraz daha geniş tutulmuş ve bu bölgeye Garbi Anadolu (Batı Anadolu) adı verilmiştir. Aynı eserde sayfa 27'de Ege Denizi ifadesi, sayfa 70 ve sayfa 328'de sunulan haritalarda ise Adalar Denizi ifadesi kullanılmıştır. 6-21 HAZİRAN 1941 tarihleri arasında, Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde icra edilen Birinci Coğrafya Kurultayı'nda adlandırma konusunda standartlaşmayı sağlamak maksadıyla Ege Denizi terimi kabul edilerek kullanılmaya başlanmıştır.

Kaynakça:

AKARI Selçuk, Dz.Kur.Kd.Yzb., Dil Tarih ve Coğrafya Denkleminde Ege Denizi’nin Adlandırma Tarihi ve Ege Kelimesinin Anlamı.

YORUM EKLE
YORUMLAR
ibrahim karahan
ibrahim karahan - 2 hafta Önce

Çünkü ege diye bildiğimiz denize Akdeniz denirdi.Ama bizler bunu daha yeni öğrendik.Osmanlı tarihi okurken bir sürü toprağı fetih etmişiz ama şu an coğrafya olarak nereleridir bilmezdik.Lehistanın bugünkü Polonya olduğu öğretilmezdi.