09.01.2022, 14:50

Kazakistan

KAZAKİSTAN... TÜRK ÜLKELERİNİN EN HIZLI KALKINANI, BÜYÜYENİ GİBİ GÖRÜNEN İDİ; UMUT VEREN İDİ... ANCAK SONUÇ KORKUNÇ OLDU...

Kazakistan Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra bağımsızlığını kazanmasının ardından kısa sürede Türk ülkelerinin en hızlı kalkınan, gelişenleri, büyüyenleri arasında önde gelen idi. Çok umut veriyordu bana da. 

Yönetim biçimi bütün yeni Asya Türk cumhuriyetleri gibi tekbuyurganlıktı (diktatörlüktü), ancak Nursultan Nazarbayév'i başka bir gözle görüyordum; tekbuyurgan olsa da Kazakistan'ı, Kazak ulusunu seviyor, Türk Birliğini amaçlıyor, istiyor, diye düşünüyordum. Dahası; birkaç yıl önce başkanlıktan çekilişini, yerini genç bir yöneticiye bırakışını alkışlamıştım (her ne denli o genç yöneticinin kendi adamı olduğunu bilsem de). Neden? Öyle yapan bir Türk -devlet- başkanı göremediğimizden. Ancak... Meğer Nazarbayév de, yerini bıraktığı genç başkan da Kazakistan'ı, Kazak ulusunu sevmiyormuş, Türk Birliğini amaçlamıyor, istemiyormuş. Anlaşılan; onlar yalnızca kendilerini seviyormuş, kendi çıkarlarını gözetip istiyormuş. Çok yanılmışım gerçekten.

Çok yazık Kazakistan'a, Kazak ulusuna, Türkler'e! Nazarbayév ile adamları Kazakistan, Kazak ulusu, Türkler için tam bir düş kırıklığı oldu. Bütün bunları yazmak çok acı, ancak tüm bunlar da gerçek. Dile getirmem gerek. 

Bir başka gerçek de bütün tarih boyunca ve günümüzde girdiği hiç bir yerden çıkmayan Ruslar'ın, Rusya'nın eline Ukrayna'dan, Azerbaycan'dan sonra Kazakistan'a da yeniden girerek Sovyetler Birliği'ni diriltmek için çok büyük bir tarihî fırsatın geçmiş olmasıdır.

Yorumlar (0)
açık