Abay Ata Kimdir? Abay Ata Şiirleri, Abay Ata Sözleri

Abay Ata Kimdir? Abay Ata Şiirleri, Abay Ata Sözleri

Abay Ata Kimdir? Abay Ata Şiirleri, Abay Ata Sözleri

Abay Ata Kimdir? Abay Ata Şiirleri, Abay Ata Sözleri

ABAY ATA KİMDİR?

Kazak Edebiyatının Kurucusu Abay'ın Felsefi Dünyası


 

Abay KUNANBAYULI, 10 Ağustos 1845 yılında Şıngıs (Cengiz) dağları civarındaki Semey’in Kaskabulak köyünde dünyaya geldi. Asıl adı İbrahim’dir[1]. Kazakistan Cumhuriyeti, Abay’ın doğumunun 150. yılı dolayısıyla 1995 yılını Abay’a adamıştır.

Abay, 13 yaşında Semey şehrinde Ahmet Rıza medresesine gider, Arap, Fars dilleri ve Çağatayca üzerinde bilgiler edinir. Nevayi, Nizami, Fuzuli, Firdevsi, Sadi gibi büyük Türk ve Fars şairlerinin eserleriyle tanışır.[2] Sonradan Rus okullarında okur. Babası Kunanbay, onu bir müddet sonra halk içinde yetişmesi, devlet memuru olması yönetimde yer alması için okuldan alır. Bu çerçevede Abay, büyük beyler arasındaki mücadeleyi, yer, su, esirlikle ilgili davaları ve halkının dünya görüşünü yakından görür. Bütün bunlar onun için birer hayat deneyimi ve eğitimi değerindedir. O, bu okulun bütün değerlerini ayrıntılarıyla öğrenir.


Abay şiir yanında nesir de yazmıştır. Onun nesir yazıları okuyucu ile sırlaşırcasına, onlara danışırcasına kaleme alınmıştır. Yazılarında Abay, halkının ekonomik ve kültürel yapısını, sağlam bir yapının teşkili için verilmesi gereken mücadeleyi, çalışmayı; halkı aydınlığa, bilime götürecek önerileri sıralamıştır.


Okudukça ufku artmış, halkının dağınık, düzensiz yapısını, gereksiz kavgalırını gördükçe kendini bir aydın olarak sorumlu tutmuştur. Bu sorumluluk Yakup Kadri’nin “Yaban” romanında aydina yüklediği sorumluluktan da ağır ve yol göstericidir. Göktürk yazıtlarında ifade edilen “dağınık” halkı birleştirme düşüncesi Abay’ın hayatı boyunca amacı olmuştur. Su ve mera kavgalarına son vermek, eğitim ve öğretimin önemini vurgulamak için mücadele verir. Kendisini buna mecbur görür. Halkının bu durumu şaire acı verir. Yüreğinin derinliklerinde fırtınalar kopar:

Büyük halkım, Kazak’ım, zavallı yurdum,

Ustarasız ağzına düştü bıyığın.

İyi ile kötüyü ayıramadın,

Biri kan, bir yağ olmuş iki avurdun.

Kendiminki diyemiyorsun kendi malına,

Gündüz gülüşün bozuldu, gece uykun,

Kendi kendine bey, hepsi kırıntı,

İşte bozulmadı mı birliğin yurdun?

Birlik yok, bereket yok, temiz gönül yok,

Tükendi zenginliğin, beslediğin yılkın.

Şair kendini bey ilan eden zavallılardan , iyi ile kötüyü ayıramayan insanlardan şikayetçidir. Ancak bu şikayet, serzeniştir. Bu insanın en sevdiğine, sevgilisine sitemidir. Abay halkını sevmekte, ancak birlik olmamasından yakınmaktadır. Evladını uyaran baba gibi halkını şiddetli biçimde eleştirerek birliğe çağırmaktadır. Yaptığımız bir sohbette, Fikret Türkmen bunu “tahrik ederek, vurarak uyandırma” biçiminde anlatmaktadır.


Onu en çok etkileyen olumsuzlukların başında soylar arası kavgalardır. Bu kavgalar Rus Çarlarının “böl ve yönet” politikasına da uygun düşmektedir. Kendine yakın beyler bulan Ruslar, bunlar aracılığı ile Türkistan’ı siyasi ve ekonomik yönden çoktan egemenliklerine almışlardır. Bu politikalar sonucu Türkistan 1862 yılında Çinliler ve Ruslar arasında paylaşılmıştır. Bu paylaşımda kazaklar iki ana kütle olarak bölünmüşlerdir. Doğu Türkistan’dekiler Çinliler, Batı Türkistan’dakiler ise Rusların egemenliğinde kalmışlardır. Abay, kuşkusuz, bu acıyı yüreğinde duymuş, yeri geldikçe şiir ve nesir yazılarında halkı birliğe, dirliğe, bilim almaya çağırmıştır. Şaşkın asilzadeler, halkı aldatan mollalar, boş inançlı insanlar, bilime, teknolojinin değerine önem vermeyenler onun hışmından şiddetli eleştirilerinden payını almışlardır. Gerektiğinde kendi halkını eleştirmekten çekinmeyen Abay, yazı ve şiirlerinde ders veren öğretmen, yol gösteren rehber, nasihat eden aba, özlü sözler söyleyen ata rolleriyle karşımıza çıkar.


Dostluk, şairin en çok önem verdiği değerdir. Bunun için kişi önce kendiyle, sonra eşi, ailesi, çevresi giderek toplumla dost olmalıdır. Adalet, barış ve huzur ortamı ancak dostluklarla, iyiliklerle sağlanabilir:

Bu ömrüm zevki muhabbet ile,

Ölüme gitsen örnek ol iyi ün ile.

Arkandakilere sözün ve işin kalsın

Ölsen de denk olursun ölmeyen ile

(Abay’dan Seçmeler, s.75)

dörtlüğünde iyi sözün, dostluğun ve yapılan işin geleceğe kaldığı ifade edilir, iyiliğin halkla bölüşmesi istenir. Bir başka şiirinde ise dosta ihtiyacını belirtir:

Sevgili gönül

Sıcak yürek

Bulmadın diye üzülmez

Bir yiğit dost

Çokça gerek

Fikri ile sözğ bölünmez.

(Abay’dan Seçmeler, s.83)

Abay halkın birliğini engelleyen unsurlar üzerinde durur. Birliği ve dirliği engelleyen başlıca unsurları onun “sabırsız, arsız, tembel” diye başlayan şiirnde görürüz. Abay’a göre sabırsız ve arsız davranış, tembellik, yakınını istememek, utanmazlık, fikirsizlik, yalan, iftira, dedikodu, lafazanlık, kurnazlık Kazak’ın dirliğini yok etmekte, birliğini azaltmaktadır. Hacı Bektaş Veli’nin “bir olalım, diri olalım, iri olalım” sözünü Abay bir başka biçimde ifade eder:

Birlik olursa el (halk)

Her yan yayla o bir göl

(...)

Birliği giden el,

Suyu ekşimiş batak göl.

(...)

Ayrılığı iyi bilsen,

Halkı olur sanki kul,

Birliğinden ayrılma,

Halkın barışı iyi yol

Gerçek söze kulak ver

Ak yem olma, canım gel.

(Abay’dan Seçmeler, s.75)

Abay, Tanrıya samimiyetle inanan ve ona yürekten bağlanan biridir:

Tanrı kusursuz evvelden, peygamber hak,

Mümin olsan, öğrenip sen de bak

Kur’an gerçek, tanrı’nın inci sözüdür o,

Sırrına ermek için şart bilgili olmak

(Abay’dan Seçmeler, s.81)

Kur’an’ ın sırrına ermenin ancak bilgiyle, eğitim ve öğrenimle mümkün olabileceğini belirtir. Bazıları güzelliğini, genişliğini düşündüremezler:

İmamlar ibadetten söz eder,

İyilik ve imanı bilirsöyler,

İmanın temizliğini düşündüremez,

Sırtını ne kadar yıkasa da içi söner.

(Abay’dan Seçmeler, s.81)

Abay, “işleyen demir ışıldar” atasözünü şiar edinmiştir. Çalışmayı, emeği, alın terini değerli görür. Gösteriş budalarına, zamanımızda her yerde görülen torpil anlayışına karşı çıkar. Önemli olan çalışarak kazanmak, emek harcayarak bir yerlere gelmek, dünyaya insanlığa faydalı olmaktır.

Gösteriş yapma her şey,

Hünerli olsan olar arkan.

Sen de kerpiçsin dünyaya,

Gediğini bul da, olsun faydan.

(...)

Yavaş yürü doğru bas,

Emeğin gitmez boşuna

Rehber olan usanmaz

Öğretmekten çocuğa

(Abay’dan Seçmeler, s.97)

Abay, ünlü halk şairlerini eleştirmekte geri kalmaz. Buhar Jırau, Bolat ve Şortanbay’ı kalıp sözleri olduğu gibikullanmak, kendiliklerinden bir fikir ileri sürememek, yaratamamakla eleştirir. Kendinden önceki şairleri beğenmez. Bu şiirleri “yama” olarak niteler. “Söz düzeldi, sen de düzel!” diyerek halka çağrıda bulunur. Abay’ın felsefesinde sevgi, çalışkanlık, dostluk, birlik, kötülüğe karşı hiciv vardır.


Abay sadece Kazak’ların değil, Türk Dünyası’nın büyük şairi ve düşünürüdür. Ortak Türk Edebiyatları ve Türk düşünce tarihinde Abay’ın eserlerinden düşünce dünyasından yararlanılmalıdır.


[1] M. Auezov, Abay Kunanbayev. “Monografiyalık Zertteuler men Makalalar” (Kurastırgan: N. Akbayev), Sanat, Almatı 1995, s. 31-35

[2] Dr. Ali Abbas ÇINAR, “Kazak Kültürü ve Edebiyat Araştırmaları”, Muğla 2006, s. 157.

Güncelleme Tarihi: 06 Ekim 2018, 09:23
YORUM EKLE