Alexandre Dumas Pere Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri​​​​​​​, yazarlar, şairler, düşünürler, biyografiler, kim kimdir?

Alexandre Dumas Pere Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri​​​​​​​, yazarlar, şairler, düşünürler, biyografiler, kim kimdir?

Alexandre Dumas Pere Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri​​​​​​​, yazarlar, şairler, düşünürler, biyografiler, kim kimdir?

Alexandre Dumas Pere Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri, yazarlar, şairler, düşünürler, biyografiler, kim kimdir?

Biyografi, kısa biyografiler, biyografi, biyografi eserleri, ilginç biyografiler, önemli biyografiler, yazarlar, şairler, düşünürler, kim kimdir, yaşam öyküsü, yazarlar, şairler, düşünürler, biyografiler, kim kimdir? Alexandre Dumas Pere Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

biyografi, kısa biyografiler, biyografi, biyografi eserleri, ilginç biyografiler, önemli biyografiler, yazarlar, şairler, düşünürler, kim kimdir, yaşam öyküsü, yazarlar, şairler, düşünürler, biyografiler, kim kimdir?

Bütün yazar, şair ve düşünürleri şu bağlantıdan okuyabilirsiniz.

Lütfen tıklayınız: Yazarlar-Şairler-Edebiyatçılar-Düşünürler

...

Alexandre Dumas Pere Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Alexandre Dumas Père (BABA)

(d. 24 Temmuz 1802 - ö. 5 Aralık 1870)

19. yüzyılın en verimli ve en sevilen Fransız yazarlarından. Hiçbir zaman büyük bir edebiyatçı sayılmamışsa da, önce oyunları, daha sonra da tarihsel romanlarıyla büyük ün kazanmıştır.

Özellikle, Kardinal Richelieu dönemindeki dört gözü pek kahramanı anlattığı, romans tarzındaki dili Les Trois mousquetaires (1844; Üç Silahşörler1934, 1998) ve Le Comte de Monte-Cristo
(1845; Monte Kristo Kontu) en tanınmış yapıtlarıdır.

Dumas'nın renkli, açık yürekli, bazen pek inandıncı olmayan bir üslupla kenidi olağanüstü yaşamındaki olayları aktardığı Memoires (1852-54; Anılar) adlı yapıtı romantik dönem Fransız edebiyat yaşamına da ışık tutar.

Dumas'nın babası Thomas-Alexandre Davy de La Pailleterie, La Pailleterie markisi ile Santo Domingolu bir Siyah olan Marie Cessette Dumas nın evlilik dışı çocuğuydu.

Ancien regime (eski rejim) döneminde sıradan bir askerken 1786'da Dumas adını aldı ve daha sonra apoleon ordusunda generalliğe kadar yükseldi. Sonradan, özellikle 1806'da markinin ölümü üzerine ailenin parasal durumu bozuldu. Alexandre Dumas, geçimini sağlamak amacıyla genç yaşta Paris'e gitti. Avukat olmayı düşlüyordu, ama geleceğin Fransa kralı Orleans dükü Louis-Philippe'in hizmetine girdi. Sonra da şansını tiyatroda denemeye karar verdi.

Oyuncu François-Joseph Talma ve sonradan romantik okulun başını çekecek olan genç şairlerle ilişki kurdu. Dumas'nın, günümüz anlayışına göre kaba, fazla gösterişli ve melodramatik bulunan oyunları, 1820'lerin sonu ve 1830'ların başında büyük ilgi görüyordu.

Henri III et sa cour (1829; III.Henri ve Sarayı) adlı oyununda Dumas, Fransız Rönesansı'nın gösterişli bir tablosunu çizidi.

Napoleon Bonaparte (1831) yeni ölen imparatorun efsaneleşmesinde rol oynadı.

Antony'de (1831; Antoni yahut İkmail-i Namus, 1875) ise, zina ve şeref kavramları çağa uygun biçimde yorumlanıyordu.

Dumas oyun yazarken bir yandan da tarihsel romanlarla ilgilenmeye başladı ve başta Auguste Maquet olmak üzere başka sanatçılarla birlikte çalıştı. Bu yapıtlarda, olayların akla ve tarihsel gerçeklere uygun olmasına genellikle özen gösterilmiyor ve kişilerin psikolojisi yeterli biçimde yansıtılarnıyordu.

Dumas'nın temel kaygısı , renkli bir tarihsel fonda, genellikle 16. ve 17. yüzyılda geçen heyecanlı bir öykü yaratmaktı. Dumas başarı kazandıkça kenidini pahalı zevklere verdi ve borçlarını ödeyebilmek için daha kısa sürede daha çok yazmaya başladı.

Aynı zamanda gazetecilik yapıp gezi kitapları yazarak da para kazanmaya çalıştı ama başarılı olamadı.

Üç Silahşörler'in Türkçede birçok kısaltılmış baskısı yapıldı. Tam metni ise ilk kez 1972'de üç cilt olarak yayımlandı.

Dumas'nın Türkçede yayımlanan öbür tanınmış yapıtları,

Üç Silahşörler'in devamı niteliğindeki Vingt ans apres (1845; Yirmi Yıl Sonra, 2 cilt),

Dix ans plus tard ou le vicomte de Bragelonne ( 1848-50; Demir Maske) ve

La Tulipe noire(1850; Kara Lale) dır.

Oyunlarından ikisi Mınakyan Tiyatrosu'nda oynandı. Ünlü oyunu Aktör Kean'de Raşil Rıza ve Sadi Tek tiyatrolarında 1926-1944 arasında 8 kez sahnelendi.

Alexandre Dumas Eseleri

III. Henri ve Sarayı (1829)

Napoléon Bonaparte (1831)

Üç Silahşörler (1844)

Monte Kristo Kontu (1845)

Demir Maske (1848)

Siyah Lale (1850)

Anılar (1852-54)

----------------------

(Oğul) Alexandre Dumas

(d. 27 Temmuz 1824 - ö. 27 Kasım 1895). Fransız oyun yazarı ve romancı.

Çağdaş bir orunu ele alarak çözüm yollan öneren ve tezli oyun olarak bilinen orta sınıf gerçekçi tiyatrosunun kuruculanndandır.

Alexandre Dumas'nın (Baba) evlilik dışı oğluydu. Babası gibi verimli ve yaratıcı bir yazar olmasına karşın, ikisinin yapıtları çok farklıdır.

Oğul Dumas, La Dame aux camelias (1848; Kamelyalı Kadın) adlı ünlü romanı sahneye konduğunda (1852) asıl ilgi alanının tiyatro olduğunu anladı. Filme de alınan bu oyun, Giuseppe Verdi 'nin ilk kez 1853'te sahnelenen La
Traviata operasına ve Sir Frederick Ashton'ın Marguerite and Armand (1963; Marguerite ve Armand) adlı balesine esin kaynağı olmuştur.

Dumas, tarihsel oyunlar ve romanlar yazan babasından ayrı bir yol tutarak oyunlarında yaşadığı dönemi ele aldı.
Yasak aşkların babasının yıkımına yol açmasına tanık olduğundan, ailenin ve evliliğin kutsallığı temasını işledi .

Örneğin, 1855'te sahnelenen, Le Demi-Monde (Kibar Yosmalar) fahişelerin evlilik kurumu için oluşturduğu tehlikeyi ele alır.

Günümüz seyircileri Dumas'nın oyunlarını tumturaklı ve gereksiz konuşmalarla dolu
bulsa da, 19. yüzyıl sonlarının önde gelen eleştirmenleri bu ahlakçı oyunlardan övgüyle söz etmişlerdi.

Dumas 1875'te Academie Française üyeliğine seçildi.

En ilginç oyunlan Le Fils naturel (1858; Evlilik Dışı Çocuk) ve babasının kişiliğini yorumladığı Un Pere prodigue'dir (1859; Savurgan Bir Baba).

Oyunlarından;

La Question D'Argent (Para Meselesi) Teodor Kasap tarafından 1875'te,

Francillon (Füruzan) Halit Ziya Uşaklıgil tarafından uyarlanarak 1918'de,

La Dame aux camelias ise başta Mahmut Şevket Paşa ve Ahmed Midhat olmak üzere birçok yazar tarafından Türkçeye çevrilerek sahnelenmiştir.

Alev Alatlı

YORUM EKLE