Affetmek Nasıl Yazılır? Ay Işığı Nasıl Yazılır?

Affetmek Nasıl Yazılır? Ay Işığı Nasıl Yazılır?

Affetmek


Suç, ceza ve benzeri bir şeyi bağışlamak, özürlü sayarak üzerinde durmamak ya da hoş görmek, özür dilemek için söylenir, karşı çıkmak, beğenilmediğini belirtmek için söylenir. Arapça’dan dilimize geçen bu kelime af etmek şekline yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı affetmek şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

af etmek (Yanlış kullanım)

 

affetmek ✓ (Doğru kullanım)


Cümle içinde örnek kullanım:

Affedersiniz, bu yapılacak şey mi?”
 
 
 

Ay ışığı

 


Ay’ın yeryüzüne gönderdiği ışık, ay’ın dolunay olduğu zamanki parlak durumu anlamına gelir. Ayrı yazılması doğrudur. Bu kelime genellikle ayışığı şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı ay ışığı şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

ayışığı (Yanlış kullanım)

 

ay ışığı ✓ (Doğru kullanım)


Cümle içinde örnek kullanım:

“Pencereden sızan ay ışığı bir usturlabın parlak yüzeyine vuruyordu.” – İ. O. Anar
 
 
 

Aslan

 


Hayvanbilim terimidir. Kedigillerden, Afrika’da yaşayan, koyu sarı renkli, erkeğinin boynunda yele bulunan, büyük ve çok güçlü, yırtıcı bir memeli hayvan, mecazi anlamda gürbüz ve yiğit, yürekli kimse anlamına gelir. Bileşik ad olan bu kelime genellikle arslan şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı aslan şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

arslan (Yanlış kullanım)

 

aslan ✓ (Doğru kullanım)


Cümle içinde örnek kullanım:

Aslan Mehmetçik yurt bekçisidir”
 
 
 

Anayol

 


Küçük yolların kendisine ulaştığı, açıldığı büyük karayolu, kent içinde, küçük yolların, sokakların kendisine açıldığı büyük yol anlamına gelir. Bileşik ad olan bu kelime genellikle ana yol şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı anayol şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

ana yol (Yanlış kullanım)

 

anayol ✓ (Doğru kullanım)


Cümle içinde örnek kullanım:

“İki sokak ötesi anayola çıkarsınız”
 
 
 

Açık öğretim

 


Açık öğretim, alışılmış, örgün ve geleneksel eğitim tarzından çok farklı olarak, okul kampüsüne gitme zorunluluğu olmayan, derslerin tamamen bilgisayar vasıtasıyla sanal ortamda interaktif olarak işlendiği, katılımcıların dersleri istediği zaman ve istediği yerde tekrar izleyebildiği eğitimin adıdır. Bu kelime genellikle açıköğretim şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı açık öğretim  şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

açıköğretim (Yanlış kullanım)

 

açık öğretim ✓ (Doğru kullanım)


Cümle içinde örnek kullanım:

Açık öğretim fakültesine kayıt yaptırdım. Böylece hem çalışıp hem eğitim alabileceğim.
 
 
 

Arap sabunu

 


Doğa dostu bu ürünün içeriğinde ayçiçek yağı ve sabun bazı bulunur. Günümüzde ise çoğunlukla kullanılmış yağlarla üretilen arap sabunları pek tercih edilmez çünkü atık yağ ile yapılan sabunun temizleme özelliği azalır üstelik çamaşırlarda leke bırakabilir. Bu kelime genellikle arapsabunu şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı arap sabunu  şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

arapsabunu (Yanlış kullanım)

 

arap sabunu ✓ (Doğru kullanım)


Cümle içinde örnek kullanım:

Halıları temizlemek için arap sabunu kullanıyorum.
 
 
 

Açık oturum

 


Bir sorunun herkesin izleyebileceği biçimde, açık olarak tartışıldığı toplantı anlamına gelir. Bu kelime genellikle açıkoturum şeklinde yanlış yazılmaktadır. Bu kelime ayrı yazılmalıdır. Doğru kullanımı açık oturum  şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

açıkoturum (Yanlış kullanım)

 

açık oturum ✓ (Doğru kullanım)


Cümle içinde örnek kullanım:

Açık oturum başladı.
 
 
 

Ay tutulması

 


Yeryuvarlağının Güneş ile Ay arasına girmesiyle, Ay’ın yeryuvarlağının gölgesinde kalması durumu anlamına gelir. Gökbilim terimi olan bu kelime genellikle aytutulması şeklinde yanlış yazılmaktadır. Ayrı değil birleşik yazılmalıdır. Doğru kullanımı ay tutulması  şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

aytutulması (Yanlış kullanım)

 

ay tutulması ✓ (Doğru kullanım)


Cümle içinde örnek kullanım:

Bu gece ay tutulması gerçekleşecek.
 
 
 

Alabalık

 


Alabalıkgillerden, soğuk, temiz, duru sularda yaşayan, ortalama 25–35 cm. boyunda, derisinde kara ya da kırmızıca benekler bulunan, eti çok lezzetli bir tatlı su balığı anlamına gelir. Birleşik ad olan bu kelime genellikle ala balık şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı alabalık şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

ala balık (Yanlış kullanım)

 

alabalık ✓ (Doğru kullanım)


Cümle içinde örnek kullanım:

Yol dönüşü alabalık tesisine uğrayıp kendimize ziyafet çektik.
 
 
 

Acembuselik

 


Alaturka müzikte birleşik bir makam anlamına gelir. Arapçadan dilimize geçen bu kelime genellikle acem buselik şeklinde ayrı yazılarak yanlış yazılmaktadır. Bu kelimenin doğru kullanımı acembuselik  şeklinde olmalıdır.

Doğru yazımı:

acem buselik (Yanlış kullanım)

 

acembuselik ✓ (Doğru kullanım)


Cümle içinde örnek kullanım:

Acembuselik makamına örnek olarak, Kemânî Sâdık Ağa’nın sakîl, Tosun Ağa’nın çenber ve Neyzen Yûsuf Paşa’nın devr-i kebir usulündeki peşrevleri ile Abdülbâki Nâsır Dede’nin âyîn-i şerifi gösterilebilir.

Yazım yanlışları, En sık yapılan yazım yanlışları

Yazım kılavuzumuzdan yararlanmak için tıklayınız.

Yazım yanlışları, En sık yapılan yazım yanlışları, Nasıl yazılır, yazılışı nasıl, yazımı nasıl, doğru yazılışı, doğru yazımı, kelimelerin doğru yazılışı tdk, yanlış yazılan kelimelerin doğru yazılışı, yazımı karıştırılan sözcükler ve doğru yazımları, yazımı karıştırılan sözcükler tdk 2019, yazım kuralları, yazımı karıştırılan sözcükler tablosu, kelimelerin doğru yazımı testi, yazım yanlışları ve doğruları, herşey nasıl yazılır, hiçbir nasıl yazılır?

Yazım yanlışları, En sık yapılan yazım yanlışları

Nasıl Yazılır Sözlüğümüzde 100.000 dolayında sözcüğün doğru yazılışı verilmiştir.

Sözcüklerin doğru yazılışını araştırmak için tıklayınız: NASIL YAZILIR SÖZLÜĞÜ

Gerek yazılı anlatımda gerekse sözlü anlatımda (=konuşmada) sıkça kullanılan ve yazımı karıştırılan bazı sözcükler şunlardır:

(Önce sözcüğün yanlış yazımı sonra doğru yazımı verilmiştir.)

Yazım yanlışları, En sık yapılan yazım yanlışları -A-

  • ablem / amblem,
  • acaip / acayip,
  • acenta / acente,
  • acitasyon / ajitasyon (kışkırtma, duygu sömürüsü yapma),
  • adele / adale,
  • afaroz / aforoz (Hristiyanlıkta cemaatten kovma cezası, darılıp biriyle konuşmama, uzaklaştırma),
  • afilli/ afili (gösterişli, çalımlı),
  • ahçı/ aşçı,
  • ahpap/ ahbap,
  • akapunktur/ akupunktur (iğne batırılarak yapılan tedavi),
  • alarım/ alarm,
  • aliminyum – alimünyum/ alüminyum,
  • allerji / alerji,
  • alobora / alabora (geminin yan yatması),
  • amartisör/ amortisör,
  • anfi / amfi (basamaklı olarak yükselen büyük derslik),
  • anotomi / anatomi,
  • antiparantez / antrparantez,
  • antreman/ antrenman,
  • aparatif – aperatif / aperitif (ön içki),
  • aporlor – hoporlör – opörler / hoparlör,
  • aptes/ abdest,
  • arabeks / arabesk,
  • arefe / arife,
  • arozöz/ arazöz (yolları ve yol kenarlarındaki yeşillikleri sulamakta kullanılan araç),
  • artiz – artis / artist,
  • askari/ asgari (en az, en düşük),
  • assubay / astsubay,
  • asvalt / asfalt,
  • aşentiyon – aşantiyon / eşantiyon,
  • aşofman – eşortman- / eşofman,
  • ataç / ataş (tutturgaç),
  • atelye/ atölye,
  • ateşe / ataşe (elçilik uzmanı),
  • avut/ aut (dış),
  • Azerbeycan / Azerbaycan…

Yazım yanlışları, En sık yapılan yazım yanlışları -B-

  • barsak/ bağırsak,
  • bilader / birader,
  • bilimum / bilumum,
  • birfiil/ bilfiil,
  • birhaber / bihaber,
  • boğa yılanı / boa yılanı,
  • boy pos / boy bos,
  • boğça – poaça – poça / poğaça,
  • büsküüt- püsküüt – pisküüt – pisküvi – püsküvüt… / bisküvi…

Yazım yanlışları, En sık yapılan yazım yanlışları

-C-Ç-

  • canbaz/ cambaz,
  • candarma- cenderme/ jandarma,
  • celatin / jelatin,
  • ceryan / cereyan,
  • ceton / jeton,
  • cimnastik / jimnastik,
  • ciyer / ciğer,
  • çekinser / çekimser,
  • çiflik / çiftlik,
  • çinakop / çinekop,
  • civa / cıva,
  • çukulata- çukolata / çikolata…

Yazım yanlışları, En sık yapılan yazım yanlışları

-D-

  • dekarasyon / dekorasyon,
  • dekaratör / dekoratör,
  • dersane / dershane,
  • dinazor / dinozor,
  • direk / direkt,
  • döğmek / dövmek,
  • döküman / doküman (belge),
  • dökümanter / dokümanter (belgesel)…

-E-

  • egzantrik-ekzantrik- egsantrik/ eksantrik (dış merkezli, ayrıksı),
  • egzos- egsoz- eksoz-egzost- eksozt / egzoz,
  • ensitü / enstitü,
  • entellektüel / entelektüel,
  • entrasan / enteresan,
  • erezyon / erozyon (aşınma),
  • eskirim / eskrim,
  • espiri / espri,
  • eşgal-eşkal / eşkâl (dıştan görünüş, biçim),
  • evsane / efsane,
  • ezzane / eczane…

-F-

  • faliyet /faaliyet,
  • fantazi / fantezi (değişik heves, değişik beğeni),
  • fasülye/ fasulye,
  • fermar/ fermuar,
  • fesetmek/ feshetmek (bozmak, dağıtmak),
  • fiat/ fiyat,
  • filim/ film,
  • fites/ vites,
  • florasan/ floresan…

-G-

  • gangaster/ gangster,
  • gangren/ kangren,
  • gardolap/ gardırop,
  • gaste- gazte/ gazete,
  • gravat/ kravat…

-H-

  • halel (bozma, bozukluk) ⇒ helâl (dinin kurallarına aykırı olmayan, dinî bakımdan yasaklanmamış olan, haram karşıtı)
  • hakkaten/ hakikaten,
  • halisinasyon- halisünasyon / halüsinasyon (sanrı),
  • haremlik selamlık/ harem selamlık,
  • harfiyat/ hafriyat (kazı),
  • herkez- herkeş/ herkes,
  • heycan/ heyecan,
  • Hıristiyan / Hristiyan…

-I-İ-

  • ıskonto/ iskonto,
  • Istanbul- İstambul / İstanbul,
  • ıstırap/ ızdırap,
  • istakoz / ıstakoz,
  • ilizyon- ilüzyon/ illüzyon (yanılsama),
  • inkilap / inkılap,
  • insiyatif / inisiyatif (öncelik, üstünlük),
  • istepne / stepne (yedek lastik),
  • istihap hatti / istiap haddi (içine alma sınırı, sığdırma sınırı)
  • izalasyon / izolasyon…

-K-

  • karsör- karisör/ karoser,
  • kakafoni/ kakofoni (ses uyumsuzluğu),
  • kalemşör / kalemşor (kalem savaşçısı),
  • kanpanya / kampanya,
  • kaporo / kaparo,
  • karegrafi- kareografi/ koreografi (figür ve anlatımların bütünü),
  • karekter/ karakter,
  • karnıbahar / karnabahar,
  • kavonoz / kavanoz,
  • katalok / katalog,
  • kaysı / kayısı,
  • kırahatane / kıraathane,
  • kilot/ külot,
  • kipri / kirpi,
  • kiprik/ kirpik,
  • kitlemek / kilitlemek,
  • klavuz/ kılavuz,
  • klüp / kulüp,
  • kokreç- kokareç / kokoreç,
  • kolanya / kolonya,
  • kollej / kolej,
  • kolleksiyon / koleksiyon,
  • kollektif / kolektif,
  • komidin / komodin (küçük dolap),
  • kominist/ komünist,
  • komünükasyon / komünikasyon (iletişim),
  • konsansüs / konsensüs (uzlaşma),
  • kontür- kontur / kontör,
  • kopye / kopya,
  • kurdela- kordale- kurdale / kurdele,
  • küpür / kupür (giyside kesim),
  • küvöz / kuvöz (yaşanak)…

-L-

  • layik / laik,
  • labaratuar- labaratuvar- laboratuar / laboratuvar,
  • lağbo- lavobo / lavabo,
  • laylon/ naylon…

-M-

  • mahçup / mahcup,
  • mahfolmak / mahvolmak,
  • mahsuz- masus / mahsus,
  • makina / makine,
  • maktül / maktul (öldürülmüş),
  • manüpülasyon / manipülasyon (yönlendirme, seçme),
  • matamatik / matematik,
  • mataryal / materyal,
  • maydonoz / maydanoz,
  • mefta / mevta (ölü, ölmüş kimse),
  • megoloman- megolaman/ megaloman (kendini çok büyük gören kimse),
  • melemen/ menemen,
  • melhem / merhem,
  • menapoz/ menopoz,
  • menejer- menecer / menajer,
  • mentalite / mantalite (anlayış),
  • menüsküs / menisküs,
  • meyva / meyve,
  • miğde / mide,
  • mokasen / makosen (kısa ökçeli, bağsız ayakkabı),
  • motorsiklet/ motosiklet,
  • mozayik/ mozaik,
  • mönü/ menü (yemek listesi),
  • muacir / muhacir,
  • muaffak / muvaffak,
  • muhattap / muhatap,
  • mundar / murdar (kirli, pis),
  • mustarip / muzdarip,
  • muşanba / muşamba,
  • muzur / muzır (zararlı),
  • münübüs/ minibüs,
  • müracat / müracaat,
  • mürüvet- mürivet / mürüvvet (cömertlik, yiğitlik),
  • müsayit/ müsait,
  • müsbet/ müspet,
  • müsvette / müsvedde,
  • mütaakip / müteakip,
  • mütahit/ müteahhit…

-N-

  • nalet / lanet,
  • naturel/ natürel (doğal),
  • nergiz / nergis,
  • nisbet/ nispet,
  • nötür/ nötr (etkisiz)…

-O-Ö-

  • oce/ oje,
  • okşizen / oksijen,
  • oparasyon / operasyon,
  • opsayd / ofsayt,
  • orjinal / orijinal,
  • şok olmak / şoke olmak,
  • öğe / öge,
  • ötenazi/ ötanazi (ölme hakkı)…

-P-

  • palyanço- palyoça / palyaço,
  • panaroma/ panorama (genel görünüm),
  • pantalon/ pantolon,
  • parağraf/ paragraf,
  • pardesü / pardösü,
  • parelel / paralel,
  • parende / perende (havada dönerek atılan takla),
  • parlementer / parlamenter,
  • parlemento / parlamento,
  • payton / fayton,
  • penbe/ pembe,
  • peştemal / peştamal,
  • pisiklet / bisiklet,
  • proğram- prooram / program,
  • proleterya/ proletarya (emekçi sınıfı),
  • promasyon / promosyon (özendirme),
  • provakatör / provokatör (kışkırtmacı),
  • psikiyatrist/ psikiyatr…

-R-

  • radyosyon/ radyasyon,
  • rakkam / rakam,
  • raslantı / rastlantı,
  • rasgele / rastgele,
  • restoran/ restoran,
  • revanş/ rövanş,
  • rezarvasyon / rezervasyon,
  • riks/ risk.
  • Roma rakamları / Romen rakamları,
  • ropörtaj / röportaj…

-S-

  • sada / seda: (ses),
  • safa / sefa (gönül rahatlığı),
  • sağnak/ sağanak,
  • sandoviç- sandöviç- sandüviç/ sandviç,
  • sarmısak / sarımsak,
  • satlık / satılık,
  • sellektör / selektör,
  • seramoni / seremoni (tören),
  • serbes/ serbest,
  • seyehat/ seyahat,
  • sezeryan/ sezaryen,
  • silahşör/ silahşor,
  • sohpet/ sohbet,
  • soy kırımı/ soykırım,
  • statyum / stadyum,
  • su basmanı / subasman (oturmalık),
  • subap- supab-sibop/ supap,
  • sueter / süveter,
  • südyen- sudyen / sütyen,
  • sükûtuhayal/ sukutuhayal (hayal kırıklığı),
  • süpriz- süprüz /sürpriz,
  • sütüdyo / stüdyo…

-Ş-

  • şanzuman/ şanzıman,
  • şarter/ şalter,
  • şarz / şarj,
  • şayibe/ şaibe,
  • şemşiye/ şemsiye,
  • şevkat/ şefkat,
  • şifai/ şifahi,
  • şohben / şofben,
  • şöför / şoför…

-T-

  • tabiyat/ tabiat,
  • tahüt/ taahhüt,
  • taamüden-tamüden/ taammüden (kasten, tasarlayarak),
  • tafsiye/ tavsiye,
  • tahtarevalli/ tahterevalli,
  • taktim / takdim,
  • taktir/ takdir
  • tastik / tasdik,
  • tanpon/ tampon,
  • tasfir/ tasvir,
  • tasviye/ tasfiye (arıtma),
  • taşaron/ taşeron (ikinci derecede müteahhit),
  • teferuat/ teferruat,
  • tekneloji / teknoloji,
  • tekrardan/ tekrar,
  • temize gitmek / temyize gitmek,
  • tenbel/ tembel,
  • tenbih/ tembih,
  • tenefüs/ teneffüs,
  • teravi- terevi/ teravih,
  • tesbih/ tespih,
  • tesbit / tespit,
  • teşfik/ teşvik,
  • tetanoz/ tetanos,
  • tiskinmek/ tiksinmek,
  • tiyo/ tüyo (gizli bilgi),
  • tolorans/ tolerans,
  • tos/ tost,
  • traş/ tıraş,
  • tribuşon- tirbüşon/ tirbuşon (burgu),
  • türübün / tribün…

-U-Ü-

  • ukte / ukde (yükümlülük, sorumluluk),
  • ultrasyon/ ultrason (yansılanım),
  • ultümaton- ültimatom/ ültimatom (bir devletin başka bir devlete verdiği nota),
  • usûl / usul,
  • utopya / ütopya,
  • ünüforma / üniforma,
  • ünvan/ unvan,
  • üvertür/ uvertür (konser öncesi çalınan parça)…

-V-

  • valeybol- veleybol/ voleybol,
  • vehamet/ vahamet (güçlük, tehlikeli durum),
  • vejeteryan/ vejetaryen (etyemez),
  • vürüs/ virüs (parazit)…

-Y-

  • yalnış/ yanlış
  • yayınlamak/ yayımlamak,
  • yımırta/ yumurta,
  • yövmiye / yevmiye…

-Z-

  • zenaat/ zanaat,
  • zerafet / zarafet (zariflik),
  • zınba / zımba….

Yazım kılavuzumuzdan yararlanmak için tıklayınız.

Güncelleme Tarihi: 02 Nisan 2019, 12:58
YORUM EKLE