DOĞUM GÜNÜ MÜ? – AD GÜNÜ MÜ?

DOĞUM GÜNÜ, AD GÜNÜ

DOĞUM GÜNÜ MÜ? – AD GÜNÜ MÜ?

DOĞUM GÜNÜ MÜ? – AD GÜNÜ MÜ?

Prof. Dr. Osman Fikri Sertkaya 


Çok değil 30 yıl kadar önce iletişimi mektup ile yapardık. Sonra hayatımıza bilgisayar ve internet girdi. Mektup yerini elektronik mektup (E-Mail)’a bıraktı. Türk Dil Kurumu’nda E-Mail yerine El-mek (Elektronik mektup) karşılığını teklif ettik. Kullanılıyor. İnternet yolu ile uzaklara anında erişim ve haberleşme yolu açıldı. Sonra hayatımıza başka sistemler girmeye başladı. Facebook, Twitter, Instagram, YouTube, WhatsApp ve başkaları. Hem bilginizi, hem  mesajınızı, hem de görüntünüzü anında paylaşabiliyorsunuz.

Ben Facebook’ta iki yıldan beri varım. Yeni sayılırım. Şükrü Haluk Akalın benim tabletime sözlük PDF’leri yükleyecekti. Onu yaparken bana bir de Facebook hesabı açmış. Görenler de takipçi olmak istemiş. Benim bir şeyden haberim yok. Konya’dan çok değerli hocamız Gönül Ayan Hanımefendi eşim Ayşegül’ü arayarak sitem etmiş. “Ayşe! Senin bu kocan var ya. Ne müşkülpesent adam! Bir aydan beri tabletinde bir düğmeye basacak. Basmıyor”. Ayşe de gülerek cevap ermiş. “Basmaz hocam basmaz. Çünkü tableti kendisinde değil. Ankara’da Ş. H. Akalın’da. Ekim ortalarında Ankara’ya gidince tabletini alır. Tabii ki sizi öncelikle onaylar”.

Ben Şükrü Haluk Akalın’dan  tabletimi alırken ne yapmam gerektiğini de sordum. Haluk da “Hocam! Siz bu sistemde yenisiniz. Takipçileriniz bu sıralarda 150-200’ü geçmesin. Size başvuranların bir çoğu da öğrenciniz. Onları siliniz. Sizi rahatsız edebilirler. Ayrıca akıl da verebilirler”. Ben de Haluk Akalın’ı dinledim. Timur Kocaoğlu ise “Sen siyasi yorum yapmıyorsun. Hayatında da hiç yapmadın. Ancak tavrın ve görüşlerin bu güne kadar yazdıklarından belli. Daima bilgiyi paylaşıyorsun. Bu yüzden sahifeni her kese açabilirsin” dedi. Onu da dinledim. Sahifemi her kese açtım. İki kez sahifeme hücum oldu. Takipçilerim anında durdurdular. Şimdi takipçi sayım 1150’yi geçmiş. Bekleyen de 650 kişi kadar. Boş günlerimde bekleyenleri değerlendiriyorum. 

Facebook’un önde gelen özelliği bilgiyi en uzak noktalara kadar götürmesidir. Bunlar arasında özel günler de var. Ben Facebook’a doğum günü tarihi vermedim. Bakanlar görürler ki doğum günleri listesinde ben görülmem. Ancak 70. yaşıma girerken düzenlenen küçük anma toplantısı Facebook’ta paylaşılmış. Bunu geçen yılki anma takip etti. ”Aile arasında küçük bir toplantı olsun” demiştim. Duyuldu. 

Facebook bu yıl da “geçen yılkı doğum gününüzü güncelleyiniz” notunu verince onu da güncelledim. Bunun üzerine Türkiyenin her yerinden Facebook’una bakan akrabalar, hısımlar, dostlar, meslekdaşlar, öğrenciler, takipçiler, kutlama mesajları göndermeye başladı. 

Facebook’un bir özelliği de uzağı yakın kılmasıdır. Sadece Türkiye’deki yakınlarınıza değil sizi Türkiye dışındaki yakınlarınızla da buluşturur. Ben görebildiğim kadarı ile Türkiye dışından mesaj göndererek kutlamada bulunan bazı isimleri zikredeyim. Kıbrıs’tan Tülin Ural, Nazim Muradov, Kosova’dan Suzan Canhasi, Ürdün’den Amjad Mansour, Azerbaycan’dan Ayda Eyvazova, Elnur Mecidli, Fehriyye Dadaşzade, Gatibe Vakıfkızı, Kazanfer Kazimov, Pirali Eliyev, Sevinç Qamberli, Şeker Oruçova, Teyyub Kuliyev, Vakif Fetullayev, Yadigar Aliyev, Kazakistan’dan Ashat Kessikbayev, Darhan Kıdırali, Orhan Söylemez, Osman Kabadayı, Ruslan Arziyev, Kırım’dan İsmet Zaatov, Özbekistan’dan Marufcan Yoldaşov, Kırgızistan’dan Nurdın Useyev, Tataristan’dan Elfine Sıbgatullina, Radik Galiullin, İsveç’ten Osman Yantır, Giessen’den Rafet Karanlık, Paris’ten Atila Kargıl, Berlin’den Ömer Faruk Demirel. Türk Dünyasının Türkiye’deki temsilcilerinden de Shurubu Kayhan (Kırgız), Saidbek Baltabayev (Özbek) Timurbek Devletov (Hakas), Mariya Bulgarova (Nogay) ve öğrencimiz  İvona Stajanovska (Üsküp). 

Mesajlar arasında bir husus dikkatimi çekti. Bazı kişiler “Ad gününüzü kutlarız” diye yazmışlar. Bu doğru değil. Kutlama sadece DOĞUM günü için olmalıdır. Çünkü kişinin doğduğu ay ve gün onun yıldız burcunu belirler. Doğum saati ise yükselen burcunun tespitini sağlar. Böylece kişinin horoskopu çıkarılır. 

AD gününe gelince: Bu başka bir zamanda da olabilir.  Kişi doğmadan önce ailesi, annesi ve babası tarafından bir isim beğenilebilir Bazı aileler sabırlı olurlar. Doğacak bebeğin cinsiyetini öğrenmezler. Oğlan olursa şu isim, kız olursa şu isim derler. İsim/Ad çocuk doğmadan tespit edilmiş olur. Ama islâmi usulde çocuğun adının konacağı zaman önce ezan okunur sonra çocuğun adı ona tefhim kılınır. Dolayısıyla bu tören genellikle doğum sonrasında değil daha başka bir vakitte de yapılabildiği için AD gününün vakti DOĞUM gününden ayrıdır. Kutlama DOĞUM ile ilgili olmalıdır diyorum. Bundan sonra kutlama mesajımızı “Doğum gününüzü” diyerek kutlayalım. Saygı ve sevgilerimle. OFS

Güncelleme Tarihi: 13 Ağustos 2018, 21:49
YORUM EKLE