Bileşik sözcüklere gelen ekler, Boğaziçi'ne mi, Boğaziçi'ye mi, Kocaeli'ye mi, Kocaeli'ne mi?

Bileşik sözcüklere gelen ekler, Boğaziçi'ne mi, Boğaziçi'ye mi, Kocaeli'ye mi, Kocaeli'ne mi?

Bazı yeradlarına gelen ekler nasıl kullanılır?

Örneğin İnciraltı'ya-İnciraltı'na ya da Kemeraltı'ya-Kemeraltı'na kullanımlarından hangisi doğrudur?

Yanıt:

Yeradı olan bileşik sözcükler ek aldıklarında, “İnciraltı’na gidiyorum; İnciraltı’ndan geliyorum; İnciraltı’nı gördün mü?” ya da “Kemeraltı’nda buluşalım; Kemeraltı’na gideceğim; Kemeraltı’nın yeni halini gördün mü?” gibi kullanılır.

"Devlet Eski Bakanı" tamlaması doğru mudur; yoksa "Eski Devlet Bakanı" biçiminde mi olmalıdır?

Soru: "Devlet Eski Bakanı" tamlaması doğru mudur; yoksa "Eski Devlet Bakanı" biçiminde mi olmalıdır?


Yanıt:

“Eski Devlet Bakanı…………, eski TRT Genel Müdürü………….” kullanımları doğrudur. Çünkü önad (sıfat) "Devlet Bakanı" öbeğinin tümünü birlikte nitelemektedir.

Bilindiği gibi üst düzey görevlere atanan ya da seçilen kişiler, bu görevden ayrıldıktan sonra da bu sanlarla yaşıyorlar. “Eski” önünde kullanıldığı sanla birlikte anlam bütünlüğü olan bir tamlamadır.

“Eski” sözcüğü yerine “yeni, iyi, şişman, zayıf, dürüst…” gibi başka önadları (sıfatları) da kullanabiliriz. “Toplantıya katılan yeni Devlet Bakanı….” gibi. Bu sanları taşıyan kişileri başka önadlarla tanımlama, tanıtma yolunu da seçebiliriz.

Türkçede yer adlarına gelen 'dağ, deniz göl,ova...gibi adların ilk harfi büyük mü yazılır?

Türkçede yer adlarına gelen 'dağ, deniz göl,ova...gibi adların ilk harfi büyük mü yazılır?


Yanıt:

“Coğrafya adları” tamlama biçimindeyse, bileşip kalıplaşmamışsa her sözcüğü büyük harfle başlayarak yazılır:

Ağrı Dağı, Belgrat Ormanı, Tuz Gölü, Konya Ovası… gibi.

Türkçe yazıldığı gibi okunan, okunduğu gibi yazılan bir dil midir?

Türkçe yazıldığı gibi okunan, okunduğu gibi yazılan bir dil midir?


Yanıt: Hayır, Türkçe büyük ölçüde yazıldığı gibi okunan bir dildir. Bütün dillerde yazı ve konuşma dili ayrımı vardır, Türkçede de yazı ve konuşma dili aynı değildir.

Ancak Türkçede yazı ve konuşma dilleri arasındaki ayrım, öteki dillere göre daha azdır. Türkçede söylenişte ve yazıda elbette kuraldışı örnekler de vardır; ama biz, yıllardır dilimize giren yabancı öğelerle daha çok uğraştığımız, gözle ve kulakla dili iyi öğretemediğimiz, dilcileri çok ciddiye almadığımız için “Türkçe yazıldığı gibi okunur” gibi yanlış bir savın arkasına takılıyoruz.

Örneğin /ğ/nin konuşma ve yazıdaki değişimlerini çokları bilmiyor. Dilimizde hâlâ kullanılmakta olan yabancı sözcüklerin söylenişi kişiden kişiye değişiyor.

Türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil olsaydı bu sorunlar büyür müydü? Dilcilerin ve uygulayımbilimin (teknolojinin) desteğiyle bir an önce ses işlikleri (laboratuvarları) kurmak ve okullara konuşma dersi koymak zorundayız.

Özet: Türkçe yazıldığı gibi okunmaya en yakın dillerden biridir.

Soru: Büyük harflerin kullanımı, ünvan ve hitaplar nasıl yazılır?

Büyük harf kullanımı konusunda birkaç sorum olacak. “Dönemin Cumhurbaşkanı İnönü” mü, “Dönemin cumhurbaşkanı İnönü” mü yazmalıyız?

“Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Ali Veli” mi, “Ankara Üniversitesi Öğretim üyesi Ali Veli” mi? “İş Bankası Genel Müdürü….” diye yazıyoruz.

Tamlama belirtili olunca nasıl yazacağız? İş Bankası’nın Genel Müdürü” mü, “İş Bankası’nın genel müdürü” mü? “Ali Bey, Ayşe Hanım" mı? "Ali bey, Ayşe hanım" mı?

Yanıt:

“Dönemin Cumhurbaşkanı İnönü, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Ali Veli, İş Bankası Genel Müdürü, Ali Bey, Ayşe Hanım …” biçimleri doğrudur.

Yorumlar (0)
20°
parçalı az bulutlu