İstiare Örnekleri, İstiare Çeşitleri

İstiare Örnekleri, İstiare Çeşitleri 


I. İSTİARE (METAPHORE-DEYİM AKTARMASI)


İstiâre kelimesinin sözlük anlamı, “ödünç alma, ödünç alarak kullanma” demektir. Bir edebî terim olarak ise, “Bir şeyi gerçek anlamı dışında, çeşitli yönlerden benzediği başka bir şeyin adıyla anmak”tır.

Bir başka deyişle, arada bir engelleyici ipucu (karine-i mânia) bulunmak şartıyla, bir sözü benzerlik ilgisiyle kendi anlamı dışında kullanmaktır. Edebiyatta taraflarından biri kaldırılmış beliğ teşbihe de istiare adı verilmektedir. Buna göre, bir sözün istiare olabilmesi için şu üç özelliği taşıması gerekir:

  • 1. Söz, gerçek anlamı dışında kullanılmalıdır.
  • 2. Sözün gerçek anlamıyla kullanılması imkânsız olmalıdır. Bunu sağlamak için de sözün gerçek anlamının anlaşılmasına engel (karine-i mânia) bulunmalıdır.
  • 3. Benzetme amacı olmalıdır.


Bu özellikleri itibariyle istiare, hem bir mecaz hem de (kısaltılmış, taraflarından biri düşürülmüş) teşbih sanatıdır.


İstiareyi oluşturan unsurlar ise şunlardır:

  • Müsteârün minh (ödünç veren): Teşbih sanatındaki müşebbehün bihin karşılığıdır.
  • Müsteârün leh (ödünç alan): Teşbih sanatındaki müşebbehin karşılığıdır.
  • Mülâyim: Ödünç veren (müsteârün minh) ve ödünç alan (müsteârün leh) a ait özellik. 
  • Câmi’: Toplayıcı yani teşbih sanatındaki vech-i şebehin karşılığıdır.

Buna göre istiarede teşbihi oluşturan unsurlardan teşbih edatı bulunmamaktadır. Şiirde az sözle çok şey anlatmak esas olduğundan istiare teşbihten daha beliğ sayılmıştır. Ancak istiare bir edebî sanat olmakla birlikte, temelde dilin doğal yapısında var olan bir durumdur.

Bu bakımdan istiareler genel olarak dilin doğal yapısına bağlı olanlar ve yaratıcılık ürünü (ibda damgası taşıyan) olan istiareler şeklinde karşımıza çıkar. Dilin doğal yapısına bağlı olanlar, günlük konuşma dilinde sıkça kullanılan (sık kullanıldıkları için istiare olduğu bile fark edilmeyen) istiareler iken, yaratıcılık ürünü olanlar, büyük sanatkârların buluşlarıdır.

İSTİARE ÇEŞİTLERİ


1. AÇIK İSTİARE


Teşbih unsurlarından yalnız müşebbehün bih (benzetmelik) ile yapılan istiaredir. Yani, açık istiare müşebbehi düşürülmüş bir teşbihtir.
 

GÖK SÖZLÜĞÜ


Yıldızlar: Gecenin dağılmış gerdanlığı
Samanyolu: Perilerin geceye anlattığı /sarışın bir masalın izi
Ay: Kırık elmas /Dolanır durur karanlıkta/Öbür parçasını arar
Bulutlar: Gökyanusun avare gemileri
Yağmur: Tanrı’dan azar işitmiş /İçli bir meleğin gözyaşları
Şimşek: Göz kırpar gök / Sevgilisine, yere
Yıldırım: Tanrı’nın öfkeli telgrafı
Kar: Meleklerin serptiği konfeti
Gökkuşağı: Göğün duvağı / Çıkarıp arada bir sandığından takar
Güneş: Kundakçı, gecenin kundakçısı


İSMAİL UYAROĞLU

Āşiyān-ı murġ-ı dil zülf-i perįşānuñdadur
Ķanda olsam ey perį göñlüm senüñ yanuñdadur    (Fuzuli)
Rāz-ı Ǿaşķuñ śaħlaram ilden nihān ey serv-i nāz
Gitse başum şemǾ tek mümkin degül ifşā-yı rāz    (Fuzuli)
Āh eyledügüm serv-i ħırāmānuñ içündür
Ķan aġladuġum ġonce-i ħandānuñ içündür        (Fuzuli)
Ķadem ķadem gice teşrįfi Nāǿilį o mehüñ
Cihān cihān elem-i intižāra degmez mi    (Nâilî)
Hevā Ǿarāǿis-i gülzāra oldı çihre-güşā
Bahār gülşene geydürdi ĥulle-i ħađrā    (Fuzulî)


2. KAPALI İSTİARE 


Teşbih unsurlarından müşebbeh (benzeyen) ile yapılan istiaredir. Ancak müşebbehün bih ile ilgili bir özelliğin de söylenmesi gerekir. Yani bir şeyi zihinde başka bir şeye benzetip, bu benzetmeden yalnız müşebbeh (benzeyen) ve müşebbehün bihe (benzetilen) bağlı bir unsurun, bir özelliğin söylenmesi ile oluşan istiareye denir.


İstiare Örnekleri 1:

Bulutlar ağlıyor.
bulut: müşebbeh (benzeyen)
ağlamak: müşebbehün bihe ait özellik
insan: ifadede söylenmeyip ağlamak niteliği ipucu olarak verilmiş olan müşebbehün bih


Dolayısıyla bu ifadede bulutlar, ağlamak niteliği yüklenerek insana benzetilmiş ancak ifadede insan söylenmemiştir.


Örnek İstiare 2:

Ne zaman dağılsa sesim
                Şakağıma dayardın gözlerini /Hicri İzgören


gözler: müşebbeh
şakağa dayamak: müşebbehün bihe ait özellik
silah: ifadede şakağa dayamak niteliği verilmiş fakat kendisi söylenmemiş olan müşebbehün bih.

Dolayısıyla burada gözler kendisine ait olmayan “şakağa dayamak” niteliği yüklenerek silaha benzetilmiş ancak silah sözcüğü ifade içinde söylenmemiştir. Yani gözler kapalı istiare yoluyla  mecazen silah olarak hayal edilmiştir.

Bed-duèÀ eylemem ancaú göresin ol güni kim 
Teşne-i nÀz olasın àarú-ı nigÀh olmayasın       

Nabi

“ Beddua etmek istemem ancak, naza susadığın ve bakışa boğulmadığın o günü göresin.”


teşne-i nâz
nâz: müşebbeh (benzeyen)
teşne: susamış (müşebbehün bihe ait özellik)

su: ifadede söylenmemiş fakat susamak ipucu verilmiş olan müşebbehün bih


Dolayısıyla kapalı istiare yoluyla naz burada suya benzetilmiş, su olarak hayal edilmiştir.
àarú-ı nigÀh
nigâh: bakış (müşebbeh)
gark: boğulmak, batmak (müşebbehün bihe ait özellik)
su, deniz, göl vb. (ifadede yer almayıp gark etme niteliği verilmiş olan müşebbehün bih)

Hevā Ǿarāǿis-i gülzāra oldı çihre-güşā
Bahār gülşene geydürdi ĥulle-i ħađrā    (Fuzulî)
Eşcār-ı bāġ ħırķa-i tecrįde girdiler
Bād-ı ħazān çemende el aldı çenārdan    (Bâkî)

Bāķįye ħoş bulındı bu ķaĥŧ-ı keremde ġam
Ol derdmend şimdi ne yir olmasaydı ġam        (Bâkî)
Būydan ħoş rengden pākįzedür nāzük tenüñ
Beslemiş ķoynında gūyā kim gül-i raǾnā seni        (Nedim)
Mevc urur nāz bahār-ı ħaŧ-ı müşgįninden
Ŧamlıyor reng-i tebessüm leb-i şįrįninden        (Şeyh Galib)


Ek Bilgi

İstiare - Eğretileme


Bir sözcüğün benzetme amacı güdülerek başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır.
Bir çeşit özel benzetme olarak anılabilir. Daha basit bir tanımla söyleyecek olursak “Cümle içinde sadece benzeyen ya da kendisine benzetilenin yer aldığı benzetmedir.” diyebiliriz.

UYARI!
Bir sözcüğün benzetme amacı güdülerek başka bir sözcüğün yerine kullanılması "istiare", benzetme amacı güdülmeden başka bir sözcüğün yerine kullanılması "mecazımürsel"dir.    

Teşbih örneği:


Aslan gibi oynadı futbolcularımız.
Bu örnekte futbolcular, aslana benzetilmiştir. Yani kendisine benzetilen “aslan”, benzeyen ise “futbolcular”dır.
Bu örneği istiareye çevirecek olursak şöyle bir örnek karşımıza çıkar:
Aslanlar, bu maçı kazandılar.

Bu örnekte maç kazanan aslında futbolculardır. Ancak cümlede futbolcular geçmemektedir. Ancak futbolcuların benzetildiği aslan, cümle içinde kendine yer bulmaktadır.

1. AÇIK İSTİARE


Dize içinde sadece “kendisine benzetilen”in yer aldığı benzetme çeşididir.

Cümle içinde benzetme yönü veya edatı bulunabilir.

Örnek 1
Şu bakır zirvelerin ardından
Bir süvari geliyor kan rengi
Başlıyor şimdi melül akşamda
Son ışıklarla bulutlar cengi

Bu dizeler dikkatle incelendiğinde bulut, ışık ifadeleri ile tepelerin ardından yükselenin güneş olduğu anlaşılmaktadır. Anlam bakımından “kan rengi” ifadesi “süvari”nin güçlü olduğunu göstermektedir. Nitekim kan dökme niteliği, süvaride vardır. Bu yüzden süvari, kendisine benzetilendir. Güneş ise kan dökme yönünden zayıf olduğu için benzeyendir. Cümlede sadece kendisine benzetilen geçtiği için açık istiare söz konusudur.

Örnek 2
Vurulmuş tertemiz alnından uzanmış yatıyor
Bir hilâl uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor.

Bu örnekte, vurulma ifadesi ölüme işarettir. Bir savaş ortamı temsil edilmektedir. Güneşin batışı ile askerin ölümü arasında bağlantı kurulmaktadır. Askerin ölümü, güneşin batışına benzetilmektedir. İfade yönünden derin etki uyandıran gün batımıdır. Çünkü etkileyiciliği ve kızıllığı söz konusudur.

Örnek 3
Şakaklarıma kar mı yağdı, ne var?
Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz?

Bu örnekte, yazarın aynaya baktığı anlaşılmaktadır. Aynaya baktığında ise şakaklarında kar olduğu ifade etmektedir. Mantık olarak düşünülürse şakakta bulunan saçın beyazlığı ile kar arasında bağlantı kurulmuştur. Beyazlık yönünden güçlü olan daima kardır. Kendisine benzetilen kar, cümlede geçmekte iken saç cümlede kendine yer bulamadığı için açık istiare söz konusudur.

2. KAPALI İSTİARE


Dizelerde sadece benzeyenin geçmesiyle ortaya çıkan söz sanatıdır.

Teşhis (kişileştirme) sanatının olduğu her yerde kapalı istiare söz konusudur.

Örnek 1
Dururlar kıble-i kuyına karşı
Çemende serviler saf saf

Bu örnekte, servi ağaçlarının mezar taşının önünde saf saf dizildiği anlatılmaktadır. Saf tutma yönünden ve bilinç yönünden güçlü olan insandır. Yani kendisine benzetilen insandır. Saf tutma yönünden servi ağaçları ise zayıf olduğu için benzeyendir. Bu cümlede sadece serviler geçtiği için kapalı istiare vardır. Aynı zamanda dikkat edilirse kişileştirme sanatı söz konusudur. Bu da bir ipucudur.

Örnek 2
İçimde damla damla bir korku birikiyor
Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler.

Bu dizelerde korkunun birikmesi önemlidir. Damla damla birikme yönünden güçlü olan “su”dur. Yani kendisine benzetilen su, cümlede geçmemektedir. Zayıf olan ise korkudur yani benzeyendir. Cümlede sadece benzeyen yer aldığı için kapalı istiare söz konusudur.

Örnek 3
Gönül her çiçekten bal almak ister
Kırıldı kanadı uçamaz oldu

Dizelerde gönül, bal alma isteği yönüyle arıya benzetilmiştir. O hâlde arı, güçlü olandır. Yani kendisine benzetilendir. Ancak cümlede geçmemektedir. Gönül ise zayıf olandır ve benzeyendir. Cümlede sadece benzeyen geçtiği için kapalı istiare söz konusudur.


3. TEMSİLİ İSTİARE


Tüm şiir boyunca benzeyen ve k. benzetilen birbiri yerine kullanılır.
Şiir bitene kadar sadece benzeyen ya da kendisine benzetilen işlenir.

Örnek 1
Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol
Sallanmaz o kalkışta ne bir mendil ne de bir kol

Bu dizelerde ölüm anlatılmaktadır. Tabut, gemiye benzetilmiştir. Geminin rıhtımdan ayrılıyor olması, tabutun mezarlığa doğru yolculuğu ile eşdeğerdir. Tüm şiir boyunca bu gemi, tabut benzetmesi yapılmıştır.

Hazırlayan: Melih ÖZDAMAR
Gönderen Üyemiz: Aysel Durucan

Yorumlar (0)
29°
açık