Irım, Türkmen Türkçesinden

Irım, Türkmen Türkçesinden

Irım, Türkmen Türkçesinden

İldeniz Turhan

IRIM, TÜRKMEN TÜRKÇESİNDEN

 “Uğur, bir nesnenin, devinimin, belginin (nişanın, işaretin), belirtinin uğur getirdiğine inanma” anlamındaki bu söz Çağdaş Türkçe kollarının pek çoğunda kullanılıyor. 
 Burada da bilinmesini istedim.

& IRIM (ad; inanış) = Uğura, iyiliğe yorma geleneği. Bir nesneyi, devinimi, belgiyi uğura, iyiliğe yorma geleneği. 
 at. Bir zadı, hereketi, BELGİYİ (alamatı) yagşılığa yormak däbi. 
 Mähriban enäniñ ırım edip beren gırmızı çäynegi Ayna uzak yollara hemra boldı. ≡ Mihriban ananın uğur getirsin diye verdiği kırmızı çaydanlığı Ayna’ya uzun yollarda yoldaş oldu. (Türkmenistan).
IRIMÇI (neteg.; inanış) = Irıma, uğura, birtakım nesnelerin, devinimlerin, belgilerin uğur getireceğine inanan. 
 ırım edyän, Irıma ınanyan adam. 
Gandım awçı ırımçılarıñ gürrüñini kesä çekdi. ≡ Gandım avcı, ırımcıların “uğurcuların” söyleşilerini gülmeceye aldı. (A. Gowşudow).
--- EK BİLGİ: Gandım awçı : “Gandım” adlı avcı.
IRIMÇILIK (durum adı; inanış) = Irım, uğur sayma durumu, ırıma, uğura inanma durumu. 
 at. Irım etmeklik, ırıma ınanmaklık. 
 Başga ırımçı ayallarıñ onı görende ırımçılığı yadından çıkıp gidyärdi. ≡ Başka ırımcı, uğur sayıcı kadınlar onu görünce ırımcılıkları, uğur sayıcılıkları belleklerinden çıkıp gidiyordu. (A. Durdıyew).
≡---                              ---                             ---

YORUM EKLE