"Güreş" Bu kimin sporu?

GÜREŞ

Bu savaşım (mücadele) spor türünün Türk Dünyasında çok yaygın olması hiç kimseye sır değil. Geçmişe bakarsak görürüz ki Türkler çok savaşlar geçirmiş bir toplumdur. Dünyada en çok imparatorluğun Türklerce oluşması buna açık kanıttır. Türk savaş düzeninin (sisteminin) en önemli bölümlerinden biri teke tek savaşımdır. Eski dönemlerde teke tek savaşım çalışması (talimi) güreş olmuştur. Çalışmada yara almamak için yerde veya ayakta, yumruk ve tepük kullanmak bu nedenle yasaklanmıştır. Bu nedenden güreş günümüze yumruksuz ve tepüksüz bir spor halinde ulaşmıştır. Çalışmada obaların farklı savaş oyun (taktik) ve görüşleri olduğu için güreş birçok ayrı biçimde ortaya çıkmıştır. Her bir Türk ülkesinde bölgelere göre güreşin ayrı oyun biçimlerini görebiliriz.

Coğrafi ve ağız (lehçe) ayrımları yüzünden Kuraş > Küreş > Kureş > Köraş > Küroş veya Güleş > Guraş > Güreş > Giriş > Yakalama > Kurşaktutma > Çelme bg. ayrı adlar ayrı adlandırılsa da anlam ve içerik birdir. Gashgarli Mahmud'un 20. yüzyılda yazdığı "Divani Lugatit Türk"e atıfta bulunarak sözcüğün kökü olan "KUR" sözcüğünün canlı, diri, güçlü, yiğit, sarsılmaz, kükreyen, gurlayan, koç, kabadayı, kara gözlü, pek yürekli, yıkılmaz anlamına geldiği bilinmektedir. Ayrıca aynı kaynağa atıfta bulunmak, "Küreşmek" (göz göze bakmak) ve "Körüşmek" (buluşma veya karşılaşma) bu sözcüklerde aynı anlamdadır. Sözcüğü başka bir ünsüz olarak değiştirip "Giriş" koyarsak, yine de kendi anlamını saklıyor. İki savaşçının müdahalesi nedeniyle "GİRİŞ" anlamına geliyor.

Ayrı adlandırmaya bakmayarak anlam ve içerik eştir. İki savaşçının birbirine girişmesi sözünün kökü olan “giriş” daha sonradan biçimlenme durumunda kalmıştır. Güreşin ayrı adlandırması gibi ortak coğrafyada olan Türk toplulukları içinde farklı teknik ve oyunlara göre de Yağlı Güreş, Çapan (Arapça aba) Güreşi, Balban Güreş, Kemer Güreşi gibi türlere de dönüşmüştür.

Günümüzde bu sporun Yunanlara ve Romalılara ait olduğunu göstermek için "deriden kabaktan" çıkanlar da az değildir. Bu nedenle Yunan ve Roma güreşi diye bir güreş türünün tüm dünyada daha yaygın olması için olimpiyatlara alınması söz konusudur.

Pekiyi, Türk Dünyasında bu denli güreş türü olduğu halde neden olimpiyatlara Yunan ve Roma Güreşi alınsın ki? Yanıt çok açık; nedeni şu ki Eski Yunan ve Roma Kültürü anıtlarında ve tarihi kaynaklarında iki savaşçının birbiriyle güreşmesi geçir diye güreşin bu adda bir türünü oluşturmuş ve aynı adda da olimpiyatlara almışlar. Tabi ki doğru yapmışlar. Türk Ulusu adına bir sporu olimpiyatlara salmaları hiç akıl düşünesi iş değil. Ama bununla tarihi yalanlamak da olası değil, böyle ki Yunan ve Roma Kültürü gibi sıralamaya çalıştıkları kültür Etrüsk Kültürüdür. Bunun için uzağa gitmeye gerek yok. İtalya’nın ortasında bozkurtun memesinden süt emen Rom ve Rim yontusu (heykeli) bunu kanıtlar.

Günümüzde ister Azerbaycan’da isterde Anadolu’nun birçok bölgesinde veya Türkistan’dan (Orta Asya’dan) Türk toplulukları arasında gençlerin düğünlerde müzik dinletileri altında güreşmesi herkesçe bilinir. Türk Kültüründe bayramlarda toy-düğün etkinliklerinde atla yiğitlik yarışmaları gibi başka spor oyunları da yapılırdı. Bu etkinlikleri güreşsiz düşünmek olası değildir. Kazı Bilim (Arkeolojik) kazıları sırasında bulunan çeşitli süs eşyaları üzerinde güreş betimlemeleri (figürleri) ve çizimlerle karşılaşıyoruz. Günümüzde halk bayramları sırasında Azerbaycan, Anadolu, ve Türkistan’daki güreşçilerimizce giyilen pantolonların yanı sıra MÖ. 5.yy (2500 yaşında) İşguz (iç oğuz) Türklerine ait kemiklerden yapılma güreşçi betimlemeleri ile karşılaşıyoruz. Türk halklarının ayrı güreş türlerine göre bu betimlemelerde olan giyimlerde ayrıdır.

Son olarak, Güreş Türk topluluklarının savaş hazırlıkları öncesi yaptığı bir eğitim gibi Türk insanının yaşam biçiminden doğmuş bir spor ekinidir (kültürüdür).

Alpagut Dövüş Sporu Kurucusu

Dünya Alpagut Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı

"KUTSAN" Vasıf NAMAZOV

Yorumlar (0)
17°
açık