ÇAGATAY TÜRKÇESİ SÖZLÜKLERİ > FETH-ALİ KACAR LÛGATİ

ÇAGATAY TÜRKÇESİ SÖZLÜKLERİ > FETH-ALİ KACAR LÛGATİ

ÇAGATAY TÜRKÇESİ SÖZLÜKLERİ > FETH-ALİ KACAR LÛGATİ

ÇAGATAY TÜRKÇESİ SÖZLÜKLERİ FETH-ALİ KACAR LÛGATİ

FETH-ALİ KACAR LÛGATİ

Asıl İran sahasında vücuda getirilen Çağatay lûgatlerinin en büyüğüdür. Zaman itibariyle XIX. yüzyıla aittir. İlk edle edilen yazma nüsha üzerine Thury Jozsef, eserin adı olarak Behcetü’l-lûgat’i kabul etmiş ve bu adla yayınlamıştır, hâlbuki 1914 yılında İraniyatçılardan Romaskeviç’in tesadüfen elde ettiği yeni bir yazma, nüsha, eserin birçok noktalarını aydınlatacak karakterdedir[1]. Bu nüshaya göre, lûgatin yazarı Feth-Ali bin Kelbali bin Mürşid-Kulı bin Feth-Ali Kacar Kazvinî olup aslen Safevî’lerin Gence’den Kazvin’e naklettikleri Karakoyunlu sülâlesine mensuptur. Kazvinî, Feth-Ali Şah Kaçar’ın zamanında 17 yıllık İran-Rus savaşlarına katılmıştır. Yazar lûgatini Ali Şir Nevaî’nin eserleri üzerine tertiplemiş ve 1862’de bitirmiştir. Verdiği bilgiye göre Kazvinî, bizzat kendi bilgisini arttırmak ve şahının arzusunu yerine getirmek amacıyla bu eseri yazmış ve mümtaz zevatın tavsiyesi üzerine lûgati Farsça-Türkçe yazmıştır.

Lûgatin Romaskeviç’e ait yazmasındaki, uzunca olan giriş kısmı; oldukça karışıktır. Azeri Türkçesi ile Çağatayca arasında mukayeseler yapmakla bazı gramerimsi neticeler elde etmeğe bile çalışılmıştır. Yazarının kanaatine göre, Azeri Türkçesinin onda biri, Çağataycanın aynı olmuştur[2].

Kazvinî, lûgatinin tarihinde hiç bir kaynak bulamadığını söylemekle beraber, üç gün gibi kısa bir zaman zarfında Ağa Mirza Takı Abâdî’den elde ettiği, Mirza Mehdi Hanın Senglaò’ından faydalanmıştır. Yazarın bu iddiası o kadar da gerçeğe uymamaktadır. Anlaşılan Kazvinî kendinden önceki İran Leksikografları gibi, Sebglah’tan gerektiği kadar istifade etmiştir[3].

Lûgatin en faydalı ciheti, kelimeler münasebetiyle müellifçe iktibas edilen malzeme; örnekleri teşkil etmektedir. Bu yönden Kazvinî’nin lûgatine çok emek verdiğini kabul etmek gerekmektedir. Nitekim lûgat aslında Ali Şir Nevaî’nin eserlerini ön plânda tutmağa kararlı olmasına rağmen; Lutfî’den, Mir Haydar’dan, Ubeydullah Handan, hatta Fuzulî’den ve Molla Safi’den dahi örnekler almıştır. Elde mevcut iki yazma nüshası vardır. Şimdiye kadar yayınlanmamıştır.

[1] Romaskeviç, Novıy çağataysko persidskiy slovar, Mir Ali Şir, 1928, s. 88-98 Türkçe tercümesi için bk. Yeni bir Çağatay-Fars Lûgati, TM IV, 281-293.

[2] İbid, s. 9.

[3] A. K. Borovkov, Bada’i al-Lugat, s. 51.

YORUM EKLE