Ukrayna Parlementosu, Kırım Tatar sürgününü soykırım olarak kabul etti

Ukrayna Parlementosu, Kırım Tatar sürgününü soykırım olarak kabul etti

Yasa tasarısı, 450 milletvekilinden 310'nun "evet" oyuyla kabul edildi ve soykırım sözcüğü böylece yasalaşmış oldu. Yasaya göre BM ve Avrupa Parlamentosunun, 1944 Kırım Tatar sürgününü soykırım olarak tanıması isteniyor.

Adlandırma

Adlandırma olarak "18 Mayıs Kırım Tatar Sürgünü Kurbanlarını Anma Günü" benimsenerek kullanıma sokulmuş bulunuyor.

Rusya boyutu

Ayrıca yasada, uluslararası kurumların Rusya'yı kınaması ve karşı ek tedbirler alması isteniyor.

Bu durumda Rusya'nın nasıl bir tavır takınacağı önem kazandı zira uzun süredir devam eden Rusya-Ukrayna çekişmesi bu kararla birlikte yeni bir boyut kazamış bulunuyor.

KIRIM LİDERLERİNE SORUŞTURMA

Baskılar


Rusya en başından beri işgalini meşrulaştırmak için Kırım Tatarlarını ikna etmeye, kendi yanına çekmeye çalışmaktadır. Kırım Tatarlarından işgali tanımayacaklarına dair işaretler geldikçe baskılarını artıran Moskova, Kırım Tatarlarına ait basın ve yayınları susturma, milli meclislerini yasaklama, meclislerinin mal varlıklarına el koyarak, liderlerini de Kırım’dan uzaklaştırma gibi baskılayıcı yöntemlere başvurmaya başlamıştır.

Örneğin, Kırım Tatarlarının lideri Mustafa A. Kırımoğlu 3 Mayıs 2014 tarihinde Ermenipazar İdari Sınır kontrol noktasında binlerce Kırım Tatarı tarafından karşılanırken, giriş yasağı konulduğu gerekçesiyle Kırım’a sokulmamıştır.

Rusya’nın bölgedeki baskıları günümüzde de devam etmektedir. 2020 yılında 3 Mayıs günü Kırım’ın Çongar’daki idari sınır noktasına KTMM tarafından bir yürüyüş yapılması planlanmıştı. Kırım’da Kremlin kontrolündeki Soruşturma Komitesi, söz konusu yürüyüş planlaması nedeniyle KTMM Başkanı Refat Çubarov hakkında 23 Mart 2020 tarihinde soruşturma başlatmıştır.

Kırımoğlu

Yürüyüşün yapılmasını yasaklayan Soruşturma Komitesi, buna karşılık 2014 yılında Kırım’a girişi yasaklanmış olan Kırımoğlu’nu hakkında açılan bir dava nedeniyle 10 Nisan 2020’de Akmescit’te yapılan duruşmaya çağırmıştır.

Bunun üzerine Kırımoğlu 3 Mayıs 2020 tarihinde Çongar kontrol noktasından Kırım’a gireceğini açıklamıştı. Ancak, son dönemde bütün dünyada etkisi hissedilen Koronavirüs salgını nedeniyle 3 Mayıs’ta yapılması planlanan yürüyüş KTMM tarafından iptal edilmiştir.

KIRIM’DA POST-MODERN SÜRGÜN DÖNEMİ


6 yıldır Rus işgalinin sürdüğü Kırım, bugün dünyadan soyutlanmış ve izole edilmiş olarak çok boyutlu bir değişime ve dönüşüme tabii tutulmaktadır. Mankurtlaştırmayı (ulusal kimliklerinden uzaklaştırılma) akla getiren bu dönüşümdeki ilk hedef de Kırım Tatarları’dır.

Kırım Tatarlarının yakın tarihte sürgün bölgelerinden gelerek yeniden yerleştikleri vatanlarında büyük çabalar sonucu edindikleri hakları, birer birer ellerinden alınıyor. 2014’ten bu yana 30 bin Kırım Tatarının vatanını terk etmek zorunda kalması yaşanan felaketin büyüklüğünü göstermektedir.

Bu oran, uzun yıllar boyunca büyük bedeller ödeyerek vatanlarına dönebilmiş olan Kırım Tatarlarının %10’unun tekrardan “postmodern” sürgüne tabi tutulması anlamına gelmektedir. Uzun yıllar boyunca büyük bedeller ödeyerek vatanlarına dönebilmiş olan Kırım Tatarları, 2014 işgali sonrası “post-modern” sürgüne tabi tutulmuştur.

Tatarları göçe zorlayan işgalci Rusya, diğer taraftan da Rusya’dan önemli miktardaki bir nüfusu Kırım’a taşımıştır. Akyar’daki donanma ve Kırım’ın değişik yerlerinde oluşturulan askeri birliklere taşınan askeri nüfusun dışında 105 bin sivilin de Rusya’dan Kırım’a getirilerek yerleştirildiği kayıtlara geçmiştir. Rusya’dan getirilen nüfusun çok daha
fazla olduğu da iddia edilmektedir.

Yorumlar (1)
Afsar 1 ay önce
Dunyanin her yerinde Turklere katliam uygulamislar. Kendilerine gelince onlar medeni bizler barbariz. Biz kendi vatanimizi teroristlerden korur iken biz fasist, irkciyiz ama onlar bize saldirinca hic bir yerden ses cikmiyor.
17°
açık