Putin: Kıpçaklar ve Peçenekleri bile yendik, bu virüsü de yeneriz korkmayın!

Putin: Kıpçaklar ve Peçenekleri bile yendik, bu virüsü de yeneriz korkmayın!

Rusların bilinç altındaki Türk korkusu yine ortaya çıktı. Putin: Kıpçaklar ve Peçenekleri bile yendik, bu virüsü de yeneriz korkmayın!

Putin’in Korona Virüs için halkına moral vermek için dün kurduğu bu cümle, basit bir cümleden daha fazlası...

Putin’in bahsettiği Kıpçak ve Peçenekler’in, 

Rusya tarihindeki yerine ve rolüne; kısaca bir bakalım önce:

Ruslar’ın ataları olarak kabul edilen İslavlarAvrupa’nın doğusunda ve güneydoğusunda yaşıyorlardı.

Hunlar’ın Avrupa’da görünmesiyle İslavlarHun idaresine girdiler.

Vergi verip, Hunlar’ın çiftçiliğini yapıyorlardı. 

Hunlar’ın zayıflamasıyla dağılan İslavlar; Doğu İslavları (Ruslar, Ukraynalılar ve Belaruslar), Batı İslavları (Polonyalılar, Çekler ve Slovaklar) ve Güney İslavları (Sırplar, Slovenler ve Hırvatlar) şeklinde kollara ayrıldılar.

Herhangi bir devlet kuramamış ve “kenzlikler" (knezlik, dükalık) halinde yaşayan, bugünkü Rusya’yı oluşturan Doğu İslavları, ilk olarak Karadeniz’in kuzeyi ve Doğu Avrupa’yı içine alan Avar Türk  Devleti’nin; Avarlar’dan sonra Hazar Hanlığı yönetimi altına girmişlerdir.

Birlikte ve art arda kurulan Türk DevletleriKaradeniz’in kuzeyi, Kafkaslar ve Doğu Avrupa’nın Türk toprağı olarak kalmasını sağladı. 

Bu topraklarda ve dolayısıyla Türk yönetimi altında, ormanlar ve akarsu kenarlarında kavgalı ve ilkel bir hayat sürdüren Ruslar, kargaşaya son vermek adına kendilerine bir lider seçerek ilk Rus Devletini kurmayı başardılar.

Bu sırada Peçenekler ile İslavlar bu coğrafyada kimi zaman işbirliği yaparak; çoğu zaman savaşarak komşuluk yapıyorlardı.

Ruslar’ın (İslavların) Büyük İskender’i Svyatoslav tahta geçince Peçenekler’le gerilim arttı. 

Savaş düşkünü ve yayılmacı Svyatoslav, zamanla  güçlenip İstanbul’a kadar seferler düzenlemeye başladı. 

Roma Devleti ile Svyatoslav’a karşı iş birliği yapan Peçenekler, onu ilk önce savaş meydanında mağlup edip; savaş dönüşü de karşısına çıkmışlardır. 

Rus lideri, “Ruslar’ın Büyük İskenderi” SvyatoslavPeçenekler tarafından yenilgiye uğratılıp, öldürülmüştür.

***

Ve Karadeniz Kuzeyi’nde güçlenen KıpçaklarRus topraklarına akınlarla Güney bölgesini kontrol altına alıp; binlerce Rus’u köle olarak alıp, satıyorlar. 

Bir taraftan Kıpçak baskıları ve akınları, diğer yandan Papa’nın tehditleri ile zorda kalan Ruslar, tekrar ormanlık alanlara dönüyor ve bu tarihlerde Moskova’yı kuruyorlar. 

Ve bu defa Moğol akınlarıyla gücü kalmayan Ruslar, bu Moğol istilasıyla Tatar hakimiyetine girmişlerdir. 

Tarihte en geniş topraklara sahip olan Moğol İmparatorluğuCengiz Han’ın ölümünden sonra oğulları tarafından bölüşüldü. 

Batu Kağan tarafından Rusya topraklarında Moğol istilalarıyla kurulan Altın Orda Devleti, başta Moğol devleti olarak görülüyor fakat ordu, halk ve yönetimin Tatarlar’dan yani Türkler’den oluşmasından dolayı, kısa bir zaman içerisinde kültür, nüfus ve dil bakımından geleneksel Türk devlet ve karakterini kazanıyor.

***

Rusya’yı yöneten Altın Orda Devleti, Moskova Knezleri’nin marifetli ve sadık olduklarını düşünüyor ve Moskova’ya imtiyazlar tanıyordu. 

Timur’un saldırılarıyla zayıflayan Altın Orda’ya bağlı Moskova, bağımsız olarak hareket etmeye başlamıştır nihayetinde.

Fakat o da ne? 

Yıkılan Altın Orda Devleti’nden, Ruslar’ın başına bela olmak üzere nur topu gibi Hanlıklar doğmuştu.  

Ruslar’ın, Türk çilesi bitmek bilmiyordu…

Timur darbesiyle zayıflayan Altın Orda bölünmüş ve bu bölünmeden Kazan, Nogay, Sibir, Kırım ve Astrahan Hanlıkları ortaya çıkmıştı. 

***

Sonra ne oldu? 

Sonra Ruslar önce kendi topraklarını, ardından da Türkler’in topraklarını ele geçirdiler. 

Yayılmacı politikaları, şüphesiz gücünü “Slavcılık” fikirlerinden ve Türkler’le tarihi husumetlerinden alıyor.  

Evet, kulağa saçma geliyor.

Ruslar, tarih boyu birçok kavmin saldırısına uğramışlardı. 

Fakat Vladimir Putin, dün yaptığı konuşmasında “Peçenek ve Kıpçaklar” ile olan mücadelelerinden ve zaferlerinden örnek verip; koronavirüs kıskacındaki halkına buradan güç almaları gerektiğini söyledi.

Saldırgan ve yabancı düşmanı tavırlar, doğrudan tarih ile; kan hafızaları ile bağlantılı.

Ülke içerisindeki azınlıklara (bilhassa Türkler’e) baskıcı politikalarının nedeni paronayaları ve hafızalarda bıraktığımız travmaları diyebilir miyiz? 

Dünkü konuşmadan sonra, diyebiliriz evet…

Peki başka ne diyebiliriz? 

Tarihi bilinç!..” diyebiliriz evet!

Karşınızda, bir daha işgale maruz kalmamak için kendisi işgalci olan bir Rusya

Ve bu Rusya’nın karşısında mankurtlaşmış, kopmuş, vazgeçmiş milyonlarca insan, onlarca halk ve Türkler

Yüzyıllar önceki husumet, kimin umrunda değil mi!..

Dün, Rusya Federasyonu’nun Başkanı Vladimir Putin, Peçenekleri ve Kıpçakları bile yendik, Koronavirüs için endişelenmeyin, yeneriz! dedi.

Biz Tatarlar’da bir atasözü vardır; “Filin yerinden kaldıramadığını, dil (söz) kaldırır”.

Asel Kıpçakova, dikGAZETE.com

Yorumlar (0)
19°
açık