Uygur Önderlerinden : Çin Dünya'nın Tepkisizliğinden Cesaretle Soykırım Yapıyor

Uygur Önderlerinden : Çin Dünya'nın Tepkisizliğinden Cesaretle Soykırım Yapıyor

Uygur Aktivist : Çin Dünya'nın Tepkisizliğinden Cesaretle Soykırım Yapıyor

Uygur Önderlerinden : Çin Dünya'nın Tepkisizliğinden Cesaretle Soykırım Yapıyor

1990’lı  yıllarda  Çin işgal yönetimince tutuklanarak 3 yıl hapis cezasına çarptırılan ve geçtiğimiz yıllarda ABD’ye gelerek bu ülkeden iltica talebinde bulunan ünlü Uygur Türkü şair-yazar ve film yapımcısı ve İnsan Hakları aktivisti Tahir Hamit ABD.Dışişleri Bakanlığınca  “Uygurların Güncel İnsan Hakları Krizi”  başlığı ile düzenlenen bir toplantı’da Çin ‘in Doğu Türkistan’daki baskı,zulüm,asimilasyon ve soykırım uygulamaları hakkında çarpıcı açıklamalar ve önerilerde bulunduğu açıklandı,


24 Temmuz 2018’de yapılan oturumda tanık olarak konuşan  Uygur Şair yazar ve Aktivist  Tahir Hamit,Çin’in Doğu Türkistan’daki insanlık dışı uygulamalarına karşı Uluslararası toplumun sessiz kalmasından dolayı  bu baskı ve zulmünü gün geçtikçe arttırdığını belirterek : “ Bu sebepledir ki Çin Doğu Türkistan’da , bir milyondan fazla Uygur Müslümanı , sudan  sebep ve keyfi nedenlerle Toplu Cezalandırma kamplarında tutuyor.ve Müslüman halka  karşı baskı ve zulmünü gün geçtikçe arttırıyor.”

Çin,Uygurları Bastırmak İçin İleri Teknoloji Dahil Her Aracı ve İmkanı Kullanıyor
Doğu Türkistan Bölgesi’ndeki Uygur Müslümanlarına karşı  Çin’in baskı zulüm ve soykırım uygulamaları ile onların dramatik durumundan örnekler sunan Hamit,Çin  Uygurları bastırmak  için  bütün ileri teknoloji başta olmak üzere her türlü imkanı kullandığını belirtti ve şöyle dedi ; Çin yönetimi Uygurları devamlı gözetim ve kontrol için en ileri gözetim teknolojisini kullanıyor,onların günlük hayatlarını kontrol altına almak için onların kan ve DNA örnekleri alarak Milyonlarca Müslümanın bu bilgilerini arşivledi. Çin baskı ve zulmüne Bir milyon masum halkı sudan bahanelerle  toplu olarak tutukladı ve Çin Nazi Kamplarına kapattı. Çin’in Müslüman Uygurlara yapmakta olduğu zulmün  türü ve şiddetini anlatabilmek  ve bunu açıklayabilmek için  kelimeler bulmakta  gerçekten zorlanıyorum.” Dedi中国加强新疆维稳。(AFP)
Çin, Doğu Türkistan’ı Bir Polis Devletine ve Bir Açık Hava Hapishanesine Dönüştürdü
Çin’in ana vatanı Doğu Türkistan’ı zor kullanarak 1949 yılında işgal ettiğini ve o tarihten beri geçen 69 yıl zarfında sürekli olarak bu ülkenin kadim sakini ve sahipleri  olan Uygurları hedef aldığını ancak,bu baskı ve zulmetme hedefinin 11 Eylül 2001 terör saldırısından sonra Küresel Terörle Savaş ortamını istismar ve bahane   ederek daha çok yoğunlaştırdığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü ; “Çin hükümeti Uygurları göz ses ve yüz tanıması yöntemlerini kullanarak sürekli kontrol altında tutuyor. İleri teknolojiler ile cep telefonları üzerinden onların günlük hayatlarını devamlı izliyor.  Onların Kan ve DNA örneklerini arşivleyerek onları gözetmek ve takip için gelişmiş teknolojileri kullanıyor. Uygurların dinî yaşamlarına karşı eşi ve benzeri görülmemiş derecede engeller kısıtlamalar ve yasaklamalar var. Hükümet Uygurların evindeki ve elindeki bütün dini içerikli kitaplara el koyarak onları meydanlarda topluca yakarak yok ediyor. Camilere zorla el koyarak bu ibadet mekanlarını tahrip ederek ortadan kaldırıyor. Uygurların yaşantılarının vaz geçilmez bir parçası olan ve Bir zamanlar yasal olan dini faaliyetler artık yasa dışı ve terör suçu olarak tanımlanıyor ve baskı ve zulüm için bir bahane olarak kullanılıyor.

ÇKP İşgal Yönetiminin Baskı ve Zulümleri Etnik Ayırımıcılık Ve ve Etnik Yok Etme Temeline Dayanıyor
Çin yönetimi bölge’ye sonradan göç ettirerek yerleştirdiği etnik Han Çinlisi göçmenlere hiçbir baskı ve zulüm yapmaz iken,bu ülkenin esas sakinleri olan Müslüman halklara her türlü baskı,zulüm ve soykırım uyguladığını belirtti ve konuşmasını şöyle sürdürdü  ; “ Doğu Türkistan bölgesinde günümüzde en az 120 bin kişinin Çin Hapishanelerinde ve en az bir milyon kişinin ise çalışma kamplarında tutulduğu tahmin ediliyor. Çin Hükümeti Uygurların tutuldukları bu Toplu Cezalandırma Kamplarını toplumun gözünü boyamak ve aldatmak için Eğitim Merkezleri olarak tanımlıyor. Bu kamplarda tutulanlardan şimdiye kadar Eğitimini Tamamlayıp serbest bırakılanların sayısı çok az ve cüz’i sayıda,Bu konuda belirlenmiş bir süreç yok. Hiç kimse ve kendisinin niçin gözaltına alındığını, nerede tutulduğunu, nerede ve ne zaman serbest bırakılacağını bilmiyor. İnsan yaşamı için gerekli şartların olmadığı bu kamplarda yeterli beslenmeme,bakımsızlık,hijyenik olmayan yaşama şartları ve sürekli psikolojik ve fiziki baskılar ve zorla eğitim ve başka  baskı ve zulüm uygulamalar yüzünden çeşitli hastalıklara yakalanıyorlar,Bu hastalar yeterli tedavi yapılmadığı için hayatlarını kaybettiklerini ve bazen toplu ölüm olaylarının meydana geldiğini duyuyoruzGörüntünün olası içeriÄŸi: Tahir Hamut, takım elbise

Kendi Başına Gelenlerden ve Hapishane Tecrübelerinden Örnekler  Verdi
Uygur Türkü şair-Yazar ve Aktivist Tahir Hamit kendisinin 1996 yılında yabancılara devlet güvenliği ile ilgili hassas bilgiler ve malzemeler sağlamaya çalışmak suçlaması ile tutuklandığını ve daha sonra üç yıl hapis cezasına çarptırıldığını ve bu cezassnı da Çalışma kamplarında ağır işlerde çalıştırılarak çektiğini belirtti ve şöyle konuştu ; “ O zamanlar cezamı çektiğim Hapishane-Çalışıma Kampında yaklaşık 350 mahkum vardı. Bunların çoğu etnik Uygur idi. Bunlardan 230 kadarı düşünce ve siyasi suçlu idi .Bu Uygurlar dini inançları veya siyasi görüşleri nedeniyle suçlanıyorlardı. Ben serbest bırakıldığım zaman, öğretmenlik işimi kaybettim. Rejimin beni bir düşman olarak gördüğü bir ülkede uzun yıllar yaşamak zorunda kaldım. “
Çin’in Nazi benzeri Bu  Kamplardaki bir Milyon Uygurun Toptan Katledeceğinden Endişeliyim
Çin İşgal yönetiminin Mart 2017’den itibaren Uygurların pasaportlarına el koyduğunu ve çeşitli sebeplerle yurt dışında yaşayanları ailelerine baskı ve şantaj yaparak ülkelerine dönmeye zorladığını ve Doğu Türkistan’ı adeta dünyadan izole ettiğini belirterek şunları ifade etti ; “ Günümüzde Çin yönetimi Alman Nazilerin Yahudilere yaptığının aynısını Uygurlara yapmaya çalışıyor. Bu nedenle ÇKP  işgal  yönetiminin Uygurların toplu katliamlar gerçekleştireceğine ve onları toptan ortadan kaldıracaklarından derin endişe duyuyorum. Ayrıca Çin, Uygurları uluslararası topluma karşı Töröre  meyilli,  terörcü ,Şiddet yanlısı ve “güvenilmez” olarak karalamaya çalışıyor  ve bu asilsız  iddia ve sebeplerle onları kolektif bir şekilde ve toplama kamplarına kapatarak yok etmeye çalışıyor.” Dedi.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, takım elbise
Tahir Hamit Ailesi ile Birlikte Tedavi Olmak Bahanesi  İle 2017’de Ülkesini Terketti
Çin son yıllarda ülke genelinde tutuklama ve Çin nazi Kamplarına kapatma furyasından çok endişe ettiğini ve kendisinin de eski bir siyasi hükümlü olarak tutuklanabileceğinden endişe ederek 2017 yılında tedavi olmak bahanesi ile eşi ve Kızı ile birlikte ABD’ye geldiğini ve bu ülkeye sığınıdığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü ; “ Ben ABD’ye geldikten kısa süre sonra Çin polisi 2 kardeşimi tutukladı ve bu kardeşlerimi daha sonra idam cezasına çarptırıldıği bilgisini aldım. Ben ailemin başına gelenlere rağmen, ülkemdeki insanlık trajedisi ve Çin baskı ve zulmü hakkında şahit olduklarım ile duyduklarımı uluslararası medyayla paylaşmaya çalışıyorum. Bu yüzden bir diğer Kardeşim yine tutuklandı ve şu anda hapiste tutuluyor. Ülkemdeki ailem ve diğer Akrabalarımla evde hiçbir şekilde iletişim kuramıyorum. Hayatta olup olmadıklarını dahi bilmiyorum.” Görüntünün olası içeriÄŸi: 2 kiÅŸi, Tahir Hamut dahil, ayakta duran insanlar ve takım elbise
Uluslar arası Toplum Uygurların Başındaki Bu korkunç Çin Baskı ve zulmünün  sona Erdirilmesi İçin Yeterli Çaba Göstermiyor
Tahir Hamit Dışişleri bakanlığında tanık olarak verdiği ifadesinin sonunda Doğu Türkistan’daki bu insanlık dramına uluslar toplumun yeterli duyarlılığı göstermediğinden yakındı ve sözlerini şöyle sonlandırdı ; “ Uluslararası toplum, Çin’in Uygur toplumuna  karşı yürüttüğü baskı,zulüm ve insanlık dışı soykırım uygulamaları söz konusu olduğunda adeta sağır ve kör oluveriyorlar .Ben uluslar arası toplumun Uygurlar konusunda özellikle “susturulduğunu” tahmin ediyorum. Ülkelerin ve uluslar arası toplumun bu sessizliği  sadece ve sadece Çin’e yarıyor ve “Çin Uygurlara karşı baskısı ve zulmünü iki katına çıkarmasına zemin hazırlıyor.”şeklinde konuştu.

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, Tahir Hamut dahil, gülümseyen insanlar, iç mekan

Uluslara arası Toplumu Ve Ülkeleri Doğu Türkistan ve Uygurların Sorunlarına Eğilmeye Çağırıyorum.
Konuşmasının son bölümünde Uluslar arası topluma,insan hakları ve hukuk kuruluşları ile İnsan hakları ve demokrasi değerlerine duyarla ülkelere çağrıda  bulunarak şunları söyledi ; “ Uluslararası toplum, hükümetler ve örgütler Uygurların dramatik durumunu artık görmeli ve duymalıdır. Bu konu hakkında niyet ve endişelerini bir an önce deklare etmelidir. Seslerini yükseltmeli ve endişelerini açıkça ortaya koymalıdır. Çin hükümetini Uygurların insan haklarına saygı göstermeye ve Uygurların dini ve etnik kimliklerini korumaya ve kendi kaderini tayin etmeye destek vermeye çağırmalıdır.” 

Uygur net

YORUM EKLE