Kırgızistan Tengri Dağlarından Notlar 3 - Ümit Şıracı

Kırgızistan Tengri Dağlarından Notlar 3 - Ümit Şıracı

Kırgızistan Tengri Dağlarından Notlar 3 - Ümit Şıracı

KIRGIZİSTAN NOTLARI 3

Zamanın tarihin ve kültürün  3 bın yıl oncesınde oldugu gıbı donup kaldıgı yer Songöl.
Kırgızistan’ın en harika göllerinden biri “Son Göl” Narın ilinin küzey batısında, deniz seviyesinden ortalama 3016 m yükseklikte yer almaktadır. Gölün uzunluğu 29 km genişliği 18 km derinliği ise 22 metredir.  Gölün suyu dağ sularının birikiminden kaynaklanmaktadır.

Gölün etrafı bol otluklarla kaplı olduğundan yaz aylarında başka bölgeden gelen çobanlar inek, koyun, at gibi hayvan sürülerini burada otlatırlar.

İşte biz de o uçsuz bucaksız otlaklarda yurt kurmuş hayvanlarını otlatan bır göçebe Kırgız aileye konuk olduk sabah erken kalkıp Songöl'de yüzümü yıkadıktan sonra fotoğraflarda gördüğümüz manzara beni karşıladı at sürüleri inek sürüleri ve at sırtında bir kız adı ''Aynura'.

Uçsuz bucaksız göl kenarındaki otlakta özgürce korkusuzca atını ustalıkla süren Aynura bir çeviklikle az bir kısa sürede tüm hayvan sürülerini toplayıp atının önune kattı ve yurduna götürdü bense arkasından bakıp tarihin burada donup kaldıgını hayal edip Bozkır kültürünün, bölge insanına doğayla uyumu öğrettigini, bu sayede bozkırın uzun dönem yegane sahibi Türkler oldugunu, gündelik yaşamlarını doğanın sunduğu nimetler ve hayvanlarla iç içe geçmiş olduklarını ve durumun Türklerin  sanatlarına kadar yansımış olduğunu, Çin’den Avrupa içlerine kadar mükemmel bir hayat tarzını yaşadıklarını, medeni insanın madde denizıinde boğulurken eski Türklerin doğa ile iç içe yaşayışının uygar toplumların kurtuluş reçetesi olduğunu düşünüp notlar aldım..

YORUM EKLE