MANAV TÜRKLERİ

Yürüyenlere Yörük deniliyordu, yerleşik olanlara da Türkmen deniliyordu. Selçuklu Türkleri Anadolu’ya 1071 tarihinde gelmişlerdir ama aslında Türklerin Anadolu'ya gelişleri asırlar öncesine dayanıyor.

MANAV TÜRKLERİ

MANAV TÜRKLERİ

“…Manav Türkleri nerden geliyor önce buna bakalım. Türkler Anadoluya geldikleri zaman bir yerleşik grup vardı birde yürüyen grup vardı. Yürüyenlere Yörük deniliyordu, yerleşik olanlara da Türkmen deniliyordu. Selçuklu Türkleri Anadolu’ya 1071 tarihinde gelmişlerdir ama aslında Türklerin Anadolu'ya gelişleri asırlar öncesine dayanıyor.
Bunların izlerini Ankara’da, Sivas’ta, Erzincan’da hatta Çanakkale’de görüyoruz.Türkler Anadoluya ilk gelişlerinde beylikler kuruldu. Manav Türklerinin ilk temelleri Selçuklu devleti zamanında atıldı. İznik, İzmit civarına yerleşen Türkler buralarda bostancılıkla uğraştılar. Yürüyenlere Yörük derken, bağ, bostan işleri ile uğraşarak yerleşik hale gelenlerede Manav denildi. Yani temelimiz o tarihlere kadar dayanıyor….’’.

Prof. Dr. Yusuf HALAÇOĞLU

Değerli Dostlar, değişik zamanlarda Manav Türkleri ile ilgili ayrıntılı bilgi paylaşılması istenmektedir. Aslında Türk başlı başına bir kavram olup "Türk"ün başına konan ekler, birbirinden ayrı düşen boyları anlatan tanımlamalardır. Bu bağlamda, "Manav" kelimesi, Türkler'in Anadolu'ya son göçü olan 1071'den çok önceleri özellikle de Marmara bölgesine yerleşmiş olan Türkleri tanımlamak için kullanılmaktadır.
Kadim Türk yurdu olan Anadolu'da bu durum çok doğaldır. Osmanlı döneminde aile soyağacı kayıtları tutulmadığından Türkiye Türkleri'nin hangi boydan olduklarını tanımlama yönünde sıkıntıları bulunmaktadır. Osmanlı ile resmi bir ilişkisi olan ve kayıtlara geçenler ise bu takibi yapabilecek durumdadır. Bu konuda meraklı olanların, yöresel ağızları ve kelimeleri, soyadı seçimlerini, yöresel kayıtları, anlatımları ve diğer kültür unsurlarını izleyip bu sayfada verilen bilgilerle kıyaslayıp bir sonuca ulaşması uygun olacaktır.
*** 

Bild könnte enthalten: 1 Person, Hut

MANAV TÜRKMEN KIZI


Manav sözcüğünün; Türkistan’daki Kazak-Kırgız ve Sibirya’daki Yakut (Saha) Türkleri’nde kullanılan, koruyucu soylu kişi ve boy beyi anlamına gelen “Manap” ve “Manag”dan geldiği sanılmaktadır. 

Adapazarı'nın yerli (otokton) ahalisi, bilhassa geyve tarafındakiler eski Türk boy ve oymaklarına mensup Türk göçebeleridir.Zamanla göçebeliği terk edip iskan olunca,bunlara "Manav" adı verilmiştir. Manav yerli Türk manasına gelmektedir.
Muhasebe defterleri ( BOA II ) mülknâme, tahrir, berat ve vakfiye kayıtları dikkate alındığında; hem yöreye Türk yerleşiminin Hicrî 700’den çok öncesinde gerçekleştiği hem de yerleşik hayata geçişin çok eski tarihlere dayandığı söylenebilir.
“Manav” kelimesi bir etnik alt kimlik ifade etmez. Marmara bölgesinin değişik illerine dağılan ve kendilerini yörenin en eski yerleşik Türkleri olarak tanımlayan Manavlar için en öz ifade, bir yörüğün ağzından derlediğimiz “yórúğúŋ yörümeẽnne manav deriS” cümlesi sayılmalıdır. ( Öçalan: 2004, Giriş ) Aynı tespiti, Işıl Altun da Reşat Sakarya isimli kaynağından “- Orta Asya’dan, Batı Anadolu’ya gelen Türk, Türkmen, Yörük. Oturursa Manav, gezerse Yörük” şeklinde yapmış. ( Altun: 2003, 32 ) Bütün tarihî kaynaklar da bu ifadeyi teyit eder mahiyettedir
Manav Türkmenlerinin Oğuzların bir başka koluyla ilgisi olduğunun bir delili de şu anda devam etmekte olduğumuz ağız derlemelerinde Kandıra’nın Adapazarı- Kaynarca yolu üzerinde yeni adıyla Esentepe, eski adıyla Yadeş köyünde bir kaynak kişiden duyduğumuz “gelibatı” çekimli fiilidir. “
Yaptığımız açıklamada Türkmenliğin Oğuzlukla eş anlamda olduğunu Batı Türklüğü’nün %80’i ile Türkmen Türklüğü’nden meydana geldiğini Türklüğün sadece Türkmenlerden ibaret olmadığını Kırgızlar, Kazaklar, Tatarlar’ın da Türk olduklarını ve fakat Türkmen olmadıklarını Türkmenliğin zamanla Azeri Türklüğü gibi isimler de türettiğini Türkmenliğin genel anlamdaki karşılığının yanı sıra özel anlamda yerel isimler de aldığını Anadolu’da Tahtacılar’ın, Sıraçlar’ın, Manavlar’ın buna misal teşkil ettiğini söyledik.
1703 yılında iskana tabi tutulurlar. (Bayar, 2004, s.130, 131) 12 Mayıs 1767 (15. Rebi’ül-Ahır 1181) tarihinde Aydın, Sivas, Konya vilayetlerine gönderilen fermanlarda, dağınık olarak 
yaşayan halkın, ayan ve mütegallibe çiftliklerinde tevatta ve himayelerine iltica ettikleri, bunların iskan mahallerine gönderilmeleri istenmektedir.Bu tarihte Karakeçili Yörükleri Eskişehir civarındaki köylerden, Dağküplü, Mayıslar, Sepetçi, Taycılar, Margı ve Yaka Boyu köylerine iskan olmuşlardır. Yörede sonradan iskan olanları, Karakeçili Yörükleri ve Muhacirler “Manav” olarak adlandırmaktadırlar. 

Bild könnte enthalten: Essen

MANAV HAMUR TATLISI HÖŞMELİM-HÖŞMERİM


Manav Türkleri kültürü yemeklerinde ise hamurişinin ağırlıkta olduğu görülüyor. Hamur tatlısı olan Melengüççeği tatlısı bu köylerde çok yapılıyor. Misafir geldiğinde yapılan “Höşmelim veya höşmerim” un, su ve tereyağı ile yapılan bir çeşit tava böreği. “Dartı veya tartı” denilen süt kaymağı ile yapılan kahvaltılık da geleneksel yemek kültüründe yer alıyor. 

Bild könnte enthalten: Nachspeise und Essen

MELENGÜÇEĞİ TATLISI

Melengüçceği Tatlısı Orta Asya Türklerinden gelmektedir. Orta Asya Türkleri Melen ovalarında yetişen Manda kaymağını kızartıp tortu (dartı) haline getirdikten sonra hamurun içine sürüp tükettikleri için Melengüçceği adını almıştır. 700 yıllık bir öz geçmişi bulunmakla beraber Akçakoca’da yaşayan Manav Türkleri tarafından geleneksel hali korunarak yapılmaktadır.

Bild könnte enthalten: eine oder mehrere Personen und im Freien

MANAV TÜRKMEN KADINLARI KOCAELİ TÜRKMEN ŞENLİĞİNDE

Yine Prof. Dr. Mehmet Eröz, en eski Türk yemeklerine örnek olarak akıtmaç, bulamaç, keşkek, höşmerim, mantı, samsa, tutmaç, yufka, yoğurt'u vermektedir. 
(Yazı muhtelif kaynaklardan derlenmiştir. S.S.)

YORUM EKLE