Türkçeden yabancı dillere geçen sözcükler, verinti sözcükler

YAD DİLLERE GİREN TÜRKÇE SÖZCÜK SAYILARI-TÜRKÇE VERİNTİLER ARAŞTIRMASI

Türkçeden ingilizceye geçen 100 kelime, ingilizceden türkçeye geçen kelimeler alfabetik, ingilizce'den türkçe'ye geçen kelimeler, ingilizce ve türkçe yazılışı ortak kelimeler, ingilizceden türkçeye geçen kelimeler tdk, türkçeden yabancı dillere geçen kelimeler nelerdir, arapçadan ingilizceye geçen kelimeler, ingilizceden türkçeye direk geçen kelimeler,


Türk Dil Kurumu, Türkçeden diğer dillere geçen sözcükleri 'Türkçe Verintiler Sözlüğü' adıyla bir araya getirerek yayımlamaya hazırlanıyor. Beykent Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Günay Karaağaç'ın 10 yıllık çalışması sonucunda hazırlanan sözlüğe göre, Türkçe, aralarında Çince, İngilizce, Ermenice, Rumence, Yunancanın da bulunduğu çok sayıda dile 20 bini aşkın sözcük verdi.

TDK Danışmanı Prof. Dr. Recep Toparlı, şimdiye kadar Türkçeye Arapça ve Farsça gibi dillerden geçen sözcüklerin kitaplaştırıldığını, böyle bir çalışmanın ilk kez yapıldığını belirterek, kitabın önümüzdeki aylarda basılacağını söyledi. Çalışmayı yapan Karaağaç'a göre ise dünyada bir dilden başka dillere giden sözcükleri bir araya getiren başka bir sözlük yok. Türkçe'nin imparatorluk dili olmasının, çok sayıda komşu ülkeye sözcük vermesine neden olduğunu belirten Karağaaç, 'Kitapta 8 bin 500 madde var. Tek tek sözcük olarak değerlendirdiğimizde ise 20 binden fazla sözcük var' dedi.

Köşkten babaya

Türkçenin diğer dillere verdiği bazı sözcükler ve anlamları şöyle:
ABA (Yünden yapılan kumaş):
Rusça.: abá 'kalın ipten gevşek dokunmuş kumaş'
Ermenice: aba 'yünlü kumaştan yapılmış palto'
Sırpça: haba 'kalın çuha'

AÇIK
Farsça: açig (ağaçsız ve açık yer, alan)
Rumence: acíc, (üstü örtülü olmayan)
Yunanca: açíh-açiğá (açık açık, açıkça)
çikmaví (açık mavi)

ADA
Bulgarca: adá, adalíya (adalı)
Arnavutça: hadë
BABA
Farsça: baba (baba, saygı değer yaşlı)
Rusça: babá, babáy (büyük baba, dede)
Bulgarca: babá, babó, bóba, babáya, babáyko, bubáyko

BACANAK
Farsça: bacanak
Rusça: bacınak
Yunanca: bacanákis

ÇADIR
Çince: chádié'ér
Urduca: çatr (padişah için kullanılan büyük şemsiye)
Yunanca: çadíri (çadır; dağınık ev veya oda)

ÇAKAL
İtalyanca: sciacallo, jacal, sciacal (avının üzerine atılmağa hazır kimse; dehşet günlerinde vurgunculuk yapan kimse; gösterişli cenaze törenleri düzenleyen kimse)
Fransızca: chacal-chakal

ELÇİ
Çince: é'erqin
İngilizce: elchee

KÖŞK
Farsça: kûsk
Fransızca: kiosque
İngilizce: kiosk, kiosque

Sırpçada 9 bin Türkçe sözcük

Türkçe Verintiler Sözlüğü çalışmasına göre, Türkçeden diğer dillere geçen yaklaşık olarak sözcük sayıları şöyle:
Çince 300
Farsça 3000
Urduca 227
Arapça 2000
Rusça 2500
Ermenice 4260
Ukraynaca 800
Macarca 2000
Rumence 3000
Bulgarca 3500
Sırpça 9000
Çekçe 248
İtalyanca 146
Arnavutça 3000
Yunanca 3000
İngilizce 470
Almanca 166

Türkçeden İngilizceye geçen kelimeler, Türkçeden yabancı dillere geçen kelimeler nelerdir?


Türkçenin, varsıllığı dünya dillerine 20.000 dolayında sözcük vermesine yol açmıştır.

TDK tarafından yapılan araştırmalara göre Türkçe yabancı dillere 20 binin üzerinde sözcük vermiştir.

Türkçeden İngilizceye geçen kelimeler

Yabancı dillere geçen son Türkçe kelimelerin "döner" ve "dolmuş" olduğu tespit edilmiş. Son yıllarda ise Türkçeden diğer dillere kelime geçişinin durma noktasına gelmesinin nedeni olarak, bazı uzmanlarca Türkçenin yozlaştırılması, doğru ve etkin kullanılmaması gösteriliyor.

Bugün İngilizceye Türkçeden geçmiş bulunan kelime sayısının 470 olduğunu yine TDK'nın araştırmalarından biliyoruz.

Bakalım İngilizcedeki Türkçe kökenli belli başlı sözcükler hangileriymiş?

(Arapça ve Farsça kökenli olup Türkçe üzerinden İngilizceye geçenler de verilmiştir.)

 



aga, agha: ağa, yüksek rütbeli Türk askerî yöneticisi

baklawa, baklava: baklava
bashlyk: başlık
bey: bey
bergamot: bey armudu, bergamot
beylik, beylic: beylik
bosh: boş, saçma (konuşmak)
bulgur: bulgur
buran: buran, fırtına

cafe: kahvehane, kafe
caique: kayık
calpac, calpack, kalpak: kalpak
caracal: karakulak, bir tür Afrika vaşağı
caviar, caviare: havyar
cham: han
chiaus: çavuş
chibouk: (tütün içmek için) çubuk
chouse, chowse: hile yapmak (çavuş'tan)
coffee: kahve

dey: dayı, eskiden Kuzey Afrika'da yönetici
dolman: dolama, bir tür giysi
dolmush: dolmuş
doner: döner

effendi: efendi

firman: ferman

giaour: gavur

janizary, janisary: yeniçeri

kabob, kabab, kebab, kebob, cabob: kebap
kantar: kantar (ağırlık birimi)
karakul, caracul: karakul, bir cins koyun
kavass: kavas, elçiliklerde koruma görevlisi
khan: han, kağan
kilim, kelim: kilim
kiosk: üstü kapalı etrafı açık sergi yeri (köşk'ten)
kumiss, koumiss: kımız
kurbash: kırbaçlamak
kurgan: kurgan, mezar üzerine toprak yığılarak yapılan küçük tepe
 

 

odalisk: odalık
oka, oke: okka
ottoman: koltuklu sedir, divan (Osmanlı'dan)

 

pastrami: pastırma
pacha, pasha, bashaw: paşa
pilau, pilaf, pilaff, pilaw: pilavraki, rakee: rakı
rumelia: rumelisamiel: sam yeli
sanjak: sancak
sarma: sarma
seraglio: harem (saray'dan)
serai: saray
shagreen: bir çeşit deri (sağrı'dan)
shashlik, shaslik: kebap
sherbet: şerbet
spahi, spahee: sipahitaffeta: tafta
tekke: tekke
tsatsiki, tzatziki: cacık
tughra: tuğra
tulip: lale (tülbent'ten)
turban: türban (tülbent'ten)
turk: değişime istekli, genç dinamik kişi (Türk'ten) 
turquoise: turkuazulan, uhlan: Prusya ordusunda asker (oğlan'dan)

vilayet: vilayet

yarmulke, yarmelke: Yahudilerde giyilen bir çeşit başlık (yağmurluk'tan)
yashmac, yashmak: yaşmak, bir tür kadın giysisi
yataghan, yatagan, ataghan: yatağan, bir tür kılıç
yoghourt, yoghurt, yogurt: yoğurt
yoruk, yuruk: yörük, Anadolu'daki Türk göçebeler
yurt, yurta: bir tür taşınabilir çadır (yurt'tan)

zaptiah: zaptiye
zill: zil (yuvarlak, metal nesneden yapılan müzik aleti)
 


Arapça-Farsçadan İngilizceye geçen sözcükler.


SIFIR

Avrupa toplumu sıfır sayısını hem kelime olarak hem kavramsal olarak Kuzey Afrika’daki Arap kültüründen aldı. Daha önceden roma rakamlarında sıfırı kullanmayan Avrupalılar, Arapçada yer alan “sifr” kelimesini ve matematiksel alanda kullanacağı rakamları Arapçadan aldı. Sifr kelmesi zamanla “zero” ya dönüştü ve dile yerleşmiş oldu. Türkçede kullandığımız sıfır kelimesi de İngilizcedeki zero kelimesi Arapçadaki “sifr” dan geliyor.

CEBİR

Sıfır ve diğer rakamların Arapçadan girdiği İngilizce’ye önemli bir matematiksel konu olan cebir de Arapçadan girmiştir. Arapça parçaların bir araya getirilmesi anlamına gelen “Al-jabr” kelimesinden gelen cebir, İngizlicede “algebra” olarak yerleşmiştir.

ADOBE

Ünlü yazılım firması olarak akıllara kazınmış olan Adobe firmasının da adını aldığı adobe kelimesi Arapça kökenli. Güneş altında kurutulmuş tuğla anlamına gelen kelime aslında İngilizceye İspanyolcadan geçmiş, İspanyolcaya ise Arapçadan geçmiştir. Al-tub kelimesi zamanla dönüşerek adobe kelimesine dönüşmüştür.

SAFARİ

Türkçede de kullanılan “sefer” kelimesi Arapçadan gelmiştir, İngilizcede “safari” olarak kullanılan keşif gezisi anlamına gelen kelime de Arapçadaki sefer kelimesine dayanıyor.

SOFA

Dilimizde kullanılan ve kanepe anlamına gelen “sofa” kelimesi İngilizce’de de aynı anlamda kullanılmaktadır. İki kelimenin de kökeni Arapçadaki “suffa” kelimesinden gelmektedir.

TURUNCU

İngilizcede “orange” Türkçede “turuncu” olarak kullanılan iki kelimenin de kökeni aynı kelimeye dayanıyor. Arapçadaki “naranj” kelimesi, hem İngilizce “orange” olarak adlandırılan portakal meyvesinin hem de turuncu renginin geldiği kelime olarak görülüyor.

ŞEKER

İngilizce “sugar” olarak isimlendirilen şeker kelimesi, Farsçadaki “şakar” kelimesinden gelmektedir. Türkçede “şeker” kelimesine dönüşen “sakar”, İngilizcede “sugar” kelimesine dönüşmüştür.

ŞEKERLEME

Candy, İngilizcede birçok şekerleme türünü karşılamaktadır. Arapçada “qand” kelimesinden gelen “candy” kelimesi, İngilizceye giren Arapça kelime örneklerindendir.

ŞURUP

Türkçede “şurup”, İngilizcede “syrup” olarak geçen kelime, Arapçadaki “sharab” kelimesinden gelmiştir.

KAHVE

Arapça “gahvah” kelimesi Türkçeye “kahve” olarak gelmiş, Türkçeden İngilizceye ise “coffee” olarak geçmiştir.

ALKOL

Belki de en şaşırtıcı kelime alkol. Alkol kelimesi Türkçeye İngilizceye ve daha birçok dile Arapçadan gelmiştir. Kökeni “el-kuhl” olan alkol kelimesi, kozmetik alanda kullanılan bir toz olan “kuhl” dan gelmektedir.

DERGİ

Arapçadaki “makzin” kelimesi, İtalyancaya “magazzino”, Fransızcaya “magasin”, İngilizceye “magazine” olarak geçmiştir. Birçok dilde depo olarak kullanılan kelime İngilizcede dergi anlamına gelmektedir.

Türkçeden ingilizceye geçen 100 kelime, ingilizceden türkçeye geçen kelimeler alfabetik, ingilizce'den türkçe'ye geçen kelimeler, ingilizce ve türkçe yazılışı ortak kelimeler, ingilizceden türkçeye geçen kelimeler tdk, türkçeden yabancı dillere geçen kelimeler nelerdir, arapçadan ingilizceye geçen kelimeler, ingilizceden türkçeye direk geçen kelimeler,

Yorumlar (0)
16°
kapalı