13.05.2024, 13:05

Türkçenin İlk Kutalmışı OKTUGAN

Artık Türkçe için de kan döküldü. Biz de kan dökülene değindir her nen. İşte savaşı da şimdi başlıyor!

Yurt uğruna, bayrak uğruna, devlet uğruna ölenler için kullanılan bir kavram kutalmışlık (şehit).

Gerçekte dini bir kavram olarak kutsallar için kullanılan bu kavram kutsallaştırdığımız ya da kutsadığımız değerler için de kullanılıyor.

Biz de ulusçuluk (Türkiye için) yakın dönemde dilimize yerleşen bir kavram. İmparatorluk dönemi için ulus (millet), yurt (vatan) gibi kavramlar kullanılabilen, öğretilen kavramlar değildi. Ne yazık ki hâlâ kavramı eksik değerlendiriyoruz.

Ulusçuluk, ulusu var eden tüm değerleri kapsasa da biz de dil/Türkçe konusu hep es geçilmiştir. Oysa (pek çok kere yazdım) dil bayraktan da yurttan da devletten de önce gelen bir ulus değeridir. Öyle ki yaşadığı yeri yurt belleyen, onlarca devlet kurup yıkan, bayraktan önce sancak, tuğ taşıyan bir toplum için kuşkusuz böyledir.

Ancak yurt, bayrak, devlet için ölünmesi kutsanmışken ve uğruna ölümü kutalmışlık sayılırken dil için böyle bir kavram yoktu.

Basit bir örnek olması adına; Türkçe gündelik yaşamda kimsenin önemsediği bir konu değil. Ancak biri çıkıp Türkçe adına bir kötüleme yapsa herkes karşı çıkar, inadına Türkçe duyarlılığı yapar, olmadığı kadar Türkçeci olur.

Yaşantımızı (kültür) oluşturan dolayısıyla bizi biz yapan, kimlik kazandıran, başkalarından ayıran özelliklerimizden biri de (söylendiği gibi barbarlık değil) uysallık, sağduyuluk, hoş görülük, sakinlik. Bu tavrımız bayrak yere düşünce, ilk kan akınca, kutsallarımıza el uzatılınca tam aksi oluyor. Tabi o âna dek beklememek de gerek.

Kendi kendimize, dillendirmeden ama Türkçe/dil konusunda bu denli sessiz, tepkisiz kalışımızın nedenlerinden birini de böyle belirliyorduk. Acı ki düşüncelerimiz gerçeğe dönüştü. Türkçe uğruna verdiğimiz kutalmışın bir öğretmen olması Tanrı'nın bir işareti de olabilir ya da denk gelimlere (tesadüf) inanmak? Umarız uğruna değer!



Üzülerek! Başta da dediğim gibi Yurt, bayrak, devlet uğruna kan akıtmıştık. Sonrasında bu kavramlar bizim için değerli olmaya başlamıştı. Şimdi de Türkçe için...

Büyük olasılıkla bundan ama 10 ama 30 yıl sonra dil konusunda oluşan duyarlılık, tepkiler ve belki ortaya çıkacak olaylar için belgesellerde, makalelerde, tarihi değerlendirmelerde, toplum arasındaki konuşmalarda tıpkı Anadoluya ilk girişimizi anlatırken kullanılan 1071 (ki artık o da değişiyor) söylemi gibi Türkçe içinde bu olayı anımsatarak "...olayların ilki o güne dayanıyor" denecek.

Ne yazık ki Türkçe artık böyle hak ettiği gibi bir ulus kavramı olacak.

Yurdun uçmağ olsun Oktugan! 

Büyük Türk Ulusuna olan umut, inanç ancak kaygılarımla...

Yorumlar (0)