İpek Yolu Ve Orhun Yazıtları - Yrd. Doç. Dr. Cengiz Alyılmaz

İpek Yolu, dünyanın bir ucundan diğer ucuna yalnız ipeğin değil; kültür ve medeniyet unsurlarının da taşındığı bir yoldur.

İpek Yolu Ve Orhun Yazıtları - Yrd. Doç. Dr. Cengiz Alyılmaz

İPEK YOLU VE ORHUN YAZITLARI

Yrd. Doç. Dr. Cengiz ALYILMAZ

İnsanlık tarihinin en eski ve en işlek yollarından biri de Asya'dan Avrupa'ya, Avrupa'dan Afrika'ya kadar uzanan İpek Yolu'dur. 

Türk boyları tarafından farklı dönemlerde İpek Yolu güzergahlarına birbirinden güzel şehirler, kültür-sanat eserleri, anıtlar ve yazıtlar inşa edilmiştir. Türk tarihinin ve dilinin en eski
yazılı belgelerinden Orhun yazıtları da İpek Yolu'nun kollarından biri üzerinde bulunmaktadır.
İnsanları, milletleri yerleşim yerlerini ve ülkeleri birbirine bağlayan yolların tarihleri en az o yolları kullananların tarihleri kadar eskidir. 
Tarihleri insanlık tarihi kadar eski ve köklü olan yolları işlevleri bakımından "ulusal yollar" ve "uluslar arası yollar" olmak üzere iki kategoride değerlendirmek mümkündür.
Ulusal yollar aynı ülke sınırları içindeki insanları, boyları; uluslar arası yollar ise, farklı ülkelerde yaşayan halkları, milletleri birbirine bağlar. Bu yönüyle ulusal yollar, ara / tali yollara; uluslar arası yollar ise, ana yollara benzetilebilir.
İnsanlık tarihinin en eski ve en işlek ana yollarından biri de Asya'dan Avrupa'ya, Avrupa'dan Afrika'ya kadar uzanan İpek Yolu'dur. İpek Yolu, dünyanın bir ucundan diğer ucuna yalnız ipeğin değil; kültür ve medeniyet unsurlarının da taşındığı bir yoldur. Bu yönüyle İpek Yolu, yüz yıllar boyunca farklı milletler, diller, dinler, kültürler ve medeniyetler arasında adeta köprü görevi görmüş; birbirine bağladığı coğrafyalarda bazı ortak değerlerin, duygu ve düşüncelerin oluşmasına da  vesile olmuştur.


İpek Yolu'nun tarihiyle ilgili kaynaklara (Çin, Türk, İran, Arap, Bizans...kaynaklarına) bakıldığında, Türkler'in, İpek Yolu ile irtibatı olan ve bu yolu işlek hale getiren milletlerden biri olduğu görülür. lira Türkler, tarihin hemen hemen her döneminde hem Çin'le hem de İran'la komşu olmuş; Çin ipeğinin İran'a ve Bizans'a; İran ve Bizans ipeğinin de Çin'e ulaşmasında önemli rol oynamışlardır.
Dönemin seyahatnameleri ve tarih kitapları dışında Türk boyları tarafından farklı 
dönemlerde İpek Yolu güzergahlarına inşa edilen, birbirinden güzel kültür-sanat eserleri, anıtlar, yazıtlar ve şehirler (Turfan, Karaşar, Aksu, Kuça, Kaşgar, Hotan,Yarkent...) de buna tanıklık etmektedir.
Sahip oldukları uçsuz bucaksız sınırlar, başka milletlerle kurdukları sosyal,siyasal, ticari, askeri... ilişkiler, yaptıkları savaşlar, geride bıraktıkları eşsiz kültür ve sanat eserleri dikkate alındıgmda Türk tarihinde Köktürkler'in apayrı bir yere ve öneme sahip oldugu görülür. Bugün (çogu Mogolistan Cumhuriyeti smırları içinde olmak üzere) Köktürkler'den kalan birçok anıt, yazıt ve şehir kalıntısı bulunmaktadır. Bu kültür ve medeniyet eserlerinin bir kısmı son derece bilinçli bir şekilde İpek Yolu güzergahları üzerinde vücuda getirilmişlerdir. Nitekim II. Köktürk Kaganlıgı döneminin bilge / akıllı kagan ve kumandanıarı tarafından "Kutsal Ötüken Bölgesi"ne / "Orhun Bölgesi"ne diktirilen, Türk tarihinin ve dilinin en eski yazılı belgelerinden Orhun yazıtları da İpek Yolu'nun kollarından biri üzerinde bulunmaktadır.

ORHUN YAZITLARI
ORKUN VADİSİ-MOĞOLİSTAN


Orhun yazıtları (Köl Tigin ve Bilge Kagan yazıtları), II. Köktürk devletinin kurucusu Kutlug İlteriş Kagan (68l-69l)'m ogulları Bilge Kagan ve Köl Tigin adına diktirilmiştir. Türk milletinin tarihi, yaşayışı ve inanışı hakkında degerli bilgileri içeren bu yazıtlardan Köl Tigin yazıtı 732 yılında; Bilge Kagan yazıtı ise, 735 yılında vücuda getirilmiştir. İki yazıtın da Türkçe metinlerinin hazırlayıcısı (mesajın ileticisi / vericisi / hatibi) Bilge Kağan (716-734)'dır. 
Bilge Kağan bu yazıtlarda Köktürk tarihine ait olayları, bütün çıplaklıgıyla ve eleştirel bir bakış açısıyla naklederek Türkler'in birlik bütünlük içinde yaşamaları için öğütler verir: 2
***
Hıll(ı->ı-Yt : 1'1'h : m>J : 1:'1',.h : ixtl : t»J : m>J : '1'Yf~ : 1:'1',.h
: ~ı-lj> : J'0>J : J'*'9 : rPi~IY" : 1JiP : ~ı-lj> : J'0>J
***
türük begler bodun bum eşiding türük bodun tirip il tutsıkmgm bunta urtum yangılıp iJlsikingin yime bunta urtum: 
***
Türk beyleri ve mil/eti bunu işitin.'
Türk milletinin derlenip toparlandığında (birlik olduğunda) (güçlü) devlet olacağını buraya kazıdım; yanıldığında (birlik beraberlik içinde olmadığında) öleceğini de yine buraya kazıdım KT G i O-LL  
Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtları, bugün Moğolistan Halk Cumhuriyeti'nin Arhangay Aymag sınırları içerisinde kalan Höşöö Tsaydam (Koşo Çaydam) bölgesinde (1373 m, 48T 336905, UTM 52701134 / 1091378, 48T 0337319, UTM 5269389S ) bulunmaktadır. 
Söz konusu bölgenin 28 km güneybatısında Uygur Kağanlığı'nın başşehri (olarak bilinen) Karabalgasun; 32 km güneyinde Cengiz Han'ın başşehri Karakurum; 2 km batısında Orhun ırmağı'nın Hangay Dağları'nın eteklerinden gelen küçük bir kolu; 4 km dogusunda ise, Höşöö Tsaydam Gölü yer almaktadır.
Orhun yazıtlarının da içinde bulundugu "Ötüken Bölgesi" / "Orhun Bölgesi", coğrafi ve stratejik konumu sebebiyle tarihin her döneminde Türk kağanlıklarının ve imparatorluklarının merkezi olmuş ve kutsal sayılmıştır. Zira Bilge Kagan, halkına
ve kendinden sonraki kuşaklara mesajını iletirken Ötüken'in eşsiz güzelliklere sahip oldugunu, Türkler için hayati önem taşıdığını, asker sevk ettigi (elde ettiği) topraklar içinde bu kadar güzel bir yerin bulunmadığını, Türkler'in burayı terk ettikleri takdirde yok olup gideceklerini, burada kalıp ticaretle uğraştıklarında ise, sonsuza kadar mutlu ve huzurlu biçimde yaşamlarını sürdüreceklerini kesin bir dille ifade
eder:
***
: Wl'f'l't~ : !tdfh : Ht~ : J'ılD>Jı- : hYili : tfhJ'ıltıllD : -f>0~ : Il'l'Ht
Il~9 : >ll'ı'tıı>-ı- : h!tfh : Ht~ : J'~hWlllh : hYili : tfh : J'~,ııl'l' : ıll>-ı-ıtfh
: J'-ft'l't9 : >-ı-llDJ'l'9 : >1l'ı'llt9 : hYiLi : tfh : J'ıl'ı'1ıl'l'ıth : J'J. ıllfll
l!t'l' : -ı-Dtxt : ft9 : J'ıın9 : ,ııl:hll : !tııı-ll>D : tfh : J'~'l't9 : J'~>J : hYili :
'l't~ : )ll>J : AYJı- : 111J> : J'x'l't9>J : n'l'n9 : ılll:hll : 'l't9 : ıllfı->ı-Yt :
: !thYıllllh : J'Y

•• ilgerü şantung yaZlka tegi süledim taluyka kiçig tegmedim birigerü tokuz
ersinke tegi sÜıedim tüpütke kiçig tegmedim kuurıgaru yinçü ögüz keçe temir
kapıgka tegi süledim yltlgaru yir bayırkuu yiringe tegi süledim bunça yirke tegi
yorıtdım iJtüken yışda yig idi yok ermiş il tutsık yir ötüken yış ermiş bu yirde
olurup tabgaç bodun birle tüzüttüm: 
***
Doğuda Şantung ovasına kadar ordu sevk ettim, denize pek az kala durdum; 
güneyde Dokuz Ersin'e kadar ordu sevk ettim,Tibet'e pek az kala durdum; 
batıda İnci (Sir Derya) ırmağını geçerek Demir Kapı ya kadar ordu sevk ettim, 
kuzeyde Yir Bayurku topraklarına kadar ordu sevk
ettim, bunca diyara kadar ordularımı yürüttüm (ve sonunda anladım ki) Ötüken ormanından daha güzel yer asla yok imiş! (Türk milletinin yurt edineceği ve) yönetileceği yer Ötüken ormanı imiş' Bu yerde oturup Çin mil/eti ile (ilişkileri) düzeltlim. KT G 3-5 
***
YllllJ : )ll>J : 'l'9 : ,ııl:hıı.ıııt
... ıduk ötüken yir bodun bardıg... (Ey) Kutsal Ötüken yerinin / ülkesinin
mil/eli, (başını alıp her yere) gittin. KT D 23
~ılll : lllJ> : 'l't9 : ıll~Ilhll : ılllt AhYIl : )ll>J : l:'l'Ilh : lllfllJ : Il'l'f'l'9J>
: J'ı->ı-Yt : Ilf-f~ : lllfllJ> : n9 : ılll:hll : -ı-DY-f>J-fıll : lllft : ~~"l'th :
: ıllltallJ>
***
'" ol yirgerü barsar türük bodun ölteçisen ötüken yir olurup arkış tirkiş ısar neng bungug yok ötüken yış olursar benggü il tuta olurtaçı sen:
*** 
(Ey) Türk mil/eti (Kutsal) Ötüken topraklarında oturup, (buradan) kervanlar gönderirsen (ticaretle uğraşırsan) hiçbir sıkıntın olmayacak. Ötüken Ormanı'nda oturursan sonsuza kadar devlet sahibi olarak hükmedeceksin. KT G 8 

Bilge Kagan'ın Türk milletine "Öttiken'de oturma"yı ve "kervanlar sevketme"yi ögütlemesi hiç de tesadüfi degildir. çünkü o, kendisinden önceki Türk kaganlarının tecrübelerini çok iyi bilmektedir. Önce Hunlar'ın sonra da (Kök)türkler'in, Çin'den vergi olarak alınan ipegi ve kendilerinin ürettikleri demir
ve demir ürünlerini? Bizans'a satılabilmek / ulaştırılabilmek için verdikleri mücadelelerden, yaptıkları savaşlardan haberdardır Nitekim o döneme ait Çin, Bizans, Fars ve Arap kaynaklarında da Türkler'in (özellikle İstemi Yabgu zamanında (552-576)) İpek Yolu'nun kontrolünü ele geçirmek için yaptıkları antlaşmalara ve verdikleri mücadelelere ait son derece kıymetli bilgiler mevcuttur.
Konu hakkında Prof. Dr. Ahmet TAŞAGIL, (Çin kaynaklarından da) hareketle şunları kaydetmektedir:
...
"... ve Yıkılan Akhun devletinin toprakları Göktürkler ve Sasaniler arasında Ceyhun nehri sınır olmak üzere paylaşıldı .Neticede Maveraünnehir ,Fergana'nın bir kısmı, Kaşgar, Hoten ve Batı Türkisktan'ın önemli şehirleri Gök-Türk devletine bağlandı. Dolayısıyla meşhur ipek yolu ve bu yolda ticaret yapan Soğdlular İstemi Yabgu 'nun eline geçmişti. Akhunlar 'ın ortadan kalkmasıyla Gök-Türk devleti batıda tam anlamıyla Sasani imparatorluğuyla sınır olurken, aynı zamanda siyasi olarak çağının dünyasının iki büyük devleti Bizans ve Sasaniler 'le temasa geçmiş, onlarla bir seviyeye yükselmişti. Bundan Süsonra Sasani hükümdarı Anuşirvan Batı Göktürklerine vergi ödemeye başlamıştı.Ancak Anuşirvan bütün Maveraünnehir ticaretini eline geçirmek istiyordu. Bu sebeple ülkesinden Akdeniz ve Bizans limanlarına yapılan ipek ticaretini durdurdu.Bu şekilde Göktürklere bağlanmış olan tüccar Sogd kavmini ekonomik zorluklara sokacak hem de Göktürkleri ipek transit vergisinden mahrum edecekti."

...
 Ayrıca İstemi 'nin gönderdiği elçileri hile ile öldürttü.
Bu esnada batıda askeri harekata devam eden İstemi, sınır/arını Hazar Denizi'ne kadar ulaştırdtı.
Ötüken bölgesi özellikle de kağanlık merkezinin bulunduğu Ordu Balık (Karabalgasun / Harbalgas) şehriıo, Türkler'in güçlü oldukları dönemlerde Çin'den,Soğdiyana'dan, İran'dan, Bizans'tan sık sık elçilerin ve kervanların gidip geldiği
İpek Yolu'nun en işlek merkezlerinden biri haline gelir; Çin ile Bizans arasında adeta köprü görevi görür ıı
Ötüken'in coğrafi ve stratejik konumununIZ tamamen bilincinde olan Bilge Kağan da, kardeşi Köl Tigin adına bu coğrafyada anıt mezar külliyesi inşa ettirir ve yazıtı da buraya diktirir:
***
.... : IH~ı-t ıı- : ~ı-"f~~ : ~Yt~ : "'r"~ :mJ : tfh : J'~tı-ı- : J'~t JY> : ı»
ht~ : IH~ı-t ıı- : ~ı-"f~~ : J'h'r9f'r : J')'rl'rt : J'h'r9ft'r : Nı-.. : '1'1. .....
~ytU) : 1'r,.~t) : ht
***
on ok oglınga lalınga ıegi bunı körü biling bengü ıaş lokıldım ...ser ... ıaka
erig yerle irser ança erig yerle bengü ıaş lokıldım bilildim anı körüp ança biling:
***
On-Ok oğullarına ve yabancı/arına kadar (herkes) şunu iyice görün bilin: Ebedi taş hdkkettirdim. 
(Burası)... (bir) mevki olduğundan, ayrıca kolay erişilir (bir) yer
olduğundan, böyle kolay erişilir (bir) yerde ebedi taş hdkettirdim, yazdırttım. Onu görüp öylece bilin (ve öğrenin). KT G 12-13
Bilge Kağan, "yakındakilerin (Türkler'in) ve uzaktakilerin (yabancıların) hepsinin görebileceği bir yere yazıtı diktirdiğini" kaydetmektedir. Bu ifadeleri, Köl Tigin yazıtının batı yüzünde Tang İmparatoru Xuan-zong13 'a (712-756) ait çince
metnin l4 23-25. satırlanndaki cümleler de desteklemektedir:
.., Bu sebeptendir ki, gelecek hadsiz hesapsız nesil/erin dimağlarında onların
müşterek başarılarımn şaşaası her gün yeniden canlansın diye uzakta ve yakında
bulunan herkesin bunu öğrenebilmesi için bilhassa muhteşem yazıt diktik/5


.
Bilge Kagan'ın ve Xuan-zong'un işaret ettikleri, uzaktaki ve yakındaki
herkesin rahat ulaşabildigi yer, (Kök)türkler'in kaganlık merkezinin de içinde
bulundugu Ötüken'dir. Dönemin en eski, en güvenli ve en işlek yollarından biri
buradan geçmektedir. Yüzyıllar boyu Uzakdogu ile Batı arasında köprü görevi gören
ve bir yandan Dogu Türkistan'a bir yandan Çin'e, bir yandan Sogdiyana'ya, bir
yandan da Batı Türkistan'a... kadar uzanan bu yolun ana kolları, birçok noktada İpek
Yolu'yla kesişmektedir. Ancak ne yazık ki, bazı tarihi kayıtlar, seyyahlar ve birkaç
bilim adamı dışında bu yolun varlıgından söz eden olmamıştırJ6 Konu üzerinde
yapılacak kapsamlı çalışmalar, hem İpek Yolu'nun bugüne kadar ihmal edilen bu
son derece işlek kolunun ortaya çıkmasını saglayacak; hem de bu yolla ilişkisi olan
milletlerin (başta Türkler'in, Çinliler'in, Sogdlar'ın ve Farslar'ın olmak üzere)
birçok bilinmezini aydınlatacaktır. 

Dr. Cengiz ALYILMAZ


• Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü 
DİPÇE : 
II. Köktürk Kağanlığı döneminin ünlü veziri, danışmanı ve kumandanı Bilge Tonyukuk'un

bizzat kendisi tarafından diktirilen yazıtlar (Bilge Tonyukuk yazıtları) da, Köl Tigin ve Bilge

Kağan yazıtlarıyla aynı konuları içerdiklerinden "Orhun yazıtları" içerisinde

değerlendirilmektedir.

2 Orhun yazıtları hakkında ayrıntılı bilgi için bk.: ALYILMAZ, Cengiz, "Orhun Yazıtları",

Türkler Ansik/opedisi, C. nı, Ankara, 2002, s. 754-764.

3 Metinlerin okunuşunda ve anlamlandırılmasında Talat TEKİN'in Orhon Yazı ı/arı (Ankara,

1988) adlı eseri ile Osman Fikri SERTKAYA, Cengiz ALYILMAZ ve Tsendiyn,

BATIULGA'nın birlikte hazırladıkları, Moğolisıandaki Türk Anıl/arı Projesi A/bümü

(Ankara, 200 I) adlı eserden yararlanılmıştır.

4 Köl Tigin yazıtının GPS (Global Position System: Uydu yardımıyla yer belirleme sistemi)

kaydını belirtmektedir.

5 Bilge Kağan yazıtının GPS kaydını belirtmektedir.
 

6 İpek Yolu ile ilgili araştırmalarıyla tanınan David CHRISTIAN, "Silk Roads or Steppe

Roads? The Silk Roads in World History" adlı makalesinde "İpek Yolu'nun büyük bir

kısmının M.Ö. II. yüzyılın ortaları ve ikinci yarısına doğru tamamen Asya Hunları'nın

(Xiongnular'ın) elinde bulunduğunu, onlardan habersiz hiçbir kervanın Çin'den Batı'ya

geçemediğini ve kendilerinin de ipek ticareti yaptıklarını" kaydetmektedir: bk. Journal of

World History, C.ıı, No: 1,2000, s. 1-26.

? Türkler, İpek Yolu vasıtasıyla ipek ve demirin yanı sıra özel ve genel tüketim mallarının,

çok ihtiyaç duyulan renkli ve has madenIerin, taarruz silahlarının, zırhlı takımların, kürk, deri

ve deri ürünlerinin, süs ve kullanım eşyalarının ... da ticaretini gerçekleştirmişlerdir. Konu

hakkında ayrıntılı bilgi için bk.: BURYAKOV, Yuriy F., "Eski ve Orta çağ Dönemlerinde

Büyük İpek Yolu Üzerindeki Orta Asya Türkleri" Türkler Ansiklopedisi, C. 3, Ankara, 2002,

s.234-242.

8 İpek Yolu için verilen mücadeleler hakkında bk. BEDİRHAN, Yaşar, Orta Çağda İpek Yolu

Hiikimiyeti ve Türk Yurtları, Konya, i 994, (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi);

BEDİRHAN, Yaşar, Türk Tarihinde İpek Yolu Hakimiyeti ve Çin'in Türkistan'ı İlk İstila

Projesi, S. Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, S. 4, Konya, 1999, s. 237-256; BEDİRHAN,

Yaşar, Türk Tarihinde, Hun-Çin Siyasi Mücadelelerinde İpek Yolu ve İpek Yolu Ticaretinin

Oynadığı Rol, Türk Dünyası Araştırmaları, S. i i 8, İstanbul, 1999, s. 67-80; MEMİş, Ekrem,

Eski Çağda Türkler, Konya, 2002; ÖGEL, Bahaeddin, Büyük Hun İmparatorluğu Tarihi I-LL,

Ankara, 1981.
 
9 TAŞAGIL, Ahmet, Gök-Türkler, C. I, Ankara, 1995, s. 32.
10 Konuyla ilgili kaynaklarda yalnızca Uygurlar' ın başkenti olarak belirtilen Karabalgasun'un
(1428 m 48T 0323295 UTM 5255137) biz, Uygurlar'dan önce Köktürkler'in de başkenti
olduğu düşüncesindeyiz.
11 Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi için bk.: GÖKALP, Cevdet, Kaynaklara Göre Orta Asya 'nın
Önemli Ticari ve Askeri Yolları (MS. 552-999), Ankara, 1973; GUMİLEV, Lev Nikolayeviç,
Eski Türkler, İstanbul 1999, s. 69-82, Çeviren: D. Ahsen BATUR; HAUSSIG, Hans Wilhelm,
İpek yolu ve Orta Asya Kültür Tarihi, Kayseri, 1997, s. 190-216, Çeviren: Müjdat
KAYAYERLi: KOCA, Salim, "Eski Türklerde Sosyal ve Ekonomik Hayat" Türkler
Ansiklopedisi, C. 3, Ankara, 2002, s. 15-37; SINOR, Denis, "/Kök/türk İmparatorluğunun
Kuruluş ve YıkılıŞı", Erken İç Asya Tarihi, İstanbul, 2000, s. 383-424, Çeviren: Talat TEKİN.
ıı Ötüken'in tarihi, coğrafi, askeri, siyasi, ticari ve sosyal açıdan önemini iyi bilen Cengiz Han
(1206-1227) ve oğulları da imparatorluklarının merkezi durumundaki Karakurum (Harhorin)
şehrin i bu bölgenin yakınındaki (Orhun yazıtlarının 32 km güneyinde: 1456 m 48T 0336505
UTM 52350394) eski bir Uygur şehrinin üzerine kurmuş ve imparatorluğu buradan idare
etmişlerdir. Konu hakkında ayrıntılı bilgi için bk.: KAFALı, Mustafa, Cengiz Han, Türkiye
Diyanet Vakfı İsıtim Ansiklopedisi, C. 7, İstanbul, 1993, s. 367-369; KIZLASOV, 1. R.,
Srednevekovıye Gorada Tuvı, SA, S. 3, 1959, s. 73; ROUX, Jean-Paul, Moğol İmparatorluğu
Tarihi, İstanbul, 200 i, Çevirenler: Aykut KAZANCIGİL - Ayşe BEREKET. 
13 Çince kelimenin transkripsiyonunda "Pinyin Sistemi" esas alınmıştır.

14 Köl Tigin yazıtının batı yüzü Çince bir metni ihtiva etmektedir. Tang İmparatoru Xuan¬

zong (712-756)'un Köl Tigin'in ölümü dolayısıyla gönderdigi / yazdırdıgı bu metinde "evrenin

düzeninden, Çinliler ile Türkler arasındaki tarihi ilişkilerden, barışın öneminden, Köl Tigin'in

saygın kişiliginden ve Tang İmparaıoru Xuan-zong'un Köl Tigin'in ölümünden duyd_ugu

üzüntüden" bahsedilmektedir. Konu hakkında ayrıntılı bilgi için bk.: ALYILMAZ Cengiz,

Köl Tigin Yazıtına Yapılan Eklemeler Üzerine, Orkun, S. 59, İstanbul, 2003, s. 24-27.

tS Metnin Çince'den Türkçe'ye çevirisi Hadiye ERTURKAN tarafından yapılmıştır. bk.:

ERTURKAN, Hadiye, "Kültegin Yazltının Çince Kısmının Tercümesi", Hüseyin Namık

ORKUN, Eski Türk Yazıt/arı, Ankara, 1994, s, 8 -84.

16 Konu hakkında ayrıntılı bilgi için bk: GÖKALP, Cevdet, Kaynak/ara Göre Orta Asya 'mn

Önemli Ticari ve Askeri Yol/arı (MS. 552-999), Ankara, 1973; ROUX, Jean-Paul, Orta Asya

Tarih ve Uygarlık, İstanbul, 2001, s. 30-33, Çeviren: Lale ARSLAN.
 
BİBLİYOGRAFY A'
ALYI LMAZ, Cengiz, "Eski Türk Şehirleri ve Semerkant", Atatürk
Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, S. 20, Erzurum, 2002, s. 303¬
3i ı.
BARTHOLD, W., "Eski Türk Tarihi ve Kültürü Üzerine Düşünceler",
Türkler Ansiklopedisi, C. 3, Ankara, 2002, s. 645-666.
BAYKARA, Tuncer, "Göktürk Yazıtlarının Türk İskan (Yerleşme)
Tarihindeki Yeri", TDAY Belleten 1990, Ankara, 1994, s. 17•29.
BAZIN, Louis, Les Systemes Chronologiques dans Le Monde Turc Ancien,
Budapest-Paris, 1991.
CHANG, Jen-t'ang, T'ang Devrindeki Doğu Göktürkleri Hakkında Yeni
Belgeler (-Tse-fu-yüan-kuei ve Tzu-chih T'ung-chien'e göre- 618-745), Taipei, 1968.
CHAVANNES, Edouard, "Notes additionelles sur les Tou-kiue (Tures)
occidentaux", T'oung Pao, II / 5, Leiden, 1904, s. 1-110.
CUVEYNI, Alaaddin Ata Melik, Tdrih-i Cihan Güşd, Ankara, 1999,
Çeviren: Mürsel ÖZTÜRK.
EBERHARD, W., Çinin Şimal Komşuları, Ankara, i 994, Çeviren: Nimet
ULUGTUG.
ERCİLASUN, Ahmet Bican, "Türk Uygarlığının Oluşmasında ve
Gelişmesinde Yazı Dilinin Rolü", Orkun, S. 58, İstanbul, 2002, s. 17-19.
ESİN, Emel, "Ötüken YıŞ (Türk Sanatında Ağaçlı Dağ Hakkında Notlar)",
Atsız Armağanı. İstanbul, 1976, s. 147-186.
ESİN, Emel, İslamiyetten Önceki Türk Kültür Tarihi ve İsldma Giriş,
İstanbul, 1978.
ESİN, Emel, "Orduğ (Başlangıçtan SelçukluIara Kadar Türk Hakan Şehri)",
Türkler Ansiklopedisi, C. 3, Ankara, 2002, s. 129-149.
GABAIN, A. von, "Köktürklerin Tarihine Bir Bakış III. Şehir Gözüyle Step",
DTCF Dergisi, C. vm, s. 3, Eylül 1950, s. 373-379, Çeviren: Saadet ÇAOATAY.
GIRAUD, Rene, L 'Empire des Turcs Celestes Les Regnes d'Elterich,
Qapghan et Bilge (680-734), Paris, 1960.
İZGİ, Özkan, Kutlug Bilge Kül Kağan Böğü Kağan ve Uygurlar, Ankara,
1986
KAFESOOLU, İbrahim, Türk Bozkır Kültürü, Ankara, 1980.
KAFESOGLU, İbrahim, Türk Milli Kültürü, İstanbul, 1989.
KURAT, A. N., "Göktürk Kağanlığı", DTCF Dergisi, C. X, S. 1-2, MartHaziran
1952, s. 55-57.
LİGETi, L., Bilinmeyen İç Asya, Ankara, 1986, Çeviren: S. KARATAY. 
Lİu, Mau-tsai, Chinesischen Nachrichten zur Geschichte der Ost-Türken
(T'u-küe), C. I-II, Wiesbaden, 1958.
MARQUART, 1, Die Chronologie der a/ttükischen Inschriften, Leipzig,
1898.
ÖGEL, Bahaeddin, İslamiyetten Önce Türk Kültür Tarihi, Ankara, 1984.
ÖGEL, Bahaeddin, Dünden Bugüne Türk Kültürünün Gelişme Çağları,
İstanbul, 200 ı.
RASONYI, 1aszlo, Tarihte Türklük, Ankara, 1988.
REşİDEDDİN, Fazlullah, Cami-et-Tevarih, C. 3, Bakl-1957, Farsça ilmitenkitli
metni hazırlayan Abdulkerim Ali Oğlu Alizade, Farsça'dan tercüme eden: A.
K. ARENDS.
SERTKAYA, Osman Fikri, Göktürk Tarihinin Meseleleri, Ankara, 1995.
STAVISKY, Boris Ya., "İpek Yolu ve İnsanlık Tarihindeki Önemi", Türk/er
Ansik/opedisi, C. 3, Ankara, 2002, s. 222-233, Çeviren: Mehmet TEZCAN.
SÜMER, Faruk, Eski Türk/erde Şehircilik, Ankara, 1994.
TEKİN, Şinasi, "Metiniere Dayanarak Eski Turkierde Göçebe (ÖtUken) ve
Şehir (Hoçu) Medeniyetlerinin Tahlili", Atatürk Üni. Edebiyat Fakültesi Araştırma
Dergisi, S. 3, Erzurum, 1972, s. 35-60.

Güncelleme Tarihi: 06 Aralık 2018, 22:06
YORUM EKLE