TULPAR Nedir, Türk söylencelerinde Tulpar, Tulpar efsanesi

TULPAR Nedir, Türk söylencelerinde Tulpar, Tulpar efsanesi

TULPAR Nedir, Türk söylencelerinde Tulpar, Tulpar efsanesi

TULPAR Nedir, Türk söylencelerinde Tulpar, Tulpar efsanesi

TULPAR Nedir, Türk söylencelerinde Tulpar, Tulpar efsanesi

Türk destanlarında atlar da sahipleri kadar olağan üstü özelliklere sahiptir. İnsan dilinden anlayan ve insan gibi konuşabilen atlar; çoğu zaman sahiplerini tehlikelerden korurlar. Uçma yeteneğine sahip olan bu atlar eski Türk destanlarında TULPAR adıyla bilinirler.

TULPAR Nedir, Türk söylencelerinde Tulpar, Tulpar efsanesi

Tulpar Heykeli, Lapseki-Çanakkale / Türkiye 
 

Başkurt inançlarına göre Tulpar'ın kanatlarını kimse göremez, Tulpar kanatlarını sadece karanlıkta, büyük engelleri ve mesafeleri aşarken açar. 
Eğer birisi tarafından Tulpar'ın kanatları görülürse, Tulpar'ın kaybolacağına inanılır. 

Türk Mitolojisinde evren üç dünyadan oluşur: Üst Dünya (Gök), Orta Dünya (Yer) ve Alt Dünya (Yer Altı). Bu üç dünyanın varlıkları birbirinden farklıdır. Yer altında (Alt Dünya) sürüngenler, yani karanlık ve kötülük; yeryüzünde (Orta Dünya) dört ve iki ayaklı hayvanlar, insanlar ve bitkiler; gökyüzü ve ötesinde (Üst Dünya) ise kanatlılar ve kutsal varlıklar bulunur. Bu nedenledir ki genellikle efsanelerde üst dünyadakiler orta dünyaya kuş kılığında, alt dünyadakiler ise yılan kılığında gelirler.

Bazen farklı dünyalara ait varlıkların kombine edildiği, farklı dünyalara ait fiziksel özelliklerin bir bedende birleştiği görülmektedir. Türk Mitolojisinde önemli bir yeri olan kanatlı at “Tulpar” da bunlardan biridir. “Tulpar”ın Yunan Mitolojisindeki karşılığı “Pegasus”tur.

Kanatlarının olması, gökyüzünden gelmesi, insanlara yardım ederek onları kurtarması gibi özelliklerinden dolayı üst dünyaya ait olduğu ileri sürülür. Bununla birlikte aslında üç dünyada da rastlanan bir varlıktır at. Üst dünyada kanatlı Tulpar, orta dünyada bildiğimiz bozkır atı, alt dünyada ise yarı yılan vücutlu olarak karşımıza çıkar.

Atlar, antik dönemlerden beri özellikle göçebe toplumlarda insanların en sadık ve en güvenilir dostu olmuştur. Kutsal varlıklar olarak görülmüş ve onlara efsanelerde, masallarda hep olağanüstü özellikler verilmiştir. Tulpar da üstün özelliklere sahip efsanevi bir varlık olarak Türk Mitolojisinde yerini almıştır.

Tulpar’ın kanatları görünmez. Kanatları biri tarafından görülecek olursa Tulpar’ın ortadan kaybolacağına inanılır. Sihirli güçleri sayesinde şekil değiştirip başka hayvanların görüntüsüne bürünebilir.

Manas Destanı’nda söylendiği gibi rüzgardan bile hızlı koşarlar.

Tulpar sadece batırların (kahramanların) atıdır ve zaten Kuday (Tanrı) tarafından batırlara yardım etmesi için yaratılmıştır.

Türklerin inancı “Tengricilik”te atın çok önemli bir yeri vardır. Destanlarda batır doğduğunda atı da onunla aynı zamanda doğar. Bazen gökyüzünden (üst dünyadan) gelir. Bazen de sürü içerisinde bakımsız, cılız, hastalıklı ve göze batmayan bir atken, batır büyüyüp güçlenince o da bir anda kendine has özelliklerini kazanır ve güçlü bir at olarak ortaya çıkar.

Bir batır hayatını kaybettiğinde atı da onunla birlikte gömülürdü. Yapılan kazılarda ortaya çıkarılan birçok kurganda insan kemiklerinin yanında at kemiklerinin de bulunmasının nedeni böylece anlaşılmaktadır. Bu durum atın öteki dünyaya batırla birlikte gittiği inancının kanıtıdır. Batırın atı batır ile birlikte doğar ve batır ile birlikte ölür.

Batır Tulpar’a ihtiyaç duyduğunda daha önce almış olduğu atın kuyruğundan veya yelesinden bir parça kılı yakar ve Tulpar bir anda yanında beliriverir. Tulpar’ın bir anda ortaya çıkması ve bir anda kaybolması, onun farklı dünyalar arasında seyahat edebildiğinin kanıtı olarak görülür. Bunu insanlar yapamaz ama Tulpar yapabilir. Bu efsanevi özellik kutsal “Samruk” kuşunda da görülür. Samruk da batırın ihtiyaç duyduğunda yakarak kendisini çağırması için tüyünden bir parça verir.

Türk coğrafyasında birçok bölgede kaya resimlerinde Tulpar çizimlerine rastlanmaktadır.

"Altın Elbiseli Adam"ın başlığında iki adet Tulpar figürü var. Kazakistan Almatı, Esik Kurganı, M.Ö. 5. yy.

Kazakistan’da Almatı şehrinin yaklaşık 50 km doğusundaki Esik (Issık) bölgesinde bulunan “Esik Kurganı”nda MÖ 5. yüzyıla ait bir Saka (İskit) batırı olduğu düşünülen “Altın Elbiseli Adam”ın başlığında Tulpar motifi vardır. Kazak kültüründe önemli bir yere sahip olan Tulpar’a günümüzde de Kazakistan Devlet Armasında rastlıyoruz. Armada iki yöne bakan iki altın kanatlı at vardır.

Kazakistan Devlet Armasında Tulpar Vardır

Kazakistan Devlet Arması'nda tıpkı "Altın Elbiseli Adam"da olduğu gibi iki adet Tulpar figürü var.

Atlar üç dünyada da insanların dostu ve yardımcısıdır, öyle olmaya da devam edecektir. Ulusunun hizmetinde mücadele eden batır asla “Tulpar”sız kalmaz. Her ihtiyaç duyduğu anda “Tulpar” yanı başında mutlaka belirecek ve ona yoldaş olacaktır.


Eski Türk destanlarının Tulpar motifine Kuzey-Batı lehçelerinin hemen hepsinde ve Uygur lehçesinde görmek mümkündür. Karaçay Malkar Nart destanlarının başlıca kahramanlarından biri demirci Debet adını taşır. Debet'in kendisi gibi Gencetay adlı atı da olağanüstü özelliklere sahiptir. 


Destanlarda anlatıldığına göre, Debet'in atı Kafkas Dağlarının üzerinden bir sıçrayışta aşar. Dağlar onun karnının altında küçük tepeler gibi kalırlar. Irmaklara, göllere denizlere ulaşıldığında Debet'in atının bir burun deliğinden çıkan dondurucu rüzgar ırmağı ya da denizi dondurup Debet'in geçebileceği bir köprü oluşturur. Diğer burun deliği, yakıcı dumanlar çıkartıp buzları eritir, yağmur yağdırır, yazı getirir. 


Kaynak:

Prof. Dr. Ufuk Tavkul

Kafkas Nart Destanlarında At Motifi — Tulpar


Türklerin Uçan Atı: TULPAR

Türk destanlarında atlar da sahipleri kadar olağanüstü özelliklere sahiptirler. İnsan dilinden anlayan ve insan gibi konuşabilen atlar, çoğu zaman sahiplerini tehlikelerden korurlar ve ölümden kurtarırlar. Uçma yeteneğine sahip olan bu atlar eski Türk destanlarında Tulpar adıyla bilinirler.

Başkurt inançlarına göre Tulpar adı verilen kanatlı atın kanatlarını hiç kimse göremez. Tulpar kanatlarını, yalnız karanlıkta, büyük engelleri ve mesafeleri aşarken açar. Eğer birisi tarafından Tulpar’ın kanatları görülürse, Tulpar’ın kaybolacağına inanılır.

Başkurtların kahramanlık destanı olan Ural Batır’da ata tapınmanın izleri korunmuştur. Bu destanda, Tulpar adı verilen kanatlı atlardan olan Akbuzat ve Sarat, gökyüzünde yaşayan tanrısal atlardır. Akbuzat, Göklerin hâkimi Samrav’ın karısı Koyaş’tan (Güneş’ten) doğmuş olan kızları Humay’ın kutsal atıdır. Sarat ise, Samrav’ın Ay’dan doğmuş olan kızı Ayhılu’nun atıdır. Ural Batır ve Akbuzat rivayetlerinde dev at Akbuzat, kahramanların koruyucusu ve yeryüzündeki atların neslini devam ettiren aygır rolünde ortaya çıkar.

Başkurt rivayetlerine göre, Büyükayı’nın en dıştaki iki yıldızı semavi atlar olup, adları Buzat (Boz at) ve Sarat (Sarı at) olarak bilinir. Karaçay Malkar folklorunda da Küçükayı’nın iki yıldızı Sarı aygır ve Toru (Doru) aygır adlarıyla tanınır.

 TULPAR Nedir, Türk söylencelerinde Tulpar, Tulpar efsanesi

Eski Türk destanlarının Tulpar adını taşıyan uçan atmotifine Kuzey Batı Türk lehçelerinin hemen hepsinde ve Uygurcada rastlamak mümkündür. Tulpar adlı uçan at İdil Ural’da Başkurtlar ve Kazan Tatarları arasında, Orta Asya’da Kazaklar, Kırgızlar, Altaylar, Karakalpaklar arasında olduğu kadar, Kafkaslarda Karaçay Malkarlılar ve Kumuklar arasında da yaşayan en canlı destan unsurudur.

Çeşitli dillerde konuşan Kafkasya halklarının dillerinde ve folklorlarında da Tulpar adının karşımıza çıkması, onların Kumuk ve Karaçay Malkar Türkleriyle girdikleri kültür eletkileşimin bir sonucudur.

Kumuk Türkçesinde;

Tulpar dünyanı birevü buççagında busa da, öz yılkısın tabar (Tulpar dünyanın bir köşesinde olsa da, kendi sürüsünü bulur) atasözünde tezahür eden Tulpar adı, onların komşuları olan çeşitli Dağıstan halklarının dillerinde de kendisine bir yer bulmuştur. Avar, Lak, Andi, Dargı ve Tabasaran dillerinde Tulpar kelimesi yaşamaktadır...
 

M.Ö. 13 yy.  Henüz Yunan mitolojisi yok…. Uçan At Türkler de TULPAR

Tulpar (Başkurtça: Толпар, Kazakça: Тұлпар, Tatarca: Тулпар, Kırgızca: Тулпар, Rusça: Тулпар veya Тулпа́р), Türk Mitolojisinde yer alan kanatlı at figürü. Pegasus ile benzerdir. Kırgızların Manas Destanında bu uçan kanatlı atlardan söz edilir. Arkeolojik olarak da Kazakistan'da keşfedilen Esik Kurganında bulunan Altın elbiseli adam isimli elbisenin başlığında tulpar figürü vardır.

Tulpar'ın adı, Türk, Kırgız ve Altay mitolojilerinde geçer. Genelde beyaz veya kara (tek renk) bir at olarak betimlenir. Beyaz kanatları vardır ve Kuday (Tanrı) tarafından yiğitlere yardımcı olması için yaratılmıştır. Dünyanın en uzun destanı olan kırgızların manas destanında, Manas'ın ünlü savaşçılarının sürdüğü kanatlarıyla rüzgardan hızlı koştuğu söylenen efsanevi atlar. 

Başkurt inançlarına göre kanatlarını hiç kimse göremez. Tulpar kanatlarını yalnız karanlıkta, büyük engelleri ve mesafeleri aşarken açar. Eğer birisi tarafından tulpar’ın kanatları görülürse, Tulpar’ın kaybolacağına inanılır. Tulpar adı yalnızca Türklerde değil komşu Avar, Lak, Andı, Dargı ve Tabasaran dillerinde de yaşamaktadır. Osetlerde Tolpar, Çeçenlerde Turpal olarak yer alır. Bir Kumuk atasözünde şöyle der:

Tulpar yerün birevü buççağunda bulsa da, öz yılkısın tabar. 
(Tulpar dünyanın bir başka köşesinde olsa da, kendi sürüsünü bulur.) 

(Tul/Yul) kökünden türemiştir. Moğolca Zulbah (kel, saçsız) sözcüğüyle alakalı olabilir. Çünkü Türk mitolojisinde kel atlara sık rastlanır ve kellik kahramanlarda olduğu gibi atlarda da gücü simgeler. Yol sözcüğü ile de aynı kökten gelme ihtimali vardır. Tulu sözcüğü eski Altaycada kıraç rengi ifade eder. 

Tulpar efsanesinin günümüze etkileri,

Türkiye'nin ilk yerli yapımı Zırhlı Personel Taşıyıcı (ZPT) aracına da Tulpar ismi verilmiştir.

Moğolistan armasında bulunmaktadır.

Kazakistan armasının sağ ve sol köşelerde birer tane Tulpar vardır.

Kazakistanda bir hava yolu şirketi Tulpar ismini seçmiştir, Tulpar havayolları. 

Tulpar atına yiğitler, alp olanlar, bahadırlar (Tuvaca: maadır, Eski Türkçe: Bagatur) binebilir. Türk efsanelerine göre bu ata yüreği ve bedeni güçlü olanlar sahip olabilir. Tulpar adı verilen kanatlı Türk atlarına misal olarak, Alpamıs'ın bayşubarı, Kobılandı'nın Tayburılı, Er Targının Karakaskası, Kabanbay'ın Kubası, Bugıbay'ın Akanseri'nin Kulageri.Karaserkesi, Navrızbay'ın Akazuvı, İsatay'ın Aktabanı v.b.

Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2018, 22:11
YORUM EKLE