HIRISTİYAN GİZEMCİLİĞİNDE POPÜLER OLAN 'KUTSAL KASE'NİN TÜRKİYE'DE OLMASI NE DEMEK ?

HIRISTİYAN GİZEMCİLİĞİNDE POPÜLER OLAN 'KUTSAL KASE'NİN TÜRKİYE'DE OLMASI NE DEMEK ?

Hıristiyan Teolojisinde bir gizem olan ve Dinler Tarihi arastirmacilarinin uzun yillar izini sürdükleri; 'genis agizli ve kenarlari alcak kap' anlamina gelen Graal adli latince kelimeden turedigi rivayet edilen Kutsal Kase, hakkinda pek cok rivayet olmakla birlikte, genel olarak

Son Akşam Yemeği’nde Hz. İsa’nın içmek için kullandığı ve Aramatyalı Yusuf’un çarmıha gerilen Hz. İsa’nın kanını doldurduğu kadeh olarak kabul ediliyordu. Tarihte “Sangreal Belgeleri” adıyla anılan belgeler de inanışa göre Kutsal Kase ile birlikte gömülmüştü.

Belgelerin bin yıldır Tapınak Şövalyeleri tarafından korunduğuna inanılıyordu. Rivayete göre bu Tapinak sovalyelerinin kudretinin arkasindaki kutsal kaseyle ilgili bu gizil güçtü.    

Son dönem bir takim yazarlar Kase efsanesinin yani ayinde kullanılan kadehin somut bir öge olmayip; dahice düşünülmüş bir alegori olduğunu açıklamış, hatta İngiliz şifre uzmanları, Staffordshire bölgesindeki küçük bir anıtın üzerinde bulunan esrarengiz yazıttan yola çıkarak İsa’nın ‘Kutsal Kase’sinin yerini belirledikleri ve bu yerin de ülkemiz sınırları içinde olduğu iddialarıyla konu yeniden gundeme gelmişti.       

Mitolojilerin akil dışı masallardan ibaret olmayip, rakamlarin , bilimsel parametrelerin olmadigi donemlerde doganin ilkelerini tanimlayan sembolik anlatimlar oldugunu daha once vurgulamistik. Bahsedilen 'Kutsal Kase' efsanesi de işte Teknolojiyi ellerinde tutan, doganin ilkelerini kavramis akil duzeyinde insanlar icin Şambala/Çambalı /Agarta/AğarAta Tünelleri gibi fantastik/gizemli bir unsur degil özünde.

Bilimin temel prensibini kavrayan toplumlar kontrolü ellerinde tutabilmek icin bilimsel sembolleri kendi sistematigi icinde sifrelemis. Bu sistematige göre 'Kutsal Kase' olarak belirlenen sembol de iste evrimi tamamlanmis modern insan geni tasiyan kadinlarin pelvis kemigiyle ilgili.    Sisteme göre Modern insan beyninin isletim sistemiyle Annenin Pelvis kemik yapisi arasındaki bağ dogrudan :

Tıp kitaplarinin hepsinde mevcut olan bilimsel veriye göre dünya kadinlarinin sahip oldugu 4 cesit pelvis yapisi var. 1-Jinekoid pelvis 2- Android pelvis 3-Anthropoid (insansı/primat) pelvis 4-Plattypelloid pelvis. 1. Sıradaki Jinekoid Pelvis Modern İnsan genine sahip kadinlarin pelvis yapisi ve Dünya kadın nüfusunun %40'inı oluşturuyor. Türkiye'deki kadinlarin %80'i bu modele sahipmiş.

Yani Dunya üzerinde evrimini tamamlayamayan primat orani %60, Turkiye'de %20. Dolayisiyla Dünya uzerinde evrimini tamamlamis, modern insan geni tasiyan türün orani yalnizca %40. Bu durum kişinin yasadigi cografyayla, din; dil , ten rengiyle alakali olmayip; muhtemelen gecmis caglarda aile ici evlilik yapan kisilerin neslinin devamina ensest / pedofili egilimler katiyor.

Buna paralel olarak da egitim sistemleri, psikolojik/sosyolojik kosullari cogunlukta kalan bu genetik kusurlu türün algisina paralel duzenlemeler iceriyor.    Türkler Tarihte; kendi cocuguna cinsel meyli olan, himaye dürtüsü olmayan bu türler dogaya da zarar verme egiliminde oldugu icin gerektiginde kirım politikası uygulamislar. Günümüzde; kendi genetik kusurunun bilincine varmis olan bu tür de kendi türünü koruma altina almak icin Türkler uzerinde 'sopkirim' denilebilecek bir nevi hafiza sifirlama, zihin kontrol politikasi uyguluyor.

***İnsan beyni Primat beynine gore epey buyük bir hacme programli oldugundan, Modern ınsanlar henüz beyin gelişimi tamamlanmadan dünyaya geliyor ve motor becerilerinin gelisimi buna paralel olarak primatlara nazaran cok daha uzun sürüp daha uzun süre Anneye bagimli kalmasi gerekiyor. Tıp dilinde İnsana özgü olan bu özelliğe 'Altrisyal özellik' adı veriliyor. Motor becerilerini çok kısa sürede tamamlayip kisa sürede kazanılan bagimsiz yasama yetenegi ise 'primatlara' özgü olan 'prekososyal özellik'

*Şimdi anladiniz mi coluk çocugu yangindan mal kacirir gibi erkenden okullara kaydedip, motor gelisimi üzerinden yaftalama egilimlerinin sebebini ? Yani cocuklarimizin motor becerilerini erkenden kazanmasi, bazı yaşıtlarından erken kazanmis olmasi aslında 'övünülecek' bir durum degil. Bu dogrultuda davranislarini dis uyaranlardan cok icsel uyaranlar belirleyen, hakiki modern insan geni tasiyan cocuklarimizin motor becerileri primat olan türe göre bir tik geriden seyrettiginden erken yaslarda yaftalanip, basarili olamayacagi yontemler uzerinde sinanarak ortamdan dislanmasi, ozguveninin erken yaslarda kirilmasi saglanarak, bu vesileyle erken yaslarda toplumsal duzenden tukürülüp disari atiliyor. Geri kalanlar uzerinde de medya ve egitim sistemleri vesilesiyle uygulanan bir asimetrik saldiri yontemi var halihazirda . Gectigimiz yillarda bir cocugun cinsel olarak erginlesme üst sınirı 18 yas iken ; hormonlu tavuk, salam vs gibi genetigiyle oynanmis gidalar vesilesiyle bu sınır 9 yasa kadar dusmus durumda. Isin kötusü cinsel olarak erken gelisim ayni zamanda boyun uzamasi gibi kemik gelisiminin yani sira zihinsel gelisimi de durduruyor.

Zihnin 9 yastan sonra ogrenmeye elveris kazandigi bilinen , mecaz, metafor, ironi gibi kavramlarla ilgili soyut dusunce yetenegi bugün ülkemizde pek cok yetiskinde bile yok. Agzindan atesler cikaran bir ejderha sembolünü dahi muhakeme edecek zihin katmanlari yok. Dolayisiyla gelisimi normal seyreden cocuklarimiz ; hem bu sapkin egilimleri bulunan türün, hem de bu turün yetistirdigi kontrolsüz ergen türünün kuşatmasi altinda ve sisteme getirmeye calistiklari tüm yenilik önerileri; anneye bagimli kalma süresi daha uzun olan bu cocuklar uzerinden anne denetimini kaldirmaya dönük dikkat ederseniz. Her ne ideolojiyi kendilerine maske yaparlarsa yapsinlar özneleri kadinlarin oz iradesini kirmaya dönük.

25 Mayıs 2020 / Işıl Tufan Salihoğlu

Yorumlar (0)
25°
parçalı az bulutlu