Bağımsız Tümleçler, Cümle Dışı Unsurlar

Bağımsız Tümleçler, Cümle Dışı Unsurlar

Bağımsız Tümleçler, Cümle Dışı Unsurlar

Bağımsız Tümleçler, Cümle Dışı Unsurlar

Bağımsız Tümleçler  (Cümle Dışı Unsurlar) Hakkında Kısaca Özet Bilgi

  • İçindekiler
  • Bağımsız Tümleçler  (Cümle Dışı Unsurlar) Hakkında Kısaca Özet Bilgi
  • Öğelerle ilgili Uyarılar :

Cümlenin Ögelerinin Çözümlemesinde Dikkat Edilecek Noktalar

   Cümlenin anlamını dolaylı olarak tamamlayan bağlama edatları, ünlem edatları, hitaplar ve ara sözlerdir. Bu unsurlar esas hareketle, fiillerle (eylemler) doğrudan ilgili değildir. Genellikle cümlenin başında, sonunda veya cümleler arasında yer alırlar. Parantez şeklinde cümlenin içine girdikleri de görülür.

Örnekler:
Ev Türk istikbalinin evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk İstiklal ve Cumhuriyeti’ni kurtarmaktır.

Hev Sakarva! Kim demiş suya vurulmaz perçin?

“Bu kitaplar, içi bilgi dolu mücevher kutuları, hayatta sahip olunan en değerli varlıklarımızdır.” (Burada altı çizilmiş kelime grubu, özne konumundaki bu kitaplar sıfat tamlamasının açıklayıcısı hükmünde bir ara sözdür. Bir başka ifadeyle cümle dışı unsurdur.)

Öğelerle ilgili Uyarılar:

Cümlede Vurgulanan Öge : Cümlede, yüklemden hemen önce gelen öğe, kullanıldığı yere göre en çok vurgulanan öğedir. Örnek :

Ayşe, yazdığı cümleyi arkadaşına yüksek sesle okudu.

Ayşe, yazdığı cümleyi yüksek sesle arkadaşına okudu.

Ayşe, arkadaşına yüksek sesle yazdığı cümleyi okudu.

Arkadaşına, yazdığı cümleyi yüksek sesle Ayşe okudu.

Soru edatı “mi” cümlede hangi öğeden sonra kullanılırsa o öğeyi vurgulamış ve o öğeyi buldurmaya yönelik kullanılmış olur. Örnek :

Bütün bunları sana Ayşe mi söyledi?

Ayşe, sana bütün bunları mı söyledi?

Ayşe, bütün bunları sana mı söyledi?

Ayşe, bütün bunları sana söyledi mi?

Cümlede kullanılan soru sözcükleri herhangi bir öğeyi buldurmaya yönelik olabilir.

Örnek :

Bu kitabı benden sonra kim okumak ister? (Soru, özneyi buldurmaya yönelik)

Bu eteğin üstüne ne giyeceksin? (Soru, belirtisiz nesneyi buldurmaya yönelik)

Bu soruyu nasıl çözdün? (Soru, zarf tamlayıcısını buldurmaya yönelik)

Dün akşam nereden geliyordun? (Soru, yer tamlayıcısını buldurmaya yönelik)

Yerleri neyle sildin? (Soru, ilgeç tamlayıcısını buldurmaya yönelik)

Bugün kimi gördün? (Soru, belirtili nesneyi buldurmaya yönelik)

Cümlenin Ögelerinin Çözümlemesinde Dikkat Edilecek Noktalar

Bir cümlede önce yüklem bulunmalı, yüklem bulunduktan sonra yükleme yöneltilen sorularla özne ve diğer ögeler (nesne, dolaylı tümleç, zarf tümleci, edat tümleci) tespit edilmelidir.

Yükleme, doğru sorular yöneltilmelidir; çünkü yanlış sorular yanlış sonuçlar doğurur.

Cümle öğelerine ayrılırken hiçbir sözcük ve sözcük grubu açıkta kalmamalı, hepsi yüklemle bir bağlantı kurarak bir öğe değeri kazanmalıdır. Yalnızca bağlaçlar bu kuralın dışında kalabilir.

Bağlaçlar, cümle içinde tek başlarına herhangi bir öğe olamazlar. Ancak bağlandıkları bir söz grubu içinde görev kazanma özellikleri vardır.

Bir cümle öğelerine ayrılırken, belirli söz gruplarının (deyimler, ikilemeler, tamlamalar, bileşik eylemler) kalıp olduğu ve cümlede tek öğe olarak değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınmalıdır.

Bazı cümlelerde aynı öğe olan dil birliklerinin arasına başka söz grupları da girebilir. Bu durumda dil birliği bozulur ve aradaki söz grubu farklı bir öğeyi oluşturabilir.

Örnek : Babamın çarşıda böyle küçük bir dükkanı vardı.

YORUM EKLE