20.01.2021, 17:20

YENİSEY YAZITLARI YETİM KALDI

YENİSEY YAZITLARI YETİM KALDI

BABALARI DMİTRİY D. VASİLYEV ÖLDÜ.

Prof. Dr. Dmitri Dmitriyeviç Vasilyev 11 Ekim 1946’da doğdu. 75 yaşının içerisinde iken 18 Ocak 2021’de Koronavirüs’e yakalanıp öldü.

Moskova’daki Mihail Vasilyeviç Lomonosov Devlet Üniversitesi’nin Doğu Dilleri Enstitüsü’nden 1970’te mezun olan Vasilyev sınıf arkadaşı Yelena Aleksandrovna Podkolzina ile evlendi. Yelena Hanım Moskova Radyosunun Türkçe servisinde çalıştı. Sonra uzun yıllar T. C. Moskova büyük elçiliğinin yeminli baş tercümanı olarak görev yaptı. Vasilyev çiftinin iki oğlu oldu. Ailenin geleneğine göre ilk doğan çocuğun adı her zaman Dmitri olacaktı. Bu yüzden Büyük oğluna aile geleneğine göre Dmitri adını koydular. Küçük oğlu Aleksandr ise tarih sahasında doktorasını verdi. Türk tarihinin, özellikle Osmanlı tarihinin mütehassısı oldu.

Dmitri Dmitriyeviç Vasilyev iyi hocalardan tahsil gördü. Türk tarihi alanında Asya Bölgesinde Runik Türk Alfabesiyle Yazılan Anıtların Yazı Sistemi başlıklı doktora tezini 1983’te savunarak doktor unvanını aldı. Bu tezi Grаfiçеskiy fоnd pаmyatnikоv tyurkskоy runiçеskоy pismеnnоsti аziаtskоgо аrеаlа başlığı ile 1983’te Moskova’da yayımlandı.

Aynı yıl Leningrad’da Yenisey Nehri Havalisindeki Runik Türk anıtlarının Külliyatı = Kоrpus tyurkskih runiçеskih pаmyatnikоv bаssеynа Еnisеya adlı eseri de yayımlandı. Bu iki eseri dolayısı ile Milli ve Milletlerarası Türkoloji Kongrelerini düzenleyen İstanbul Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü yönetimi tarafından Vasilyev’e 1988 yılında toplanan Altıncı Uluslararası Türkoloji Kongresi’nde Türkolojiye Üstün Hizmet Belgesi sunulmuştur. Çalışmaları Türkiye’de takdir gören Vasilyev Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Bağlı kuruluşu Türk Dil Kurumu’nun Şeref üyesi idi.

Vasilyev’in son görevi Rusya Bilimler Akademisi = Rossiyskaya Akademiya Nauk (RAN)’un Şarkiyat Enstitüsü’nün Doğu Araştırmaları Alanı'nda Tarih Bölümü başkanı idi. Rusya Devlet Sosyal Bilimler Üniversitesi profesörü olarak Rusya Bilimler Akademisi Doğubilimcileri Başkan Yardımcılığı görevini de yürütüyordu.

Sovyet Türkologlar Komitesi Başkanı Andrey Nikolayeviç Kononov Dmitri’nin çalışma sahasını Güney Sibirya’daki Yenisey yazıtlarını inceleme olarak tespit etmişti. Daha önce Türk araştırıcı Hüseyin Namık Orkun 1930’lu yıllarda yayımladığı Eski Türk Yazıtları adlı eserinde 41 Yenisey yazıtını işlemişti. Rus araştırıcı Sergey Yefimoviç Malov da 1951-1952’de Yeni-seyskaya Pismennost Tyurkov adlı eserinde 52 Yenisey yazıtını işlemişti. Dmitri Dmitriyeviç Vasilyev ise Malov’dan sonra 83 yazıt daha işleyerek 1983’te yayımladığı Korpus’ta yazıt sayısını 145’e çıkarmıştır.

Bu 145 metni esas alan Prof. Dr. Ayşegül Sertkaya'nın asistanı Serkan Şemen metinlerin transliterasyonunu, transkripsiyonunu, çevirisini ve bütün kelimelerin etimolojisini işlediği 950 sahifelik tezi ile Doktor unvanını aldı. Dmitri Bey'in takipçilerinden oldu.

Yıllar yılları kovaladı. Korpus’un yayımının üzerinden 35 yıl geçti. Bu yıllar içerisinde Dmitri ekibini kurdu ve yeni yazıtları keşif seyahatleri yaptı. Yenisey’de 65’ten fazla yeni yazıt buldu. Yenisey yazıtlarının sayısını 212’ye yükseltti.

Bu arada Dağlık Altay (Gorno Altay) yazıtlarının da sayısı 120’ye yaklaşmıştı. Hüseyin Namık Orkun’un kitabında Dağlık Altay bölgesinden sadece iki yazıt (birinci ve ikinci Altay sürahi yazıtları) bulunduğu göz önüne alındığında bu sayının ehemmiyeti anlaşılır.

Uluslararası Türk Akademisi (Halıkaralık Türki Akademiyası) bu yazıtları yayımlama programına aldı ve serinin ilk kitabı olarak 2013 yılında Astana’da Korpus Tyurkskih Runiçeskih Nadpisey Yujnoy Sibiri = Güney Sibirya Runik Türk Yazıtları Külliyatı başlığı altında ilk kitap Çast 1. Drevnetyurkskaya Epigrafika Altaya = Bölüm 1. Altay’ın Eskitürk Epigrafisibaşlığı ile yayımlandı.

Serinin ikinci kitabının başlığı ise Çast 2. Drevnetyurkskaya Epigrafika Yeniseya = Bölüm 2. Yenisey’in Eskitürk Epigrafisi başlığını taşıyacaktı. Dmitri bu eserini maalesef göremedi. Yüce Tanrı önce Yelena’yı sonra da Dmitri’yi bir hafta ara ile yanına aldı.

1990 yılında Dimitri ile bir program planladık. 1991 yılı Philip Johann von Tabbert-Strahlenberg’in 270. yıl dönümü idi. “Strahlenberg’den 270 yıl Sonra” adlı bir araştırma gezisi düzenleyecek ve onun geçtiği yollardan geçerek kalan anıtları inceleyecektik. Daha sonra teferruatını öğrendiğim kadarı ile beni Moskova’dan Sovyet Türkoloğlar Komitesi başkanı Prof. Dr. Ethem Rahimoviç Tenişev’e Leningrad’dan ise Prof. Dr. Aleksandr Leonidoviç Şçerbak’a sormuşlar. Her iki hoca da “kendisi nasyonalist bir Türktür. Ancak işine duygularını hiç karıştırmamıştır. Rusya’ya karşı bakışı da olumludur. İlişkilerimizin gelişmesi açısından bu program bir temel taşıdır. Kontrollü bir şekilde Güney Sibirya’ya gelmesi uygundur” şeklinde görüş bildirdikleri için projemiz kabul edildi. Temmuz-Ağustos 1991’de Güney Sibirya’da Hakasya ve Tuva’da 34 gün geçirdim. Martiyanov Müzesi’nde toplanmış Yenisey yazıtları başta olmak önce bilinenleri sonra da arazideki taşları araştırdık. Altına girmediğim üstüne çıkmadığım taş, duvar vs kalmadı. Hakasya’da E-134, Tuva Kızıl Kaya’da E-24 başta olmak üzere bilinen belli başlı Yenisey yazıtlarını gördüm. Arazi’de ise 8 yeni yazıt bulduk. Hakasya’da 134 numaralı Yenisey yazıtını önce Dmitri, sonra ben transkripsiyonladım. 7 kelimelik yazıtta sadece 4. kelimeyi aynı okumuşuz. Okumalarımızı tartışarak birleştirdik. Bütün bunları Yenisey Yazıtları Korpus’unun ikinci cildinde Dimitri yayımlayacaktı. Tuva’da Jakob Abramoviç Şer’in arkeoloji heyetine katıldım. Tadına doyulmaz bir yaz geçirdim. Kızıl Etnografya Müzesi’nde Tuva milli kıyafetleri giyerek fotoğraf çektirdik. 4 Eylül 1991 günü Türkiye’ye döndüm.

Hocaları, meslektaşları, dostları, öğrencileri 70. Doğum yıldönümü dolayısıyla İstoriçeskaya Mozaike Evrazii. Sbornik Statey K 70-letiyü Dmitriya Dmitriyeviça Vasilyeva (Moskova, 2017, 336 s.) başlıklı bir armağan kitabı hazırladılar. Bu armağan kitabının sonunda onun 300'den fazla yayınının 2017 yılına kadar olan 276’sının listesi verilmiştir. Son üç yıl çalışmaları ise 277 numaradan devam edilecektir.

Ben uzaktan katıldığım bir Kazakistan programı öncesi Prof. Elfina Sıbgatullina’ya Dmitri’yi sordum. “Hanımı hasta” dedi. Akşamına telefon ettim. Telefona oğlu Aleksandr çıktı. “Osman amca, annem Kovite yakalandı. Hastahaneden eve aldık. İlaçlarını evde alıyor. Babamı da hastalık bulaşmasın diye ağabeyim Dmitri’ye gönderdik” dedi. Yelena Hanım Kovit’ten kurtulamayıp vefat etmiş. Onu da 18 Ocak 2021 Pazartesi günü Dmitri’nin vefatı takip etmiş. Denilecek bir şey yok. Her ikisinin de toprağı bol olsun. Yüce Tanrı rahmetini Vasilyev’lerden esirgemesin. Onları Cennetine kabul etsin.

Yorumlar (0)
açık