PEMBE İNCİLİ KAFTAN ÖZET, ÖMER SEYFETTİN, PEMBE İNCİLİ KAFTAN

PEMBE İNCİLİ KAFTAN ÖZET, ÖMER SEYFETTİN, PEMBE İNCİLİ KAFTAN

PEMBE İNCİLİ KAFTAN ÖZET, ÖMER SEYFETTİN, PEMBE İNCİLİ KAFTAN

PEMBE İNCİLİ KAFTAN ÖZET, ÖMER SEYFETTİNPEMBE İNCİLİ KAFTAN

PEMBE İNCİLİ KAFTAN ÖZET, ÖMER SEYFETTİN, PEMBE İNCİLİ KAFTAN

Türü: Hikaye

Yazarı: Ömer Seyfettin

Kişileri: Muhsin Çelebi, Vezirler, Sadrazam, İran Şahı

ÖZET

Tebriz’e, Şah İsmail’in huzuruna gönderilecek elçinin Şah İsmail tarafından hakarete uğrayacağı kesindir. Bu hakaretlere canı pahasına karşı koyacak cesur bir vatansever aranmaktadır. Bu görevi yerine getirecek kişi olarak Sadrazam’a Muhsin Çelebi tavsiye edilir. Muhsin Çelebi, sadrazamın huzuruna girince el etek öpmez ve eğilmez. Bu tavır, Muhsin Çelebi’nin “Allah’tan başka kimseye boyun eğmeme” şeklindeki ahlak anlayışına uygundur. Bu davranış, kendi sadrazamının karşısında bile eğilmeyen bir elçinin düşman padişahının karşısında da eğilmeyeceğini ve devletini en uygun biçimde temsil edeceğini sezdirmektedir. Vatanını çok seven Muhsin Çelebi, elçilik görevi için devlet kasasından hiçbir yardım almama koşulu ile elçilik görevini kabul eder. Devletinin itibarı uğruna, varını yoğunu rehin bırakarak herkesin rüyalarını süsleyen pembe İncili kaftanı satın alır. Muhsin Çelebi, şahın sarayında kendisine oturacak yer gösterilmeyip ayakta tutulmak istenince sırtındaki pembe İncili kaftanı çıkarıp yere serer ve kaftanın üzerine oturur. Muhsin Çelebi, kendi şahsında devletine yapılan hakarete karşılık vererek servetini harcadığı pembe İncili kaftanı şahın sarayında bırakır ve getirenlere aldırmayarak kaftanı geri almaz. Bu hareketiyle devletini düşman karşısında yücelten Muhsin Çelebi, ülkesine bütün servetini kaybetmiş olarak döner. Muhsin Çelebi’ye göre fedakârlık, hep devletten almak değil biraz da hiçbir karşılık beklemeden devlete vermektir.

KİTABIN ANA FİKRİ

İnsan, yaptığı fedakarlık büyük veya küçük olsun hiçbir zaman övünmemelidir.

KİTAPTAKİ KİŞİLER

Muhsin Çelebi: Hikayenin baş kahramanıdır. Muhsin Çelebi 40 yaşlarında, namerde muhtaç olmayacak kadar servete sahip akıllı bir insandı. Tek ülküsü “Allah’tan başkasına secde etmemek, kula kul olmamaktı.” Aynı zamanda savaş zamanlarında Kuba bölüklerinde kumandanlık yapardı. Doğruluktan ayrılmayan, ölümden korkmayan bir yiğitti.

Vezirler: Kubbe altı vezirleridir.

Sadrazam: Başbakandır. Vezirlerin başıdır.

Şah İsmail: Kurnaz, zalim, gaddar bir adamdır. İran devletinin şahıdır.

YORUM EKLE
YORUMLAR
FB
FB - 1 hafta Önce

çoj teşekkürler .bana çok yardımınız dokundu