Sessiz Gemi Şiirinin tahlili, Sessiz Gemi Şiirinin İncelemesi

Sessiz Gemi Şiirinin tahlili, Sessiz Gemi Şiirinin İncelemesi

Sessiz Gemi Şiirinin tahlili, Sessiz Gemi Şiirinin İncelemesi

Sessiz Gemi Şiirinin Tahlili

Sessiz Gemi Şiirinin İncelemesi

Sessiz Gemi Şiirinin Tahlili

Sessiz Gemi Şiirinin İncelemesi

 

Sessiz Gemi
Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.
                           Yahya Kemal Beyatlı
Şiirin Biçim Yönünden İncelenmesi
Şiirin nazım birimi: Şiir, beyitler halinde yazılmıştır.
Şiirin ölçüsü: Şiir, aruz ölçüsünün “ mef û lü / me fâ i lü / me fâ i lü / fe û lün kalıbıyla yazılmıştır.
Şiirin uyak şeması: “ aa bb cc dd ee ff “ şeklindedir. Bu tür uyaklar divan edebiyatının “mesnevi” türünde görülür.
Ahenk Unsurları (Uyak ve Redifler)
1. Beyit
--- zamandan
--- limandan      “dan” redif; “man” zengin uyak
--- yol
--- kol              “ol” tam uyak
--- elemli
--- nemli          “li” redif; “em” tam uyak
--- gemidir bu
--- matemidir bu    “dir bu” redif; “emi” zengin uyak
--- bekler
--- dönmeyecekler    “ekler” zengin uyak
--- yerinden
--- seferinden    “inden” redif; “er” tam uyak
Şiirin Dil ve Anlatımı
Şiir sade, akıcı bir dille yazılmıştır. Şiirde çeşitli sembollerin kullanılması, şairin sembolizm akımından etkilendiğini gösterir. Özellikle gemi, ufuk, rıhtım, liman gibi sembollerinin kullanıldığını görürüz. Şair, ölçü ve uyakları büyük bir ustalıkla kullanmıştır. Şiirin sözleri, adeta gözümüzün önünde bir tablo oluşturmakta ve kulaklarda hoş bir müzik sesi bırakmaktadır. Şiirde uyak ve rediflerin dışında bazı seslerin tekrarıyla iç ahenk sağlanmıştır. Şiirdeki bütün kelimeler ustaca yerli yerinde kullanılmıştır.
Şiirin Teması: “Ölüm”dür.
Şiirin İçerik Yönünden İncelenmesi (Açıklama – Yorum)
Şiirde kelimeler sembolik anlamlarda kullanılmıştır. Şiirde kapalı bir anlatım söz konusu değildir. Şair, açık bir anlatımla derinlik arasında paralellik kurmayı başarmıştır. Kullanılan sembollerin anlamı her ne kadar kişiden kişiye değişse de ne anlatılmak istendiği okuyucu tarafından sezilmektedir.
Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Daha ilk beyitte okuyan herkesin gözünde bir gemi ve bir liman canlanıyor. Ancak bu sıradan bir gemi değildir. Sessiz sıfatıyla bu geminin sıradan bir gemi olmadığı anlaşılıyor. Bu “sessiz gemi” tabut olarak görünse de aslında “ruhun yolculuğu” olarak düşünülmelidir. Çünkü tabut somut bir nesnedir ve dünyada kalır. Yolculuğa çıkan ruhtur. Bu yolculuk da sessizlik içinde yapılır. Gidilecek yer ise “meçhul” yani bilinmezliktir.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Uzak bir yere gidenler için arkasından mendil ya da el sallamak geleneklerimizde vardır. Ancak bu gidiş için el ya da mendil sallanmıyor. Bilinmeze yolculuk sessizce devam ediyor. Türkçede gidenin arkasından “kol sallamak” diye bir deyim yoktur. Bunu şair de bilmektedir, ancak şiirin ritim ve ahengini bozmamak için anlamdan fedakârlık yapıyor ve “el sallamak” yerine “kol sallamak” sözünü kullanıyor. Bu durum bize, şairin ölçü ve uyak konusundaki tutumunu gösteriyor.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Bu beyitte, rıhtımda kalanlar hayatta olanları simgeliyor. Hayatta olanlar hiç kuşkusuz üzgündür. Giden kişi, sevdikleri biridir ve onu özleyeceklerdir. “Siyah ufka bakmak” da simgesel olarak kullanılmış bir sözdür. Herkes bir gün ölecektir ve bilinmeze doğru yola çıkacaktır. Ufuk, hayatın sona erişini ve bilinmezliği simgelemektedir.
Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!
Bu beyitte insanın ölüm karşısındaki çaresizliği anlatılıyor. İnsanın yaşamı boyunca pek çok derdi ve sıkıntısı olabilir. İnsanlar, gerek sabırla gerek çalışarak gerekse yakınlarının yardımıyla bu sıkıntılarının üstesinden gelebilir. Ancak ölümün çaresi yoktur ve her insan bir gün o meçhule giden gemiye binecektir. Bu umutsuzluk ya da karamsarlık değil hayatın bir gerçeğidir.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Dünyada sevenler ayrılsa bile içlerinde bir gün kavuşma umudu taşırlar. Ancak ölen sevgililerin dönme ihtimali yoktur. Buna rağmen sevgililer bir gün kavuşacakları umuduyla yaşarlar. Burada şair, “bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler” derken aslında ölen kişilerin dönmeyeceğini herkesin bildiğini, ancak kabullenemediğini anlatmak istiyor.
 Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.
Bu beyitte, ölüm karşısında çaresiz kalan insanlara bir avuntu olması bakımından, ölenlerin daha güzel bir âleme gittikleri varsayılıyor. Gidenlerin geri dönmemesi güzel bir nedene bağlanıyor. Aslında şair, gidilen bilinmezin kötü bir yer de olsa dönülemeyeceğini biliyor. Ancak bunun yerine gidenlerin, gittikleri yerden memnun olduklarını söyleyerek, kalanların biraz olsun içini ferahlatıyor.
Sembolizmin etkisiyle yazılan şiir, her okuyan için farklı anlamlar ifade edebilir. Ancak ölüm herkesin başında olduğu için, herkesin kendinden bir şeyler bulacağı ve etkileneceği bir şiirdir. Bu nedenledir ki şiir, yazıldığı dönemden itibaren günümüze kadar eskimeden gelebilmiş nadir şiirlerden biridir. Şiiri ölümsüz kılan, şiirin teması ve işleniş biçimidir.
YORUM EKLE