Soru Çöz, Test Çöz: Söz Öbeklerinde Anlam Test 5

Soru Çöz, Test Çöz: Söz Öbeklerinde Anlam Test 5


Soru Çöz, Test Çöz: Söz Öbeklerinde Anlam Test 5

1. Hüseyin Rahmi Gürpınar, toplumun en sorunlu kesimleriyle içli dışlı oldu romanlarında; fakat bunu bir dava edebiyatı haline getirmedi.
Bu cümlede geçen “dava edebiyatı haline getirmemek” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Edebiyatı hayatta bir hedef, dava olarak düşünmemek
B) Toplumsal sorunları edebiyatın herhangi bir türüyle çözmeye kalkışmamak
C) Edebi sorunları yazı aracılığıyla başkalarına iletmemek
D) Fikir özgürlüğünde edebiyatı bir araç olarak kullanmak
E) Yazarın, hayatında her konuyu edebi açıdan düzeltmeye kalkışması

2. Nuri Pakdil’in dili, elden düşme anlatımlar yerine nesnelerle, durumlarla ve olaylarla diri, devingen bir alışveriş içinde olan bir yapıya sahiptir.
Bu cümledeki altı çizili sözün kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yeni yorumlara kapalı bir dil
B) Kalıplaşmış, değişmez anlam çerçevesi
C) Kullanıla kullanıla zenginleşmiş bir çağrışım dünyası
D) Herkesin kullandığı, özgünlüğü olmayan söyleyiş
E) Her kullananın kendinden bir şeyler kattığı sözcükler

3. Aşağıdaki dizelerin hangisinde deyim yoktur?
A) Süt beyaz bir martıyım açıklarda
Gemilere ben yol gösteriyorum.
B) Bizden yüz çevirmiş o nazlı dilber
Yeniden yar sevmiş mübarek olsun
C) Acı tatlı zahmetime katlandı
Uçurdu yuvadan yürüttü anam
D) Güzel gitti diye pınar ağladı
Parçalandı yüreğim, yandı pınara
E) Uzaklarda, kırık minarelerde
Gökte bir kapıda durur leylekler.

4. Genç yazarlar hikayeyi, romana geçişte atlama tahtası yapıyorlar. Bilmezler ki hikaye yazmak, roman yazmaktan daha zordur.
Yukarıdaki cümlede geçen “atlama tahtası yapmak” sözünün cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisinde vardır?
A) Müdür olmak için müdür yardımcılığını kabul etmişti.
B) İyi bir memur, amirlerin söylediklerini mazeretsiz yapmalıdır.
C) Memurlar arasındaki yetki karmaşası işlerin yapılmasını aksatır.
D) Müdür olduktan sonra memurlarına bir baba gibi yaklaştı.
E) Verilen görevi başarıyla bitirmenin rahatlığını yaşıyordu.

5. Tiyatro, seyircinin kana kana içeceği bir söz yağmurudur, bu sebeple görselliğin ön planda tutulması, bu sanata saygısızlık olur.
Bu cümledeki attı çizili söz öbeğiyle tiyatronun hangi yönü vurgulanmaktadır?
A) Seyircinin görsel açıdan doyuma ulaşması
B) Tiyatronun hareket ve konuşmaya dayalı bir sanat olması
C) Seyircinin kelime dağarcığını zorlamaması
D) Seyircinin bilmediği, duymadığı pek çok sözcüğü barındırması
E) Seyircinin diğer sanat dallarına ilgisinin daha az olması

6. Aşağıdaki açıklamalardan hangisi, karşısında verilen deyime uygun değildir?
A) Birini konuşturmamak, konuşmasına meydan vermemek: Lafı ağzına tıkamak.
B) Bütün söylenenlere karşılık vermek, saygısızca cevaplar vermek: Laf taşımak.
C) Kişilerin birbirleri aleyhinde söyledikleri sözleri, ara açmak gayesi ile kendilerine ulaştırmak, dedikodu yapmak: Laf götürüp getirmek.
D) Gevezelik, boş konuşma, fazla konuşma: Laf ebeliği
E) İmalı bir şekilde bir kimseyi iğnelemek, iğneleyici konuşmak: Laf dokundurmak.

7. Onun için yazmak, nefes almakla aynı şeydir. Yazdıkça yaşar; yaşadığını yazar. Bütün çabası; eti, kemiği, sinirleri olan bir cümleyi yazmak içindir.
Bu parçadaki altı çizili sözün kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yazarın iç dünyasını ve yaşamını yansıtması
B) Toplumun yanlış inanışlarını işlemesi
C) İnsanların yalnızca aşk ve nefretlerini anlatması
D) Söyleyiş bakımından özgünlüğü yakalaması
E) Okunduğunda insanı hemen etkileyecek kadar canlı olması

8. Halk için roman anlayışını benimseyen yazar, edebiyatımızda kalemini fikir tarlasında bir saban gibi kullanmıştır.
Bu cümlede, “Kalemini fikir tarlasında bir saban gibi kullanmıştır.” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) İnsanların düşüncelerini yenilediği, fikirlerin tazelenmesi ve düzelmesine yardımcı olduğu
B) İnsanların söylemekten çekindiği pek çok düşünceyi açığa çıkardığı
C) Halkın sorunlarına siyasi ve ekonomik açıdan çözümler aradığı
D) Topluma yönelik yapılanmalarda ilk adımı attığı
E) Düşüncelerin yayılmasında kalemini ve romanını tam anlamıyla kullanamadığı

9. Aşağıdaki ikili dizelerin hangisinde, “bir kimseyi razı etmek, inandırmak için tatlı sözler söylemek, yalvarmak” anlamında bir deyim kullanılmıştır?
A) Yiğit olan gizli sırrın bildirmez.
Kötüler sevdiğin dile düşürür
B) Oturup dil dökecek yerde, gidip dökmeli ter
Bin çalış gayen için, bir kazan ömründe yeter
C) Gönlüm dilsiz bir kuştu
Sen mi dile getirdin?
D) Dağların ardında kalınca çile
Köroğlu yeniden gelmişti dile
E) Söylese diller dolaşır, bakmaya gözler kamaşır
Sırmalı kaftan yaraşır, selvi boylu güzele

10. Onun yazdığı bütün şiirlerle, denemelerle ve öykülerle yapmaya çalıştığı şey, adeta bir uyarma hareketidir. O, hiçbir zaman, hiçbir eserinde tüyü dökülmüş sözcüklerden hazzetmez.
Bu parçadaki altı çizili sözün kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yapaylıktan arındırılmış olmak
B) Herkesin anlayabileceği yalınlıkta olmak
C) Yıllarca unutulmayan güzellikte olmak
D) Kaynağını gelenekten almak
E) Etki ve gücünü yitirmiş olmak

11. Yakalanmak, eline düşmek anlamında (I)”pençesine düşmek” deyimi; yenilgiyi kabul etmek anlamında (II) “pes etmek” deyimi; yoluna girmiş bir işi bozmak anlamında (III) “pişkinliğe vurmak” deyimi; bir kimse ile alakayı kesmek anlamında (IV) “selamı sabahı kesmek” deyimi; kendini huzurlu hissetmek anlamında (V) “rahat nefes almak” deyimi kullanılır.
Yukarıdaki parçada numaralanmış deyimlerden hangisi, kendinden önce verilen açıklamaya uygun değildir?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

12. Aşağıdaki açıklamalardan hangisi, karşısında verilen deyime uygun değildir?
A) Birbirlerinden hiçbir şey esirgemeyecek şekilde samimi olmak: Ayrı gayrı bilmemek.
B) Bildiği gibi hareket etmek, başına buyruk olmak: Ayrı baş çekmek.
C) Çok samimi olmak, daima beraber bulunmak: İçtikleri su ayrı gitmemek.
D) Çok yaşamış çok görmüş olmak: Az günün adamı olmamak.
E) Karşısındakinin işlerini aksatmak, mani olmak: Bağını koparmak.

13. Birbiriyle anlaşamayan pek çok insan var etrafımızda. Belki de bu insanlardan birkaçı da biziz. Oğlumuzla, babamızla anlaşamıyoruz artık; çünkü ayrı tellerden çalıyoruz.
Bu parçada geçen altı çizili söz öbeğinin yerine aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
A) düşüncelerimiz farklılaştı.
B) yaşantılarımız birbirine uymuyor.
C) kültürel bir çatışma yaşıyoruz.
D) hayata farklı pencerelerden bakıyoruz.
E) Hayatımızı gönül birliğiyle sürdürüyoruz.

14. Bugünün gençleri Ahmet Haşim’in yazdığı şiirleri anlamıyor. Bunda “Piyale” şairinin dili ile günümüzün insanı arasındaki aşılmaz dil duvarının büyük bir, etkisi olduğu inkar edilemez.
Bu cümledeki altı çizili sözle anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Mecazlı söyleyişlerin bolca yer alması
B) Dil anlayışının değişmesinin getirdiği anlaşılmazlık
C) Yazarın eserlerindeki sanatlı söyleyiş
D) Kullanılan üsluptaki özgünlük
E) Herkesin rahatça anlayabileceği yalın dil

15. Necip Fazıl’ın şiirleri, okuyucuların kulak zevkini okşayan niteliktedir.
Bu cümledeki altı çizili söz grubunun cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
A) Samimi bir dili olması
B) Çekici konular işlemesi
C) Akıcı ve ahenkli olması
D) Gerçekçi olması
E) Sanat değeri olması

16. Aşağıdaki atasözlerinden hangisinde mecazlı bir söyleyiş yoktur?
A) Tatlı söz dost kazandırır, acı söz düşman.
B) Ayının kırk türküsü var, kırkı da armut üstüne
C) Dere geçilirken, at değiştirilmez.
D) Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer.
E) Bugünün işini yarına bırakma

17. Şairliğe yeni adım atmış pek çok genç şairimizin kendileri gibi şiirleri de pek toy.
Bu cümledeki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Şiirlerinin de henüz olgunluğa ulaşmadığı
B) Şiirlerinin yeni olduğu
C) İyi şiir yazabildikleri
D) Yeni yöntemler denedikleri
E) Üsluplarının kötü olduğu

18. Aşağıdaki açıklamalardan hangisi, karşısında verilen deyime uygun değildir?
A) Nazlanmak, değerini olduğundan fazla göstermek: Kendini ağıra satmak.
B) Acı konuşmak, ağır, kırıcı bir dil kullanmak: Ağır söylemek.
C) İsteksizlik göstermek, yavaş yavaş hareket etmek: Ağırdan almak.
D) Sert, kırıcı, küçültücü, tehdit edici bir üslûp kullanmak: Ağır davranmak.
E) Ölçüyü aşmak, gücendirici olmak: Ağır kaçmak.

19. Deneme, yaşananları, akıldan geçenleri düşünsel derinleştirmelerle yorumlamadır. Belki bir roman, bir öykü bir ölçüde özetlenebilir; ne var ki denemeyi özetlemeye kalkmak, tırnağının ucunu göstererek insanı tanımlamaya benzer.
Bu parçadaki altı çizili sözün kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bir metni küçük parçalara ayırarak yorumlamak
B) Okuyucuya metnin ana düşüncesini vermek
C) Bir metni onu temsil edemeyecek bir parçayla anlatmaya çalışmak
D) Metni okuyucunun anlayabileceği yalınlığa getirmek
E) Metnin en önemli bölümünü okuyucuya göstermek

CEVAP ANAHTARI
1-B  2- D  3-E  4-A  5-D  6-B  7-E  8-A  9-B  10-E  11-C  12-E  13-E  14-B  15-C  16-E  17-A  18-D  19-C

Yorumlar (0)
açık