22.07.2022, 11:42

GERÇEK TARİH

GERÇEK TARİH

“ Geçmişini hatırlamayanlar, onu tekrar yaşamaya mahkûmdur.” ( George Santayana )

Tarih geçmiş zamandır, hafızadır, akademik bilgi ve tarihsel yazıdır. Tarih olguları bilimsel gerçeklerle açıklayarak geçmişi günümüzde yaşatarak insanlığın hizmetine sunmaktır. Tarihsel sıralama uygulayarak toplumların kültür ve yaşamlarını etkileyen eylemleri yer, zaman ve mekan göstererek anlatan, olayların arasındaki nedenleri öncesi ve sonrası ile etkileşimlerini ulus ve toplumlara göre değerlendirip tarihsel anlamlarıyla sınıflandırarak inceleyen bilimin adıdır. 

" Tarih kitaplarımız Haçlıların en büyük zaferidir."  (Cemil  Meriç) 

İngilizlerin desteğiyle ülkeyi işgal altında tutan; kadın,çocuk demeden süngülüyen Yunan'a dost, yalan tarihe itiraz edenlere,geçmişine sahip çıkanlara hain demek  ne menem bir şeydir.

Dikte ettirilerek yazdırılan, toplumları uyutmak için kurgulanan tarih veya uluslararası toplumca kabul görmesi sağlanan bazı medeniyetlerin çalıntı ve çakma tarihleri asla yukardaki ifadelerle uyuşmaz. "Tarih ; okuyana, kendi gözünün görme derecesine göre,yol gösteren bir kılavuzdur. (J.J.Russo )   Tarihin temelini atan kişi Tanrı Bilimci, Teolog ve felsefeci Agustinus’tur (M.S 354 – 430). Tarih bir düzen ve döngüsellik taşır düşüncesi 4.yy da Agustinus’un “Civitas Dei ( Tanrı devleti ) “ eserinde anlatır.

İslam dünyasında tarih anlayışı, 14.yy da Tunus’lu ünlü düşünür, devlet adamı ve tarihçi İbn Haldun’un   “ Tarih tesadüf değil, belli kuralları olan ve bu çerçevede gelişen bir olgudur.” ifadeleriyle anlam bulur. İbn Haldun’a göre tarih ; Bugüne, rivayetlerden değil, aksine bunlardan uzak, araştırılmış ve belgelere dayandırılmış olgulara sahip olmaktır.Tarihteki tüm olgular arasında kesinlikle sebep, sonuç ilişkisi kurabilmiş olmalıdır. Zaman geçer toplumlar gelişir ve değişir, gelişen ve değişen insanlar dünyayı ve tarihi değiştirir. 

"Değişmeyen, gelişmeyen toplumların doğal ve tarihsel evrimi yavaşladığında geçmiş hiç geçmemiş olur. Geçmiş geçmeyen olduğunda tarih daima tekerrür eder ( F. Rıfkı Atay )."

Geçmişe mal olmuş dönemleri, yaşanmışlıkları hataları ve sevaplarıyla kabul edip tarihine sahip çıkarak geleceğe yön vermek tarihsel amaç olmalıdır. Geçmişe saplanıp kalan toplumların doğal tarihsel ve sıralı evrimleri bozulur. Bu nedenlerle gelişim ve değişimini tamamlayamayan toplumlar, tarih sahnesinden yok olur. Yani düne şaşı bakanların, sahiplenip ders çıkartamayanların, bugüne ve geleceğe dönük tasavvurları asla inandırıcı olamaz. İnsanoğlunun hedefi düne doğru bakmak, doğru bilgi ve belge ile geleceğe ışık tutmak olmalıdır ki bir medeniyet tasavvuru olsun. Hamaset ile tarih olmadığı gibi, tarihin amacı geçmişi uyuşturmak değil, tarihle insanları uyandırmak, geleceği aydınlatmaktır. Tarihsel gerçekleri saptırmak, sisteme uygun şekilde uyarlamak, yalan tarih yazmak, tarihi bilim olmaktan çıkarır. Bugünü anlamak için dünü irdelemek  ve bilimsel gerçeklikle insanlığı buluşturabilmek hedef olursa bunun adı tarih olur.

Yorumlar (0)
23°
açık