28.05.2020, 15:44

NE AMERİKA, NE RUSYA, NE ÇİN HER ŞEY TÜRKLÜK İÇİN

NE AMERİKA, NE RUSYA, NE ÇİN HER ŞEY TÜRKLÜK İÇİN

Turan; Türklerin birliği ve bu birliğin dünyaya hükmetme, nizam verme ülküsüdür. Tabii olarak Amerika, Rusya ve Çin’in dünyanın önemli güçleri olmasının karşısındadır. Turan ülküsünü taşıyan bir Türk milliyetçisinin değişmez sloganı; “Ne Amerika, Ne Rusya ne Çin, her şey Türklük için”dir.

Bazı sosyalist fikirli insanların Türkçüleri Amerika yanlısı olmakla suçlaması akıl kârı değildir. Bir Türk milliyetçisi “Türkçü” dür. Dolayısı ile başka bir ülke yanlısı olduğunun iddia edilmesi saçmalıktır. Ancak çıkar ilişkisi bakımından belirli zamanlarda farklı ülkeler ile farklı ilişkiler geliştirme stratejisinden bahsedilebilir.


Turan yolunda ilerlerken hangi ülkeler düşmandır, hangileri dost kabul edilebilir?


Her ülke başka ülkelerle ilişkilerini kendi çıkarları doğrultusunda belirler. Bu devlet denen kurumsal kimliğe sahip her oluşum için böyledir. Amerika, Rusya, Çin de başkaları ile ilişkilerini belirlerken adımlarını kendi ülke çıkarları doğrultusunda atar.  
İki bloklu dünyada Türkiye’nin yeri belirli idi. Varşova Paktının düşmanı olan ve Amerika’nın başını çektiği NATO ülkelerinden biri idik. İki kutuplu dünya çöktü ve son 30 yılda  iki buçuk kutuplu yeni bir dünya düzeni ortaya çıktı. Amerika ve Çin başat güçler, meydanı bütünüyle bunlara bırakmak istemeyen Rusya da var.  


Rusya geniş coğrafya ve tabii kaynaklarına rağmen, gerek nüfus azlığı gerekse teknolojik olarak diğer iki güçle yarışamayacağı için yakın zamanda geri planda kalacaktır. Bu geri planda kalmanın önüne geçmek için Deli Petro zamanından bu yana Rus hayali olan Akdeniz’e inme çabaları, biz Türklerle çıkar çatışmalarının doğmasına sebep olmaktadır. Rusya’nın genişlemesi Turan’ın daralması anlamına gelir. Suriye’de ve Libya’da olanları bu şekilde anlamak gerekir.

Askeri olarak devamlı öne hamle yapmayan süper güçler zamanla geriler ve belli bir süre sonra süper güç olma iddialarını kaybederler. Dünya kurulalı beri askeri açıdan güçlü olup başka ülkeleri dize getirenler dünyanın süper güçleri olmuşlardır. Rusya bunun bilincinde olarak ülke sınırları dışına hamleler yapmaktadır. Bir süre sonra bu hamleleri iç işlerinde sıkıntılara sebep olacaktır.

Gerek ekonomik ve teknolojik yetersizlikleri gerek Rusya Federasyonunun çok etnik yapılı nüfusundaki insan hakları kısıtlamaları iç işlerinde patlamalara sebep olabilir. Öte yandan şu anda işbirliği yapıyorlar gibi görünse de ilerde Rusya ve Çin arasında özellikle Turan coğrafyasında çıkar çatışmaları gün yüzüne çıkabilir. Rus kültürü etkisindeki Turan coğrafyası insanları arasında kendilerini Çin tehlikesine karşı Rusya’nın koruyacağını düşünenlerin sayısı az değildir.  


Süper güç olmanın ikinci önemli şartı açık denizlere hâkim olmaktır. Günümüzde dünya denizlerinde, hangi uzaklıkta olursa olsun, Amerika’nın belirli bir üstünlüğü açıkça görülmektedir. Denizlerde güçlü olanın dünyaya hükmetme özelliğine karşı Çin son on yılda hızla bir yol-bir kuşak programını başlatmıştır. Bununla deniz keşifleri yapılmadan önceki zamanlara dönmek istemektedir.

Londra’dan Pekin’e uzanacak çağdaş ipek yolu sayabileceğimiz hızlı demiryolu ile karadan yapacağı ticaretle denizlerin önemini düşürmeyi ve daha hızlı hareket etmeyi amaçlamaktadır. Hızla ham medde sağlayacak, işlediği ham maddeyi dünya tüketim alanlarına çok çabuk iletebilecektir. Bunu yaparken yatırım ve ticaret sayesinde belli bir nüfusunu da Çin sınırları dışına ihraç etmiş olacaktır. Bu iş gücü açığının kapatılması için bir araç olarak da kullanılmaktadır. Çin’in ülke dışına nüfus ihracı Türk cumhuriyetlerine Çinli ihracı demektir. Çin, son üç asırda dışa taşma ile Doğu Türkistan topraklarını işgal etmiştir. Çin’in genişlemesi demek merkezi Türkistan’daki Turan topraklarını da işgali anlamına gelmektedir. Dolayısı ile Turan için en büyük dış tehdit Çin’dir.

Türk Turan birliği için en büyük tehlike içeride boyların birbirleriyle mücadelesi dışarıda Çin olmuştur. Bu gerçek 3 bin yıldır böyledir sonraki üç bin yılda da böyle olacaktır. Bunu değiştirmenin tek yolu vardır, Türkler Turan coğrafyasında güç birliğine gidecekler ve Çin’in ipeklisine, tatlı diline, kurnazlığına kanmayacaklardır.


Yakındaki düşmana karşılık uzaktaki ile işbirliği yapmak. Çin de Rusya da Amerika da zalimdir, emperyalisttir, kendi toplumlarından olmayan insanları, kendi ülkelerinin dışındaki coğrafyaları sömürme yoluyla varlıklarını sürdürmektedirler. Bu düzenin aynı şekilde devam etmemesi için Turan Birliği gereklidir. Fakat Turan Birliği kuruluncaya kadar ülke çıkarları doğrultusunda bazı kötü ülkelerle işbirliği yapmak mecburiyetinde kalabiliriz. Böyle bir durumda Amerika ile işbirliği yapmak Türkiye ve Turan için en akılcı olanıdır. Çünkü Amerika her ne kadar bütün dünyayı sömürmekle geçimini sağlasa da Turan yurtlarını uzun süre işgal edecek coğrafi konumda değildir.

Oysa Turan’ın çok büyük parçaları bugün dahi Çin ve Rusya’nın işgali altındadır. Bugün Amerikalıların Doğu Türkistan’daki Uygurlara desteğini Çinlilere karşı besledikleri rekabetin bir sonucu olduğunu elbette biliyoruz. Fakat bunu bilsek bile Amerika’ya “Uygurlara niçin destek veriyorsunuz?” demek akıllıca bir davranış olabilir mi? Hangi amaçla olursa olsun Uygurların uğradığı mezalimin, soy kırımın birileri tarafından dünya gündemine taşınması elbetteki iyidir ve gereklidir.


Turan’ın kurulması, devam ettirilmesi, uzun süre yaşayabilmesi için Japonya işbirliği yapılması gereken en önemli ülkelerden biridir. Bu özellikle iki dost ülkenin gelecekteki büyük tehlike Çin’e karşı, o tehlikeyi bertaraf etmek için yapılması gereken bir işbirliğidir. 

Ne Amerika Ne Rusya Ne Çin Her Şey Türklük İçin.

Ne Mutlu Türküm Diyene!

Yorumlar (0)
19°
açık