05.10.2022, 19:00

TÜRKÇEDE (bütün çağdaş Türkçe kollarında) SÖZ KÖKEN BİLGİSİ (etimoloji) BAKIMINDAN EN İLGİNÇ SÖZ

TÜRKÇEDE (bütün çağdaş Türkçe kollarında) SÖZ KÖKEN BİLGİSİ (etimoloji) BAKIMINDAN EN İLGİNÇ SÖZ:

BAŞLANGIÇ < “?”

TANIM : (I) Bir olayın, bir durumun ilk kez gerçekleşmeye başladığı zaman, dönem. İlk.; Alıntı (yad söz) olarak anlamdaşı: bidâyet [ﺒﺪﺍﻳﺖ].

(II) Başlama yeri, başlayış yeri. 

 Bu söz, çoğu birbirine çok uzak yurtlarda yerleşik olan “DOKUZ TÜRKÇE KOLUNDA” kullanılmasına karşılık ortak kökeni, belirlenememiş olan bir sözdür.

 Bütün Türkçe kollarındaki Türkçe kökenli sözlerin neredeyse BİNDE DOKUZ YÜZ DOKSAN DOKUZUNUN kökeni Eski Türkçe kollarında gösterilebilirken “BAŞLANĠIÇ” sözünün en eski kökenini, varlığını gösteremiyoruz, bulamıyoruz.

 Bu sözün kökü (baş), eki (+la-n-gıç) tartışılmaz bir biçimde Türkçedir. 

 Doğu Türkeli’den (Türkistan’dan) Avrupa’nın ortasına yakın yerleşik Kazan Tataristan’ı ile Başkurdistan’a değin kullanılan bu sözün “ORTAK KÖKENİ” belirlenemedi.    

 Türklerin, Türkçenin komşu olduğu, dil, inanç, alış veriş.. bakımlarından ilişkili olduğu: Sogdca, Toharca, Darice, Pehlevice, Sanskritçe (Eski Hintçe), Arapça.. dillerinden bırakın alıntı olma olasılığını, bu dillerde “BAŞLANGIÇ” sözüne “anlam”, “biçim”, “ses” bakımlarından benzer bir söz bile yok.

=A= ART DÖNEMLİ SÖZ VARLIĞI:

 KUTADGU BİLİG (1069) adlı bu konudaki en eski kaynakta “başlamak” eylemi çekimli olarak var. Ancak, “BAŞLANGIÇ” sözü yok.

& başlamak (durum eyl.) = Başlamak.

Yol aġzında érse kişi başlaġu

Törüsin toḳusın yazım ḳılmaġu

[yol ağzında ise toplumu yöneten

töreyi düzeneği yanılmadan yerine getiren (olmalıdır).] 2497. koşa.

& yazmak (durum eyl.) = Yanılmak.; 

& yazım (bir kez eyl. adı) = Bir kezde, yalnız bir kezlik SÜRE içerisinde olan yazınma (yanılma) eylemi ile durumu.; 

BİR KEZ EYLEM adları: doğum, ölüm, dirim, alım, satım, atım, çiğnem..  

--- --- ---

 Kazan’dan, Yarçallı’dan, Ufa’dan Urumçi’ye, Kaşgar’a, Yarkent’e.. Onlarca dilci tanışım, arkadaşlarımla birlikte kaynaklar üzerinde çalışırken bu sözü de yıllarca aradık, taradık, durduk! Yok! 

 NAİMA TARİHİ, PEÇEVİ TARİHİ, TACÜ’T-TEVARİH, Müverrih FINDIKLILI MEHMET AĞA, ŞAHVERDİ TARİHİ, TARİH-İ GÜZİDE, MÜRÛCÜ’Z-ZEHEB.. altmış dolayında Osmanlıca kaynağı son yirmi yılda en çok “Türkçe kökenli özgün sözler” bakımından okuyup taradım, yok! 

 Birce (yegâne), bir tek eski kaynakta, Ahmet Vefik Paşa’nın sözlüğünde bulabildik.

 

BÜTÜN TÜRKÇE KOLLARI ile “DOKUZ TÜRKÇE KOLUNDA” BU SÖZÜN KULLANILDIĞI EN ESKİ, KAYNAK, BELGE:

LEHCE-i OSMÂNÎ - Ahmed Vefik Paşa

Osmanlıca I. baskısı 1876 yılında yayımlandı

Türk Dil Kurumu Yayınları - I. baskı: Ankara - 2000

Yeni yazıya çevirerek yayımlayan: Recep Toparlı

44. s. & BAŞLANĠIÇ (ﺒﺍﺸﻼﻥﻐﻳﺝ) Bidayet, mebde, dibace, fatiha, evvel-i emr, unvan, mebûdî-i usûl.

≡--- --- ---

ÇAĞATAY LÜĠATI (LUĠAT-I ÇAĠATAY VE TÜRKÎ-Yİ OSMĀNÍ) 

“1882 miladi, (1298) hicri yılı” - Özbekler tekkesi şeyhi: Şeyh Süleyman Efendi. Mehran matbaası - İstanbul.

 Bu sözlükte yer alan “BAŞLANĠIÇ” sözü Ahmet Vefik Paşa’nın “LEHCE-i OSMÂNΔ adlı sözlüğünden alındığı için art dönemli bir kanıt, belge olabilmesi bakımından BELGE niteliğinde değildir. 

≡--- --- ---

KAMUS -I TÜRKÎ - Şemseddin Sami - İkdam Neşriyat; 1899 yılı

Yeni yazıya çevirerek yayımlayan: Paşa YAVUZARSLAN

Türk Dil Kurumu Yayınları - I. baskı: Ankara - 2010

& BAŞLANĠIÇ (ﺒﺍﺸﻼﻥﻐﻳﺝ) s. 1. Bed’ ve mübaşeret etme, iftitâh, mebde. 2. Mukaddime, dibace.

≡---êñéâāîïûūäåḳġә --- ---

=B= EŞ DÖNEMLİ SÖZ VARLIĞI : 

 Aşağıdaki dokuz çağdaş Türkçe kolunda “BAŞLANGIÇ” sözü ile yansımaları işlek, yaygın olarak kullanılmaktadır: 

KARLUK - UYGUR ÖBEĞİ:

 Çağdaş Uygur Türkçesi.: BAŞLANĠUÇ; 

 Özbek Türkçesi: BÅŞLÄNĞIÇ; 

OĞUZ - TÜRKMEN ÖBEĞİ:

Türkiye Türkçesi: BAŞLANGIÇ [sesçil biçimi: BAŞLANĠIÇ]; 

Azerbaycan Türkçesi: BAŞLANĞIC; 

Türkmen Türkçesi: BAŞLANĞIÇ; 

KUMAN - KIPÇAK ÖBEĞİ:

Kırım Tatar Türkçesi: BAŞLANGIÇ. 

Kazan Tatar Türkçesi: BAŞLANĞIÇ; 

--- Bulgar Türkçesi özellikleri taşımakla birlikte bu öbeğin de özellikleri vardır. 

Başkurt Türkçesi: BAŞLANGIS; 

Kumuk Türkçesi: BAŞLANĞIC; 

Karaçay - Balkar Türkçesi: BAŞLAM; 

Kazak Türkçesi: BAS. / BASI; 

Kırgız Türkçesi: BAŞTALĞIÇ.

ARALIK ÖBEĞİ:

 Sibirya’daki Türk topluluklarıdır. Aşağıdaki topluluklardan öğrencilerim, öğretmen arkadaşlarım oldu. Bir dil, söz deneyi olarak “BAŞLANGIÇ” sözünün anlamını öğretmeden birkaç kez ayrı söylemlerde kullandıktan sonra “anlamını” sordum. Yüzde doksan doğru yanıt aldım. 

 DONUK, DURAĞAN “YAŞAYAN TÜRKÇECİLER”: Dile karışılmaz (lisana müdahale edilmez) diyip dursunlar!

Altay Türkçesi: BAŞTAMI, BAŞTAPKI (başlangıç. ilk); 

Hakas Türkçesi: PASTAĞ (başlama. başlangıç. ilk); 

Tuva (/ Tıwa) Türkçesi: BAŞTAY (başlama. başlangıç. ilk); 

≡---êñéâāîïûūäåḳġә --- ---

ANLAM BİLGİSİ, ANLAM BİLİM (İLM-İ MAÂNÎ, SEMANTİK)::

 Bu dokuz Türkçe kolunda “BAŞLANGIÇ” sözü ile biçim yansımalarının ortak anlamı: Yukarıda verdiğimiz tanımdır. 

 “BAŞ” sözünün sık kullanılması, “-GIÇ” eki ile biçim yansımalarının varlığı bu sözün unutulmamasına, kolayca kavram boşluklarını doldurmasına yol açmaktadır. Bir sözün anlamı ile birlikte sezilebilirliği dilin en yetkin, yeterli güçlerinden biridir.

 “BAŞLANGIÇ” sözcüğü, Arapça, Osmanlıca: BİDÂYET [ﺒﺪﺍﻳﺖ]; 

 İngilizce: START, BEGINING, ONSET sözlerinin Türkçe karşılığıdır.

 Böylesine geniş alanda bir sözün anlam birdeşliğini, anlam ilintisini koruyarak yaşaması da çok ilginçtir. Türk toplulukları arasında yıkılmaz bir gizli güç’tür.

≡---êñéâāîïûūäåḳġә --- ---

SESBİLGİSİ (SAVTİYAT, FONETİK):

 “BAŞLANGIÇ” sözünde vurgu son boğumdadır (hecededir).

Sözün tınısı ile boğumları arasında gizli, tinleri tutsak alan bir akım gücü vardır. Türkçenin (karşılaştırmalı, ilişkili Türkçe kollarının) dilbilgisini, söz varlığını öğrendikçe bu güç daha çok çoğalmaktadır.  

BİÇİM BİLGİSİ (İLM-İ SARF, MORFOLOJİ):

 

 “BAŞ” sözünden “dönüşlü durum eylemi”: “BAŞ+LA-N-”, buradaki çekim ekine “-GIÇ (-gıç / -giç / -kıç / -kiç; -guç / -güç / -kuç / -küç)” eki getirilerek türemiştir. 

 Bu ardışık, ardıcıl eki ile türemiş sözcükler Türkiye Türkçesinde de, Çağdaş Türkçe kollarında da çok az sayıda söz vardır.

DERLEME SÖZLÜĞÜ “ON İKİ CİLT” -

Türk Dil Kurumu Yayınları. 1963 yılı - ANKARA

 //Bu on iki ciltlik sözlük, 1932, 1952 yılında yayınlanan “ANADİLDEN DERLEMELER” adlı iki ciltlik sözlük ile “1939 - 1951” yıllarında kitap olarak yayınlanan BEŞ CİLTLİK “Türkiye’de halk ağzından SÖZ DERLEME DERGİSİ” adlı sözlüklerde yer alan sözlerden gerekli olanlar alınarak yayınlanmıştır.

 Aşağıdaki sözlükte bu ekle türemiş sözler verildi.

DERLEME SÖZLÜĞÜ - 9. CİLT

3294.s. otlangıç (ad; araç adı) = Ocak tutuşturmaya yarayan ağaç. (-NİĞDE) ; OT < “ŌT (ateş) – Eski Türkçe.”

*EK: +LA-N-GIÇ. 

DERLEME SÖZLÜĞÜ - 10. CİLT

3520.s. saklangıç oyunu [saxlanpertik] (ad; oyun, gelenek) = Saklambaç oyunu. (Bağıllı *Eğridir -ISPARTA)

3841.s. taşlanguç [taşlıca] (ad; anatomi; kanatlılar) = Tavuk kursağı, taşlık. (-KASTAMONU)

≡---êñéâāîïûūäåḳġә --- ---

SONUÇ

 Sözlerin yaşaması düşüncenin gelişmesine yol açıyor. Yukarıda görüldüğü gibi dokuz Türkçe kolunda yaşayan, kavram olarak günlük yaşayışta sıklıkla kullanılması gereken bu ESKİ TÜRKİYE TÜRKÇESİ ile OSMANLI TÜRKÇESİ kaynaklarında gereğince yer almadığı için unutulayazmış!

--- EK BİLGİ: “Başlangıç” sözü var. “SONLANGIÇ” sözünü bu söze örnekleyerek türettim. 

 Bu konuyla ilgili olarak “SOÑUÇ” ile anı, dil yazısı “SONLANGIÇ” başlıklı yazılarımı da çok yakında üleşeceğim.

Yorumlar (0)
parçalı az bulutlu