Turkish Single Syllable Verb List

Turkish Single Syllable Verb List

Turkish Single Syllable Verb List


Turkish Single Syllable Verb List

A Vocabulary of Turkish Verbs


Turkish has many single syllable verbs.

Reason being: they become lengthy after addition of suffixes indicating mood, tense and person.

Marked "verb*" has two meanings.



Turkish A-UnDotted Single Syllable Verb List





























































































































































































































































































































































































































































































































































































































Infinitive Simple Tense English Causative
açmak açar open açtırmak
akmak akar flow akıtmak
almak alır take aldırmak
anmak anar mention andırmak
artmak artar increase artırmak
asmak asar dangle astırmak
aşmak aşar pass over aşırmak
atmak atar throw attırmak
bakmak (-a) bakar look baktırmak
banmak banar dip into bandırmak
basmak basar tread on bastırmak
bıkmak (-dan) bikar be fed up bıktırmak
bozmak bozar spoil bozdurmak
bulmak bulur find buldurmak
caymak cayar change mind caydırmak
coşmak coşar enthuse coşturmak
çakmak çakar strike çaktırmak
çalmak* çalar steal çaldırmak
çalmak* çalar play music çaldırmak
çarpmak çarpar bump çarptırmak
çatmak çatar bump into çattırmak
çıkmak çıkar go out çıkarmak
çırpmak çırpar beat çırptırmak
doğmak doğar be born doğurmak
donmak donar freeze dondurmak
doymak doyar be filled doyurmak
durmak durur stop durdurmak
kaçmak kaçar escape kaçırmak
kalmak kalır remain lacking
kalkmak kalkar stand up lacking
kapmak kapar snatch kaptırmak
katmak katar join lacking
kaymak kayar slip kaydırmak
kazmak kazar dig lacking
kıpmak kıpar wink kıpıtmak
kırpmak kırpar trim lacking
kırmak kırar break kırdırmak
kısmak kısar reduce kıstırmak
kıymak kıyar chop up kırdırmak
kızmak kızar get angry kızdırmak
kokmak kokar smell of kokutmak
konmak* konar perch kondurmak
konmak* konar camp kondurmak
kopmak kopar snap koparmak
korkmak korkar be afraid korkutmak
koşmak koşar run koşturmak
koymak koyar put koydurmak
kurmak kurar set up kurdurmak
kusmak kusar vomit kusturmak
olmak olur become oldurmak
onmak onar mend onarmak
ondurmak
ovmak ovar rub ovdurmak
oymak oyar carve oydurmak
salmak salar let go saldırmak
sanmak sanır suppose lacking
sapmak sapar swerve sapıtmak
saptırmak
sarmak sarar wrap up sardırmak
sarkmak sarkar hang down sarkıtmak
sarsmak sarsar agitate lacking
satmak satar sell sattırmak
saymak sayar count saydırmak
sığmak sığar fit into sığdiırmak
sıkmak sıkar squeeze sıktırmak
sızmak sızar ooze sızdırmak
sokmak sokar insert sokturmak
solmak solar fade soldurmak
sormak sorur ask sordurmak
soymak soyar undress soydurmak
sunmak sunar offer sundurmak
susmak susar be silent susturmak
şaşmak şaşar be surprised şaşır(t)mak
takmak takar fix taktirmak
tartmak tartar weigh tarttırmak
taşmak taşar overflow taşırmak
tatmak tadar taste of tattırmak
tıkmak tıkar cram in lacking
tutmak tutar take hold tutturmak
uçmak uçar fly uçurmak
ummak umar hope umdurmak
uymak uyar suit uydurmak
varmak varır arrive vardırmak
vurmak vurur strike vurdurmak
yağmak yağar rain yağdırmak
yakmak yakar burn yaktırmak
yanmak yanar ignite lacking
yapmak yapar do/make yaptiırmak
yarmak yarar split yardırmak
yatmak yatar go to bed yatırmak
yaymak yayar spread yaydırmak
yazmak yazar write yazdırmak
yığmak yığar heap up yığdırmak
yıkmak yıkar demolish yıktırmak
yılmak yılar be afraid yıldırmak
yırtmak yırtar tear yırttırmak
yolmak yolar pluck yoldurmak
yontmak yontar chip yontturmak
yormak yorar tire yordurmak
yummak yumar close eyes lacking
yutmak yutar swallow yutturmak



Turkish E-Dotted Single Syllable Verb List































































































































































































































































































































































































































































































Infinitive Simple Tense English Causative
biçmek biçer reap biçtirmek
bilmek bilir know how bildirmek
binmek biner board bindirmek
bitmek biter end bitirmek
bölmek böler divide böldürmek
bükmek büker bend büktürmek
çekmek çeker pull çektirmek
çizmek çizer draw çizdirmek
çökmek çöker collapse/kneel çöktürmek
çözmek çözer solve çözdürmek
demek der say dedirmek
değmek değer touch değdirmek
delmek deler pierce/drill deldirmek
dermek derer collect derdirmek
dikmek diker sow/sew diktirmek
ditmek dider shred dittirmek
dizmek dizer line up dizdirmek
dökmek döker pour döktürmek
dönmek döner spin döndürmek
dövmek döver thrash dövdürmek
dürtmek dürter prod dürttürmek
düşmek düşer fall düşürmek
düzmek düzer arrange in place düzdürmek
emmek emer suck emdirmek
ermek erer reach erdirmek
esmek eser blow (wind) estirmek
etmek eder do ettirmek
ezmek ezer crush ezdirmek
gelmek gelir come geldirmek
germek gerer stretch gerdirmek
gezmek gezer stroll gezdirmek
gitmek gider go gidermek
girmek girer enter girdirmek
giymek giyer dress giydirmek
göçmek göçer migrate göçürmek
gömmek gömer bury gömdürmek
görmek görür see göstermek
gülmek güler laugh güldürmek
içmek içer drink içirmek
iğmek iğer bend iğdirmek
inmek iner alight indirmek
itmek iter push ittirmek
kentmek kenter notch lacking
kesmek keser cut kestirmek
küsmek küser be offended küstürmek
ölmek ölür die öldürmek
ölçmek ölçer measure ölçtürmek
öpmek öper kiss öptürmek
örmek örer knit/plait ördürmek
örtmek örter cover/wrap örttürmek
ötmek öter sing (bird) öttürmek
övmek över praise lacking
pişmek pişer cook (itself) pişirmek
seçmek seçer choose seçtirmek
sekmek seker hop sektirmek
sevmek sever love sevdirmek
sezmek sezer feel/perceive sezdirmek
silmek siler wipe/polish sildirmek
silkmek silker shake off silktirmek
sinmek siner crouch sindirmek
sökmek söker undo/pull up söktürmek
sönmek söner extigish söndürmek
sövmek söver swear sövdürmek
sünmek süner be extended sündürmek
sürçmek sürçer stumble sürçtürmek
sürtmek sürter rub sürttürmek
süzmek süzer filter süzdürmek
şişmek şişer swell up şişirmek
tepmek teper kick teptirmek
tütmek tüter emit smoke tüttürmek
ürkmek ürker wince ürkütmek
üşmek üşer flock üşürmek
üzmek üzer uoset sb. lacking
vermek verir give verdirmek
yenmek yener win (game) yendirmek
yermek yerer blame lacking
yetmek yeter suffice yetirmek
yüzmek yüzer swim yüzdürmek

Güncelleme Tarihi: 22 Mart 2018, 12:45
YORUM EKLE