Bilgi, beş duyu bilgisi, sanat bilgisi, felsefe bilgisi - Prof. Dr. Günay Karaağaç

Bilgi, beş duyu bilgisi, sanat bilgisi, felsefe bilgisi

Bilgi (information)

Bilgi, insan-insan ve insan-varlık iletişiminde ortaya çıkan gerçekliğin adıdır. Elde edilen bilginin, bilginin alındığı insan ve varlık ile çakışması ve uyumu gerçekliktir. Beş duyu organlarıyla gerçekler dünyası olan doğadan elde edilen algılar ile dil yoluyla da saymacalardan oluşan yapay bir dünya olan dil ve düşünce dünyasından elde edilen anlamların gerçekliğine bilgi denir.


Bireysel olan algı ve anlamın varlık ile örtüşmesi, gerçeklik olarak bilinir. Gerçeklik taşımayan bilgi ise, algı yanılması veya yanlış anlam olarak bilinir:

Görüldüğü gibi, insanın bilgilenmesinde iki yol vardır: Beş duyu ve dil. Bütün bilgiler, ya beş duyu ile gerçek dünyadan elde edilen algılar, ya da dil dediğimiz yapay dünyadan elde edilen anlamlardır. Bu yüzdendir ki, duyu yanılmaları, beş duyu bozukluklarından; yanlış anlamalar ise, dil kullanım bozukluklarından, dil kullanımının dil bilgisel bağdaşıklıktan ve mantıksal tutarlılıktan yoksun oluşundan kaynaklanır. Bilgileri, kaynaklarını ve niteliklerini göz önüne alarak üç öbeğe ayırırlar:


1. Beş duyu bilgisi

Dış dünyadan beş duyu organıyla elde edilen algılar, bu tür bilgilerin kaynağıdır. Bireysel bir bilgi türüdür. İnsan, varlık veya gerçekl,kle ilişkilerini beş duyu organıyla kurar. Bilindiği gibi, insanın beş duyusunun algılama yeteneği oldukça sınırlıdır. Bu sınırlılığı binlerce yıl önceleri fark eden insanoğlu, beş duyusunun sınırlarını çok çok aşabilecek teleskop, mikroskop vb. araçlar geliştirmiştir. Bu araçlar sayesinde gözlem yeteneğini geliştiren insan, gözlemleyip bireysel gerçeklik haline getirdiği algılarını, bilimsel çalışmaların deney laboratuarına gönderir ve gönderdiği bireysel gerçekliğin veya algıların evrensel gerçeklere veya bilimsel bilgilere dönüşmesini sağlamağa çalışır.


İnsanoğlu beş duyusunun yeteneklerini geliştirici bu araçlar sayesinde, varlığı, daha önceleri beş duyusunun sınırlarına göre yaptığı gibi gaz, sıvı ve katı olarak değil, birbirlerine yakın uzak duran parçalar ve bütünler olarak, sıkı veya gevşek yapılı, iç içe geçmiş halojen varlıklar olarak görmeğe başlar.


2. Sanat ve felsefe bilgisi

Kişinin beş duyu organıyla doğadan elde ettiği algılar ile dilin yapay dünyasından elde edilen anlamların harmanlanması sonucu ortaya çıkan gerçekliklerin bilgisidir. Bireysel ve karmaşık, henüz kesinliği sağlanmamış, neden-sonuç ilişkisi açıklanmamış bilgi türüdür. İnsanın beş duyu veya beş duyu yeteneklerini geliştirici araçların ulaşamadığı konular ise, evrensel bilim bilgisinin labaravuvarlarına sanat ve felsefe bilgisiyle taşınır. Sanat ve felsefe bilgisi, bütünüyle yapay olan dil ile gerçekleştirilen düşünce deneyleridir. Burada herkes bulunduğu noktaya göre gerçekliği bağırır, görüler ve kuramlar havalarda uçuşur.


3.Bilim bilgisi

Tam gerçekliğe kavuşmuş bilgi türüdür. Neden-sonuç ilişkisi kesinleşmiş, evrensel nitelikli bilgidir. Bilim bilgisi, yinelenebilen bir bilgidir. Neden-sonuç ilişkisi değişmeyen bilgiler, bilgi ve deney laboratuarlarında üretilir.


İnsanoğlunun bilim bilgisinin de evrenin geneline hakim olan değişim ve dönüşümden kurtulamadığı bilgisi de yine bilim bilgisiyle yakalanabilmektedir. Kendi çevresini, 1673 km/saat hızla dönmekte olan dünyamızda, değişmeyen ve dönüşmeyen tek bir nokta yoktur.


Gerçeklik ise var olan her şeydir, varlıktır. Varlık, sürekli bir değişim ve oluşum; sürekli bir doğum ve ölüm içindedir. Eskilerin sözleriyle, tekvin (var oluş) ve kıyamet (yok oluş), her an yaşanmaktadır. Dolayısıyla gerçeklik, donuk ve durağan değil, değişim ve başkalaşım içindedir. Evren ne bir saniye önceki evrendir ne de bir saniye sonra böyle kalacaktır. Bu yüzden, gerçeklik yinelenemez ve biriktirilemez. Gerçeklik, bölünme ve birleşme gibi başlıca iki yönü olan böyle bir devinim ve dönüşüm içindedir.


En basitinden en karmaşığına, inorganiğinden organiğine kadar şu an var olan bütün elementler ve bütün canlı türleri, milyonlarca yıla yayılmış bir değişimin sonuçlarıdır. Şüphesiz bu sonuçlar da durağan olmayıp, evrendeki bölünme ve birleşmelere dayalı olarak değişim sürüp gidecektir. Evren, element veya canlı türlerinin resmigeçit yaptığı bir sahne gibidir. (krş. anlam, anlamlandırma)

Prof. Dr. Günay Karaağaç

Yorumlar (0)
13°
açık