16. YÜZYILDA KLASİK AŞK MESNEVİLERİ

16. YÜZYILDA KLASİK AŞK MESNEVİLERİ

Leylâ vü Mecnûn: Bu yüzyılda Türk edebiyatında yazılmış en güzel ve en ünlü Leylâ vü Mecnûn Fuzûlî’ye aittir. Şair, 3.098 beyitlik bu mesnevisinde Leylâ simgesiyle Allah’ın sıfatlarını; Mecnûn simgesiyle de Allah’ı arayan insanı ifade ettiğini söylemektedir. Bu yüzyılda yazılmış Leylâ vü Mecnûn’lardan biri de Bursalı Celîlî’nin 2.145 beyit olduğunu söylediği eseridir. Lârendeli Hamdî, 5.430 beyitlik eseriyle, yüzyılın Leylâ vü Mecnûn şairleri arasında yer alır. Hakîrî, Sevdâî, Celâlzâde Sâlih, Halîfe, Mahvî ve Hâtıfî gibi şairlerin de tercüme veya telif olarak Leylâ vü Mecnûn sahibi oldukları söylenmektedir.

Yûsuf u Züleyhâ: Birçok araştırmacı, Kurân-ı Kerîm’de de geçmesinin, Türk edebiyatındaki aşk mesnevilerinde en çok işlenen konunun Yûsuf u Züleyhâ olmasına sebep olduğunu ifade etmektedir. Bu dönemde yazılan Yûsuf u Züleyhâ’lardan biri, hamse sahibi şairlerimizden Taşlıcalı Yahyâ Bey’in 5.179 beyitlik eseridir. Kemal Paşazâde’nin de, kendi ifadesine göre 7.777 beyitlik bir Yûsuf u Züleyhâ mesnevisi vardır. Celîlî ve Gubârî Abdurrahman, bu yüzyıldaki Yûsuf u Züleyhâ şairlerindendir. Likâî, Ni‘metullâh, Halîfe, Kâmî Mehmed, Ziyâî Yûsuf, Şikârî, Manastırlı Kadı Sinan, Hevâî Mustafa gibi şairlerin de Yûsuf u Züleyhâ sahibi oldukları söylenmektedir. Ne var ki bu eserlerin herhangi bir nüshasına henüz ulaşılamamıştır.

Hüsrev ü Şîrîn: Benli Hasan olarak da bilinen Âhî’nin Hikâye-i Şîrîn ü Pervîz ve Rivâyet-i Gülnûn u Şebdîz adıyla yazdığı Hüsrev ü Şîrîn’i tamamlanmamış bir mesnevidir. Tamamlanmamış olmasını Sehî, Latîfî, Âşık Çelebi ve Gelibolulu Âlî çeşitli sebeplere bağlamaktadırlar. Bu dönemde yazılan Hüsrev ü Şîrîn’lerden biri de Celîlî’nin 2019 beyitlik eseridir. Ahdî, bu dönem şairlerinden Ârif Çelebi’nin de Hüsrev u Şîrîn sahibi olduğunu belirtmektedir; ancak diğer tezkirelerde (şairler sözlüğü) böyle bir bilgi mevcut değildir. Tezkirelerde İmamzâde Ahmed, Halîfe, Mahvî, Hâtıfî gibi şairlerin telif veya uyarlama tercüme biçimli Hüsrev ü Şîrîn mesnevileri olduğu belirtilmektedir. Bu arada Latîfî, Kastamonulu Şânî’nin Ferhadnâme adlı mesnevisinin aynı konuda yazıldığını söylemektedir.

Mihr ü Vefâ: 16. yüzyılın dikkat çeken mesnevilerinden olan Mihr ü Vefâ şairlerinden biri 7.000 beyitlik bir Mühr ü Vefâ yazmış olan Gelibolulu Âlî’dir. Hâşimî’nin de 6.510 beyitlik bir mesnevisi vardır. Harimî’nin Mihr ü Vefâ’sı ise 8.000 beyit civarındadır. Bu dönemin Mihr ü Vefâ şairlerinden biri de Mustafa Çelebi’dir.

Mihr ü Müşterî: Bu yüzyılda birçok şair, İranlı şair Assâr-ı Tebrîzî’nin Mihr ü Müşterî adlı mesnevisinin çevirisini yapmıştır. Münîrî İbrahim Çelebi, Riyâzî (Azmî Pîr Mehmed) ve oğlu Hâletî, Mîrî (Kiçi Mîrzâde Seyyid Yahya Hüseyin), Molla Maşîzâde Fikrî Dervîş, Ümmü’l-veledzâde (Ali bin Abdülaziz) 16.yüzyılın Mihr ü Müşterî tercüme eden şairleridir.

Şem‘ ü Pervâne (Lâmiî, Zâtî, Kalkandelenli Mu‘îdî),Nâlân u Handân (Mûyî), Cemşîd u Hurşîd (Abdî, Hubbî Ayşe Kadın), Gül ü Nevrûz (=Nüzhetnâme-i Abdî) [Abdî],Niyâznâme-i Sa‘d u Hümâ (Abdî), Mihr ü Mâh(Gelibolulu Âlî), Şâh u Gedâ (Taşlıcalı Yahyâ), Hümâ ve Hümâyûn (Kara Fazlî), Gül ü Bülbül (Kara Fazlî, İznikli Bekâyî), Vâmık u Azrâ (Lâmiî Çelebi, Mu‘îdî, Manisalı Câmiî), Varka ve Gülşah (Mostarlı Ziyâî, Bedi‘î), Cemşâh u Âlemşâh (Behiştî), Salâmân u Absâl (Lâmi‘î Çelebi),Vîs ü Râmin (Lâmiî Çelebi), Hüsn ü Dil (Yenipazarlı Vâlî) bu dönemin diğer aşk mesnevileri arasında yer almaktadır.

Yorumlar (0)
26°
açık