Avrupa Hunları ve Türk dili, Avrupa Hunlarındaki Türkçe Kelimeler

Avrupa Hunları ve Türk dili, Avrupa Hunlarındaki Türkçe Kelimeler

Konu: Avrupa Hunları ve Türk dili, Avrupa Hunlarındaki Türkçe Kelimeler

Prof. Dr. Ahmet B. ERCİLASUN

Avrupa Hunları hiç şüphesiz çok dilli bir konfederasyondu. Devlete dahil olan Alanlar, Germen, Slav ve Fin-Ugor kavimleri kendi dillerini konuşuyorlardı. Doğu ve Batı Roma ile ilişkiler dolayısıyla Lâtince de geçerli bir dil olmalıydı. Ancak devlette hâkim unsur olan Hunların dilinin Türkçe olduğu kesindir. Hunlardan kalan pek çok ismin açık bir şekilde Türkçe olması bunu göstermektedir. Açıkça Türkçe olduğu teşhis edilen isimler şunlardır (Caferoğlu 1958: 71; Golden 2002: 72-74):

HUNLARIN KULLANDIĞI TÜRKÇE KELİMELER

  • Muncuk (Priskos'ta Mundiukhos, Jordanes'te Mundzucus): Attila'nın babası. Türkçe boncuk.
  • Aybars (Priskos'ta Oibars): Attila'nın amcası. Türkçe Ay+pars.
  • İlek (Priskos'ta İlek, Jordanes'te Ellac): Attila'nın oğlu. Uygur ve Karahanlı metinlerinde ilig "hükümdar" demektir.
  • Dengizih (Priskos'ta): Attila'nın oğlu. "Küçük deniz" anlamında.
  • Atakam (Priskos'ta): Hun devlet adamı. Türkçe ata+kam.
  • Eşkam (Priskos'ta): Hun devlet adamı. Türkçe eş+kam.
  • Uldis (=Uldin): Hun hükümdarı. Türkçe Uldız (yıldız).
  • Haraton : Hun hükümdarı. Türkçe Kara ton (kara elbiseli).
  • Basıh (Priskos'ta Basih). Hun başbuğu. Türkçe Barsıg (pars gibi).
  • Kursih (Priskos'ta Kursih). Hun başbuğu. Türkçe Kürsig (yiğitçe).
  • Ayrıca Attila'nın karısının adı olan Kreka/Hrekan kelimesi de Arıg kan (temiz kan) olarak açıklanmaktadır (Golden 2002: 70).
  • Attila'nın amcası Oktar ile oğlunun adı olan İrnah/Hernach (Bulgar hanları listesinde İrnik) da Türkçeyle açıklanabilecek kelimelerdir. O. Pritsak'a göre İrnek, eren + küçültme eki ek (Golden 2002: 74); S. Gömeç'e göre r-k seslerinin yer değiştirmesiyle İrkin/Erkin olarak açıklanabilir.
  • Attila'nın ağabeyinin adı Bleda sözü de  Bilde<Bilge olarak açıklanmıştır (Golden 2002: 72). Bleda ayrıca bileylemek, keskinleştirmek sözcüğümüzle ilgili olabilir.
  • Hun ileri gelenlerine az da olsa Hint-Avrupa unvanları verilmiştir. Hint Avrupa dillerinde "hükümdar" anlamına gelen Rua/Ruga bunlardan biridir. Rua, Attila'nın amcasının adı değil unvanı olmalıdır. "Hükümdar" anlamına gelen Türkçe ilek
  • Attila adı ise Türkçe Etil (İdil=Volga) ile ilgili görülmektedir. Kelime sonundaki a Macarca küçültme ekidir. "Türk ad verme geleneğine göre bu nehir (Etil/İdil) kıyısında doğan cihangire Etil adı verilmiştir." (Rasonyi 1988: 70).
  • Dengizik adındaki z, Nemeth ve Caferoğlu'na göre Avrupa Hunlarının, Bulgarlarınki gibi r-1 Türkçesi değil, z-ş Türkçesi konuştuklarını gösterir (Caferoğlu 1958: 71.)

Avrupa Hunlarının Türkçesi - Asya Hunlarının Türkçesi

Avrupa Hunlarının, Çin kaynaklarında Hyung-nu olarak geçen asya Hunlarıyla ilişkisi de tartışılmıştır. Oysa Çin kaynaklarında Hyung-nu olarak belirtilen Orta Asya halklarının, milât sıralarındaki coğrafyacı Strabon, 125'te ölen tarihçi Plinius, 1. asır sonlarındaki Orosius ve 2. asrın ünlü coğrafyacısı Batlamyus gibi Grek yazarlarınca Hun olarak adlandırılması bu konuda şüpheye yer bırakmamaktadır (Kafesoğlu 1996: 68).

Güney Kazakistan bozkırlarındaki Hunların 355-365 yıllarında Aral-Hazar arasındaki Alan ülkesini işgal edişleri hem Çin kaynağı Wei-şu'da, hem de Lâtin yazarı A. Marcellinus'ta geçmektedir. Alan ülkesini işgal edenler Çin kayanağında Hyung-nu, Marcellinus'ta Hun olarak geçmiştir. Ünlü Sinolog Hirth'in tespit ettiği bu ayniyet bütün şüpheleri ortadan kaldırmaktadır (Kafesoğlu 1996: 68).

Benzer bir delil 311'deki bir olay vesilesiyle yazılan bir Soğdak mektubunda da vardır. 311'de Hyung-nu'lar Lo yang şehrini aldılar. Lo-yang'ı alanlar Çin kaynaklarında Hyung-nu, Soğdak mektubunda ise Khun olarak geçmektedir. Henning'in bulduğu Soğdak mektubuyla da Hyung-nu -Hun ayniyeti bir kere daha ispatlanmıştır (Rasonyi 1988: 68).

Böylece Avrupa Hunları, Asya Hunlarına bağlanmış olmaktadır. Avrupa Hunlarının hükümdarları da geriye doğru Asya Hun yabgularına ve dolayısıyla Motun'a, ileriye doğru Bulgar hanlarına bağlanmaktadır. 765 yılına kadarki kronolojiyi içine alan ve Slav vak'anüvislerince tespit edilen yazmalar arasında bulunan (Caferoğlu 1958: 86) Bulgar Hanları Şeceresine göre Attila'nın oğlu İrnek, Bulgar hanlarının atasıdır. Büyük Bulgar devletinin kurucusu Kurt, Dulo sülâlesindendi ve O. Pritsak'a göre Dulo sülâlesi, Asya Hun yabgulan sülâlesi Tuko ile aynıydı (Kafesoğlu 1996: 191). Şecerede İrnek'ten 300 yıl önce hüküm sürdüğü belirtilen Avitokhol, Kafesoğlu'na göre Siyenpilerin ortadan kaldırdığı Kuzey Hunlarının son yabgusudur (Kafesoğlu 1996: 65, 191). Bulgar Hanları Şeceresinde r-1 Türkçesiyle geçmesi tabiî olan bu Asya Hun yabgusunun adı Apa Tokuş olarak açıklanabilir. Öte yandan Macarların Arpad sülâlesi de kendisini Attila'ya bağlamaktadır (Rasonyi 1988: 72).

KÖK TÜRKLERDEN ÖNCE KUZEY ÇİN VE ORTA  ASYA

Asya Hunlarının M.S. 48'de Kuzey ve Güney olmak üzere ikiye bölünmelerinden sonra gittikçe güçlenen Doğu Moğolistan'daki Siyenpiler 89-91 yıllan arasında Kuzey Hunlarını ağır yenilgilere uğrattılar; 155'te tamamen ortadan kaldırdılar. Moğol asıllı oldukları tahmin edilen Siyenpiler, 147-156 yılları arasındaki hükümdarları Tan şi-huay zamanında Kuzey Moğolistan'dan başka Güney Sibirya ve Yarış ovasına da hâkim olmuşlardı (Grousset 1980: 69; Kafesoğlu 1996: 65). Bölgedeki Türk boylarının da Siyenpi hâkimiyeti altında bulunduğu muhakkaktır.

Çin himayesinde yaşayan Güney Hunları da 216'da Çin tarafından ta mamen ortadan kaldırıldı. Çin'in güçlü Han hanedanı da dört yıl sonra, 220'de son buldu. Hem Güney Hunlarının, hem de Han hanedanının aynı yıllarda yıkılışı, şimdiki Kuzey Çin'de büyük bir boşluk doğurdu. Çin, On Altı Devlet Dönemine girmiş oldu. Kuzeyde Siyenpi baskıları devam ediyordu. 3. yüzyılın 2. yarısında birçok Hun boyu, Siyenpi baskısından kaçıp Kuzey Çin'e girmişti (Onat 1987: 30). Böylece daha da kalabalıklaşan Hunlar 4. ve 5. yüzyıllarda Kuzey Çin ve Kansu'da kısa süreli devletçikler kurdular. On altı devletten dördü aşağıdaki Hun devletleri idi (Onat 1987: 31):

  • 1. Ön Cao veya Han (304-329),
  • 2. Arka Cao (319-351),
  • 3. Kuzey Liang (401-439),
  • 4. Hsia (407-431).

Kuzey Çin'deki Türklerin kurduğu en güçlü devlet ise Çinlilerin Topa dediği Tabgaç devletidir. 3. yüzyıldan beri Şansi'nin kuzeyinde yerleşmiş bulunan Tabgaçlar (Grousset 1980: 76) bu bölgede 338-376 arasında Tay devletçiğini oluşturmuşlardı (Golden 2002: 59). 386'da, Çin hanedan adı olan Wei ismini benimseyen Tabgaçlar, en büyük hükümdarları Tay-wu (424-452) zamanında bütün Kuzey Çin'i birleştirdiler. İç Moğolistan, Kansu ve Doğu Türkistan da Tabgaç topraklarına katıldı (Kafesoğlu 1996: 86-87; Golden 2002: 60).

Kuzey Moğolistan'da 400'lerin başında Siyenpilerin yerini Juan-juanlar almıştı (Rasonyi 1988: 76). Tabgaç hükümdarı Tay-wu, 429'da Juan-juanları da yenmiş ve İç Moğolistan'a hâkim olmuştu (Golden 2002: 60). Budizm'i baskı altında tutan Tay-wu'dan sonra Budizm üzerindeki baskı kalktı ve hatta bu din teşvik edildi. Budist rahibi olmak için tahttan feragat eden Tabgaç hükümdarları bile olmuştur. Tabgaç dönemi Budist heykeltraşlığı da çok ileri gitmiş ve o dönemden birçok heykel kalmıştır (Grousset 1980: 78-79).

Tabgaçlar kısa zamanda Çin dil ve kültürünü benimseyerek Çinlileşti-ler. Bu konuda o kadar ileri gidildi ki 5. yüzyılın son çeyreğinde Tabgaç dili, isimleri ve millî giyimi dahi yasaklandı (Golden 2002: 60). "Bozkır İmpara-torluğu"nun yazarı Rene Grousset, "başlangıçta ilk Tabgaç krallarında son derece keskin olan Türk kudretinin Çin kütlesi içinde gevşediği, eridiği ve boğulduğu"ndan hayıflanarak bahseder (Grousset 1980: 80). "Tamamen Çin kültürünü ve Buda dinini benimseyen Tabgaçlar Türk atalarının kudretli askerî hasletlerini" ve "Türk eneŋisini" gittikçe kaybederek 534 yılında ikiye bölünmüşler ve 550'lerde yıkılmışlardır (Grousset 1980: 79-80).

Hunlara ait birçok kelimenin Çince biçimleri farklı bilginler tarafından Türkçe olarak açıklanmıştır. Tengri, kut, il, törü, yabgu, ordu, sü (ordu), börü (kurt), temir, kural  (silâh), kıngrak (kılıç), kapagçı (kapı muhafızı), bitigçi (yazıcı) gibi Türkçe  kelimeleri kullandıklarını Çin kaynaklarından tespit ettiğimiz Asya Hunlan Türk  devletçiliğinin kurucularıdır. Talat Tekin "Hunların Dili" adlı kitabında bunlardan 17'sini kendi görüşlerini de ekleyerek belirtmiştir. Çince ve Türkçe biçim ve anlamlarıyla bu kelimeler aşağıda gösterilmiştir:

  • çeng-li (gök) tengri (gök, tanrı)
  • ku-tu (oğul) kut(ı) (kut, ilâhî güç; hazretleri)
  • şan-yü/tanhu (geniş ve büyük)
  • tabgu/yabgu (kağan, imparator)
  • king-lu (tören kılıcı) kıngrak (eğri kılıç)
  • yen-çi/yem-çi (hükümdar eşi)
  • eb-çi (eş, zevce)
  • teu-lo (mezar) toplu/tuplu (mezar)
  • tieh-fah (demir) temir (demir)
  • wo-lu-to/ao-tot (karargâh)
  • ordo/ordu (ordu, karargâh)
  • ko-po-çen (kapı muhafızı) kapagçı (kapıcı)
  • pi-te-çen (yazıcı) bitigçi (yazıcı)
  • hsien-çen (ulak) yamçı (ulak)
  • hu-lo-çen (hükümdarı kuşandıran) kurlagçı (kuşandırıcı)
  • ho-la-çen (süvari atlıg/atlag (atlı, süvari)
  • to-po-çen (yaya) tapançı (tabancı)
  • a-çen (sarayın mutfak bölümü) aşçı (aşçı)
  • hu-lo (silâh) kural (silâh)
  • teu-lu/tou-lu (töreye uymak, sadakat) törü/törö (töre, kanun) (Tekin 1993)

Çince Türkçe Ses Benzerlikleri ve Farkları

Yukarıdaki sözlerden son dokuzu Tabgaç dönemine (M.S. 338-557) aittir. Çincede r sesi bulunmadığı için Türkçe sözlerdeki r, ya / ile gösterilir veya hiç gösterilmez:

  • çeng-li / tengri,
  • king-lu / kıngrak,
  • wo-lu-to / ordu,
  • teu-lu / törii,
  • tieh-fah / temir.
  • İl, tuğ, börü gibi Türkçe sözlerin de Çince biçimleri, Hunca kelimeler olarak Çin kaynaklarında yer almaktadır (Kafesoğlu 1996)

Çin kaynaklarında geçen Hyung-nu (Hun) kelimelerinin sayısı Pulleyblank'a göre 190'dır. Maenchen-Helfen ise yüzlerce kelimeden bahseder (Tekin 1993: 9). Şu halde Çin kaynaklarında açıklanması gereken daha pek çok Hunca söz vardır.

Çin Yazısı İle İlk Türkçe Metinler

Çince Türkçe Ses Benzerlikleri ve Farkları, Çin Yazısı İle İlk Türkçe Metinler

Çin sülâlesi tarihinde, M.S. 329'da geçen bir olay vesilesiyle, Çin karakterleriyle tespit edilmiş iki cümle vardır. Çin sülâlesi tarihi Çin-şu, 10 karakterden oluşan bu cümlelerin (beytin) Hunca olduğunu belirttiği gibi her karakterin Çince anlamını da vermiştir. Olay Çin-şu'da şöyle anlatılmıştır:

"Hükümdar Şi Lo, Hsiung-nu'lara mensup Ho kabilesinden geliyordu. Başka bir Hsiung-nu lideri Liu Yao da Şi Lo'nun rakibi idi. Liu Yao, Kuangçu'nun on birinci yılında (329) ordusu ile geldi ve Lo-yang'ı kuşattı. Şi Lo, hemen Liu Yao ile savaşmak istiyordu. Fakat buyruğu altındaki kumandanların hiçbiri bu fikri uygun bulmadı. Şi Lo, bunun üzerine çok sevdiği ve saydığı Hintli rahip Fo-t'u-teng'e danıştı. Fo-t'u-teng daire biçimindeki bir çanı salladı ve çıkan sese göre Ho dilince şu kehanette bulundu:

Siu-k'i t'i-li-kang puh-koh kü-t'u-tang

Siu-k'i Ho dilinde 'ordu', t'i-li-kang da 'çıkmak' anlamındadır; puh-koh Liu Yao'nun ünvanıdır, kü-t'u-tang da 'tutmak, yakalamak' demektir. Bu sözcükler toplu olarak 'Ordu savaşmak için çıkacak ve Liu Yao'yu tutacak' anlamına gelir." (Tekin 1993: 37).

Hintli rahip Fo-t'u-teng'in Hun dilindeki kehanetini gösteren Çince karakterler iki ünlü Sinolog tarafından aşağıdaki şekilde seslendirilmiştir (Tekin 1993: 40, 53):

  1. B. Karlgren : siog tieg t 'iei lied kang b 'uok kuk g 'iu t 'uk-tang
  2. E. G. Pulleyblank: sux-keh the-let-kang buk-kok goh-thok-tang

Şiratori (1902), Ramstedt (1922), Bazin (1948), Gabain (1950), Tekin (1993) gibi Türkologlar, 10 karakterlik bu ibarenin Hun Türkçesindeki biçim ve anlamını bulmaya çalışmışlardır.

  • Ramstedt'in bulduğu biçim ve anlam şöyledir: Süke tahkıng (talıkang) bü'güg (ügeg) tutang = Savaşa çıkın, bügüyü t düşman hükümdannı) tutun! (Tekin 1993: 39-40).
  • Talat Tekin'in bulduğu biçim ve anlam ise şöyledir: Sü:ke tılıkang bugukgı tuktang = Savaşa çıkın, Buguk'u (küçük geyiği veya liderciği) tutun! (Tekin 1993: 46-53).

Gerek Ramstedt, gerek Tekin Doğu Huncaya ait bu ibarenin 1-r (Bulgar-Çuvaş) Türkçesine ait olduğu görüşündedirler; çünkü Köktürkçedeki taşıkmak (çıkmak) kelimesi burada talıkmak / tılıkmak biçiminde, yani ş yerine / ile geçmektedir (Tekin 1993: 53-55).

Çincedeki Türkçe Kelimeler

Türkler ve Türk dili için bu ibarenin önemini şöyle belirtebiliriz:

  • Çinceleşmiş bir söylenişle de kaydedilmiş olsa, bu iki cümle Türkçe olarak tespit edilmiş bulunan en eski (M.S. 329) cümlelerdir; üstelik keli melerin anlamları da Çince olarak verilmiştir.
  • Hükümdar Şi-lo'nun Hyung-nu'ların Ho boyundan olduğu ve cümlelerin de Ho dilinde söylendiği Çin kaynağında açıkça ifade edilmiştir. Dört kelimelik iki cümle Türkçe olarak okunup açıklanabildiğine göre Hyung Nu'ların Türklüğünden de şüphe etmeye gerek yoktur.
  • Hükümdar Şi-lo, büyük Hun hanedanı 216'da yıkıldıktan sonra Kuzey Çin'de kurulan küçük ve kısa ömürlü Hun devletlerinden biri olan 2. Cao devletinin hükümdarıdır. Şi-lo, doğu Hunlarından idi. Demek ki büyük Hun hanedanından sonraki küçük Hun devletlerinde de Hun Türkçesi kullanılmaya hiç olmazsa bir süre devam etmiştir.
  • Bütün Hunların olmasa bile en azından Doğu Hunlarının Türkçesi bir l r Türkçesi idi. Ş yerine l, z yerine r kullanılması daha sonraki Bulgar ve Çuvaş Türklerinin özelliğidir. Moğolca da bir l-r dilidir. Bulgar ve Çuvaşlar dışındaki bütün Türklerin dili ş-z Türkçesidir.

Kaynakça: Togan (1946), Emel Esin (1978), Taner Tarhan (1979), Yılmaz Öztuna (1990), Salim Koca (1990), Abdülhalûk Çay ve İlhami Durmuş (2002) Sakaların Türk olduğu görüşündedirler (Çay-Durmuş 2002: 483-486).

Türkçe kökenbilim sözlüğümüzden yararlanmak için TDH Türkçe Sözlüğü bölümüne bakabilirsiniz. Türkçe ve Göktürkçe başlığı altındaki yazılarımız da ilginizi çekebilir.

Yorumlar (0)
açık